Economics Teaching Conference
-
If you might be interested in attending, click here for more information.
fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Aralık 2011 Çarşamba
Fitch: AB'nin borçlanması 1.83 trilyon $'a inecek
Derecelendirme kuruluşu Fitch, 2012'de Avrupa'da borçlanma miktarının 2011'e oranla ciddi değişiklik göstermeyeceğini öngördü. Fitch, yayınladığı raporda, borçlanma ihtiyacının yüzde 1.2 gerileyerek 1 trilyon 826 milyar Euro'ya ineceğini öngördü. raporda, en fazla borçlanması öngörülen ülkeler Fransa, İngiltere ve Almanya olarak sıralandı.
Raporda, Euro Bölgesi ülkelerinde borçlanmanın yıllık bazda yüzde 6.5 gerileyeceği öngörülürken, bu düzey GSYH'nin yüzde 15.5'ine denk geliyor.
5 Aralık 2011 Pazartesi
S&P'den Euro Bölgesi'ne negatif izleme
Derecelendirme kuruluşu S&P, Avrupa ortak para birimi Euro'yu kullanan 17 ülkenin oluşturduğu Euro Bölgesi'ni negatif izlemeye aldı. Kuruluşunun kararında, Avrupa ekonomisinde zayıflayan mali yapı ve krizle etkin şekilde mücadele edilememesi etkili oldu. Negatif izleme gelecek üç ayda kredi notunda indirim olasılığını yüzde 50 olarak belirliyor. Not görünümündeki bozulma AAA notuna sahip altı ülkeyi olumsuz etkileyecek. Bu ülkeler ise şunlar: Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya, Finlandiya ve Lüksemburg.
Merkel ve Sarkozy'den yeni AB'ye doğru ilk adım
Avrupa'nın çevre ülkelerinde başlayan ve günden güne farklı kanallarla merkezdeki ülkelere ilerleyen krizi frenlemek üzere, siyasi alanda ilk adım atıldı. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, bütçe açıklarının frenlenmesi ve mali düzenlemeleri içeren AB müktesebatındaki değişiklik konusunda anlaştı. Haftasonu Brüksel'de yapılacak AB liderler zirvesinde netleştirilmesi beklenen düzenlemeler, ilk aşamada Euro Bölgesi'ne üye 17 ülke için geçerli olacak. Sarkozy, Merkel ile birlikte Paris'teki görüşmesi ardından yaptığı açıklamada, "Mali birliğe yönelik anlaşma için bir zorlama yok. 17'ler dışında diğer AB ülkeleri de anlaşmaya katılabilir" dedi. Sarkozy, düzenlemelerin 2012 Mart ayına kadar hayata geçirilmesinin planlandığını söyledi.
ANLAŞMA NE GETİRECEK?
Almanya Başbakanı Angela Merkel de, Avrupa ortak tahviline karşı duruşunu yineleyerek, "Kriz döneminde ortak tahvil söz konusu olamaz. Ortak tahvil en az diğer ülke tahvilleri kadar itibarı yüksek olmalı" dedi. Sarkozy ve Merkel'in uzlaştığı taslak anlaşmaya göre, Euro Bölgesi üyesi ülkeler bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3'ün üzerine çıkması halinde otomatik sınırlamalarla karşı karşıya kalacak. Ülkeler ayrıca, denk bütçe konusunda Avrupa Adalet Divanı'nca gözetilecek anayasal çerçeveye uyum göstermek zorunda kalacak.
30 Kasım 2011 Çarşamba
ABD Merkez Bankası'ndan Avrupa'ya yardım eli
Avrupa'da krizin derinleşmesi karşısında ABD Merkez Bankası, swap faizlerinin indirimiyle finans sektörünün likidite ihtiyacını çözdü. ABD ekonomisinin kendi dengelerini kriz sonrası yeterince iyileştiremediği bir ortamda attığı adım, eleştirilere de neden oldu.
Labels:
ab,
abd,
almanya,
Avrupa Birliği,
fed,
fransa,
ingiltere,
italya,
kriz,
wall street,
Yunanistan
17 Ekim 2011 Pazartesi
AB zirvesi, krize nihai çözüm olmayacak
Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, 23 Ekim'de yapılacak Avrupa Birliği zirve toplantısında, Avrupa'nın borç krizi için nihai bir çözüm sunulmayacağını söyledi. Schaeuble, Berlin’de yaptığı açıklamada, Yunanistan'ın borç krizinin, ancak bu ülkenin borçlarının daha büyük miktarının silinmesiyle çözülebileceğini ve hükümetlerin bankaları buna kabule ikna etmeye çalıştıklarını söyledi. Almanya Başbakanı Angela Merkel'in sözcüsü Steffen Seibert de Merkel'in, zirve öncesinde üst düzey banka yöneticileriyle görüşme şeklinde somut bir planı bulunmadığını belirtti. Avrupa Birliği, 23 Ekim'de yapacağı zirve toplantısında Yunanistan'ın borç miktarını düşürerek euro bölgesi borç krizine kesin bir çözüm getirmesi için çok ağır baskı altında bulunuyor.
