24 Aralık 2010 Cuma

Japonya ile nükleerde işbirliği anlaşması imzalandı

Türkiye ile Japonya arasında, Türkiye'de yapılacak ikinci nükleer santralın inşası için işbirliği yapılmasını öngören bir mutabakat zaptı imzalandı. Japonya'da temaslarda bulunan Enerji Bakanı Taner Yıldız ve Japonya Ticaret Bakanı Akihiro Ohata, yaptıkları ortak açıklamada, Sinop'ta kurulacak olan santrala ilişkin anlaşmanın üç ay içinde tamamlanmasını hedeflediklerini söylediler. Enerji Bakanı Taner Yıldız, Japonya ile nükleer enerjide maliyetin Rusya ve Güney Kore ile yapılan görüşmeler çerçevesinde gerçekleşeceğini umduğunu söyledi. Türkiye, daha önce ikinci nükleer enerji santrali için Güney Kore ile görüşmüş, sonuç alınamaması ardından Japonya ile temas kurmuştu. Sinop'ta kurulacak dört reaktörlü santralin, kurulu gücünün 5 bin 600 megawatt, yıllık elektrik üretiminin ise 45 milyar kilowatt saat olması bekleniyor. Uzmanlar, Sinop'taki nükleer santral yapım maliyetinin 10 milyar doları bulabileceğini tahmin ediyorlar. Türkiye'nin ilk nükleer santralı ise Rusya tarafından Mersin Akkuyu'da kurulacak. Rusya ile Mayıs ayında yapılan anlaşma çerçevesinde, lisanslama çalışması sürüyor. Santralın 2019 yılında çalışmaya başlaması hedefleniyor. Enerji Bakanlığı, 2023 yılına kadar en az iki bölgede nükleer santralların faaliyete geçmesini planlıyor.

23 Aralık 2010 Perşembe

Doğan Holding'in vergi cezası durduruldu

Doğan TV Holding'in talebini uygun bulan Danıştay, 903 milyon liralık vergi/ceza ihbarnamesinin yürütmesini durdurdu. Böylece yürütmesi durdurulan ceza tutarı 2.2 milyar liraya ulaştı.

Çin, Avrupa ülkelerine verdiği desteği artıracak

Dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip Çin, Avrupa ekonomisinin halen yaşamakta olduğu krizi aşması için yardım etmeye hazır olduğunu açıkladı. Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Avrupa'nın Çin'in 2.7 trilyon dolarlık döviz rezervlerinin değerlendirilmesinde önemli bir nokta olduğu vurgulandı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Şang Yu, Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu'nun aldığı kapsamlı önlemlerin Avrupa ekonomisinin istikrara kavuşmasını sağlayacağını söyledi. Portekiz gazetelerinde geçen hafta yer alan haberlerde, Çin'in Portekiz'in ihraç ettiği ülke tahvillerine yaklaşık 5 milyar Euro'luk yatırım yapacağı kaydedilmişti. Portekiz'in çevirmesi gereken borç miktarı Nisan ayına kadar 15 milyar Euro'yu buluyor. Portekiz Maliye Bakanı Fernando Santos, geçen hafta Çin Merkez Bankası Başkanı Zu Şiaşuan ve Maliye Bakanı Şie Şuren ile bir araya gelerek, ülkesine destek istemişti. Ziyaret sonrası yapılan açıklamalarda Çin'in Portekiz'e krizi aşmasında yardımcı olacağı vurgulanmıştı. Çin Ticaret Bakanı Çen Demin de, Salı günü yaptığı açıklamada, Avrupa ülkelerinde yaşanan krizi yakından izlediklerini belirterek, ilk çeyrekte krizin kontrol altına alınmasını istemişti.

