Economics Teaching Conference
-
If you might be interested in attending, click here for more information.
euro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
euro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Aralık 2011 Çarşamba
Avrupa'da tahvil ihraçları 2011'de yüzde 30 geriledi
Avrupa krizinin etkisiyle Avrupa bankalarının yeni tahvil ihraçları yüzde 30 gerileyerek 2003'ten bu yana en düşük düzeye indi. Araştırma şirketi Dealogic'in verilerine göre, 3518 tahvil ihracıyla 424.6 milyar dolarlık tahvil satılırken, 2010 yılında yeni tahvil ihraçları 604.3 milyar dolar düzeyindeydi.
AMB'den bankalara 489 milyar Euro'luk kaynak
Avrupa Merkez Bankası'nın piyasalara istikrar sağlamak üzere sağladığı fon imkanına bankalardan yüksek talep geldi. Euro Bölgesi bankaları AMB'den 3 yıl vadeli yüzde 1 faizli olmak üzere 489 milyar Euro borçlandı.
Avrupa Merkez Bankası'nın yeni başkanı Mario Draghi'nin ay başında açıkladığı önlem paketi çerçevesinde sağlanan imkandan yararlanan bankalar, kredi için teminat gösterdi. AMB son 3 yılın en yüksek fonlamasını gerçekleştirirken, euro/dolar paritesi 1.3197 ile günün en yüksek düzeyine çıktı.
Analistler, uzun vadeli repo imkanına gelen yüksek talebin güveni artırarak riskli yatırım araçlarına ilgiyi yükselteceğini öngörürken, Avrupa genelinde bir likidite krizi yaşanmayacağına yönelik güvenin arttığını ifade ettiler.
Repo işlemi öncesinde bankalara yapılacak fonlamanın 200-300 milyar Euro olacağı öngörülüyordu.
İşlemler sonrası, Avrupa ülkelerinde tahvil faizleri geriledi. İspanya'nın 2 yıllık tahvil faizi yüzde 3.28'e İtalya'nın 2 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4.98'e geriledi.
Avrupa Merkez Bankası'nın benzer bir operasyonu 2012 Şubat ayında tekrarlaması bekleniyor.
5 Aralık 2011 Pazartesi
Merkel ve Sarkozy'den yeni AB'ye doğru ilk adım
Avrupa'nın çevre ülkelerinde başlayan ve günden güne farklı kanallarla merkezdeki ülkelere ilerleyen krizi frenlemek üzere, siyasi alanda ilk adım atıldı. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, bütçe açıklarının frenlenmesi ve mali düzenlemeleri içeren AB müktesebatındaki değişiklik konusunda anlaştı. Haftasonu Brüksel'de yapılacak AB liderler zirvesinde netleştirilmesi beklenen düzenlemeler, ilk aşamada Euro Bölgesi'ne üye 17 ülke için geçerli olacak. Sarkozy, Merkel ile birlikte Paris'teki görüşmesi ardından yaptığı açıklamada, "Mali birliğe yönelik anlaşma için bir zorlama yok. 17'ler dışında diğer AB ülkeleri de anlaşmaya katılabilir" dedi. Sarkozy, düzenlemelerin 2012 Mart ayına kadar hayata geçirilmesinin planlandığını söyledi.
ANLAŞMA NE GETİRECEK?
Almanya Başbakanı Angela Merkel de, Avrupa ortak tahviline karşı duruşunu yineleyerek, "Kriz döneminde ortak tahvil söz konusu olamaz. Ortak tahvil en az diğer ülke tahvilleri kadar itibarı yüksek olmalı" dedi. Sarkozy ve Merkel'in uzlaştığı taslak anlaşmaya göre, Euro Bölgesi üyesi ülkeler bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3'ün üzerine çıkması halinde otomatik sınırlamalarla karşı karşıya kalacak. Ülkeler ayrıca, denk bütçe konusunda Avrupa Adalet Divanı'nca gözetilecek anayasal çerçeveye uyum göstermek zorunda kalacak.
