24 Ağustos 2009 Pazartesi

Roubini'den yeni durgunluk uyarısı

Mali krizi iki yıl önce tahmin etmesiyle dünya çapında üne sahip olan New York Üniversitesi'nden Profesör Nouriel Roubini, yeni bir durgunluk uyarısında bulundu. "Doktor Kıyamet" olarak anılan Profesör Roubini, Financial Times'a yazdığı makalede, kriz sonrası canlanmanın zorlu olacağına işaret ederek, yeni bir durgunluk riskinin belirdiğini kaydetti. Hükümetlerin krizin derinleşmesini önlemek ve serbest düşüşü frenlemek amacıyla aldıkları önlemlerin sonuç vermeye başladığına işaret eden Profesör Roubini, durgunluğun bitip bitmediği, canlanmanın ne şekilde olacağı veya risklerin devam edip etmediğine yönelik soruların halen yanıtsız olduğunu kaydetti. Durgunluğun yılın ikinci çeyreğinde aşılmaya başladığına işaret eden Profesör Roubini, canlanmada ilk iki yılın hayli kırılgan olacağını vurguladı. Kriz önlemleriyle yaratılan paranın canlanma aşamasında yeterince hızlı çekilememesi halinde bütçe açığını kabartacağını kaydeden Profesör Roubini, "Dünya ekonomisi halen 70 dolar düzeyindeki petrol fiyatının yeniden 100 dolara yürümesiyle oluşacak baskıyı kaldıramaz, yeni bir durgunluk riski belirmiş durumda" dedi.

Yedi ayda 15 milyon turist geldi

Türkiye turizmde kum-güneş-deniz ekseninden çıkmaya çalışırken, sektördeki hareketlilik tahminlerden zayıf kaldı. Döviz gelirlerinde büyük paya sahip olan turizmde, yılın ilk yedi ayında turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 1 arttı. Turist sayısı bu dönemde 14.9 milyon olurken, Temmuz ayında turist sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6.3 artış göstererek 4.3 milyona çıktı. Uzmanlar, yurtdışı tanıtım bütçesinin artırılmasına karşılık küresel kriz nedeniyle Türkiye'ye yönelen turist sayısında azalmaya dikkat çekiyorlar. Yılda 1 milyon doların üzerinde döviz getiren turizm firmalarının ihracatçı sayılarak desteklenmesine yönelik düzenlemeyi olumlu bulan uzmanlar, yakın gelecekte bunun yarattığı ivme ile turizm sektöründeki hareketlenmenin süreceğini de öngördüler. Yılın ikinci çeyreğinde 4.2 milyar dolar turizm geliri elde eden Türkiye, sektörden 2007'de 18.5 milyar dolar, 2008'de 21.9 milyar dolar gelir sağlamıştı.

Şimşek'ten IMF'e temkinli yaklaşım

Şimdiye kadar IMF ile 19 anlaşma imzalayan Türkiye, yeni bir anlaşmanın görüşmelerini sürdürürken; Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ekonomik önlemlerin içeriğiyle ilgili bir sorun olmadığını söyledi. Akşam gazetesine konuşan Şimşek, IMF ile alınması gereken önlemlerin miktarının görüşüldüğünü kaydetti. Türkiye'nin 2009 döneminde ilk kez faiz dışı açık vereceğini kaydeden Şimşek, "Bu bir şok durumudur. Bu şokun bir kerelik olduğunu, dışarıdan kaynaklandığını bilmemiz ve göstermemiz gerekiyor. Mali disiplinden yana kararlıyız" dedi. Bütçe açığının Avrupa Birliği ülkelerindeki en alt bütçe açığı seviyesi olan yüzde 5'in biraz üzerinde gerçekleşeceğini söyleyen Şimşek, Türkiye'nin IMF olsa da olmasa da yapısal reformlara devam edeceğini kaydetti. Şimşek, "Eğer biz reformları yaparken bir de IMF kaynağı kullanabilirsek hayat çok kolaylaşır. IMF kaynakları ucuz, elimizin tersiyle itemeyiz. Anlaşma olursa o kaynaktan yararlanırız" dedi.

TOKİ'ye CERN görevi

Türkiye, evrenin oluşumu ile ilgili önemli "Büyük Patlama" deneyine ev sahipliği yapan İsviçre'deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nin bir benzerine kavuşacak. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından kurulacak Proton Hızlandırıcı Tesisi'nin inşasını ise Toplu Konut idaresi gerçekleştirecek. Ana görev alanı gelir düzeyi düşük olanlara sosyal amaçlı konut üretmek olan Toplu Konut İdaresi, hızlandırıcı tesisin inşası için açtığı ihalede 18 Eylül'e kadar teklif alacak. Ankara yakınlarındaki Sarayköy Araştırma ve Eğitim Merkezi'nde inşa edilecek Proton Hızlandırıcı Tesisi'nin iki yıl içinde faaliyete geçmesi öngörülüyor. Tesisle halen tamamı ithal edilen kanser ve kalp hastalıklarının teşhisinde kullanılan izotoplar yurtiçinden sağlanacak. Yaklaşık 3 bin metrekarelik alana sahip olacak tesisle araştırma çalışmaları ile için altyapı hazırlanmış olacak. Gelecekte Türkiye'de bu tip tesis ve laboratuarların artmasıyla, Türkiye'nin CERN ve benzeri uluslararası etkinliklerde daha fazla söz sahibi olması yanında, nükleer araştırmalar için insan gücü eğitilebilecek.