gordon brown etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gordon brown etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2009 Perşembe

İngiltere'de banka bölme tartışması gündemde

Finans sektörünü ayağa kaldırmanın yollarını arayan İngiltere, büyük bankaların bölünmesini tartışıyor. İngiltere Merkez Bankası Başkanı Mervyn King'in açıklamalarıyla başlayan tartışmaya, Başbakan Gordon Brown ve Maliye Bakanı Alistair Darling de katıldı. Başbakan Gordon Brown, finans sektörüne yönelik toptancı ve basit bir çözümün, gelecek krizleri önlemek için eskimiş bir çözüm olacağını söyledi. Brown, dünya genelinde bankaların yeterli şekilde denetlenmediğini savunurken, "Gelecek krizler ancak denetimin iyileştirilmesiyle önlenebilir" dedi. Maliye Bakanı Alistair Darling de, "Bankacılık sektöründeki sorunlar Merkez Bankası Başkanı Mervyn King'in öngördüğünden çok daha karmaşık" dedi. Darling, Goldman Sachs'ın bu yıl 22 milyar dolar maaş ve prim dağıtma kararının sektöre hatalı sinyaller verdiğini belirterek, "Banka yöneticileri de tepki çeken yüksek primlere karşı" dedi. İngiliz Merkez Bankası Başkanı King, bankaların fon yönetimi gibi riskli işlemleri yapan bölümlerinin diğer bankacılık hizmetlerinden ayrılarak yeniden yapılandırılmasını istemişti.

16 Eylül 2009 Çarşamba

OECD: Kriz, 25 milyon kişiyi işinden edecek

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD, küresel mali krizin gelecek yılsonuna kadar gelişmiş ülkelerde 25 milyon kişinin işini kaybetmesine neden olacağını açıkladı. Türkiye'nin de üyeleri arasında yer aldığı OECD'nin hazırladığı araştırma, krizin işsizliği derinleştirdiğini ortaya koydu. Araştırmada, gelecek yıl sonuna kadar OECD ülkelerinde ortalama işsizlik oranının yüzde 10'u aşarak rekor kıracağı iade edildi. Araştırmada, hükümetlerin krize karşı önlemlerinin kısa vadede işsizliğin artmasını frenlediği, ancak uzun vadeli sorunları çözmediği kaydedilerek, yeni önlemler gerektiği vurgulandı. Diğer yandan, krizde boy hedefi haline gelen bankacıların yüksek maaş ve primlerine önlem yaklaştı. İngiltere Başbakanı Gordon Brown ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, gelecek hafta yapılacak G20 zirvesinde bankacıların primlerin sınırlandırılması için ortak karar alınmasını istedi. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, bankacıların skandal yaratan primlerine Pittsburgh'da alınan kararlarla son verilmesini isterken, İngiltere Başbakanı Gordon Brown, "Dünyanın her yanında insanlar bankacılara yüksek primlere karşı tepkili. Bankaların aynı hataları tekrarlamasını önlemek için sınırlamalar gerekiyor" dedi.

3 Eylül 2009 Perşembe

G20 öncesi liderlerden ortak denetim çağrısı

Küresel mali krizin başlaması üzerinden yaklaşık bir yıl geçerken, sanayileşmiş ülkeler krizin tekrarlanmaması için önlemlere yoğunlaştı. Haftasonu yapılacak G20 maliye bakanları zirvesi öncesinde İngiltere, Almanya ve Fransa yayınladıkları ortak çağrıyla bankacılık sektörünün ortak şekilde denetimini istedi. İngiltere Başbakanı Gordon Brown, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin imzasıyla yayınlanan ortak mektupta, bankaların çok riskli işlemlerini önlemek üzere ortak bağlayıcı kurallar konulmasını istedi. Liderler, büyük eleştirilere neden olan yöneticilere ödenen yüksek primlerin sınırlandırılması amacıyla da ortak çözüm geliştirmeyi kararlaştırdı. Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu G20 ülkelerinin liderleri 24 Eylül'de Amerikanın Pittsburgh kentinde bir araya gelecek. Haftasonu liderler zirvesine hazırlık niteliğinde maliye bakanları da İngiltere'nin başkenti Londra'da buluşacak.