28 Kasım 2011 Pazartesi
OECD 'durgunluk' dedi, büyüme tahminini düşürdü
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD, dünya ekonomisinde büyümenin bu yıl yüzde 1.6, gelecek yıl yüzde 2.3 olacağını öngördü. OECD, daha önceki raporunda 2011'de yüzde 2.3, 2012'de yüzde 2.8 büyüme tahmininde bulunmuştu.
OECD Başekonomisti Pier Carlo Padoan, rapor sonrası yaptığı değerlendirmede Avrupa ülkelerinin hızla önlem almaması halinde Avrupa ekonomisinin 2013'te yüzde 3'e varan oranda daralacağını öngördü. "Euro Bölgesi'nde ılımlı bir daralma başladı" diyen Padoan, Avrupa Kurtarma Fonu'nun hızla devreye girmesi gerektiğini, Avrupa Merkez Bankası'nın EFSF'nin görevini yapamayacağını kaydetti. OECD'nin yıllık raporuna ilişkin sunuma ulaşmak için tıklayınız.
20 Eylül 2011 Salı
IMF 2011 büyüme tahminini yüzde 4'e düşürdü
Uluslararası Para Fonu, Euro Bölgesi'nin çevre ülkelerinde hakim olan borç krizinin bankaların sağlığını bozarak bir bankacılık krizi yaşanmasından endişe ederken, küresel büyüme beklentilerini aşağı çekti. ABD'nin başkenti Washington'daki IMF - Dünya Bankası yarıyıl toplantıları öncesinde açıklanan Dünya Ekonomik Görünüm raporunda, 2011 büyüme hızı beklentisi yüzde 4.3'ten yüzde 4'e çekildi. 2012 büyüme tahmini ise yüzde 4.5'ten yüzde 4'e düşürüldü.
Tahminleri açıklayan IMF Başekonomisti Olivier Blanchard, "Küresel görünümü iyileştirmek ve riskleri aşağı çekmek için güçlü politikalara ihtiyaç var. Siyasetçilerin zaman kaybetmek gibi bir lüksü yok" dedi.
Gelişmiş ülkelerin istikrarı korumakta zorlanacağını kaydeden IMF, ABD ekonomisinin bu yıl yüzde 1.5, Japonya'nın yüzde 0.5 daralacağını öngördü. IMF, Euro Bölgesi büyüme beklentisini yüzde 1.6'ya düşürdü.
Gelişmekte olan ülkelerde büyümenin devam edeceğini, ancak 2010 yılındaki kadar güçlü olmayacağı kaydedilen IMF raporunda, Çin'in yüzde 9.5, Hindistan'ın ise yüzde 7.8 büyüyeceği öngörüldü. Türkiye'nin büyüme hızı tahmini ise yüzde 6.6 olarak açıklandı.
Raporun ayrıntılı tablolarına ulaşmak için tıklayınız.
Labels:
Avrupa Birliği,
borçlanma,
bütçe,
dünya bankası,
euro,
IMF,
kriz
Siemens, Fransız bankası yerine 'AMB' dedi
Alman sanayi devi Siemens, büyük bir Fransız bankasındaki hesabında yer alan parasının bir kısmını iki hafta önce çekerek Avrupa Merkez Bankası'na yatırdı. Financial Times'in haberinde Siemens'in yaklaşık yarım milyar euro tutarında nakit mevduatı bir Fransız bankasından çektiği kaydedilirken, Siemens toplamda 4 ile 6 milyar euro arasındaki tutarı bir haftalık vadelerle Avrupa Merkez Bankası'nda tutuyor.
Gazetenin haberinde, bankanın gelecekteki mali durumu hakkındaki endişeler ve AMB'nin verdiği daha yüksek faizler nedeniyle Siemens'in parayı bu bankadan çektiği belirtildi.
Trichet'ten giderayak Euro'ya tam destek
Görevini İtalyan meslektaşı, İtalya Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi'ye bırakmaya hazırlanan Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet, Avrupa'nın içinde bulunduğu zor duruma karşılık Euro ve Euro Bölgesi'nde makroekonomik temellerin sağlam olduğunu söyledi. İspanyol Expansion gazetesinin sorularını yanıtlayan Trichet, Euro Bölgesi'ndeki tüm ülkelerin bütçe açıklarını düşürmek üzere sorumluluklarının gereğini hızla yerine getirmesi çağrısında bulundu. İngilizce yapılan söyleşiyi izlemek için tıklayınız.
