31 Aralık 2010 Cuma

Çin, KİT'lerin karından aldığı payı artıracak

Enflasyonun yüzde 5.1 ile iki yılın en yüksek düzeyine çıkması sonrasında ekonomiyi soğutmaya yönelik çabaya hız veren Çin hükümeti, kamu kuruluşlarına yönelik yeni düzenlemeler getiriyor. Bu çerçevede, halen ülke ekonomisinde yüzde 55'lik ağırlığa sahip bulunan kamu şirketlerinin 2011'den itibaren vergi sonrası karlarından yüzde 15'lik bölümü hazineye aktarması kararlaştırıldı. Çin Hükümeti, başta petrokimya, telekomünikasyon ve elektrik dağıtım şirketlerinden elde edilecek kaynağı büyük altyapı projelerinin finansmanında kullanacak. Gerçekleştirilecek bu düzenleme, PetroChina, Sinopec, China Telecom ve China Mobile gibi yurtdışında borsalarda işlem gören şirketleri de yakından ilgilendiriyor. Çin'in en büyük 122 kamu şirketinin yıllık karının bu yıl toplam 160 milyar doları aşması bekleniyor. Çin Maliye Bakanlığı, 2007 yılında aldığı kararla büyük altyapı projelerinin finansmanı için şirketlerin karlarından hazineye pay aktarımı düzenlemesi getirmişti.

ABD'de otomotivi yapılandıran Rattner uzlaştı

Ekonomik krizle iflasın eşiğine gelen Amerikan otomotiv sektörünün desteklenmesinde ciddi rol oynayan, Başkan Obama'nın bu konuda kurduğu komisyonun başkanlığını yapan Steven Rattner hakkında açılan davada uzlaşma yoluna gitti. New York Bölge Savcılığı, Rattner'in 125 milyar dolarlık kamu emeklilik fonunun kendi çıkarları çerçevesinde işlem yaptığı iddiasıyla dava açmıştı. Rattner, bu davadan kurtulmak amacıyla 10 milyon dolar ödemeyi kabul etti. Rattner, Başkan Obama tarafından otomotiv sektörünü yeniden yapılandırmak üzere hükümetin verdiği desteğin koordinasyonuyla ilgili komisyonun başkanlığına getirilmiş, bu görevini 2009 yılı ortasına kadar sürdürmüştü. Sermaye Piyasası Komisyonu tarafından benzer bir soruşturmayla karşılaşan Rattner, geçen ay bu soruşturmada uzlaşma için 6.2 milyon dolar ödemeyi kabul etmişti. Halen New York Belediye Başkanı görevini sürdüren Michael Bloomberg'in yakın dostu olan Rattner, Bloomberg'in kişisel yatırımlarının da idaresini gerçekleştiriyor. Kariyeri boyunca Wall Street'te çalışan, en prestijli yatırım bankalarından Lazard'ın üst yöneticiliği görevine kadar yükselen Rattner, son olarak otomotiv sektörünün yapılandırılmasına ilişkin kitap yazmıştı.

30 Aralık 2010 Perşembe

Vatikan kara paraya karşı önlem alıyor

Avrupa'nın en küçük devletlerinden Vatikan, kara parayla mücadele etmek amacıyla kapsamlı önlemler alıyor. Uluslararası kuruluşların para aklama konusunda yoğun eleştirileriyle karşılaşan Vatikan, bu çerçevede finans sektörünün denetimini yapmak üzere Vatikan Finans Kurulu kuracak. Oluşturulacak yapı ile, finans kurumlarında para aklama süreciyle ilgili etkin mücadele yapılması hedefleniyor. Papalık tarafından açıklanan karar çerçevesinde, terörizmin finansmanını önlemek amacıyla Avrupa Birliği'nce uygulanan önlemlere benzer şekilde adım atıldığı kaydedildi. Roma'daki bir mahkeme, Vatikan Bankası'nın önde gelen iki yöneticisi hakkında 23 milyon euro para aklanmasına aracılık ettikleri gerekçesiyle geçen yıl dava açmıştı. Vatikan, ticaret hukuku konusunda Avrupa'ya uyum çerçevesinde Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD'nin düzenlemelerini uygulamayı kararlaştırmıştı.

Çin'de ekonomi soğuma rotasına girdi

Dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin'de hükümetin, ekonomide aşırı ısınmanın önüne geçmek üzere faizleri artırma yoluna gitmesi ilk sonuçlarını veriyor.. Çin'de Aralık ayında HSBC Satın Alma Yöneticileri Endeksi, son üç ayın en düşük düzeyi olan 54.4'e indi. Kasım ayında 55.3 olan endeksin 50'nin üzerinde kalması imalat sanayinde büyümeye, 50'nin altına inmesi küçülmeye işaret ediyor. HSBC PMI Endeksi ekonominin soğuduğuna işaret ederken, Çin'de enflasyonun yüzde 5.1 ile son iki yılın en yüksek düzeyinde seyretmesi faizlerin yeniden artırılabileceğini gösteriyor. Çin Merkez Bankası, geçen Cumartesi günü gösterge faizi artırırken; uzmanlar Çin'in 2011'in ilk yarısında iki kez daha faiz artıracağını öngörüyorlar. Çin'de sanayi şirketlerinin karı yılın ilk 11 ayında yüzde 49 artarak 585 milyar dolara ulaşırken, Çin ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki döneme göre yüzde 9.6 büyümüştü.

29 Aralık 2010 Çarşamba

Avrupa'da borçlanma maliyetleri tırmanıyor

Avrupa'da yaşanan bütçe krizi, şirketlerin borçlanma maliyetlerini de olumsuz yönde etkiliyor. Krizin yayılacağına yönelik beklentilerle, şirketlerin tahvil borçlanmalarında maliyet Mayıs ayından bu yana ilk kez ABD şirketlerinin borçlanma maliyetinin üzerine çıktı. Avrupa şirketleri ülke tahvilleri üzerine yüzde 1.89'luk risk primi öderken, bu oran ABD şirketleri için yüzde 1.69 düzeyinde bulunuyor. Mayıs ayında Yunanistan'ın kurtarılmasına kadar artan borçlanma maliyetleri, Kasım ayına kadar ABD şirketlerinin altında seyretmişti. Ancak, İrlanda ile başlayan ve krizin Portekiz, İspanya'ya yayılacağına yönelik endişelerin artmasıyla Avrupa şirketlerinin borçlanma maliyetleri artış gösterdi. 20 baz puanlık faiz farkı, tüm zamanların en yüksek düzeyine işaret ederken; benzer bir gelişme kredi temerrüt sigortası niteliğindeki CDS endekslerinde de gözleniyor. Eylül ayına kadar birbirine paralel seyreden endeksler arasındaki fark, Eylül'den bu yana açılıyor. ABD'de 5 yıllık CDS endeksi 105'ten 85'e gerilerken, Itraxx Avrupa Endeksi 105 düzeyinde seyretti.

28 Aralık 2010 Salı

Yılmaz'dan borçlanmaya özel mesaj

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Merkez Bankası'nın birinci görevinin fiyat istikrarı olduğunu belirterek, finansal istikrar için kapsamlı adımların sürdürüleceği mesajını verdi. Bloomberg HT'nin sorularını yanıtlayan Başkan Yılmaz, "Finansal istikrar olduğu zaman farkedilmeyen bir olgu, finansal istikrar fiyat istikrarı için olmazsa olmaz nitelikte" dedi. Yılmaz, borçların sürdürülebilir düzeyde olması gerektiğini söyledi. Para politikasına yönelik alınan kararların toplamda sıkılaştırıcı nitelikte olduğunu kaydeden Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, bu adımların sonuçlarını vermeye başladığını, Türkiye'den bir miktar kısa vadeli sermaye çıkışı yaşandığını ifade etti. Kasım ayında Güney Kore'deki G20 toplantısında gündeme gelen cari açığın milli gelire oranı konusunda hedef koymanın hatalı olduğunu kaydeden Yılmaz, önemli olanın cari açığın kontrolü olduğunu söyledi. Bankacılık sisteminde kaynağın doğru şekilde dağılımı için yapılabilecekler olduğunu vurgulayan Yılmaz, teknik olarak swap işlemlerine zorunlu karşılık getirilebileceğini söyledi. Türkiye'nin kredi notuna da değinen Yılmaz, "Not artmalı, karar zaten gecikmiş durumda" dedi. Görev süresinin Nisan ayında sona ereceğini hatırlatan Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, "Yeni başkan elbette piyasa tarafından test edilecektir, ancak bu kişi büyük teste tabi tutulacak biri olmamalı" dedi.

27 Aralık 2010 Pazartesi

Çin gayrimenkul fiyatlarında tırmanıştan endişeli

Ekonomide aşırı ısınmanın önüne geçmeye çalışan Çin, gayrimenkul fiyatlarındaki tırmanıştan endişe ediyor. Çin Başbakanı Ven Şiabao, emlak piyasasında balon oluşumunu sınırlayacak önlemlerin yeterince iyi şekilde uygulanmadığını söyledi. Çin Başbakanı Ven Şiabao, gayrimenkul piyasasında fiyat balonu oluşma riskini önlemek üzere alınan önlemlerin iyi uygulanmadığını belirterek, emlak fiyatlarının 2012 sonuna kadar mantıklı bir düzeye geri dönmesini umduğunu söyledi. Başbakan Ven, bu çerçevede uygun fiyatlı konut arzını artırmayı hedeflerken, emlak fiyatlarındaki spekülasyonun önüne geçilmesi için yeni önlemler alınabileceğini kaydetti. Çin'de gayrimenkul satışlarının yıl sonu itibariyle 225 milyar dolardan 300 milyar dolara çıkması bekleniyor. Çin'de konut fiyatları Kasım ayı itibariyle 1.5 yıldan bu yana kesintisiz olarak artarken, Çin Merkez Bankası, ekonomide aşırı ısınmayı frenlemek amacıyla kısa vadeli faizleri 0.25 artırarak yüzde 5.81 düzeyine yükseltmişti. Çin, bu yıl kamu fonlarının desteğiyle 2011'de 10 milyon yeni konut inşa etmeyi planlıyor. Bu yıl devlet desteğiyle yapılan konutların sayısı 3.7 milyonu aşarken, 2010 konut hedefi 5.8 milyon düzeyindeydi.

Şirket birleşmelerinde yıl sonu bereketi

Türkiye'de şirket satın alımları ve ortaklıkla yabancı sermaye girişi hız kazanıyor. Yılın son günlerinde, iki şirketle yönelik gelişmeler, bu alanda hareketliliğe neden oldu. Kuveyt Ulusal Bankası NBK'nın iştiraki yatırım bankası NBK Capital, Türkiye'nin en büyük kültür balıkçılığı şirketi Kılıç Deniz'in yüzde 20 hissesini satın aldı. Anlaşmaya yönelik açıklamada, finansal verilere ilişkin ayrıntılar yer almadı. Açıklamada, Kılıç Deniz'in bu yatırımla elde ettiği kaynağı kapasite artırımı ve işletme sermayesinin güçlendirilmesi için kullanacağı kaydedildi. 2010 yılında toplam 140 milyon dolar ciroya ulaşan Kılıç Deniz'in Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Kılıç, bu şekilde yeni pazarlara açılmak üzere yatırımları hızlandıracaklarını söyledi. NBK Capital Alternatif Yatırımlar Grup Başkanı Emced Ahmet de, bu yatırımın Kılıç Deniz’in büyüme potansiyeline ciddi bir katkı yapacağını vurguladı. NBK Capital, Türkiye'de Dünya Göz Hastaneleri'nin yüzde 30 hissesine sahip bulunuyor. Diğer yandan İsviçreli gıda devi Nestle'nin Türkiye'deki iştiraki Nestle Türkiye, Dogan ve Balaban Gıda'nın yüzde 51 hissesini satın almak üzere anlaştı. Nestle Türkiye'den yapılan açıklamada, bisküvi ve çikolata üreticisi Doğan ve Balaban Gıda'nın Toto markasıyla oyuncaklı çikolatalı yumurta pazarında satış bazında lider olduğunu kaydetti. Nestle Türkiye'nin gerçekleştirdiği satın almanın finansal detayları açıklanmazken, anlaşma Rekabet Kurumu'nun onayına tabi olacak.

24 Aralık 2010 Cuma

Japonya ile nükleerde işbirliği anlaşması imzalandı

Türkiye ile Japonya arasında, Türkiye'de yapılacak ikinci nükleer santralın inşası için işbirliği yapılmasını öngören bir mutabakat zaptı imzalandı. Japonya'da temaslarda bulunan Enerji Bakanı Taner Yıldız ve Japonya Ticaret Bakanı Akihiro Ohata, yaptıkları ortak açıklamada, Sinop'ta kurulacak olan santrala ilişkin anlaşmanın üç ay içinde tamamlanmasını hedeflediklerini söylediler. Enerji Bakanı Taner Yıldız, Japonya ile nükleer enerjide maliyetin Rusya ve Güney Kore ile yapılan görüşmeler çerçevesinde gerçekleşeceğini umduğunu söyledi. Türkiye, daha önce ikinci nükleer enerji santrali için Güney Kore ile görüşmüş, sonuç alınamaması ardından Japonya ile temas kurmuştu. Sinop'ta kurulacak dört reaktörlü santralin, kurulu gücünün 5 bin 600 megawatt, yıllık elektrik üretiminin ise 45 milyar kilowatt saat olması bekleniyor. Uzmanlar, Sinop'taki nükleer santral yapım maliyetinin 10 milyar doları bulabileceğini tahmin ediyorlar. Türkiye'nin ilk nükleer santralı ise Rusya tarafından Mersin Akkuyu'da kurulacak. Rusya ile Mayıs ayında yapılan anlaşma çerçevesinde, lisanslama çalışması sürüyor. Santralın 2019 yılında çalışmaya başlaması hedefleniyor. Enerji Bakanlığı, 2023 yılına kadar en az iki bölgede nükleer santralların faaliyete geçmesini planlıyor.