Morgan Stanley yatırım bankacılığında lider oldu

ABD Hükümeti'nin kriz döneminde verdiği destekle Wall Street'te çalışan yatırım bankaları hızla toparlanırken, yapılan büyük halka arzlar bankaların performansına olumlu yansıdı. Bloomberg'in verilerinden yapılan hesaplamaya göre, Morgan Stanley 2010 yılında gerçekleştirdiği hisse senedi halka arzlarıyla dünyanın bu alanda lider firması oldu. ABD'den Çin'e AB'den Brezilya'ya kadar pek çok ülkede kapsamlı halka arzlar gerçekleştiren Morgan Stanley, küresel alanda pazar payını yüzde 10.4'e çıkardı. Kuruluşun dünya genelinde yapılan hisse senedi halka arzlarının tutarı 72.7 milyar dolara çıkarken, son iki yılın bu alandaki lideri JP Morgan 59.7 milyar dolarla ikinci sırada yer aldı. Tüm zamanların en karlı yatırım bankası Goldman Sachs ise 57.1 milyar dolarlık halka arz işlemiyle üçüncü oldu. Morgan Stanley'in lider olmasında, bankanın aldığı komisyonların diğerlerine oranla düşük olması yanında ABD'den Citigroup, General Motors, Çin'den Çin Ziraat Bankası ve Brezilya'dan Petrobras gibi büyük şirketlerin halka arzlarını gerçekleştirmesi belirleyici oldu. Morgan Stanley'in yaptığı hisse halka arzlarının yüzde 37'lik bölümünü devlet kontrolündeki şirketler oluşturdu. Gerçekleştirilen halka arzların toplam büyüklüğü 2009 yılına oranla yüzde 22 artışla 699 milyar dolara çıktı.

22 Aralık 2010 Çarşamba

Wall Street, Pimco'nun fonlarını geride bıraktı

ABD hükümetinin verdiği destekle güç kazanan finans sektörü, bu alandaki karamsar beklentileri boşa çıkardı. Karamsar yaklaşımıyla öne çıkan, piyasaların kriz sonrası 'yeni normal'e alışmasını isteyen Pimco Üst Yöneticisi Muhammed El-Erian'ın yönetimindeki fonlar bunun en ciddi örneğini oluşturdu. El-Erian'ın 2009 Mayıs ayında ortaya attığı 'yeni normal' söyleminden bu yana kendi yönetimindeki Pimco Toplam Getiri Fonu'nun getirisi yüzde 6 olurken, S&P 500 Endeksi yüzde 43 artış gösterdi. El-Erian, Pimco müşterilerine 2009 Mayıs ayında gönderdiği araştırmada, artan bütçe açıkları ve hukuki düzenlemelerin hisse senetleri ve tahvil piyasasının performansını olumsuz etkileyeceği ifadesine yer verilmiş, bu durum 'yeni normal' olarak tanımlanmıştı. Şirket karlarının beklentileri aşmasıyla S&P 500 Endeksi bu yıl yüzde 13 artış gösterirken, Mayıs 2009'dan bu yana artış yüzde 43 buldu. El-Erian, 1 Aralık'taki açıklamasında, kendi tahminlerinin yüzde 60'a varan oranda gerçekleştiğini söylemişti. 250 milyar dolarlık büyüklüğe sahip Pimco Toplam Getiri Fonu, yatırımlarının yüzde 65'lik bölümünü yatırım notuna sahip şirket ve ülke tahvillerine yapıyor.

Bloomberg'den Avrupa Merkez Bankası'na dava

Bloomberg Haber Ajansı, Yunanistan'a yönelik belgeleri açıklaması için zorlamak üzere Avrupa Merkez Bankası'na dava açtı. Bloomberg'in Avrupa Merkez Bankası'na açtığı davanın gerekçesinde, Yunanistan'ın yüksek bütçe açığını gizlemek amacıyla türev araçlarını kullanarak Euro Bölgesi finans sistemini tehlikeye attığı ifadesine yer verildi. Bloomberg, bu yapılan işlemlere yönelik belgelerin açıklanması için Avrupa Birliği'nin Lüksemburg'daki Genel Mahkemesi'ne başvurdu. Dava dilekçesinde, hükümetlerin bir daha türevleri bu şekilde kullanmalarını engellemek ve AB yetkililerinin takaslar hakkında ellerinde olan bilgiyle ilgili nasıl davrandıklarını göstermek amacıyla mahkemeye başvurulduğu kaydedildi. Dava, Avrupa Birliği’nin Lüksemburg’daki Genel Mahkeme’sinden ECB’nin, altı-üyelik yönetim kurulu için hazırlanan iki dahili belgeyi açıklamama yolundaki kararını bozmasını istiyor. Bloomberg News tarafından elde edilen kağıtlara iliştirilen 3 Mart tarihli bir dosya, belgelerin Yunanistan’ın borçlanmasını gizlemek için takasları nasıl kullandığını gösteriyor. Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu, Mayıs ayında Yunanistan'ı kurtarmak üzere 100 milyar Euro tutarında yardım paketi açıklamıştı.