Söyleşinin İngilizce deşifresine ulaşmak için tıklayınız.
S&P, İtalya'nın kredi notunu bir kademe düşürdü
Derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's İtalya'nın kredi notunu bir kademe düşürerek A/A-1'e çekti, görünümü ise negatif olarak açıkladı. Kuruluşun açıklamasında, İtalya'nın büyüme görünümünde gözlenen bozulmaya ve siyasi belirsizliğin verdiği zarara dikkat çekilirken, "Büyüme hızındaki zayıflama hükümetin revize edilmiş mali hedefleri yakalamasını güçleştirebilir" denildi. Moody's, İtalya'nın ekonomik ve mali açıdan koşulların zorlu olduğu bir döneme girdiğini ve kredi notu hakkındaki değerlendirmeyi gelecek ay tamamlayacağını Cuma günü açıklamıştı. Moody's İtalya'nın kredi notunu Haziran ayında 3 aylık bir değerlendirmeye almıştı.
Labels:
Avrupa Birliği,
euro,
italya,
kredi derecelendirme,
kredi notu,
Yunanistan
14 Eylül 2011 Çarşamba
Moody's Fransız bankalarının notlarını düşürdü
Yunanistan'ın temerrüde düşebileceğine yönelik beklentilerin artması, Fransız bankalarında not indirimlerine yol açtı. Derecelendirme kuruluşu Moody's Yunanistan tahvillerinden kaynaklanan riskler nedeniyle Societe Generale ve Credit Agricole'nin kredi notlarını düşürdü, BNP Paribas'ı negatif izlemede tutmayı kararlaştırdı.
Moody's, Credit Agricole'un notunu bir kademe düşürerek AA1'den AA2'ye indirirken, Societe Generale'nin notunu AA2'den AA3'e düşürdü. Moody's başkan Yardımcısı Nicholas Hill, Paris'te yaptığı açıklamada, "Yunanistan riskinin artması karşısında bankacılık sisteminin kırılganlığını dikkate alarak not indirimleri yapıldı" dedi. Fransız bankalarının toplam Yunanistan riski 40.1 milyar Euro düzeyinde bulunuyor.
Moody's, Societe Generale ve Credit Agricole'ün, Yunanistan, Portekiz ve Almanya'dan kaynaklanan riskleri karşılayabilecek sermaye gücüne sahip olduğu kaydedildi.
Fransa'nın en büyük bankası konumundaki BNP Paribas da, portföyündeki riskli varlıkları 70 milyar Euro azaltmayı kararlaştırdığını ifade etti. Banka, sermaye yeterlilik oranını da 2013 yılına kadar yüzde 9 düzeyine çıkarmayı hedeflediğini vurguladı.
Diğer yandan, Avrupa Merkez Bankası Yönetim Kurulu üyesi ve Fransa Merkez Bankası Başkanı Christian Noyer, Fransız bankalarının herhangi bir ek sermaye ihtiyacı olmadığını söyledi. Noyer, bankaların millileştirilmesinin anlamlı olmayacağını da kaydetti.
Labels:
ab,
bütçe,
euro,
fransa,
kredi derecelendirme,
kredi notu,
kriz,
moody's,
tahvil,
Yunanistan
3 Ağustos 2011 Çarşamba
İsviçre Merkez Bankası'ndan sürpriz faiz artışı
İsviçre Frangı'nın Euro ve dolar karşısında aşırı değerlenmesinden endişe eden İsviçre Merkez Bankası, faizlerde sürpriz indirim yaptı. İsviçre Merkez Bankası, yaptığı açıklamada, 3 aylık Frank cinsi Libor faiz aralığını yüzde 0-0.75 düzeyinden yüzde 0-0.25 düzeyine çekti.