23 Aralık 2010 Perşembe

Doğan Holding'in vergi cezası durduruldu

Doğan TV Holding'in talebini uygun bulan Danıştay, 903 milyon liralık vergi/ceza ihbarnamesinin yürütmesini durdurdu. Böylece yürütmesi durdurulan ceza tutarı 2.2 milyar liraya ulaştı.

Çin, Avrupa ülkelerine verdiği desteği artıracak

Dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip Çin, Avrupa ekonomisinin halen yaşamakta olduğu krizi aşması için yardım etmeye hazır olduğunu açıkladı. Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Avrupa'nın Çin'in 2.7 trilyon dolarlık döviz rezervlerinin değerlendirilmesinde önemli bir nokta olduğu vurgulandı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Şang Yu, Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu'nun aldığı kapsamlı önlemlerin Avrupa ekonomisinin istikrara kavuşmasını sağlayacağını söyledi. Portekiz gazetelerinde geçen hafta yer alan haberlerde, Çin'in Portekiz'in ihraç ettiği ülke tahvillerine yaklaşık 5 milyar Euro'luk yatırım yapacağı kaydedilmişti. Portekiz'in çevirmesi gereken borç miktarı Nisan ayına kadar 15 milyar Euro'yu buluyor. Portekiz Maliye Bakanı Fernando Santos, geçen hafta Çin Merkez Bankası Başkanı Zu Şiaşuan ve Maliye Bakanı Şie Şuren ile bir araya gelerek, ülkesine destek istemişti. Ziyaret sonrası yapılan açıklamalarda Çin'in Portekiz'e krizi aşmasında yardımcı olacağı vurgulanmıştı. Çin Ticaret Bakanı Çen Demin de, Salı günü yaptığı açıklamada, Avrupa ülkelerinde yaşanan krizi yakından izlediklerini belirterek, ilk çeyrekte krizin kontrol altına alınmasını istemişti.

Morgan Stanley yatırım bankacılığında lider oldu

ABD Hükümeti'nin kriz döneminde verdiği destekle Wall Street'te çalışan yatırım bankaları hızla toparlanırken, yapılan büyük halka arzlar bankaların performansına olumlu yansıdı. Bloomberg'in verilerinden yapılan hesaplamaya göre, Morgan Stanley 2010 yılında gerçekleştirdiği hisse senedi halka arzlarıyla dünyanın bu alanda lider firması oldu. ABD'den Çin'e AB'den Brezilya'ya kadar pek çok ülkede kapsamlı halka arzlar gerçekleştiren Morgan Stanley, küresel alanda pazar payını yüzde 10.4'e çıkardı. Kuruluşun dünya genelinde yapılan hisse senedi halka arzlarının tutarı 72.7 milyar dolara çıkarken, son iki yılın bu alandaki lideri JP Morgan 59.7 milyar dolarla ikinci sırada yer aldı. Tüm zamanların en karlı yatırım bankası Goldman Sachs ise 57.1 milyar dolarlık halka arz işlemiyle üçüncü oldu. Morgan Stanley'in lider olmasında, bankanın aldığı komisyonların diğerlerine oranla düşük olması yanında ABD'den Citigroup, General Motors, Çin'den Çin Ziraat Bankası ve Brezilya'dan Petrobras gibi büyük şirketlerin halka arzlarını gerçekleştirmesi belirleyici oldu. Morgan Stanley'in yaptığı hisse halka arzlarının yüzde 37'lik bölümünü devlet kontrolündeki şirketler oluşturdu. Gerçekleştirilen halka arzların toplam büyüklüğü 2009 yılına oranla yüzde 22 artışla 699 milyar dolara çıktı.

22 Aralık 2010 Çarşamba

Wall Street, Pimco'nun fonlarını geride bıraktı

ABD hükümetinin verdiği destekle güç kazanan finans sektörü, bu alandaki karamsar beklentileri boşa çıkardı. Karamsar yaklaşımıyla öne çıkan, piyasaların kriz sonrası 'yeni normal'e alışmasını isteyen Pimco Üst Yöneticisi Muhammed El-Erian'ın yönetimindeki fonlar bunun en ciddi örneğini oluşturdu. El-Erian'ın 2009 Mayıs ayında ortaya attığı 'yeni normal' söyleminden bu yana kendi yönetimindeki Pimco Toplam Getiri Fonu'nun getirisi yüzde 6 olurken, S&P 500 Endeksi yüzde 43 artış gösterdi. El-Erian, Pimco müşterilerine 2009 Mayıs ayında gönderdiği araştırmada, artan bütçe açıkları ve hukuki düzenlemelerin hisse senetleri ve tahvil piyasasının performansını olumsuz etkileyeceği ifadesine yer verilmiş, bu durum 'yeni normal' olarak tanımlanmıştı. Şirket karlarının beklentileri aşmasıyla S&P 500 Endeksi bu yıl yüzde 13 artış gösterirken, Mayıs 2009'dan bu yana artış yüzde 43 buldu. El-Erian, 1 Aralık'taki açıklamasında, kendi tahminlerinin yüzde 60'a varan oranda gerçekleştiğini söylemişti. 250 milyar dolarlık büyüklüğe sahip Pimco Toplam Getiri Fonu, yatırımlarının yüzde 65'lik bölümünü yatırım notuna sahip şirket ve ülke tahvillerine yapıyor.

Bloomberg'den Avrupa Merkez Bankası'na dava

Bloomberg Haber Ajansı, Yunanistan'a yönelik belgeleri açıklaması için zorlamak üzere Avrupa Merkez Bankası'na dava açtı. Bloomberg'in Avrupa Merkez Bankası'na açtığı davanın gerekçesinde, Yunanistan'ın yüksek bütçe açığını gizlemek amacıyla türev araçlarını kullanarak Euro Bölgesi finans sistemini tehlikeye attığı ifadesine yer verildi. Bloomberg, bu yapılan işlemlere yönelik belgelerin açıklanması için Avrupa Birliği'nin Lüksemburg'daki Genel Mahkemesi'ne başvurdu. Dava dilekçesinde, hükümetlerin bir daha türevleri bu şekilde kullanmalarını engellemek ve AB yetkililerinin takaslar hakkında ellerinde olan bilgiyle ilgili nasıl davrandıklarını göstermek amacıyla mahkemeye başvurulduğu kaydedildi. Dava, Avrupa Birliği’nin Lüksemburg’daki Genel Mahkeme’sinden ECB’nin, altı-üyelik yönetim kurulu için hazırlanan iki dahili belgeyi açıklamama yolundaki kararını bozmasını istiyor. Bloomberg News tarafından elde edilen kağıtlara iliştirilen 3 Mart tarihli bir dosya, belgelerin Yunanistan’ın borçlanmasını gizlemek için takasları nasıl kullandığını gösteriyor. Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu, Mayıs ayında Yunanistan'ı kurtarmak üzere 100 milyar Euro tutarında yardım paketi açıklamıştı.

21 Aralık 2010 Salı

Moody's Portekiz'i not indirimine karşı uyardı

Kredi derecelendirme kuruluşu Moodys, Avrupa'da krizin yayılmasından endişe ettiği Portekiz'in ülke notunu düşürebileceğini açıkladı. Moody's, bu çerçevede A1 olan ülke notunun borçlanma kalitesindeki bozulma ile iki kademe düşürülebileceğini öngördü. Avrupa'da krizin diğer Euro Bölgesi üyelerine yayılabileceğine yönelik beklentiler artarken, derecelendirme kuruluşu Moody's, Portekiz'in ülke notunu indirebileceğini açıkladı. Moody's açıklamasında, finansman kalitesindeki bozulma ile A1 olan ülke notunun 1 veya 2 kademe düşürülebileceği kaydedildi. Moody's, Portekiz'in tahvil piyasalarından borçlanmasında olumsuz görünümün sürdüğü kaydedilirken, ülkenin uzun vadeli ekonomik istikrarına yönelik risklerin devam ettiği kaydedildi. Moody's'in Portekiz analisti Anthony Thomas, "Portekiz'in kurtarılması söz konusu olmayacak" derken, borçlanma dengesindeki bozulmanın daha yüksek maliyetle borçlanmaya neden olabileceğini kaydetti. Diğer yandan, Moody's Avrupa ülkelerine yönelik yayınladığı değerlendirmede, Euro Bölgesi'nde ülkelerin temerrüte düşme riskinin çok düşük olduğunu kaydetti. Euro Bölgesi'nin finansal sistemi güçlü kılacak gerekli kaynak ve yasal yapıya sahip olduğu kaydedilen değerlendirmede, Yunanistan dışında tüm üye ülkelerin finansal açıdan güçlü olduğuna dikkat çekildi.

Merkez Bankası faiz kararının saatini değiştirdi

Bankacılık sektörüne yönelik alınan kararlarla önemi daha da artan 2011 yılı Para ve Kur Politikası açıklandı. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Ankara'da düzenlediği basın toplantısında, enflasyondan faiz politikasına kadar pek çok farklı konuyu değerlendirdi. Durmuş Yılmaz, Orta Vadeli Program'la uyumlu şekilde enflasyon hedefinin 2013 için yüzde 5 olarak belirlendiğini açıkladı. Merkez Bankası, piyasanın tepkisini görmek amacıyla faiz kararı duyurusunun saatini de 19'dan 14'e değiştirdi.
KARAR OYBİRLİĞİ İLE ALINDI
Yılmaz son faiz indirimi kararının PPK'da oybirliği ile alındığını ve Erdem Başçı'nın sunumunun bilgileri dahilinde gerçekleştiğini söyledi. Zorunlu karşılıkların 2011'de daha etkin kullanılacağını söyleyen Yılmaz, döviz cinsinden zorunlu karşılıkların TL'ye benzer şekilde düzenlenebileceğini vurguladı. Yılmaz, hem mevduat hem yabancı sermaye girişlerinin daha uzun vadeye yayılmasını hedeflediklerini kaydetti.
DÖVİZ ALIMLARINA YENİ DÜZEN
Bu yıl 14.4 milyar dolarlık döviz alındığını kaydeden Yılmaz, döviz alım ihalelerinde bankaların opsiyon kullanımına son verilmesi yanında miktarın 40'tan 50 milyon dolara çıkarılacağını kaydetti. Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, kendisinden sonra göreve gelecek ismin engeç Mart sonrasında belli olmasının iyi olacağını söyledi. Yılmaz, "Tobin Vergisi bizim gündemimizde değil, Maliye Bakanlığı'nın politika araç setinde" dedi.

AB işbirliğini artıracak Çin, Avrupa tahvilleri alacak

Dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip Çin, dünyanın en büyük ekonomik pazarı büyüklüğündeki Avrupa Birliği ile işbirliğini artırmanın yollarını arıyor. Pekin'de yapılan Çin-Avrupa Birliği Ekonomik İşbirliği Toplantısı'nda konuşan Çin Başbakan Yardımcısı Vang Kişan, Çin ve AB'nin dengeli bir büyüme için işbirliği yapmayı kararlaştırdığını söyledi. Çin Başbakan Yardımcısı Vang, Brüksel'deki basın toplantısında, ticarette korumacılığın önlenmesi ve işbirliğinin artırılması için birlikte çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti. Çin Başbakan Yardımcısı Vang, Avrupa ülkelerinin borç krizini kontrol edebileceğini göstermek zorunda olduğuna işaret ederek, Euro Bölgesi'nin en kısa sürede krizden çıkarılması gerektiğini söyledi. Toplam 2.6 trilyon dolarlık döviz rezervlerinin bir bölümünü Euro'ya bağlı tutan Çin, Euro Bölgesi'ne destek vermek amacıyla zor durumdaki Avrupa ülkelerinin tahvillerini almaya devam edeceklerini açıkladı. Çin, daha önce de Yunanistan, Portekiz ve İspanya'nın ihraç ettiği tahvillere yatırım yapmıştı.

20 Aralık 2010 Pazartesi

Bankacılara yüklü prim dönemi sona eriyor

Krizle birlikte karlılıkları ciddi oranda etkilenen bankalar, üst düzey çalışanlarına verdikleri yıl sonu primlerine de çekidüzen getiriyor. Danışmanlık şirketi Armstrong'un araştırmasına göre, Avrupa genelinde bu yıl her on bankacıdan biri prim alamayacak. Aynı araştırmada, bankaların prim için ayırdıkları bütçede yüzde 30'a varan kesintinin söz konusu olduğu kaydedilirken, bankaların sadece en üst kademe ve bankaya ciddi gelir sağlayan fon yöneticilerine prim vermeyi sürdürdüğü ifade edildi. Armstrong'un araştırmasına göre, primlerin düşürülmesinden en fazla etkilenecek kesimin başında yüzde 50 ile orta kademe yöneticiler geliyor. Bankaların fon yönetimlerine verilen primlerin yüzde 15 indirilmesi beklenirken, birleşme ve satınalmalarla ilgili birimlerde bu oranın yüzde 30'u bulabileceği öngörülüyor. Özellikle İngiltere'de bankaların primlerinin kısılması için baskılar artarken, koalisyon hükümeti buna yönelik düzenlemeleri hızlandırmanın işaretini veriyor. İngiltere Ekonomi Bakanı Vince Cable, İngiliz yayın kurumu BBC'ye verdiği söyleşide, "Bankalar bu bilanço döneminde primleri sınırlamak konusunda adım atmazsa, bankalardan yeni vergiler alabiliriz" dedi.