21 Aralık 2010 Salı

Moody's Portekiz'i not indirimine karşı uyardı

Kredi derecelendirme kuruluşu Moodys, Avrupa'da krizin yayılmasından endişe ettiği Portekiz'in ülke notunu düşürebileceğini açıkladı. Moody's, bu çerçevede A1 olan ülke notunun borçlanma kalitesindeki bozulma ile iki kademe düşürülebileceğini öngördü. Avrupa'da krizin diğer Euro Bölgesi üyelerine yayılabileceğine yönelik beklentiler artarken, derecelendirme kuruluşu Moody's, Portekiz'in ülke notunu indirebileceğini açıkladı. Moody's açıklamasında, finansman kalitesindeki bozulma ile A1 olan ülke notunun 1 veya 2 kademe düşürülebileceği kaydedildi. Moody's, Portekiz'in tahvil piyasalarından borçlanmasında olumsuz görünümün sürdüğü kaydedilirken, ülkenin uzun vadeli ekonomik istikrarına yönelik risklerin devam ettiği kaydedildi. Moody's'in Portekiz analisti Anthony Thomas, "Portekiz'in kurtarılması söz konusu olmayacak" derken, borçlanma dengesindeki bozulmanın daha yüksek maliyetle borçlanmaya neden olabileceğini kaydetti. Diğer yandan, Moody's Avrupa ülkelerine yönelik yayınladığı değerlendirmede, Euro Bölgesi'nde ülkelerin temerrüte düşme riskinin çok düşük olduğunu kaydetti. Euro Bölgesi'nin finansal sistemi güçlü kılacak gerekli kaynak ve yasal yapıya sahip olduğu kaydedilen değerlendirmede, Yunanistan dışında tüm üye ülkelerin finansal açıdan güçlü olduğuna dikkat çekildi.

Merkez Bankası faiz kararının saatini değiştirdi

Bankacılık sektörüne yönelik alınan kararlarla önemi daha da artan 2011 yılı Para ve Kur Politikası açıklandı. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Ankara'da düzenlediği basın toplantısında, enflasyondan faiz politikasına kadar pek çok farklı konuyu değerlendirdi. Durmuş Yılmaz, Orta Vadeli Program'la uyumlu şekilde enflasyon hedefinin 2013 için yüzde 5 olarak belirlendiğini açıkladı. Merkez Bankası, piyasanın tepkisini görmek amacıyla faiz kararı duyurusunun saatini de 19'dan 14'e değiştirdi.
KARAR OYBİRLİĞİ İLE ALINDI
Yılmaz son faiz indirimi kararının PPK'da oybirliği ile alındığını ve Erdem Başçı'nın sunumunun bilgileri dahilinde gerçekleştiğini söyledi. Zorunlu karşılıkların 2011'de daha etkin kullanılacağını söyleyen Yılmaz, döviz cinsinden zorunlu karşılıkların TL'ye benzer şekilde düzenlenebileceğini vurguladı. Yılmaz, hem mevduat hem yabancı sermaye girişlerinin daha uzun vadeye yayılmasını hedeflediklerini kaydetti.
DÖVİZ ALIMLARINA YENİ DÜZEN
Bu yıl 14.4 milyar dolarlık döviz alındığını kaydeden Yılmaz, döviz alım ihalelerinde bankaların opsiyon kullanımına son verilmesi yanında miktarın 40'tan 50 milyon dolara çıkarılacağını kaydetti. Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, kendisinden sonra göreve gelecek ismin engeç Mart sonrasında belli olmasının iyi olacağını söyledi. Yılmaz, "Tobin Vergisi bizim gündemimizde değil, Maliye Bakanlığı'nın politika araç setinde" dedi.