"Frangın değerlenmesi İsviçre ekonomisinde büyümeyi tehdit ediyor" değerlendirmesinde bulunan banka, kurdaki artışın fiyat istikrarını olumsuz etkileyebileceğini vurguladı. Merkez Bankası'nın yeni önlemler alınabileceği açıklamaları ardından, İsviçre Frangı, Euro karşısında yüzde 2, dolar karşısında yüzde 1 geriledi.
İsviçre Merkez Bankası repo ihalelerini yenilemeyeceğini kaydererken, küresel ekonomik görünümün Haziran ayından bu yana ciddi oranda bozulduğu ifade edildi.
Fon yöneticileri, Avrupa'da borç krizinin derinleşmesinden ötürü güvenli liman olarak görülen İsviçre Frangı'na yatırımı tercih ediyorlar. Ülke ekonomisinde ihracatın payı yüzde 50'yi bulurken, hükümet cari fazla ve bütçe fazlasısının 2015 yılına kadar kesintisiz sürmesini bekliyor.
27 Haziran 2011 Pazartesi
BIS'ten merkez bankalarına faiz artır uyarısı
Merkez bankalarının bankası konumundaki uluslararası ödemeler bankası BIS, merkez bankalarını artan enflasyon riskine işaret ederek, dünya ekonomisinde büyüme hızının yavaşlatılmasını istedi.
BIS Başkanı Jamie Caruana, kuruluşun yıllık değerlendirme toplantısında yaptığı konuşmada, "enflasyona karşı merkez bankaları politika faizlerini artırmalı. Bankalar, geçmiş dönemlere oranla daha hızlı hareket etmek zorunda kalabilir" dedi.
Enflasyon olmadan bir büyüme imkanının son derece zayıf olduğuna dikkat çeken BIS Başkanı, para politikasının kriz öncesi düzeye çekilmesi tavsiyesinde bulunurken, ülkelerin hızla bütçe açıklarını frenlemek üzere önlemlere hız vermesi gerektiğini söyledi.
Son dönemde Asya ve Latin Amerika merkez bankalarının politika faizlerini artırdığı gözlenirken, ABD Merkez Bankası, İngiltere ve Japonya merkez bankaları bir süre daha düşük faiz politikasına devam edileceği sinyalini veriyor. Avrupa Merkez Bankası ise nisan ayında faiz oranlarını 25 baz puan artırarak yüzde 1.25'e çekmişti.
Ham petrol fiyatları son 1 yıllık dönemde yüzde 12 artarken; IMF verilerine göre, küresel bazda enflasyon 2010 Nisan ayına göre yüzde 3.5 arttı.
Labels:
Avrupa Birliği,
ecb,
euro,
kriz,
tahvil,
Yunanistan
6 Haziran 2011 Pazartesi
Noyer: Euro Bölgesi'nde kriz sona erdi (!)
Euro Bölgesi'ne dahil 17 ülkeden üçüne kapsamlı yardım paketleri verilirken; Avrupa Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Christian Noyer, Euro Bölgesi'nde krizin sona erdiğini söyledi.
Helsinki'de finans konferansında konuşan Christian Noyer, Euro Bölgesi'nde ivmenin zayıflamasına karşılık büyümenin ikinci çeyrekte de devam edeceğini kaydetti.
Ekonomide toparlanmanın hız kazandığına yönelik göstergelerin arttığına işaret eden Noyer, "İlk üç aylık parlak performans ardından canlanma devam edecek" dedi. Ekonomik krizin geride kaldığını vurgulayan Noyer, orta vadede yüksek borç stoğunun azaltılmasına yönelik adımların atılması gerektiğini söyledi. Avrupa Merkez Bankası'nın fiyat istikrarını korumakta kararlı olduğuna işaret eden Noyer, "gerekmesi halinde harekete istikrarı savunmak amacıyla hareket etmeye hazırız" dedi.
Aynı zamanda Fransa Merkez Bankası Başkanı olan Noyer, Fransız bankalarının Avrupa'nın çevre ülkelerinden kaynaklanan riskinin Bankacılık sektöründen kaynaklanan bir borç krizi eleştirilerinin abartılı olduğunu vurguladı.