ECB, İrlanda'nın kurtarma planından endişeli

Milli hasılasının 7 katınra ulaşan bankacılık sektörünün riskleriyle kriz yaşayan İrlanda'ya yönelik endişeler sona ermiyor. Avrupa Merkez Bankası, İrlanda'nın borç krizinden kurtarılması için hazırlanan paketin, Banka'nın Euro Bölgesi'ndeki likidite operasyonlarını etkilemesinden kaygı duyduğunu ifade etti. Avrupa Merkez Bankası'nın yayınladığı raporda, İrlanda'nın kurtarma paketine ilişkin mevzuattaki yasal hataların da ECB'nin teminat güvenliği haklarını etkileyebileceği belirtildi. Raporda Avrupa Birliği ile Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) ortaklaşa oluşturdukları 85 milyar Euro tutarındaki destek paketi için hazırlanan yasa taslağı da eleştirildi. Taslağın, Euro Bölgesi için hayati öneme sahip bazı konularda yasal bakımdan yeterince açık olmamasının kaygı yarattığı belirtilen raporda, acil likidite yardımına karşı oluşturulan teminatların sorun yarattığı ifade edildi. İrlanda Parlamentosu, geçen hafta Çarşamba günü kurtarma paketini onaylamıştı. Derecelendirme kuruluşu Moody's, Cuma günü İrlanda'nın kredi notunu beş kademe birden indirerek Baa1'e indirmişti.

17 Aralık 2010 Cuma

BDDK'dan konut kredilerine sınırlama

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 1 Ocak 2011'den geçerli olmak üzere bankaların vereceği konut edinme ve ticari gayrimenkul alımı amaçlı kredilere sınırlama getirdi. BDDK kararına göre, bankaların vereceği konut edinme amaçlı kredilerde, kredi tutarının söz konusu gayrimenkul değerinin yüzde 75'ini; ticari gayrimenkul alımı amaçlı kredilerde ise teminata konu olacak gayrimenkul değerinin yüzde 50'sini aşmayacak. Karara göre, bu doğrultuda; konut edinmeleri amacıyla tüketicilere kullandırılacak krediler ile konut teminatı altında kullandırılacak tüketici kredilerinde, kredi tutarı teminata konu olan gayrimenkulün değerinin yüzde 75'ini aşamayacak. Ayrıca, ticari gayrimenkul alımı amaçlı kullandırılacak ticari kredilerde ise, kredi tutarının teminata konu olacak gayrimenkulün değerinin yüzde 50'sini aşmaması ve bu sınırın belirlenmesinde esas alınacak teminata konu olan konutların ya da ticari gayrimenkullerin değerinin BDDK veya Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkilendirilmiş değerleme şirketlerince tespit edilmiş olmasının zorunlu tutulmasına karar verildi.

Kredi kartlarına yeni düzen geliyor

Bankacılık Kredi ve Derecelendirme Kurulu, kredi kartı borçlarında ödenmesi gereken asgari tutarları artırdı. Asgari ödeteme tutarı, bugünden itibaren kredi kartı limiti 15 bin TL'ye kadar olan kredi kartlarında dönem borcunun yüzde 25'i, limiti 15-20 bin TL arasında dönem borcunun yüzde 30'u, kredi kartı limiti 20 bin TL ve üzerinde olan kredi kartlarında dönem borcunun yüzde 40'ı olarak uygulanacak. Yeni tahsis edilen kredi kartlarında kullanım başlangıcı tarihinden itibaren bir yıllık sürenin dolmasına kadar dönem borcunun yüzde 40'ından aşağısında ödemeye yapılamayacak. Bankalar, bu tutarlardan az olmamak koşuluyla asgari ödeme tutarını belirleyecek.

16 Aralık 2010 Perşembe

MB, politika faizlerini yüzde 6.5'e indirdi

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizi olarak belirlediği 1 haftalık repo faizini yüzde 7.5'ten 6.5 düzeyine indirdi. Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, borçlanma faiz oranları yüzde 1,75'ten yüzde 1,50'ye düşürülürken, borç verme faiz oranını yüzde 8,75'ten yüzde 9 düzeyine çıkarıldı. Merkez Bankası'nın açıklamasına ulaşmak için tıklayınız.

Maliye, tahvil ihracında stopajı sıfırlıyor

Maliye, tahvil piyasasını canlandırmak üzere kapsamlı adımlar atıyor. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yurtdışına yapılacak uzun vadeli tahvil ihraçlarında yüzde 10'luk stopajın kaldırılacağını söyledi. Şimşek, yurtiçine yapılacak ihraçlarda ise Banka Sigorta Muamele Vergisi'nin %5'ten 1'e indirileceğini kaydetti.

15 Aralık 2010 Çarşamba

Moody's İspanya'nın kredi notunu izlemeye aldı

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, İspanya'nın kredi notunu olası bir not indirimi için izlemeye aldı. Moody's'den yapılan açıklamada, Avrupa'da yaşanan mali krizin bankacılık sektöründe kırılganlığı artırabileceği ifade edildi. Avrupa'da mali krizin yarattığı baskı, İspanya'yı da etkiliyor. Derecelendirme kuruluşu Moody's, İspanya'nın Aa1 olan ülke kredi notunu olası indirim için izlemeye aldı. Moody's'den yapılan açıklamada, krizle birlikte ülkenin borç dinamiklerinin olumsuz etkilendiği ifade edilirken, gerek borç düzeyi gerekse maliyetlerinin yükseldiği kaydedildi. Kamu borçlanma gereğinin daha da artaracağı öngörülen değerlendirmede, krizle birlikte bankacılık sektörünün kırılganlığının arttığı vurgulandı. AB hükümetleri, Yunanistan ve İrlanda'da yaşanan krizin Euro Bölgesi'nin diğer bölgelerine yayılmasını önlemeye çalışıyor. Bu çerçevede oluşturulan fonun kalıcı hale getirilmesi, Perşembe günü Brüksel'de başlayacak AB liderler zirvesinde ele alınacak. Tedirginlik, İspanya'nın borçlanma koşullarını da güçleştiriyor. Bu çerçevede İspanya ile Almanya arasında 10 yıl vadeli tahvillerin getiri farkı 257 baz puana çıktı. İspanya'ya yönelik tedirginliğin artmasıyla bu rakam 30 Kasım'da 283 baz puanla Euro'nun kullanılmaya başlanmasından bu yana en yüksek düzeye çıkmıştı. Moody's Pazartesi günü yayınladığı bir araştırmada da, İspanyol bankalarının 17 milyar Euro'luk ek sermayeye ihtiyaç duyabileceğini vurgulamış, özellikle küçük ölçekli bankaların sermaye sorunu yaşayabileceğini kaydetmişti.

14 Aralık 2010 Salı

Fed parasal genişlemeye devam sinyali verdi

ABD Merkez Bankası'nın karar organı Açık Piyasa Komitesi, yılın son toplantısında kısa vadeli faizlerin değiştirilmemesini kararlaştırdı. İki gün süren toplantı sonrasında yapılan açıklamada, niceliksel genişleme çerçevesinde 600 milyar dolarlık tahvil alım programına devam edileceği mesajı yenilenirken, görünür gelecekte kısa vadeli faizlerin sıfıra yakın tutulmaya devam ettirileceği mesajı verildi. Açıklamada, tahvil alım programının ABD ekonomisinin seyri çerçevesinde yakından izlenerek, sonraki toplantılarda yeniden düzenlenebileceği kaydedildi. Açıklamanın orjinaline ulaşmak için tıklayınız.

Güven arayan Portekiz tahvil için Çin'in kapısında

Euro Bölgesi'nde Yunanistan ve İrlanda'nın mali kriz karşısında Avrupa Birliği'nce kurtarılması ardından, yatırımcıların endişe kaynağı niteliğindeki ülkelerden Portekiz güveni yeniden tazelemeye çalışıyor. Portekiz Başbakanı Jose Socrates, Financial Times gazetesine verdiği söyleşide, yatırımcıların hükümetin aldığı yapısal önlem kararlarını günden güne daha iyi anladığını söyledi. "Bütçe açığını hızla azaltmak üzere ne gerekiyorsa yapıyoruz" diyen Socrates, Portekiz'in tahvil piyasasından borçlanacak güçte olduğunu söyledi. Başbakan Socrates, ülkede sorunlu bir bankacılık sektörü veya emlak sektöründe aşırı yüksek fiyatların oluşturduğu bir balon olmadığını kaydetti. Diğer yandan, İngiliz yayın kurumu BBC, Portekiz Maliye Bakanı Fernando Santos'un Pekin'e sürpriz bir ziyaret yaparak, Çinli yetkililerden Portekiz tahvillerine yatırım yapmasını istediğini duyurdu. Çin'in halen Avrupa tahvil piyasalarında ciddi yatırımları bulunuyor. Portekiz'e yönelik piyasa yaklaşımı, yarın gerçekleştirilecek 500 milyon Euro'luk tahvil ihalesiyle test edilmiş olacak. Portekiz'in borçlanma maliyetleri Kasım ayında Euro Bölgesi'nin oluşturulduğundan bu yana en yüksek düzeye çıkarken, Avrupa Merkez Bankası'nın Portekiz tahvilleri alımı risk primlerinin gerilemesine neden oldu. Avrupa Merkez Bankası, geçen hafta Euro Bölgesi ülkelerinden 2.7 milyar Euro'luk tahvil almıştı. Bu rakam, Haziran ayından bu yana en yüksek düzeyi ifade ediyor.

13 Aralık 2010 Pazartesi

Şimşek'ten bütçede 'mali disipline devam' mesajı

Meclis'te bütçe maratonu Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in sunuş konuşmasıyla başladı. Maliye Bakanı Şimşek, 2011 bütçesini "seçim değil, istikrar bütçesi" olarak nitelendirirken, "Seçim bütçesi hazırlamıyoruz, 2011 bütçesi mali disiplin anlayışı çerçevesinde hazırlandı" dedi. Maliye Bakanı Şimşek, 2011 bütçesinin çalışan kesimleri gözeten bir bütçe olduğunu belirterek, memurlara yapılacak zammı yüzde 13.7 olarak açıkladı. Bakan Şimşek, "2010 yılı Ekim ayında 1.577 lira olan aile yardımı dahil ortalama memur maaşı 2011 yılı Ocak ayında 1.717 liraya, Temmuz ayında ise 1.793 liraya yükselecek" dedi. Şimşek, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından işçi ve tarım sigortası emeklilerine ödenecek aylıkların Ocak ayından itibaren 60 liradan az olmamak üzere yüzde 4 oranında artacağını, emekli aylıklarına Temmuz'da da ayrıca yüzde 4 oranında zam yapılacağını kaydetti. Şimşek, İspanyol El Pais gazetesine verdiği demeçte bazı emekli maaşlarının yüksek olmasından şikayet ettiği iddialarını yalanladı. "2011 yılı bir seçim bütçesi değildir" diyen Şimşek, seçim ekonomisi uygulanmayacağını ve mali disiplinden ödün verilmeyeceğini kaydetti. Mehmet Şimşek, vergi barışıyla gelen imkanların bütçede yer almadığını, bunun Türkiye'nin öncelikli ihtiyaçlarına harcanacağını vurguladı. Şimşek, bütçe giderlerinin 2011'de yüzde 5.3, faiz hariç giderlerin yüzde 7.1 artacağını öngörürken, bütçe gelirlerinin yüzde 10.4 ve vergi gelirlerinin yüzde 10.5 artacağı tahmininde bulundu. Şimşek, faiz giderlerinin azalmasıyla bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 4'ten 2.8'e düşürüleceğini kaydetti. Maliye Bakanı Şimşek, 2011 yılında bütçe açığının 2010 gerçekleşme tahminine göre yüzde 24 düşürmeyi hedeflediklerini de vurguladı.

Wall Street'te karlılığın yüzde 20 artması bekleniyor

Wall Street'in en büyük bankaları, ABD hükümetinin kurtarması ardından tarihlerinin en iyi yılını tamamlamaya hazırlanıyor. JP Morgan, Goldman Sachs ve Citigroup'un da aralarında bulunduğu bankaların toplam karının en az yüzde 20 artması bekleniyor.

AB krize karşı kalıcı önlem peşinde

Mali krizin derinleşmesi karşısında Avrupa Birliği, krizleri önleyici bir mekanizmayı daimi hale getirmeye çalışıyor. Bu çerçevede AB liderleri 16-17 Aralık'ta Brüksel'de yapacakları zirve toplantısında kalıcı bir kurtarma sistemini netleştirerek, yatırımcıların güvenini kazanmaya çalışacak. Şimdiye kadar Euro Bölgesi üyesi Yunanistan ve İrlanda'yı kurtarmak zorunda kalan Avrupa Birliği'nin alacağı önlemlerle, krizin İspanya ve Portekiz gibi diğer ülkelere yayılmasının önüne geçmesi hedefleniyor. Uzmanlar, liderlerin bir sistem konusunda hızla anlaşabileceğini sanmıyor. Yatırım bankası Jeffeys'in başekonomisti David Oven, "Sorunlar devam edecek. Piyasalar, gelecek yılın ilk haftalarına bakarak, tahvil piyasasında hangi bankaların daha fazla işlem gördüğünü ele alacak" dedi. Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, Avrupa Birliği'nin kurtarma fonu konusunda uzlaşmaya varacağını öngörürken; plan çerçevesinde fonun mali açıdan zor durumdaki ülkelerin tahvillerine yatırım yapması bekleniyor. Kurtarma fonunun ayrıca zor durumdaki ülkelere kısa vadeli kredi imkanı sağlaması öngörülüyor. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, daha önce yaptıkları açıklamalarda Fransa ve Almanya'nın Euro'yu korumak amacıyla ne gerekiyorsa yapılacağını söylemişti. İki ülke, zor durumdaki AB üyelerine destek verilmesi amacıyla oluşturulan fonun artırılmasına ise karşı çıkıyor. Avrupa Merkez Bankası da, zor durumdaki ülkelerin bankalarına destek vermek amacıyla tahvil alımlarına ağırlık veriyor. Krizle birlikte bankaların Merkez Bankası fonlamasına ihtiyaçlarının artması dikkat çekerken, Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Mario Draghi, "Aşırı borçlanan bankaların durumunu iyileştirecek ciddi adımlar atılması gerekiyor" dedi.