AB işbirliğini artıracak Çin, Avrupa tahvilleri alacak

Dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip Çin, dünyanın en büyük ekonomik pazarı büyüklüğündeki Avrupa Birliği ile işbirliğini artırmanın yollarını arıyor. Pekin'de yapılan Çin-Avrupa Birliği Ekonomik İşbirliği Toplantısı'nda konuşan Çin Başbakan Yardımcısı Vang Kişan, Çin ve AB'nin dengeli bir büyüme için işbirliği yapmayı kararlaştırdığını söyledi. Çin Başbakan Yardımcısı Vang, Brüksel'deki basın toplantısında, ticarette korumacılığın önlenmesi ve işbirliğinin artırılması için birlikte çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti. Çin Başbakan Yardımcısı Vang, Avrupa ülkelerinin borç krizini kontrol edebileceğini göstermek zorunda olduğuna işaret ederek, Euro Bölgesi'nin en kısa sürede krizden çıkarılması gerektiğini söyledi. Toplam 2.6 trilyon dolarlık döviz rezervlerinin bir bölümünü Euro'ya bağlı tutan Çin, Euro Bölgesi'ne destek vermek amacıyla zor durumdaki Avrupa ülkelerinin tahvillerini almaya devam edeceklerini açıkladı. Çin, daha önce de Yunanistan, Portekiz ve İspanya'nın ihraç ettiği tahvillere yatırım yapmıştı.

20 Aralık 2010 Pazartesi

Bankacılara yüklü prim dönemi sona eriyor

Krizle birlikte karlılıkları ciddi oranda etkilenen bankalar, üst düzey çalışanlarına verdikleri yıl sonu primlerine de çekidüzen getiriyor. Danışmanlık şirketi Armstrong'un araştırmasına göre, Avrupa genelinde bu yıl her on bankacıdan biri prim alamayacak. Aynı araştırmada, bankaların prim için ayırdıkları bütçede yüzde 30'a varan kesintinin söz konusu olduğu kaydedilirken, bankaların sadece en üst kademe ve bankaya ciddi gelir sağlayan fon yöneticilerine prim vermeyi sürdürdüğü ifade edildi. Armstrong'un araştırmasına göre, primlerin düşürülmesinden en fazla etkilenecek kesimin başında yüzde 50 ile orta kademe yöneticiler geliyor. Bankaların fon yönetimlerine verilen primlerin yüzde 15 indirilmesi beklenirken, birleşme ve satınalmalarla ilgili birimlerde bu oranın yüzde 30'u bulabileceği öngörülüyor. Özellikle İngiltere'de bankaların primlerinin kısılması için baskılar artarken, koalisyon hükümeti buna yönelik düzenlemeleri hızlandırmanın işaretini veriyor. İngiltere Ekonomi Bakanı Vince Cable, İngiliz yayın kurumu BBC'ye verdiği söyleşide, "Bankalar bu bilanço döneminde primleri sınırlamak konusunda adım atmazsa, bankalardan yeni vergiler alabiliriz" dedi.

ECB, İrlanda'nın kurtarma planından endişeli

Milli hasılasının 7 katınra ulaşan bankacılık sektörünün riskleriyle kriz yaşayan İrlanda'ya yönelik endişeler sona ermiyor. Avrupa Merkez Bankası, İrlanda'nın borç krizinden kurtarılması için hazırlanan paketin, Banka'nın Euro Bölgesi'ndeki likidite operasyonlarını etkilemesinden kaygı duyduğunu ifade etti. Avrupa Merkez Bankası'nın yayınladığı raporda, İrlanda'nın kurtarma paketine ilişkin mevzuattaki yasal hataların da ECB'nin teminat güvenliği haklarını etkileyebileceği belirtildi. Raporda Avrupa Birliği ile Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) ortaklaşa oluşturdukları 85 milyar Euro tutarındaki destek paketi için hazırlanan yasa taslağı da eleştirildi. Taslağın, Euro Bölgesi için hayati öneme sahip bazı konularda yasal bakımdan yeterince açık olmamasının kaygı yarattığı belirtilen raporda, acil likidite yardımına karşı oluşturulan teminatların sorun yarattığı ifade edildi. İrlanda Parlamentosu, geçen hafta Çarşamba günü kurtarma paketini onaylamıştı. Derecelendirme kuruluşu Moody's, Cuma günü İrlanda'nın kredi notunu beş kademe birden indirerek Baa1'e indirmişti.