Labels:
Avrupa Birliği,
euro,
fransa,
irlanda,
ispanya,
italya,
portekiz,
Yunanistan
20 Nisan 2011 Çarşamba
İspanya borçlanma ihalelerini başarıyla geçti
Avrupa'da borç krizinin derinleşmesiyle yakından izlenen İspanya, borçlanma ihalelerini başarıyla geçti. İspanya Hazinesi, düzenlediği 10 ve 13 yıl vadeli iki tahvil ihalesinde toplam 3.4 milyar euro borçlanırken; ihalelerde faizin son 10 yılın en yüksek düzeyine çıkması dikkat çekti.
İspanya'nın 10 yıl vadeli tahvil ihalesinde faiz yüzde 5.472 olurken, 13 yıl vadeli tahvil ihalesinde faiz yüzde 5.667 düzeyine çıktı. Geçen ay yapılan 10 yıllık tahvil ihalesinde faiz yüzde 5.162 olurken, 2009 Kasım ayında yapılan 13 yıllık ihalede faiz yüzde 4.248 düzeyindeydi.
Euro Bölgesi'nin dördüncü büyük ekonomisi niteliğindeki İspanya'nın borçlanma ihalelerinde yaptığı yüksek satış, yatırımcı güveninin arttığı şeklinde yorumlandı. Yunanistan'ın borç yapılandırmasına gideceğine yönelik beklentilerle İspanya'da tahvil faizleri Pazartesi günü 10 yılın zirvesine tırmanmıştı.
İspanya Maliye Bakanı Elena Salgado, hafta başında yaptığı açıklamada, piyasalarda tedirgin olmayı gerektirecek bir durum olmadığını söylemiş, mali dengelerin istikrarlı seyrettiğini belirtmişti.
19 Nisan 2011 Salı
Yunanistan endişesi yeniden tırmanıyor
Avrupa Birliği, Avrupa Merkez Bankası ve Uluslararası Para Fonu'ndan aldığı destekle ekonomisini yüzdürmeye çalışan Yunanistan'a yönelik endişeler artıyor. Geçen yıl bütçe açığını gidermek üzere 110 milyar Euro'luk yardım sağlayan Yunanistan'da, yönetime yakın kaynaklar borç yapılandırması için hazırlık yapıldığını ifade ediyorlar. Yunanistan Maliye Bakanlığı bu konudaki iddiaları kesin bir dille yalanlarken, endişelerin tırmanması Yunan tahvillerinde faizin hızla tırmanmasına yol açtı.
Yunanistan'ın 2 ve 10 yıl vadeli tahvillerinde faiz rekor düzeye tırmanırken; endişelerin yükselmesi Avrupa borsalarında da satışa neden oldu.
Yunanistan Merkez Bankası Başkanı Yorgo Provopulos, yaptığı açıklamada, "Mali önlemler devam ettirilirse, borç yapılandırması gerekmez" dedi. Merkez Bankası başkanı, borç yapılandırmasının Yunan bankalarının durumunu daha da güçleştirebileceği uyarısında bulundu. Ülke ekonomisinin kritik dönemeçte olduğunu kaydeden Provopulos, "hükümet uygulanan mali reformlara daha da hız vermeli" dedi.
Avrupa Birliği, Yunanistan'ın 2009 yılında 298 milyar euro olan kamu borçlarının 2013 yılında 375 milyar euro'ya çıkabileceğini öngörüyor. Yunanistan'ın bütçe performansına yönelik IMF ve Avrupa Birliği değerlendirmesi 15 Haziran'da yapılacak.
14 Mart 2011 Pazartesi
Avrupa'da canlanma Ocak'ta hız kazandı
Yüzyılın en sert kış aylarını geride bırakan Avrupa'da canlanma işaretleri güç kazandı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD tarafından hesaplanan öncü göstergeler endeksi, Ocak ayında 103.1 düzeyine çıkarak Mayıs 2007'den bu yana en yüksek düzeye tırmandı.
Ocak ayında gözlenen canlanmada ABD, Japonya ve Almanya'daki hızlı büyüme etkili olurken, Fransa ve Kanada'da büyümenin güç kazandığı gözlendi.