Anketler, S&P 500'de %11'lik artışa işaret ediyor

Wall Street'in önde gelen ekonomistleri, S&P 500 Endeksi'nin 1990'ların başından bu yana en iyi performansı göstererek yüzde 11 artacağını öngörüyorlar. Bloomberg'in yaptığı ankete göre, yükselişin beklentiler çerçevesinde gelişmesi halinde krizin yaşandığı 2008 yılından bu yana yükseliş yüzde 53'e ulaşacak.

Cari açık 40 milyar dolara gidiyor

Merkez Bankası, geçen yılın Ekim ayında 332 milyon dolar olan cari açığın bu yılın Ekim ayında 3.68 milyar dolar, Ocak-Ekim döneminde ise 35.72 milyar dolar olduğunu açıkladı. Merkez Bankası verilerine göre cari açık, Ocak-Ekim 2009'da 9.2 milyar dolar olmuştu. Blommberg anketinde cari açığın 3.7 milyar TL olacağı öngörülmüştü.

10 Aralık 2010 Cuma

ABD'de ticaret açığı Ekim'de 38.7 milyar dolara indi

ABD'de ticaret açığı, Ekim ayında yüzde 13 gerileyerek 38.7 milyar dolara indi. Ekonomistler ticaret açığının 43.8 milyar dolar olarak açıklanmasını bekliyordu. Ticaret açığı böylece 2010 yılının en düşük düzeyine geriledi. Ticaret açığının beklenenden düşük gelmesi dördüncü çeyrek büyüme beklentilerinin yukarı çekilmesine de neden olacak görünüyor. Buna karşılık, yıllık bazda bakıldığında ticaret açığının hızla arttığı, 2010 yıl sonu itibariyle açık miktarının 500 milyar doları aşabileceği ifade ediliyor. Çin ve Meksika'ya yapılan ihracat Ekim ayında rekor düzeye tırmanırken, toplam ihracat 158.7 milyar dolarla Ağustos 2008'den bu yana en yüksek düzeye çıktı. Petrol fiyatlarının gerilemesiyle Ekim ayında ithalat yüzde 0.5 düşüşle 197.4 milyar dolar düzeyine indi.

Çin zorunlu karşılıkları 50 baz puan artırdı

Çin Merkez Bankası, ülke ekonomisindeki aşırı ısınmanın önüne geçmek amacıyla zorunlu karşılık oranlarını 50 baz puan artırdı. Çin, böylece son 5 haftalık dönemde 3. kez zorunlu karşılık oranlarını artırırken, 2010 başından bu yana zorunlu karşılıklar 6. kez artırılmış oldu. Büyük bankalar için zorunlu karşılık oranı yüzde 18.5 düzeyine çıkarılırken, ekonomistler bu işlemle piyasadan 53 milyar dolar çekileceğini öngörüyorlar.

TÜSİAD'dan yeniden yapılandırma eleştirisi

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, kamu alacaklarından pek çok alanda önemli ölçüde feragat edilmesinin, özellikle küresel kriz sırasında toplum kesimlerinin kısmen rahatlamasına neden olduğunu söyledi. TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu'nun Ankara'daki toplantısında konuşan Ümit Boyner, "Bu düzenleme keşke yapısal nitelikte bir vergi reformu ya da bu vergi reformunun da içinde bulunduğu bir makro ekonomik uyum paketi ile birlikte sunulabilseydi" dedi. Boyner, son günlerde öğrencilerin "yumurta atma" protestolarına değinerek, "Gençlere iğne batırırken kendimize çuvaldız batırmalıyız diye düşünüyorum. Gençlik muhalefet demek. Bizim tartışan, konuşan, sorgulayan gençlere ihtiyacımız var" dedi.

Büyüme üçüncü çeyrekte yüzde 5.5 oldu

Türkiye ekonomisi 2010 yılının 3. çeyreğinde yüzde 5.5 büyüdü. Son dört çeyrektir kesintisiz büyeme sergileyen Türkiye ekonomisinin büyüme hızı yılın 3. çeyreğinde yavaşlayarak, tek haneli rakamlara geriledi. Ekonomistler, yılın üçüncü çeyreğinde büyüme hızının yüzde 6.5 olacağını öngörüyordu. 2010 yılının üçüncü üç aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla yüzde 5.5'lik artışla 28 milyar 762 milyon TL oldu. 2010 yılının ilk 9 aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre cari fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla yüzde 15.4'lük artışla 808 milyar 192 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. 2010 yılının ilk dokuz aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla yüzde 8.9'luk artışla 77 milyar 799 milyon TL'ye ulaştı.
BABACAN'DAN BAZ ETKİSİ YORUMU
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Ali Babacan da, büyüme verilerine yönelik değerlendirmesinde, büyüme hızının beklentilerin altında kalmasında baz etkisinin belirleyici olduğunu kaydetti. Babacan, sanayi üretim başta olmak üzere açıklanan tüm verilerin yıl sonu itibariyle büyümenin OVP hedeflerinin üzerinde kalınacağına işaret ettiğini de vurguladı.

Çin'de ihracat Kasım'da rekor düzeye tırmandı

Hükümetin ekonomide aşırı ısınmaya karşı önlemleri artırdığı Çin'de, ihracat Kasım ayında sürpriz artış gösterdi. Ekim ayında yüzde 22.9 artan ihracat, Kasım ayında yüzde 34.9 artışla 153.3 milyar dolarlık rekor düzeye tırmandı. Ekonomistler, ihracatın Kasım ayında yüzde 25 artmasını bekliyorlardı. Kasım ayında ithalat yüzde 37.7'lik artarak 130.4 milyar dolara çıkarken, Çin'in ticaret fazlası yüzde 15 artışla 22.9 milyar dolara yükseldi. Çin'de yarın açıklanacak Kasım ayı enflasyonunun yüzde 5.1 ile 28 ayın en yüksek düzeyine çıkması beklenirken, uzmanlar enflasyondaki hızlı artışın ekonomide aşırı ısınmaya işaret ederek para politikası duruşunda değişikliğe neden olacağı görüşündeler. Çin'de Ekim ayında enflasyon yüzde 4.4'e çıkarak, yüzde 3'lük hükümet hedeflerinin üzerinde kalmıştı. Çin Merkez Bankası, şimdiye kadar faizleri artırmanın yanında zorunlu karşılık oranlarını artırarak ülke ekonomisinde aşırı ısınmanın önüne geçmeye çalışmıştı. Çin Komünist Partisi yönetimi, geçen haftaki toplantısında, 2011'de para politikasının daha ihtiyatlı olacağı mesajını vermişti.

9 Aralık 2010 Perşembe

Otomotiv üretimi Kasım'da yıllık bazda %17 arttı

Türkiye'nin otomotiv üretimi Kasım ayında yıllık bazda yüzde 17 artarak 89 bin 642 adede yükseldi. Otomotiv Sanayicileri Derneği'nin verilerine göre, otomotiv üretimindeki en fazla yüzde 26 ile van ve ticari araçlardan kaynaklandı. Kasım ayında otomobil üretimi yüzde 9 artışla 45 bin 453 düzeyine çıktı. Kasım ayında motorlu taşıt ihracatı ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7 azalarak 53 bin 146 düzeyine geriledi. Otomobil üretimi ilk 11 aylık dönemde ise yüzde 18 artarak toplamda 546 bin 748 seviyesine çıktı.

Babacan: 4. Çeyrekte büyüme beklentileri aşacak

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, sanayi üretim verilerinin Türkiye'nin 4. çeyrekte büyüme hızının beklentilerin çok üzerinde çıkabileceğine işaret ettiğini söyledi. Merkez Bankası'nın açıkladığı Aralık ayı 1. Dönem Beklenti Anketi'nde yıl sonu büyüme hızı beklentisi yüzde 7'den yüzde 7.2 düzeyine çıkmıştı. İMKB'nin 25. Yıldönümü Konferansı'nda konuşan Babacan, özel sektörün şirket tahvillerini borsada satışının kolaylaştırılması için çalışma yaptıklarını söyledi. Babacan konuşmasında, alternatif yatırım araçlarının daha çok kullanılması üzerine çalışmaların yoğunlaştırıldığını da sözlerine ekledi.

8 Aralık 2010 Çarşamba

Sanayi üretimi Ekim'de rekor kırdı

Sanayi üretimi Ekim ayında tahminleri aşarak, tüm zamanların en yüksek düzeyine tırmandı. TÜİK verilerine göre, toplam sanayi üretim endeksi, arındırılmamış endekse göre Ekim ayında 128.9 düzeyinde gerçekleşti. Endeks, geçen yılın kriz dönemine göre yukarıda seyretmekle birlikte 2008'i bir türlü aşamıyordu. Ekim ayındaki toplam sanayi üretimi geçen yıla göre arındırılmamış endeks bazında yüzde 9.8, takvim etkisinden arındırılmış endeks bazında yüzde 12.8 artış gösterdi. Takvim ve mevsim etkisinden arındırılmış endeks bazında ise Eylül ayına göre yüzde 3.1 artış ortaya çıktı. Bu hesaplama yöntemiyle bulunan yüzde 3.1'lik artış, geçen yılın Mayıs ayındaki yüzde 3.5'ten sonra yine geçen yılın Ekim ayında ortaya yüzde 3.1'le birlikte en yüksek ikinci orana işaret ediyor. Ekim ayında arındırılmamış endekse göre imalat sanayinde yüzde 11.3 artış oldu. İmalat sanayinde takvim etkisinden arındırılmış yıllık artış yüzde 14.5'i bulurken, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış endekse göre Eylül'e oranla artış ise yüzde 3.7 olarak gerçekleşti.

Özince'den iştirak satışı sinyali

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, iştirakleri gözden geçirdiklerini belirterek, "Stratejik olmayan iştiraklerimizi elden çıkarabiliriz" dedi. Bloomberg International'ın sorularını yanıtlayan Özince, "Bu çerçevede Arap Türk Bankası'ndaki payımızı satabiliriz" dedi. Rusya'daki banka alımına da değinen Ersin Özince, "Banka alımını ilk çeyrekte tamamlamayı planlıyoruz, eğer bu sürede bitiremezsek vazgeçeriz" dedi. Özince, satın almalar çerçevesinde başka pazarlara da baktıklarını ifade ederek, "Acelemiz yok" değerlendirmesinde bulundu.

6 Aralık 2010 Pazartesi

İrlanda, bankacılıkta konsolidasyona hız verecek

Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu'ndan 85 milyar Euro kredi alarak mali durumunu güçlendirmeye çalışan İrlanda, bankacılık sektöründeki konsolidasyona hız verecek. İrlanda hükümetinden bir yetkili, Financial Times'a yaptığı açıklamada, Avrupa Kurtarma Fonu'ndan yararlanmak üzere büyük banka bilançolarının küçültüleceğini kaydetti. Bu çerçevede, İrlanda bankalarının aktiflerinde bulunan tahsil edilemeyen varlıkların hızla satışı planlanırken, riskli tahvil portföylerinin azaltılması hedefleniyor. Avrupa Merkez Bankası son dönemde İrlanda bankalarının en güçlü fon kaynağı haline geldi. Ekim ayında İrlanda bankaları Avrupa Merkez Bankası'ndan 130 milyar Eruo kullanırken, bu rakam üç ay öncesine göre yüzde 45 artışa işaret etti. Krizden en fazla etkilenen Bank of Ireland ve Allied Irish Banks'ın bilançolarındaki toplam kredi portföyü 200 milyar Euro düzeyinde bulunuyor. İrlanda Hükümeti, halen yüzde 160 düzeyinde bulunan kredilerin mevduata oranını 2013 yılına kadar yüzde 110 düzeyine indirmeyi planlıyor. Bu hedefe ulaşmak amacıyla Bank of Ireland'in kredi portföyünü 20 milyar Euro, Allied Irish'in 15 milyar Euro küçültmesi gerekiyor. İrlanda bankalarının toplam aktifleri, milli gelirin 7 katına ulaşırken; İngiltere'de bu rakam 1.1 düzeyinde bulunuyor.

Moody's Macaristan'ın ülke notunu düşürdü

Avrupa'da mali krizin yayılma riski artarken, Macaristan ülke notu düşürülen ilk gelişmekte olan Avrupa ülkesi oldu. Derecelendirme kuruluşu Moody's, Macaristan'ın ülke notunu Baa3'ten Baa1'e indirirken, görünümünü negatif olarak açıkladı. Moody's'den yapılan açıklamada, ülkenin orta ve uzun vadede mali anlamda kırılganlığının arttığı ifade edilirken, bütçe açığına yönelik endişelerin daha da artabileceği ifade edildi. Açıklamada, iki kademelik not indirimi ardından Macaristan hükümetinin gerekli istikrar önlemlerini almaması halinde, yeni bir not indiriminin daha gündeme gelebileceği kaydedildi. Hükümetin stratejisinin geçici önlemlere dayandığı ifade edilirken, gerekli yapısal önlemlerin alınmaması nedeniyle ülkenin benzerlere oranla çok daha kırılgan olduğu vurgulandı. Moody's'in ülke notunu yatırım yapılamaz düzeyin bir kademe üstüne çekmesi ardından, para birimi Forint dolar karşısında son bir haftanın en düşük düzeyine geriledi.