5 Ağustos 2009 Çarşamba

İngiltere'de krediler kıpırdamıyor

Durma noktasına gelen kredi piyasasını canlandırmak amacıyla tahvil
alımlarına hız veren İngiltere Merkez Bankası'nın önlemleri,bankaların reel sektöre verdiği kredileri artırmakta yeterli olmuyor. Banka'nın yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 3.7'lik parasal genişleme sağlamasına karşılık, bankaların şirketlere kullandırdığı
kredi miktarı sadece yüzde 2.7 artış gösterdi. İngiltere Başbakanı Gordon Brown, geçen ay yaptığı bir açıklamada, bankaların özel sektöre kullandırdığı kredileri 2010 başına kadar 70 milyar sterlin artırmayı taahüt ettiğini söylemişti. Ancak açıklanan son istatistikler tüketicilere kullandırılan kredilerdeki artışın 1993 yılından bu yana en düşük düzeyde olduğuna işaret ediyor. Kredilerin canlanmasından endişe eden İngiltere Maliye Bakanı Alistair Darling bankalara bu konuda baskıları artırmaya hazırlanırken,ekonomistler ekonomistler kredilerde hareketlenme olmadan canlanmanın yaşanmayacağını öngörüyorlar. İngiltere ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 2.4 daralarak son 50 yılın en kötü performansını gösterirken, hükümetin yıl sonu daralma tahmini yüzde 3.5 düzeyinde bulunuyor.

19 Haziran 2009 Cuma

AB, finans sektörü denetimine hız veriyor

Küresel mali kriz karşısında finans sektörünün denetimine yönelik düzenlemelere hız veriliyor. ABD yönetiminin 1930'lardan en kapsamlı yasal değişikliklere hazırlandığı ortamda, benzer bir adımı Avrupa Birliği de attı.

İngiltere, Almanya ve Fransa'nın öncülüğünde Avrupa Birliği liderlerince desteklenen çerçeve düzenlemesi, Birlik genelinde denetimin ulusal kurumlar yerine tek elden yapılmasını öngörüyor.

Brüksel'deki AB liderler zirvesinde alınan kararlar çerçevesinde, Avrupa Merkez Bankası'na da finans sektörünün denetimi sorumluluğu verilecek. Liderler, bu çerçevede denetimi etkinleştirecek bir Finansal Risk Kurulu'nun kurulmasını da kararlaştırırken, bu kurulun kararlarının ulusal denetimle çatışmaması gerektiğini de vurguladılar.

İngiltere Başbakanı Gordon Brown, daha önce yaptığı açıklamalarda, İngiltere'de finans sektörünün denetiminin ulusal niteliğini korumasını istemiş, merkezi bir yapının ulusal denetim mekanizmasını zayıflatacağını kaydetmişti.

AB liderleri, krizden çıkış aşamasında ilk canlanma sinyalleri alındığını da kaydederken, bu çerçevede teşvik önlemlerinin kapsamının genişletilmesinin gereksiz olduğunu ifade ettiler. Kriz sonrası çıkış süreci için hazırlık yapılmasını isteyen liderler, "Bütçedeki genişlemeyi dengeleyecek güçlü ve güvenilir bir yapı oluşturulmalı" dedi.

25 Mayıs 2009 Pazartesi

İngiltere'de harcama skandalı dinmiyor

İngiltere'de kabine ve Avam Kamarası üyelerinin devlete ödettirdikleri masraflarla ilgili skandal büyüyerek sürerken, bugün de 9 kabine üyesinin şahsi vergi beyannamelerini doldurtmak üzere tuttukları muhasebecilerin ücretlerini bile devlete ödettikleri öne sürüldü.

Aralarında Maliye Bakanı Alistair Darling'in de bulunduğu 9 bakanın son iki yılda vergi mükelleflerinin cebinden 11 bin sterlin ödeterek muhasebe masraflarını devlete yüklediği iddia edildi. Skandalı ortaya çıkaran Daily Telegraph gazetesi, vergi mükelleflerine tanınmayan bir hakkın kabine üyelerince kullanılmasının anlaşılmaz olduğunu belirtti.