İtalya ve Hindistan'da büyümenin hız kesme işaretleri verdiği ifade edilirken, Çin'de büyümenin zayıflayabileceği belirlendi. Türkiye'de ise Aralık ayında 102.12 olan endeks, Ocak'ta 102.65'e çıktı. OECD endekslerinin 100'ün altında kalması, ekonomide durulma riskinin arttığına işaret ediyor.
Diğer yandan, Euro Bölgesi ülkelerinde sanayi üretimi Ocak ayında güç kazandı. Almanya ve Fransa'daki toparlanmanın katkısıyla sanayi üretimi Ocak'ta aylık bazda yüzde 0.3'e çıkarken, yıllık bazda yüzde 6.6 arttı. Çetin kış koşulları nedeniyle sanayi üretimi Aralık'ta aylık bazda yüzde 0.1 gerilemişti.
7 Mart 2011 Pazartesi
Moody's Yunanistan'ın notunu B1'e indirdi
Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu'nun verdiği destekle bütçe krizini aşmaya çalışan Yunanistan, yaptığı yapısal reformlara karşılık not indirimiyle karşı karşıya kaldı.
Derecelendirme kuruluşu Moody's, Yunanistan'ın kredi notunu üç kademe birden indirerek Ba1'den B1'e düşürdü. Moody's'in yaptığı not indirimiyle ilk defa bir Euro Bölgesi ülkesinin notu yatırım yapılamaz düzeye indirilirken, not görünümü negatif olarak açıklandı.
Moody's'den yapılan açıklamada, Yunanistan'ın yapısal reformlarına karşılık 2013 yılında borçlarını yeniden yapılandırma riskinin devam ettiğine işaret edildi. Kuruluş, reformlardan taviz verilmesi halinde ülke notunun daha da düşürülebileceğini kaydetti.
Kararı değerlendiren Yunanistan Maliye Bakanlığı, Moody's'in not indirimini 'anlaşılmaz' olarak nitelendirirken, kararın herhangi bir ekonomik gerçekliği yansıtmadığı vurgulandı. Bakanlık, yaptığı yazılı açıklamada, bu 'anlamsız' not indiriminin derecelendirme kuruluşlarına yönelik reformun ne kadar gerekli olduğuna işaret ettiğini de vurguladı.
İndirim kararı ardından, Yunanistan'ın 10 yıl vadeli tahvillerinin faizi yüzde 12.3'e çıkarken, aynı vadedeki Alman tahvilleriyle arasındaki fark 897 baz puana çıktı. Faiz farkı 7 Ocak'ta 974 baz puana çıkmıştı.
Labels:
ab,
Avrupa Birliği,
bütçe,
euro,
fitch,
kredi notu,
kriz,
moody's,
standard and poors,
Yunanistan
1 Mart 2011 Salı
AB büyüme tahminlerini yukarı çekti
AB Komisyonu Euro Bölgesi için 2011 yılı gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) büyüme tahminini yüzde 1.5'ten yüzde 1.6'ya yükseltti. Avrupa Komisyonu tarafından yılda iki defa yayımlanan tahminlere göre Euro Bölgesi 2011 yılı enflasyon beklentisi ise yüzde 1.8'den yüzde 2.2'e yükseltildi. AB Komisyonu'nun Ekonomiden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, iç talebin güç kazanması ve ihracatın artmasıyla, 2011 yıl sonu büyüme hedeflerinin aşılabileceğini öngördü. Rehn, yükselen petrol fiyatlarının enflasyona olumsuz katkı yapacağına dikkat çekerek, "Fiyatların yüksek seviyede kalıcı olması, büyümeyi zayıflatacaktır" dedi.
10 Ocak 2011 Pazartesi
AB Komisyonu bankalara vergi artırma hazırlığında
Mali krizle sarsılan Euro Bölgesi ülkelerinde, bankacılık sektörüne yönelik vergilerin artırılması gündeme geldi. Financial Times gazetesinin elde ettiği AB Komisyonu vergi düzenlemesi taslağına göre, bankacılık sektörüne vergi düzenlemesiyle karlılığın yüzde 25'e varan oranda azalması bekleniyor.