Bernanke'den tahvil alımında artış sinyali

ABD Merkez Bankasi Baskani Ben Bernanke, ekonominin alinan tedbirlere tepki vermemesi ve yuksek issizligin devam etmesi halinde 600 milyar dolarlik Hazine tahvili aliminin artirilabilecegini soyledi. Bernanke, CBS televizyonuna yaptığı açıklamada, Fed'in politikalarini surekli olarak degerlendirdigini ve tahvil alim miktarini ekonominin kaydettigi gelismeye gore artirabilecegini veya azaltabilecegini soyledi. Bernanke, Fed'in ABD ekonomisindeki zayif toparlanmayi desteklemek icin adim attigini ifade ederek, tahvil alimlarinin ileride enflasyonda artisa yol acacagi elestirilerine de katilmadigini belirtti. Bernanke, merkez bankasinin Kasim ayinda aldigi 600 milyar dolarlik tahvil alimini artirip artiramayacagi yonundeki soruya, "(Alinacak tahvil miktarinda artis yapilmasi) elbette mumkun. Programin etkinligine, enflasyona ve ekonominin gidisatina gore degisebilir" cevabini verdi. Bernanke planlanandan daha az tahvil alimi yapilmasinin da olasilik dahilinde oldugunu soyledi.

3 Aralık 2010 Cuma

Obama'nın bütçe kesinti planına Kongre'den ret

ABD'de bütçe açığının azaltılması için oluşturulan plan, Kongre'nin ilgili komisyonunda gerekli oyu alamadığı için kabul edilmedi. Bütçe kesintisi planı ABD'nin bütçe açığının 3.8 trilyon dolar azaltılmasını hedefliyordu. Plan, hem Demokratlar hem Cumhuriyetçiler tarafından destek alırken, görüşmelerin tekrarlanması bekleniyor. Plan gereken 14 oyu bulamazken, oylama sonucu 11 kabul 7 red oyu verildi.

Enflasyon Kasım ayında hız kesti

Tüketici Fiyatları Endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0.03 artarken, Üretici Fiyatları Endeksi yüzde 0.31 oranında düşüş gösterdi. Kasım ayı itibariyle yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında bir önceki aya göre 1.33 puan gerilemeyle yüzde 7.29 olurken, yıllık üretici fiyatları bir önceki aya göre 1.75 puan gerilemeyle yüzde 8.17 düzeyinde gerçekleşti. TÜFE'de ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artış yüzde 3.87 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti. ÜFE'de ise aylık değişim tarım sektöründe yüzde 4.25 düşüş, sanayi sektöründe yüzde 0.63 oranında artış olarak görüldü.

Çin, para politikasını gevşetecek

Çin Devlet Başkanı Hu Şintao, hükümetin ekonomik konuları daha aktif şekilde yöneteceğini ve ekonomik büyümeyi dengelemek ile ülkenin ekonomik yapısını düzeltmek arasında bir dengeyi gözeteceğini söyledi. Devlet Başkanı Hu, Politbüro toplantısı ardından yaptığı açıklamada, Çin Merkez Bankası'nın gelecek yıl gevşek para politikasından, ihtiyatlı bir para politikasına yöneleceğini belirterek, ekonomik kalkınmada tüketimin rolünü artıracaklarını ifade etti.

Çin, stratejik sektörlere yatırıma hız verecek

İhracata dayalı hızlı büyümesiyle dünya ekonomisinin itici gücü olan Çin, stratejik sektörlere yaptığı yatırımları artırmayı planlıyor. Çin hükümetinden bir üst düzey yetkili, bu çerçevede gelecek 5 yıllık dönemde 7 ayrı sektöre toplam 1.5 trilyon dolar yatırım yapılabileceğini kaydetti. Yılda 300 milyar dolarlık yatırım öngörülen alanlar arasında alternatif enerji, biyoteknoloji, iletişim teknolojisi, yüksek teknolojiye sahip makine üretimi, elektrikli otomobil üretimi, çevre koruma ve enerji verimliliği yer alıyor. Ekonomistler, bu yatırımlarla, canlanma paketi çerçevesinde altyapı yatırımlarına verilen desteğin sona ermesi ardından büyümenin desteklenebileceğini ifade ediyorlar.

2 Aralık 2010 Perşembe

Trichet: Tahvil alım programında sona gelinmedi

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Jean-ClaudeTrichet, faiz kararının ardından düzenlenen basın toplantısında merkez bankasının tahvil alım programının sona ermediğini söyledi. Trichet ayrıca Euro Bölgesi ülkelerinin devlet tahvil alım programının tahviller arasındaki getiri farklarını hedeflemediğini de ifade etti. Faiz oranlarının uygun düzeyde olduğunu kaydeden Trichet, "Enflasyonun gelecek birkaç ayda mevcut seviyelerde seyretmesi, 2011'de ise ılımlı ilerlemesi bekleniyor" dedi. Enflasyon risklerinin enerji, emtia fiyatları ve vergilerden kaynaklı olduğunu belirten Trichet7in sözleri ardından, euro/dolar paritesi günün en yüksek seviyesi olan 1.4281'e kadar yükseldi.

Emlak Vergisi'nde 2011'de artış olmayacak

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2011 yılında emlak vergisine tabi değerlerin artırılmayacağını, bina maliyet bedellerinde de artış yapılmayacağını söyledi. Maliye Bakanlığının, 2010 yılı yeniden değerleme oranını, TÜİK'in Kasım ayı toptan eşya fiyat endeksine göre yüzde 7,7 oranında belirlemesinin ardından, gözler 2011 yılı başında yeniden değerlemeye bağlı olarak zamlanacak olan vergi ve harçlara çevrildi. Mevcut düzenlemeler uyarınca, emlak vergisine tabi metre kare birim değerlerin de, 2011 yılında yeniden değerleme oranının yarısı olan yüzde 3,85 olarak artırılması gerekiyordu. Maliye Bakanı Şimşek, emlak vergisine tabi metre kare birim değerlerin yeni yılda artırılmayacağını söyledi. Şimşek, Bakanlar Kurulunun bu yöndeki yetkisinin kullanılarak, emlak vergisine tabi metre kare birim değerlerin 2011 yılında yükseltilmemesine dönük bir Kararname Taslağı hazırlanarak, Başbakanlığa gönderildiğini söyledi. Bakan Şimşek, Taslakta halen emlak vergisi mükellefiyeti bulunan taşınmazlara ilişkin olarak 2011 yılında ilave emlak vergisi yükü doğmaması amacıyla, Emlak Vergisi Kanunun verdiği yetkiye istinaden emlak vergi değerlerinde yapılması gereken artış oranının sıfır olarak tutulduğunu ifade etti.

1 Aralık 2010 Çarşamba

Asgari ücrette yaş sınırı değişiyor

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, asgari ücretin tespiti ve işverenin bu konudaki yükümlülüklerinde değişiklik öngören çalışma hazırladı. Bakanlık, üzerinde çalıştığı Asgari Ücret Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Tasarısı Taslağı'nı tamamlayarak bir süre önce işçi ve işveren konfederasyonlarına gönderdi. Taslağın ilk maddesi asgari ücretin belirlenmesinde dikkate alınan yaş sınırını düzenliyor. Buna göre, halen asgari ücret 16 yaşından büyükler ve küçükler için ayrı ayrı belirlenirken bu yaş sınırının 18'e çekilmesi öngörülüyor. Bu düzenlemeyle "gençlerin istihdamının artırılmasının amaçlandığı" belirtiliyor. Taslağın gerekçesinde, 18 yaş kriterinin Ulusal İstihdam Stratejisi ile belirlendiği ve Ekonomik Koordinasyon Kurulu tarafından kararlaştırıldığı ifade ediliyor.

30 Kasım 2010 Salı

Avrupa piyasalarında endişe sona ermiyor

Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu'ndan İrlanda'ya 85 milyar Euro'luk yardım sağlanması, krizin yayılacağına yönelik beklentileri sona erdiremedi. İspanya, İtalya ve Portekiz'de tahvil faizleri rekor düzeye tırmanırken, artan riskler euronun son 11 haftanın en düşük düzeyine inmesine yol açtı. Yunanistan ardından İrlanda'nın da Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu'nun sağladığı destekle kurtarılması, Avrupa'daki endişeleri dindirmeye yetmedi. Krizin Avrupa Birliği'nin kanat ülkelerine sıçrayacağına yönelik endişelerin artması, İspanya, İtalya ve Portekiz'de tahvil faizlerinin rekor düzeye çıkmasına yol açtı. Borçlanma risklerini güvence altına alacak CDS'lerin de rekor düzeye tırmandığı dikkat çekerken, Avrupa ortak para birimi Euro dolar karşısında son 11 ayın en düşük düzeyine geriledi. Euro dolar karşısında 1.2980 düzeyine kadar geri çekilirken, Citigroup tarafından yapılan bir araştırma paritenin orta vadede 1.25'e kadar gerileyebileceğini ortaya koydu. Citigroup kıdemli teknik analisti Tom Fitzpatrick, 4 Kasım'dan bu yana yüzde 8 gerileyen Euro dolar paritesindeki düşüşün hızlanacağı tahmininde bulundu. Dünyanın en büyük tahvil fonu Pimco'nun yöneticisi Muhammed El Erian, yaptığı açıklamada da, Euro konusunda yatırımcılara ihtiyatlı davranmaları uyarısında bulundu. "Yatırımcılar bir çözüm görmezse Avrupa'daki pozisyonları azaltmalı" diyen El-Erian, Euro Bölgesi'nde daha güçlü bir mali birliğin tesis edilmesi gerektiğini kaydetti. İrlanda ardından piyasalar tarafından yakından izlenen Portekiz'de bankacılık sektörüne ilişkin risklerin arttığı gözleniyor. Portekiz Merkez Bankası, yaptığı açıklamada, bankacılık sektörünün gelecek yıllarda daha büyük sorunlar yaşayabileceğini belirterek, yeni fonlama kaynaklarının azlığı ve büyümenin zayıflamasının bankaların karlılığını düşüreceğini kaydetti. İspanya Merkez Bankası da, ülkenin dış yardıma ihtiyacı olmadığını açıkladı. Milli hasıla olarak 1.5 trilyon dolarlık büyüklüğü ile İrlanda'nın 5 katı büyüklüğündeki İspanya ekonomisinin temelde sağlıklı olduğunu kaydeden Merkez Bankası, sorunların dış yardımla çözülemeyeceğini ifade etti.

29 Kasım 2010 Pazartesi

Bütçe maratonu 13 Aralık'ta başlıyor

TBMM Genel Kurulu'nda, 2011 yılı Bütçesi'nin görüşmelerine 13 Aralık'ta başlayıp, 25 Aralık'ta bitirilmesi planlanıyor. Bütçe görüşmelerinde Genel Kurul hafta sonu da çalışacak. TBMM İçtüzüğü gereği bütçe görüşmelerinin Genel Kurul'daki görüşmeleri sırasında komisyonlar çalışmayacak. Siyasi partilerin grup toplantıları yapılamayacak ve Meclis'e ziyaretçi giremeyecek.

MB: Kamu harcamaları hızlanabilir

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 2010 yılının kalanında kamu harcamalarında geçici bir hızlanma olacağı, 2011 yılından itibaren ise faiz dışı harcamaların milli gelire oranının kademeli olarak gerileyeceğini öngördü. Kurul, mali durusun bu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun güncellenmesinin söz konusu olabileceğini tekrar vurguladı. Kurul, politika faiz oranının bir süre daha mevcut düzeylerde tutulması ve uzun süre düşük düzeylerde seyretmesi gerektiği yönündeki görüşünü teyid etti. Kurul, gecelik borçlanma faizlerinin 400 baz puan daha indirilerek borçlanma faizleri ile borç verme faizleri arasındaki farkın artırılmasına karar verildiğini açıkladı. Kurul, kredi koşullarındaki olumlu gelişmeleri göz önüne alarak, çıkış stratejisi kapsamındaki diğer düzenlemelerin de yürürlüğe koyulmasının uygun olacağını ifade etti.

Yunanistan IMF'den süre kazandı

İrlanda'ya dün alacağı yardımları geri ödemek için yedi yıl verilmesinin ardından, Yunanistan da aldığı acil yardımları ödemek için dört buçuk yıllık bir ek süre alıyor. Yunanistan temerrüt ihtimalini engellemek için, Mayıs ayında euro bölgesinden ve Uluslararası Para Fonu’ndan 110 milyar Euro'luk üç yıllık bir yardım paketi almıştı. İrlanda da dün yedi buçuk yılda geri ödeyeceği 85 milyar Euro'luk bir yardım paketi almaya hak kazandı. Avrupalı maliye bakanları ”Yunanistan’a verilen borç paketinin vadesini, İrlanda’nınkine benzer düzeye getirmenin gerekliliğini inceleyeceklerine” söz verdler.

AB'ye gıda denetiminde uyum gündemde

Avrupa Birliği'nin özellikle gıda ithalatında dikkate aldığı güvenlik uygulamalarının bir benzeri Türkiye'de de faaliyete girecek. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, insan, hayvan ve bitki sağlığını korumak amacıyla doğrudan veya dolaylı riskleri belirlemek amacıyla Hızlı Uyarı Sistemi kurmayı planlıyor. Yeni gıda ve yem kanunu kapsamında, kurulacak uyarı sistemi doğrudan veya çevre aracılığıyla oluşabilecek risklerin önlenmesini hedefliyor. Bu çerçevede, yem ve gıdanın etiketlenmesi de dahil olmak üzere yem ve gıda ticaretinde haksız rekabetin önlenmesi, tüketici menfaatlerinin korunması söz konusu olacak. AB mevzuatına paralel hazırlanan taslak çerçevesinde, ulusal kontrol planı hazırlanacak. Bakanlık, ithalatta, kanuna uygun olmayan yem ve gıdaları resmi olarak alıkoyacak.