Vergi beyannamesi doldurmak üzere çalıştırdıkları muhasebecilerin masrafını devlete ödeten diğer kabine üyeleri arasında İçişleri Bakanı Jacqui Smith ve Dışişleri Bakanı David Miliband de yer alıyor.

Diğer yandan, İngiltere Başbakanı Gordon Brown, kamuoyunda parlamentoya olan güveni tazelemek amacıyla harcama denetimlerinin sıkılaştırılacağını açıkladı. Brown, parlamenterlerin yaptığı harcamalarına yönelik faturaların tamamına beyan zorunluluğu getirileceğini söyledi.

21 Mayıs 2009 Perşembe

İngiltere'ye hem IMF'den, hem S&P'den uyarı

Mali krizin yarattığı durgunlukla başetmekte zorlanan İngiltere'ye Uluslararası Para Fonu'ndan uyarı geldi. Fon, yaptığı değerlendirmede, bütçe dengelerinin düzeltilmesi konusunda hızla önlem alınması gerektiğini vurguladı.

IMF, mali dengelerin korunması halinde ekonominin 2009 sonundan itibaren iyileşmeye başlayacağını vurgulayarak, kamu borçlarının kontrol altına alınması ve yatırım planlarının daraltılması gerektiğini ifade etti. IMF, bu çerçevede vergilerin artırılmasının da gündeme gelebileceğini kaydetti. İngiltere geçen ay 150 bin sterlinin üzerinde geliri olanlardan alınan gelir vergisini yüzde 45'ten 50'ye çıkartmıştı.

Bu arada, İngiltere Başbakanı Gordon Brown, vergi artışının ekonomiyi iyileştirmek çerçevesinde atılan zorunlu bir adım olduğunu söyledi. Brown, İngiltere Odalar Birliği toplantısında yaptığı açıklamada, "Canlanma planı vergide de adım atmayı zorunlu kılıyor. Ne başbakan olarak ben ne de hazine bakanı alistair darling'in aldığımız karardan hoşnut olmadığını söyleyebilirim" dedi. Ülkede gelir vergisi oranı halen yüzde 40 düzeyinde bulunuyor.

Diğer yandan, derecelendirme kuruluşu Standard and Poors İngiltere'nin durağan olan ülke notu görünümünü negatife çevirdi. AAA olan ülke notunu değiştirmeyen kuruluş, bu kararında ülkenin artan borç stokunun etkili olduğunu kaydetti.

IMF, İngiltere ekonomisinin bu yıl yüzde 4.1, 2010'da ise yüzde 0.4 daralmasını bekliyor.

18 Mayıs 2009 Pazartesi

Fransa canlanmada önden gidiyor

Uluslararası finans kuruluşları birbiri ardına yayınladıkları raporlarla krizde en kötü günlerin geride kaldığını açıklarken, sanayileşmiş ülkeler de canlanma planlarının etkilerini görüyor.

Fransa'nın krizle mücadelenin koordinasyonundan sorumlu bakanı Patrick Deveciyan, ülkesinin uyguladığı canlanma planıyla diğer Avrupa ülkelerinin dört ay önünde olduğunu söyledi.

Bakan, Aralık ayında Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy tarafından açıklanan 26 milyar dolarlık canlanma planının merkezi yönetimin hızlı adım atmasıyla olumlu etkilerini göstermeye başladığını kaydetti.

Bakan, yatırım ağırlıklı planın diğer ülkelerde de uygulanmasının anlamlı olacağını ifade ederken, krizden mağdur olan İngiltere'nin yatırım yerine tüketime yönelmesini eleştirdi. Deveciyan, "İngiltere'de KDV indirimi yeterli sonucu vermedi. Başbakan Gordon Brown'a tavsiyem daha fazla yatırıma yönelmesi" dedi.

Şimdiye kadar 10 milyar euroluk bölümü kullandırılan fonun üçte ikisinin bu yıl içinde kullanılması bekleniyor. Fransa ekonomisi, yılın ilk çeyreğinde yüzde 1.1 daralırken, Euro Bölgesi'nde aynı dönemdeki daralma yüzde 2.5 olmuştu.