Taslak çerçevesinde Avrupa bankacılık sektöründe vergilerin 10 ayrı kalemde yeniden düzenlenmesi beklenirken, yeni vergilerden Euro Bölgesi'nin önde gelen bankalarında karlılığı zayıflatması bekleniyor.
Yeni düzenlemelerden en fazla etkilenecek banka Fransız bankası Credit Agricole olurken, bankanın vergi öncesi karının yüzde 24 azalması bekleniyor.
Taslak çerçevesinde, Türkiye'de de iştiraki bulunan Hollanda bankası ING'nin karının yüzde 21, Hollanda bankası Danske'nin karının yüzde 15 gerilemesi öngörülüyor.
Avrupa Birliği üyelerinin ufak farklılıklarla vergi düzenlemesini uygulaması beklenirken, bunun bankaların yükümlülüklerini onbinde 5 artırması öngörülüyor.
7 Ocak 2011 Cuma
Avrupa'da büyüme beklenenin altında kaldı
Bütçe kriziyle başetmekte zorlanan Euro Bölgesi ekonomisi, yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 0.3 ile beklenenin altında büyüdü. Yüzde 0.4 düzeyindeki beklentiye karşılık gözlenen bu zayıf performansta Alman ekonomisinin hız kesmesi belirleyici oldu. İkinci çeyrekte yüzde 2.3 büyüyen Alman ekonomisi üçüncü çeyrekte sadece yüzde 0.7'lik büyüme gösterdi.
Alman ekonomisinin ikinci çeyrekteki yüksek performansı, Doğu ve Batı Almanya'nın birleştiği 1990 yılından bu yana en yüksek büyüme düzeyine işaret ediyordu.
Diğer yandan, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet, Euro Bölgesi liderlerini yaşanan bütçe krizine karşı etkin şekilde mücadele etmeye çaırdı. Trichet, yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa Merkez Bankası'nın görevinin hükümetlerin sorumsuz davranışlarının maliyetlerini karşılamak olmadığını söyledi.
Bu arada, Avrupa Merkez Bankası'ndan üst düzey yetkililer, bankanın Portekiz'e yardımcı olmak amacıyla bu ülkenin tahvillerini aldığını söyledi. 10 yıl vadeli Portekiz tahvillerinin risk primi 20 az puan artarak yüzde 7.38 düzeyinde seyrediyor.
23 Aralık 2010 Perşembe
Çin, Avrupa ülkelerine verdiği desteği artıracak
Dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip Çin, Avrupa ekonomisinin halen yaşamakta olduğu krizi aşması için yardım etmeye hazır olduğunu açıkladı. Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Avrupa'nın Çin'in 2.7 trilyon dolarlık döviz rezervlerinin değerlendirilmesinde önemli bir nokta olduğu vurgulandı.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Şang Yu, Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu'nun aldığı kapsamlı önlemlerin Avrupa ekonomisinin istikrara kavuşmasını sağlayacağını söyledi.
Portekiz gazetelerinde geçen hafta yer alan haberlerde, Çin'in Portekiz'in ihraç ettiği ülke tahvillerine yaklaşık 5 milyar Euro'luk yatırım yapacağı kaydedilmişti. Portekiz'in çevirmesi gereken borç miktarı Nisan ayına kadar 15 milyar Euro'yu buluyor.
Portekiz Maliye Bakanı Fernando Santos, geçen hafta Çin Merkez Bankası Başkanı Zu Şiaşuan ve Maliye Bakanı Şie Şuren ile bir araya gelerek, ülkesine destek istemişti. Ziyaret sonrası yapılan açıklamalarda Çin'in Portekiz'e krizi aşmasında yardımcı olacağı vurgulanmıştı.
Çin Ticaret Bakanı Çen Demin de, Salı günü yaptığı açıklamada, Avrupa ülkelerinde yaşanan krizi yakından izlediklerini belirterek, ilk çeyrekte krizin kontrol altına alınmasını istemişti.
Labels:
Avrupa Birliği,
çin,
euro,
irlanda,
ispanya,
kriz,
portekiz,
Yunanistan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