Yeni havalimanına rekor yolcu kapasitesi

İstanbul'un artan havayolu trafiğine çözüm olarak gündeme getirilen üçüncü havalimanına yönelik ayrıntılar netleşiyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İstanbul'un Avrupa yakasına inşa edilecek havalimanının yılda 60 milyon yolcu kapasitesine sahip olacağını kaydetti. Anadolu Ajansı'na konuşan Bakan Yıldırım, birbirinden bağımsız iki piste sahip olacak havalimanının yap-işlet-devret modeliyle ihale edileceğini söyledi. Yıldırım, havalimanında toplam maliyetin 5 milyar doları bulabileceğini kaydetti. Sürat Demiryolu Projesi'nin şimdilik tamamlanmayacağını kaydeden Yıldırım, projenin Ankara-Ayaş bölümünün rehabilitasyon ardından devreye alınacağını vurguladı. Ankara ve İstanbul'da Toplu taşımada metro projelerine ağırlık verileceğini belirten Yıldırım, metro hatlarının tamamlanmasının 2 buçuk yılı bulabileceğini kaydetti. İzinsiz telefon dinleme olaylarını değerlendiren Bakan Yıldırım, haberleşmenin gizliğininin korunması için yasal güvenceye ihtiyaç olduğunu belirtti. Yıldırım, konuyla ilgili olarak Adalet Bakanlığı ile yasadışı dinlemeleri önleyici bir yasa tasarısı üzerinde çalıştıklarını kaydetti.

Goldman Sachs'tan Euro uyarısı

Goldman Sachs Varlık Yönetimi Bölümü Başkanı Jim O'Neill, Avrupa ortak para birimi Euro'nun bölge ülkelerinin sorunları nedeniyle risk taşıdığını belirterek, Euro'nun en az yüzde 10 aşırı değerli olduğunu kaydetti. Goldman Sachs'ın eski başekonomisti O'Neill, Sunday Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada, Avrupa'nın yaşadığı sorunların ilginin ABD ekonomisindeki zayıflıklara dönmesi sonucu perdelendiğini belirtti. O'Neill, gelecek 10 yıllık dönemde Avrupa'da parasal birliğin sona erebileceğini, tek para biriminin ortadan kalkabileceğini de söyledi.

Acer, PC'de liderliği HP'den almayı hedefliyor

Dünyanın ikinci büyük bilgisayar üreticisi Acer, gelecek yıl bu alanda dünyanın lideri HP'yi geçmeyi hedefliyor. Tayvan şirketi Acer'in CEO'su Gianfranco Lanci, İsviçre gazetesi SonntagsZeitung'a yaptığı açıklamada, "Mobil iletişim pazarının hızlı büyümesi devam ederse, gelecek yıl HP'yi geride bırakabiliriz" dedi. Lanci, şirketin bu yıl itibariyle cep telefonu satışlarının ise 1 milyonu geçeceğini söyledi. Geçen yıl smartphone pazarına giren Acer, gelecek 5 yıllık dönemde küresel alanda bu pazardan yüzde 6-8 pazar payı almayı hedefliyor.

Amerikan tüketicileri geri dönüyor

Küresel kriz öncesi ABD milli hasılasının yüzde 70'ini oluşturan tüketim harcamaları, krizle birlikte zayıfladıktan sonra canlanmanın işaretlerini veriyor. Yapılan yüklü indirimlerin de katkısıyla alışveriş sezonunun başlangıcı niteliğindeki Şükran Günü ve Kara Cuma 25-26 Kasım döneminde ABD'de internet üzerinden yapılan alışverişler geçen yılın aynı dönemine göre yüzdüe 9 artış göstererek 648 milyon dolara çıktı. Danışmanlık şirketi Comscore'un verilerine göre, alışveriş sezonu itibariyle online harcamanın toplamı 11.6 milyar dolara çıkarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artış gösterdi. Genellikle alışverişin zayıf olduğu Şükran Günü'nde işlemlerinn yüzde 28 artarak 407 milyon dolara tırmanması da tüketicilerin güveninin geri dönmeye başladığına işaret ediyor.

28 Kasım 2010 Pazar

AB ve IMF'den İrlanda'ya 85 milyar Euro

AB Maliye Bakanları, İrlanda'ya 85 milyar Euro'luk yardım verilmesine yönelik paketi Brüksel'de yaptıkları toplantıda onayladı. Paket çerçevesinde yardımın 35 milyar Euro'luk bölümü bankaların sermayelendirilmesi için kullanılırken, kalan bölümü hükümet harcamalarının finansmanı için kullanılacak. Kredinin faizi yüzde 5.8 olurken, AB ve IMF'nin Mayıs ayında Yunanistan'a verdiği kredinin faizi yüzde 5.2 düzeyindeydi. Planı değerlendiren İrlanda Başbakanı Brian Cowen, İrlanda için olabilecek en iyi anlaşmayı yaptıklarını söyledi. Cowen, "Yardım anlaşmasıyla sorunları gerektiği gibi değerlendirip çözüme ulaştırabilecek şekilde kritik bir süre kazanmış olduk" dedi. 85 milyar Euro'luk yardım paketine İrlanda Hükümeti 17.5 milyar Euro destek verirken, AB 45 milyar Euro tutarında yardım verecek. AB'nin yardım miktarı içinde İngiltere, İsveç ve Danimarka ile yapılan ikili anlaşmalarla elde edilen fonlar da yer alıyor. IMF'nin İrlanda'ya vereceği kredinin toplamı ise 22.5 milyar Euro'yu buluyor. Paket çerçevesinde İrlanda, bütçe açığının milli gelirin yüzde 3'üne indirilmesi konusunda 2015 yılına kadar en az bir yıl kazanmasını sağlamış oldu.

26 Kasım 2010 Cuma

IMF heyeti 30 Kasım'da Türkiye'ye geliyor

Hazine Müsteşarlığı, IMF heyetinin program sonrası değerlendirme için 30 Kasım-9 Aralık'ta Türkiye'de temaslarda bulunacağını açıkladı. Hazine'den yapılan yazılı açıklamada, "Uluslararası Para Fonu Türkiye Masası Şefi Rachel Van Elkan başkanlığındaki bir IMF heyeti, periyodik olarak yapılmakta olan Program Sonrası Değerlendirme süreci kapsamında, 30 Kasım-9 Aralık 2010 tarihlerinde ülkemizde temaslarda bulunacaktır. Heyet, 30 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında İstanbul'da özel sektör temsilcileri ile görüşmeler yaptıktan sonra, 2 Aralık tarihinden itibaren Ankara'da resmi temaslarına başlayacaktır" denildi.

Emlak Konut GYO'ya 2.2 kat talep geldi

Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'nın (GYO) yüzde 25 hissesinin halka arzında birim fiyat 1.70 lira olarak belirlenirken, yatırımcılardan 2.2 kat talep gelen arzdan yaklaşık 1.06 milyar lira hasılat elde edildi. 2010 yılının en büyük halka arzı niteliğindeki Emlak Konut GYO'nun halka arz sonrası artırılmış sermayesi 2.5 milyar liraya çıkarken, piyasa değeri 4.25 milyar lira oldu. Kesin talep toplama süreci 23-24 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilen Emlak Konut GYO'nun halka arzında fiyat aralığı 1.60- 2.15 TL olarak tespit edilmişti. Emlak GYO Genel Müdürü Murat Kurum, yaptığı açıklamada, oluşan fiyatın İrlanda sorununun global piyasalarda yarattığı endişe ile, gayrimenkul sektöründeki iskontolardan etkilendiğini belirterek, "Türk gayrimenkul sektöründe iskontolar yüzde 25-30 arası seyrediyor. Biz, daha işlem görmeye başlamadan halka arzda o seviyelere geldik" dedi.

Hükümet sıcak paraya önlem hazırlığına girişti

AKP Ekonomik İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli, Fed'in yaptığı parasal genişlemenin ardından diğer ülkelerin sıcak paraya ilişkin önlemler almaya başladığını belirterek, Türkiye'de de bu konuda değerlendirmelerin sürdüğünü ve Başkan Tayyip Erdoğan'ın sıcak paranın kontrol edilmesi yönündeki açıklamalarının kurumlar için bir talimat niteliğinde olduğunu söyledi. Gedikli söz konusu açıklamayı Erdoğan'ın sözlerinin ardından sıcak para ile ilgili önlemler alıp almayacağına yönelik olarak bir soru üzerine Bloomberg HT televizyonuna yaptı. Başbakan Tayyip Erdoğan dün Lübnan'da, sıcak para akışını kontrol altına almanın şart olduğunu belirterek, "Sıcak para akışını kontrol altına almak şart. Yani bunu kontrol dışı tutarsanız ondan sonra siz kontrole girersiniz. Sizin durumunuz daha felaket olur" demişti. Gedikli bugün televizyonda canlı yayınlanan konuşmasında sıcak paranın kontrolü konusunda Başbakan Erdoğan'ın dünkü ifadelerini değerlendirirken şunları söyledi: "(Bu konu) ABD'de Merkez Bankası'nın almış olduğu kararla irtibatlı bir adım. ABD parasal genişlemeyi adım adım uygulayacak, bunun da piyasalarda etkisi adım adım görülüyor. Bu sürecin devam etmesi halinde gelişen ülkelerde bunun olumsuz etkilerinin görüleceği açık. Sıcak para olayı sadece Türkiye'nin değil tüm dünyanın sorunu haline geldi, ABD'nin bu tavrı nedeniyle. Tüm ülkeler buna karşı tedbir alma şeklinde bir eğilime giriyorlar. Eğer bu tedbirler korumacı eğilimlere dönüşürse, Çin ve Hindistan gibi ülkeler tarafından, bunun dünya ekonomisine yaratacağı başka olumsuz etkiler olması muhtemel. Bu süreç sıkıntılı bir süreç, bu süreç devam ettikçe her ülke kendisine göre önlem almak durumunda olacaktır, buna Türkiye'de dahildir. Bunun getirdiği süreci şu anda yaşıyoruz. Mesele çok boyutlu bir mesele, özel bir koordinasyon gerektiriyor. Maliye Bakanlığı, Hazine, DPT, BDDK gibi kurumların içinde bulunacağı bir koordinasyon gerekir, çok boyutlu bir meseledir bu. Her ülke kendi durumuna göre önlem alacaktır."

25 Kasım 2010 Perşembe

Hisse senedinde aşırı değerlenme dikkat çekiyor

Türk ekonomisinin kriz sonrası hızlı toparlanması, İstanbul Borsası'na yatırımcı ilgisinin artmasına yol açarken, hisse senedi değerlemelerinin son 7 yılın en yüksek düzeyine çıktığına işaret ediyor. Bloomberg Haler Ajansı'na konuşan uzmanlar, karlılıktaki büyümenin diğer gelişmekte olan piyasalara göre zayıf kalacak olmasının yatırımcıları kısa vadede hayalkırıklığına götürebileceğini vurguladılar. MSCI Türkiye Endeksi'nin net varlıkların 2.2 katı seviyesinden işlem gördüğü dikkat çekerken, bu rakam MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi ile karşılaştırıldığında Şubat 2003'den bu yana görülen en yüksek seviyeye işaret ediyor. MSCI Türkiye Endeksi'de yer alan 20 şirketin gelecek yıl karlarının yüzde 7.7 artması beklenirken, bunun 19 gelişmekte olan piyasa arasında en küçük büyüme olması dikkat çekiyor. MSCI Türkiye Endeksi yüksek dalgalanmalarıyla dikkat çekiyor. Endeks 2007 yılında yüzde 41 artması ardından, krizin etkisiyle 2008'de yüzde 52 gerilemişti. Kriz sonrası toparlanma ile endeksin 2009 performansı yüzde 86 olurken, MSCI Türkiye Endeksi'nin yıl başından bu yana artışı yüzde 27'yi buluyor.

24 Kasım 2010 Çarşamba

İrlanda, 4 yıllık kapsamlı önlem paketi açıkladı

Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu'ndan yardım almaya hazırlanan İrlanda, gelecek 4 yılı kapsayan kapsamlı mali önlem paketini açıkladı. İrlanda Başbakanı Brian Cowen ve Maliye Bakanı Brian Lenihan tarafından açıklanan önlemler paketi vergi indirimleri yanı sıra kapsamlı harcama kesintileri içeriyor. İrlanda, halen yüzde 12.5 olan kurumlar vergisini artırmazken, KDV oranı yüzde 21'den 23'e çıkarılacak, prim harcamalarına yönelik vergi indirimleri kaldırılacak. Hükümet ayrıa kriz döneminde kaynak yaratmak amacıyla yeni emlak vergisi koymayı kararlaştırdı. Plan çerçevesinde harcamaların gelecek dört yılda yüzde 20 kısılması öngörülürken, bu şekilde bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya oranının yüzde 3'ün altına indirilmesi hedefleniyor. İrlanda Parlamentosu'nun bütçeye yönelik oylamayı 7 Aralık'ta yapması beklenirken, oylama sonrasında hükümetin Ocak ayının ikinci yarısında erken genel seçim kararını açıklaması bekleniyor. Önlem paketi çerçevesinde büyümenin 2011 yılında yüzde 1.75, 2012'de yüzde 3.25 ve 2014'te yüzde 2.75 olması öngörülürken, Maliye Bakanı Lenihan bu yıl küçük de olsa bir büyüme beklenebileceğini ifade etti.

Kapasite kullanımı Kasım'da 75.9'a tırmandı

Merkez Bankası imalat sanayiinde kapasite kullanım oranının (KKO) Kasım ayında, geçen yılın aynı ayına göre 6.1 puan, bir önceki aya göre ise 0.6 puan artarak yüzde 75.9 seviyesinde gerçekleştiğini açıkladı. Kapasite kullanım oranı böylece Eylül 2008'den bu yana en yüksek düzeye yükseldi. Diğer yandan Merkez Bankası Reel Kesim Güven Endeksi Kasım ayında Ekim ayına göre 0.4 puan artarak 107.6 seviyesine çıktı.

Fitch, Türkiye'nin görünümünü pozitife çevirdi

Derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye'nin yabancı ve yerel para cinsinden uzun vadeli kredi notlarının görünümünü 'durağan'dan pozitif'e yükseltti. Fitch ayrica, Türkiye'nin yabanci para cinsinden kısa vadeli notunu B, ülke tavanı notunu BBB- olarak teyit etti. Fitch'in Gelismekte Olan Avrupa Ülke Notları Bölümü Başkanı Ed Parker yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin görünümün revize edilmesi, ülkenin güçlü toparlanması, iyileşen kamu finansmanı ve ekonomik görünümdeki dönüşümün kalıcı olduğuna yönelik güveni yansıtıyor" dedi. Parker, buna karşılık Türkiye'de makro istikrar için tehdit yaratmayacak ciddi dengesizlikler üretmeden hızlı büyüyeme devam edip edemeyeceğine yönelik bazı belirsizlikleriin sürdüğü değerlendirmesinde bulundu. Türkiye ekonomisinin V şeklinde bir toparlanma gösterdiğini kaydeden Parker, "Ekonominin iç talebin etkisiyle 2010'da yüzde 8, 2011 ve 2012'de yüzde 5 büyümesi bekleniyor. Türkiye'nin dış finansman koşulları ise kötüleşiyor" dedi.

IEA Başekonomisti Birol: Çin'in petrol talebi artacak

Uluslararası Enerji Ajansı Başekonomisti Fatih Birol, dünya petrol talebindeki büyümenin yarısının Çin'den geleceğini söyledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın da katılımıyla, TÜSİAD'ın ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen, "World Energy Outlook 2010" raporunun Türkiye tanıtım toplantısında konuşan Birol, şöyle dedi: "Petrol piyasalarındaki talepteki büyümenin hemen hemen tamamı ulaştırma sektöründen geliyor, Çin'de 1,000 kişiden 30 kişinin arabası var, 25 yıl içinde bu sayı 240'a çıkacak. Petrol üretiminde OPEC'in payı daha da artacak en önemli ülkeler Irak ve Suudi Arabistan olacak. Çin'in enerjide alacağı kararlar bütün dünyanın kaderini etkileyecek" dedi. Irak'ın petrol üretiminin 25 yıl içinde günlük 2.5 milyon varilden 7 milyon varile çıkacağını da belirten Birol, dünya petrol piyasalarında Irak'tan gelen artışa ihtiyaç olduğunu aksi durumda dünya piyasaları zor durumda kalacağını belirtti.

Türkiye, HSBC'nin gözde ülkeleri arasına girdi

Gelişmekte olan ülke piyasalarına yatırım yapan en büyük varlık yönetim şirketlerinden biri olan HSBC, Türkiye'yi "tercih edilen gelişmekte olan ülke" olarak belirledi. Haziran 2010 sonu itibarıyla 411.25 milyar dolarlık fon yöneten HSBC Global Asset Management tarafından yayımlanan notta, "Gelişmekte olan ülke piyasaları bölümü, son dönemde kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen yukarı yönlü revizyonların ardından Türkiye'nin yatırım yapılabilir kredi notuna 2011 ortasındaki seçimlerin ardından sahip olacağını bekliyoruz" denildi. Türkiye'nin son 10 yılda gerçekleştirdiği yapısal reformların Türkiye'ye global finansal ve ekonomik krizdeki testi geçmesinde destek olduğu belirtilen notta, "Bu, Türkiye'nin küresel fonları daha çok çekmesini sağlayacak" denildi.

Elektrikli otomobile vergi kolaylığı geliyor

Hükümet, elektrikli otomobillere vergi indirimi getirmeye hazırlanıyor. Anadolu Ajansı'nın haberine göre, elektrikli binek otomobillere yüzde 37, yolcu taşımacılığında kullanılan elektrikli araçlara ise yüzde 10 oranında özel tüketim vergisi (ÖTV) uygulanacak. Habere göre, kamu alacaklarının yeniden yapılandırıldığı Torba Kanun Taslağında elektrikli araçlarla ilgili ÖTV düzenlemelerine de yer veriliyor. Bu çerçevede ÖTV Kanunu'nda taşıtlarla ilgili vergi oranlarının bulunduğu 2 sayılı listede değişikliğe gidiliyor.

Şimşek: İrlanda'nın krizden çıkışı zaman alacak

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ağır mali sorunlarla AB ve Uluslararası Para Fonu'ndan yardım almaya hazırlanan İrlanda'ınn krizden çıkmasının zaman alacağını söyledi. Londra'da Bloomberg International'ın sorularını yanıtlayan Şimşek, "Ekonomideki sorunların bir anda çözülmesi mümkün değil" dedi. "Benzer bir süreçten 2000-2001 döneminde Türk ekonomisi de geçti, hem yapısal hem mali alanda kapsamlı önlemler alınmasını gerektirdi. Bu acı veren bir süreç, ancak bunun sürdürülmesi ülkenin kredibilitesini artırır" diyen Maliye Bakanı Şimşek, bunun ardından piyasaların İrlanda'ya güven duymaya başlayabileceğini söyledi. Türkiye ekonomisine yönelik soruları da yanıtlayan Şimşek, "Ekonomik, sosyal ve siyasi alanda güçlü bir kurumsal yapıyı oluşturmak, yapısal dönüşümü sağlamak konusunda kararlılığımız sürüyor. Bu çerçevede Avrupa Birliği'ne tam üyelik Türkiye'nin dış politika öncelikleri arasında ilk sırada yer alıyor" dedi.

Fed, gelecek yıla yönelik tahminlerini aşağı çekti

ABD Merkez Bankası, ülke ekonomisine yönelik karışık görünümün etkisiyle 2011'e yönelik büyüme tahminlerini aşağıya çekerken, işsizlik oranında hızlı bir gerileme olmayacağını öngördü. ABD Merkez Bankası, büyüme hızının bu yıl yüzde 2.5 büyümesi ardından 2011 genelinde büyümenin yüzde 3 ile 3.6 arasında kalacağı tahmininde bulundu. Fed'in geçen Haziran ayında yaptığı tahminler çerçevesinde büyümenin 2011'de yüzde 3.5 ile 4.2 arasında kalacağı öngörülmüştü. Diğer yandan, ikinci çeyrekte yüzde 1.7 büyüyen ülke ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2.5 büyüme gösterdi. Durgunluğun resmen sona erdiği tarih olan 2009 Haziran ayından bu yana ülke ekonomisinde çeyrek dönemler bazında büyüme yüzde 3'ün altında kalıyor. Ekonomistler bu çerçevede, işsizlik oranlarının aşağıya çekilmesinin hayli güç olacağı görüşündeler. 1980'li yılların başışnda ABD ekonomisinin karşılaştığı durgunluk sonrası ortalama büyüme hızı yüzde 8'leri bulmuştu. Fed'in tahminlerinde işsizlik oranının yüksek kalmayı sürdürebileceği öngörüsüne de yer verildi. Halen ülkede yüzde 9.6 olan işsizlik oranının 2011 sonu itibariyle yüzde 9 olabileceği öngörüldü. Haziran ayında yapılan tahminlerde 2011'in son çeyreğinde işsizlik oranının yaklaşık yüzde 8.5 düzeyine çekileceği kaydedilmişti. ABD'de kriz nedeniyle işini kaybedenlerin sayısı yaklaşık 14 milyon düzeyinde bulunuyor. Tahminler çerçevesinde uzun süre işsiz kalanların oranı yüzde 5.3'ten 6'ya çıkarılırken, bu öngörü krizin ABD istihdam verilerinde kalıcı bir bozulma yaşandığına işaret ediyor. Fed, ülke ekonomisinin zayıf görünümü çerçevesinde enflasyonun 2013'e kadar yüzde 2'lik hedef düzeyinin altında kalacağını da öngördü.

23 Kasım 2010 Salı

İrlanda yardım için önlem açıklamaya hazırlanıyor

Bankacılık sektörünün yaşadığı sorunlarla başedemeyen İrlanda, Uluslararası Para Fonu ve Avrupa Birliği'nden yardım alacak. İrlanda yaklaşık 90 milyar Euro yardım verilmesi beklenirken, hükümetin 4 yılı kapsayan önlem planını açıklaması bekleniyor. Plan çerçevesinde İrlanda'nın asgari ücreti yüzde 12 azaltması beklenirken, yüzde 12.5 olan kurumlar vergisi oranını değiştirmesi beklenmiyor. Bu arada, Uluslararası Para Fonu Başkan Yardımcısı John Lipsky, İrlanda hükümetiyle görüşmelerin hızla ilerlediğini belirterek, hükümetin gerekli siyasi kararları hızla alması gerektiğini söyledi. Almanya Başbakanı Angela Merkel de, İrlanda'nın ciddi bir endişe kaynağı olmayı sürdürdüğünü belirterek, "Euro Bölgesi ülkelerini kurtarmaya çalışmak Avrupa için iyi değil" dedi. Avrupa Komisyonu'nun Mali İşlerden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn de, İrlanda'da kamu harcamalarını azaltacak bir bütçenin ivedilikle kabul edilmesi gerektiğini söyledi. AB, bu ülkeye yardım için bütçenin kabulünü ön koşul olarak belirlerken, bütçenin 7 Aralık'ta oylanması bekleniyor. İrlanda Hükümeti'nin bütçeye onay verilmesi ardından Ocak ayının ikinci yarısında erken genel seçim kararı vermesi de öngörülüyor. Diğer yandan, kriz nedeniyle İrlanda bankalarının satılabileceğine yönelik açıklamalar, zor durumdaki bankaların hisselerinde sert düşüşlere yol açtı. Kamunun yüzde 26 hissesinin bulunduğu Bank of Ireland hisseleri yüzde 23 düşüşle 30 eurosent düzeyine indi.

ABD'de büyüme 3. çeyrekte yüzde 2.5 oldu

ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte daha önceki tahminlerin üzerinde büyüdü. Ticaret Bakanlığı, ihracat, tüketici ve hükümet harcamalarının daha önceki tahminlere göre, daha güçlü olmasından ötürü ekonominin üçüncü çeyrekte yıllık bazda yüzde 2,5 oranında büyüdüğünü açıkladı. Daha önce 2010 Temmuz-Eylül döneminde yıllık bazda büyüme yüzde 2 olarak açıklanmıştı. İkinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 1,7 oranında büyüyen ABD'nin, üçüncü çeyrek büyümesinin yıllık bazda yüzde 2,4 olması bekleniyordu. Bakanlık, ABD'de ekonomik faaliyetlerin üçte ikisinden fazlasını oluşturan tüketici harcamalarını da yüzde 2,6'dan yüzde 2,8'e, hükümet harcamalarını yüzde 3,4'ten yüzde 4'e çıkardı. Ticari harcamalar da yüzde 9,7'den yüzde 10,3'e revize edildi. Bakanlığın raporunda, ekonomide enflasyon baskısı olmadığı da belirtildi.

FSA: Büyük bankalar sistemik risk yaratmıyor

Bankacılık sektörünün çehresini değiştirecek Basel 3 düzenlemeleri öncesinde, İngiltere Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Adair Turner büyük bankaların sektör için sistemik risk yaratmadığını söyledi. Turner, İngiliz Parlamentosu Hazine Komitesi'nde yaptığı konuşmada, büyük bankaların bölünmesine gerek olmadını belirterek, "ABD'de yaşandığına benzer şekilde sistemimizde batamayacak kadar büyük bankalar yok" değerlendirmesinde bulundu. Turner, birbirinden farklı alanlarda faaliyet gösteren uluslararası bankaların, bir alana yoğunlaşmış daha küçük ölçekli bankalarara oranla daha başarılı performans gesterdiğini söyledi. İngiliz Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı, büyük bankaların bölünmesinin finans sektörünün yurtdışına kaçışına hız verebileceğini kaydetti. Turner ayrıca, İngiliz bankalarının İrlanda'dan kaynaklanan risklerle mali güçlükler yaşamayacağını öngördü. İrlanda'da İngiliz RBS ve HBOS bankalarının büyük hacimli faaliyetleri bulunuyor. İrlanda'nın bankacılık sektörünün toplam aktifleri Gayri Safi Yurtiçi Hasılası'nın yedi katı olurken, İngiltere'de bu rakam bir buçuk kat düzeyinde bulunuyor.

Kore Yarımadası'nda silah sesleri

Kuzey Kore'nin Güney Kore'ye ait bir adaya top ateşi açması sonucu iki askerin öldüğü ikisi sivil beş kişinin de yaralandığı bildirildi. Teyakkuza geçen Güney Kore, Kuzey Kore'nin ateşine karşılık verdiğini duyurdu. Kuzey Kore'nin topçu saldırısının ardından Güney Kore ordusu, savaş hali dışındaki en yüksek alarm seviyesine geçti. Topçu ateşine karşılık verilirken, F-16 savaş uçaklarının adanın batı kıyısına gönderildiği belirtildi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olağanüstü toplantıya çağrılırken, BM Genel Sekreteri Ban Ki Mun, "Saldırı 1953'te sona eren Kore Savaşı'ndan bu yana gerçekleşen en ciddi olaydır" dedi. Beyaz Saray, G.Kore'nin güvenliğini sağlamak konusunda kararlı olduğunu açıklarken, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov en kısa sürede tarafların silahları bırakması çağrısında bulundu. Piyasalar yaşanan çatışmaya ciddi tepki verirken, İsviçre Frangı, petrol ve ABD Doları yükseldi.

Unilever, Türkiye'de yatırım için yeni yer arayışında

Perakende sektörünün önde gelen isimlerinden Unilever Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) ve Unilever Asya, Afrika, Orta ve Doğu Avrupa Başkan Yardımcısı İzzet Karaca, "Ya yeni fabrikalarımızı büyüteceğiz veya başka şehirlerde yeni yatırımlara gideceğiz. Bu, şu anda toplam fizibilite içinde ele alınıyor. Yer konusunda muhtelif opsiyonlar var. 4-5 şehre bakıyoruz. 'Gidelim Anadolu'nun göbeğine, burada ne olur' diye de düşünüyoruz. Bu çerçevede Anadolu'ya da bakıyoruz. Bizim zaten 3 fabrikamız Rize'de'' dedi. Karaca, krizde hızlı tüketim ürünlerinin yer aldığı sektörün pek etkilenmediğini belirterek, 2009 yılının kendileri için iyi geçtiğini, bu yıl da büyüme tempolarını devam ettirdiklerini söyledi. Unilever'de kriz nedeniyle çok büyük değişiklik olmadığının altını çizen Karaca, ''Dibe vurmadık. Normal tempomuza devam ettik. Marka yatırımlarımızı artırdık. Türkiye'nin en büyük reklam vereniyiz. Arayı açtık, kesmedik'' diye konuştu. Yıllık yatırım miktarlarının 100 milyon euro olduğuna işaret eden Karaca, yatırım planları çerçevesinde yeni alanlara girebileceklerini kaydetti.

22 Kasım 2010 Pazartesi

Moody's, bankacılığın görünümünü revize etti

Derecelendirme kuruluşu Moody's, Türk bankacılık sisteminin kredi görünümünü 'durağan-negatif'ten 'durağan'seviyesine rezive etti. Moody's yapılan revizenin iyileşen sermaye ve likidite pozisyonunu, ilerleyen varlık kalitüesi trendlerini ve Türk ekonomisindeki toparlanma ve pozitif büyüme görünümünü yansıttığını vurguladı. Moody's analisti Arif Bekiroğlu tarafından yayınlanan raporda, "Türk bankaları global finansal kriz sırasında, uygun kredi zararı karşıylıkları, güçlü bir sermaye tabanı ve terkrarlanan kar yaratma kapasiteleri ile desteklenen bilançolarının gücünün kanıtı olarak, esneklik gösterdiler" ifadelerine yer verildi. Türk bankalarının net kar ve net faiz marjlarının sağlıklı olmaya devam etmesini beklediğini ifade eden Bekiroğlu, bununla birlikte Türk bankalarının kar ve faiz marjlarının kısa vadede 2009 yılındaki rekor seviyelerden bir miktüar düşüş göstermesinin muhtemel olduğunu da vurguladı. Türk bankalarının çoğunun iyi likidite profillerinden yararlanmaya devam ettiklerini ve bunun Moodys'in 'durağan' görünüm değerlendirmesini desteklediğini belirten Bekiroğlu, Türk bankalarında yüzde 40'a varan likit varlıkların kademeli olarak kredilere dönüşmesini beklerdiklerini de ifade etti. Bekiroğlu, Türk bankalarının güçlü sermaye seviyeleri, sağlıklı karlılıkları ve büyükçe rezevrlerinin bankacılık sisteminin şokları absorbe etme kapasitesini desteklediğini de belirtti.

16 Kasım 2010 Salı

Devasa primler yolda

ABD'nin halka açik en büyük sirketleri, Wall Street'in yüksek performansinin etkisiyle yöneticilerine yüksek primler ödemeye hazirlaniyor. Wall Street Journal'in 426 sirketin verilerine dayanarak yaptirdigi arastirmaya göre, sirket basina geçen yila göre ortalama yüzde 3 artisla 7.23 milyon dolara yükseldi. Sirketlerin toplam kari ise geçen yila göre ikiye katlanarak 510.9 milyar dolara çikti.

15 Kasım 2010 Pazartesi

İrlanda yardım alma yolunda

İngiliz yayin kurumu BBC, İrlanda Hükümeti'nin borç krizini asmak üzere Euro Bölgesi maliye bakanlariyla yardim için ön görüsmeler yaptigini duyurdu. BBC haberinde, Irlanda hükümetinin resmen yardim basvurusunun 'an meselesi' oldugu vurgulanirken, yardim talebinin yaklasik 80 milyar Euro'yu bulmasi bekleniyor. Irlanda Hükümeti ise, BBC'nin haberini yalanladi.

14 Kasım 2010 Pazar

Çin, 2012'de ABD'yi geçerek lider ekonomi olacak

Çin ekonomisinin başdöndürücü büyüme hızı, dünya ekonomisinde bu ülkenin ağırlının günden güne artmasına neden oluyor. Çin ekonomisi, ABD ekonomisinin hız kesmesinin de etkisiyle 2012'den itibaren dünyanın en büyük ekonomisi haline gelebilir. Conference Board tarafından yapılan araştırmada, Çin ekonomisinin bu yıl yüzde 10 büyümesi ardından 2011'de yüzde 9.6 büyümesi bekleniyor. Buna karşılık ABD ekonosinin bu yıl yüzde 2.6 büyümesi ardından, 2011'deki büyüme hızının yüzde 1.2'ye gerilemesi bekleniyor.

12 Kasım 2010 Cuma

Fed tahvil alımına başladı, Wall Street aşağı döndü

ABD Merkez Bankası'nın parasal genişlemenin ikinci aşamasında 600 milyar dolarlık tahvil alım programına başlaması, Wall Street'te satışla karşılandı. Wall Street'te Dow Jones Endeksi 90 puanlık kayıpla 11192 puandan haftayı kapattı. Dow Jones Endeksi böylece haftalık bazda yüzde 2.2 değer kaybına uğrarken, tahvil alım programının açıklandığı 3 Kasım'dan bu yana varolan yükselişin tamamını da geri vermiş oldu. Buna karşılık, Dow Jones Endeksi 2010 yılbaşına göre hala yüzde 7.3 yukarıda bulunuyor. Endeks önceki hafta Lehman Brothers'in battığı Eylül 2008 tarihinden bu yana en yüksek düzeye tırmanmıştı. Analistler, emtia fiyatlarında da düşüşe dikkat çekerken, satışların hızlanarak devam edebileceğini vurguluyorlar.

G20 krize karşı yeni öncü gösterge geliştirecek

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke liderlerini bir araya getiren G20 zirvesinde, ekonomik krize karşı yeni öncü göstergeler oluşturulması konusunda görüşbirliğine varıldı. Seul'de düzenlenen G20 zirvesinin sonuç bildirisinde, üye ülkelerin maliye bakanlarının gelecek yıl yapılacak toplantıda ekonomideki dengesizlikleri belirleyecek bir dizi öncü gösterge üzerinde çalışacakları kaydedildi. Büyümedeki istikrarsızlık ve ülkeler arasında makroekonomik alanda görülen dengesizliğin, küresel sorunları aşmak üzere ortak karar verilmesini güçleştirdiği kaydedilen bildiride, "Ortak karar verilememesi durumu daha da içinden çıkılmaz hale getirecektir" denildi. ABD ve Çin'in kurlar konusundaki tartışmasının İrlanda'da artan gerilim nedeniyle gölgelenmesi dikkat çekerken, döviz kurlarının piyasa koşullarında belirlenmesi gerektiğinin altı çizildi. Bildiride, G20 ülkelerinin rekabeti artırmak amacıyla devalüasyonlardan kaçınma konusunda görüşbirliğine vardığı vurgulandı.

8 Kasım 2010 Pazartesi

Dünya Bankası Başkanı 'altın standardı' önerdi

Ülkelerin dış ticarette avantaj sağlamak üzere para birimlerinin değerlerini düşük tutması ve bunun reel ekonomiye olumsuz yansımaları sürerken, Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick kur sisteminin revizyonu için uyarıda bulundu. Financial Times'a bir makale yazan Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick, 1971'de altın standardı sisteminin sona ermesine neden olan Bretton Woods 2 sonrasında, yeni bir kur sistemi oluşturulmasının zaman alacağını söyledi. Zoellick, bu hafta Güney Kore'de yapılacak G20 liderler zirvesinin uluslararası işbirliği için yeni bir platform oluşturulmasına fırsat yarattığını belirterek, yapısal reformların eşgüdüm içinde sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Zoellick, ABD ve Çin'in büyümeyi destekleyici farklı politikalar konusunda uzlaşabileceğini belirterek, bu çerçevede kurların belli bir aralıkta dalgalanması ve yuanın değerlenmesinin de gündeme gelebileceği kaydetti. Dünya Bankası Başkanı Zoellick, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin kur sisteminde yaşanan anormalliklerin önlenmesi için yeni yöntemler aranmasını istedi. Zoellick, bu çerçevede oluşturulacak sistemde altının enflasyon, deflasyon ve kurların yakın gelecekteki değerleri için referans noktası niteliği kazanabileceğini söyledi.

Sanayi üretimi Eylül'de yüzde 10.4 artış gösterdi

Toplam sanayi üretimi Eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10.4 artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu'ndan yapılan açıklamaya göre, mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretim endeksi ise bir önceki aya göre yüzde 0.4 geriledi. Ekonomistler, toplam sanayi üretiminin Eylül ayında yüzde 11.2 artmasını bekliyordu. Sanayi üretimi Eylül 2009'da yüzde 9.6 daralmıştı. Mevsimsellikten arındırılmış verilere bakıldığında ise, sanayi üretimi Eylül'de üç ay aradan sonra gerilemiş oldu. Bu rakam, Ağustos ayında yüzde 2.7 artış göstermişti.

5 Kasım 2010 Cuma

ABD'de istihdam sürprizi

ABD'de Ekim ayında istihdam sürpriz şekilde iyileşme gösterdi. İstihdam edilen kişi sayısının 60 bin azalacağı beklenmesine karşılık, istihdamdaki 151 bin kişilik artış piyasa çevrelerinde olumlu karşılandı. İşsizlik oranı yüzde 9.6 olarak kalırken, ABD Başkanı Barack Obama, "İstihdam verileri son derece cesaret verici, ancak gidilmesi gereken mesafe hala çok uzun" dedi.

Moody's ve Fitch'den olumlu sinyal

Türkiye'yi yatırım yapılabilir ülke kategorisine yaklaştıran derecelendirme kuruluşu Moody's, mali temellerin güçlenmesi halinde, not artışının gündeme gelebileceğini açıkladı. Moodys, Türkiye'nin dış şoklara karşı borc seviyesini düşürmesi gerektiğini belirterek, "Türkiye faiz disi fazla ve uluslararasi rezervlerini artirmali" dedi. Moody's değerlendirmesinde, 2011 öncesinde en büyük zorluğun seçim öncesi harcamaların artması olduğu ifade edilirken, "Cari açık ve borçlarda belirgin bozulma kredi notu baskı altına alabilir" denildi. Derecelendirme kuruluşu Fitch de, Türk bankalarının artan sayıdaki tahvil ihraçlarının not açısından olumlu katkı yaptığını söyledi. Fitch değerlendirmesinde, tahvil ihraçların bankaların bilançosundaki vade uyumsuzluğunu gidermeye yardımcı olacağı vurgulandı. Fitch'in Türk bankaları için hazırladığı raporda, uzun vadeli kaynak sağlanmasının bankaların kredi notlarını desteklediği ifade edildi. Kuruluş buna rağmen Türkiye ekonomisinin güçlü performansı ile iyileşen koşulların not artışına yol açabileceğini belirttiği raporda, "2010'da yüzde 7 büyüyeceğini tahmin edilen Türkiye ekonomisinin güçlü performansı ile iyileşen faaliyet koşulları zaman içinde not artışına yol açabilir" denildi. Türkiye ekonomisinin cesaret verici görünümüne işaret edilen raporda, bankaların tahvil ihraçlarının yılın son aylarında artış göstereceği vurgulandı. Türkiye'nin ülke notu Moody's'den bb, Fitch'ten ise bb artı düzeyinde bulunuyor.

4 Kasım 2010 Perşembe

Türkiye, İş Yapma Kolaylığı'nda 65. sıraya indi

Uluslararası Finans Kuruluşu (IFC) ve Dünya Bankası, 2011 İş Yapma Kolaylığı sıralamasında 183 ülke arasında geçen yıl 60. sırada yer alan Türkiye'nin bu yıl 65. sıraya gerilediğini açıkladı. IFC ve Dünya Bankası tarafından yayımlanan "İş Yapma Kolaylığı 2011: Girişimciler İçin Bir Fark Yaratmak" raporunda, Türkiye'nin yatırım ortamını iyileştirmek için kaydettiği ilerleme vurgulanarak, özellikle vergisel işlemlerin işletmelerin üzerindeki yükünün azaltılması ve sözleşmelerin uygulanması alanlarında son 6 yıl içerisinde atılan adımlara dikkat çekildi. Raporda, Türkiye'de reformların önemini koruduğu ve özellikle diğer gelişmekte olan piyasa ekonomileri ile karşılaştırıldığında ilerlemenin daha sınırlı kaldığı politika alanlarına dikkat çekilerek, "Türkiye'deki işletmeler inşaat ruhsatları ve şirket kapatma alanlarında ciddi kısıtlarla karşılaşmaya devam etmektedir" denildi. İş Yapma Kolaylığı raporu, şirket kurma, inşaat ruhsatlarının alınması, mülkiyet devri, kredi alma, yatırımcıların korunması, vergi ödeme, sınır ötesi ticaret, sözleşmelerin uygulanması ve şirket kapatma göstergeleri bakımından ülkeleri değerlendiriyor.