Labels:
ab,
almanya,
Avrupa Birliği,
fransa,
kriz,
merkel,
Yunanistan
22 Eylül 2011 Perşembe
Sarkozy, yuanın SDR'ye eklenmesini önerdi
Dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip Çin'in finans sisteminde etkinliğini artırmasına yönelik destek Fransa'dan geldi. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, New York'ta ABD Başkanı Barack Obama ile yaptığı görüşmede, Çin para birimi yuanın IMF özel çekim hakkına eklenmesi gerektiğini söyledi.
G-20 dönem başkanlığı görevini de yürüten Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, yılbaşından bu yana küresel finans sistemine yeni bir çerçeve vermeye yönelik çaba gösteriyor. Halen IMF'nin para birimi niteliğindeki özel çekim hakkı SDR'de dolar, yen, sterlin ve euro yer alıyor. SDR kur sepetini oluşturan para birimlerinin ağırlıkları beş yılda bir IMF Yönetim Kurulu'nca belirleniyor. SDR'de yapılan değişik Ocak ayında yürürlüğe girecek.
Fransa Cumhurbaşkanlığı'ndan bir üst düzey yetkili, yuan'ın SDR'ye eklenmesinin
Çin'in dünya ekonomisine entegrasyonunu hızlandıracağını söyledi.
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet, yuan'ın eklenmesinin tartışılmaya değer olduğunu söyledi. ABD Maliye Bakanı Tim Geithner ise, yuan'ın eklenmesi için dalgalı kur rejiminin uygulanması gerektiğini, Çin'de ise bu tür bir sistemin olmadığını vurguladı. .
20 Eylül 2011 Salı
Siemens, Fransız bankası yerine 'AMB' dedi
Alman sanayi devi Siemens, büyük bir Fransız bankasındaki hesabında yer alan parasının bir kısmını iki hafta önce çekerek Avrupa Merkez Bankası'na yatırdı. Financial Times'in haberinde Siemens'in yaklaşık yarım milyar euro tutarında nakit mevduatı bir Fransız bankasından çektiği kaydedilirken, Siemens toplamda 4 ile 6 milyar euro arasındaki tutarı bir haftalık vadelerle Avrupa Merkez Bankası'nda tutuyor.
Gazetenin haberinde, bankanın gelecekteki mali durumu hakkındaki endişeler ve AMB'nin verdiği daha yüksek faizler nedeniyle Siemens'in parayı bu bankadan çektiği belirtildi.
14 Eylül 2011 Çarşamba
Moody's Fransız bankalarının notlarını düşürdü
Yunanistan'ın temerrüde düşebileceğine yönelik beklentilerin artması, Fransız bankalarında not indirimlerine yol açtı. Derecelendirme kuruluşu Moody's Yunanistan tahvillerinden kaynaklanan riskler nedeniyle Societe Generale ve Credit Agricole'nin kredi notlarını düşürdü, BNP Paribas'ı negatif izlemede tutmayı kararlaştırdı.
Moody's, Credit Agricole'un notunu bir kademe düşürerek AA1'den AA2'ye indirirken, Societe Generale'nin notunu AA2'den AA3'e düşürdü. Moody's başkan Yardımcısı Nicholas Hill, Paris'te yaptığı açıklamada, "Yunanistan riskinin artması karşısında bankacılık sisteminin kırılganlığını dikkate alarak not indirimleri yapıldı" dedi. Fransız bankalarının toplam Yunanistan riski 40.1 milyar Euro düzeyinde bulunuyor.
Moody's, Societe Generale ve Credit Agricole'ün, Yunanistan, Portekiz ve Almanya'dan kaynaklanan riskleri karşılayabilecek sermaye gücüne sahip olduğu kaydedildi.
Fransa'nın en büyük bankası konumundaki BNP Paribas da, portföyündeki riskli varlıkları 70 milyar Euro azaltmayı kararlaştırdığını ifade etti. Banka, sermaye yeterlilik oranını da 2013 yılına kadar yüzde 9 düzeyine çıkarmayı hedeflediğini vurguladı.
Diğer yandan, Avrupa Merkez Bankası Yönetim Kurulu üyesi ve Fransa Merkez Bankası Başkanı Christian Noyer, Fransız bankalarının herhangi bir ek sermaye ihtiyacı olmadığını söyledi. Noyer, bankaların millileştirilmesinin anlamlı olmayacağını da kaydetti.
Labels:
ab,
bütçe,
euro,
fransa,
kredi derecelendirme,
kredi notu,
kriz,
moody's,
tahvil,
Yunanistan
17 Haziran 2011 Cuma
Almanya ve Fransa'dan Yunanistan'a ılımlı yaklaşım
Yunanistan kriz karşısında hükümet değişikliğine girerken; Avrupa'nın iki büyük gücü Almanya ve Fransa Yunanistan'ın borç yapılandırması konusunda yeni bir adım atmaya hazırlanıyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Berlin'de yaptığı görüşme sonrasında, borç yapılandırmasında özel sektör için çözüm bulunduğunu açıkladı.
İki lider yaptığı ortak açıklamada, 2009 yılında tahvillerin vadesinin uzatılması için hazırlanan Viyana Yaklaşımı planının Yunanistan için kullanılabileceğini söylediler. Merkel ve Sarkozy, Yunanistan'da krizin çözülmesi için Avrupa Merkez Bankası ile ciddi işbirliği içinde çözüm bulunmasına çalışılacağını söyledi.
Almanya Başbakanı Merkel, borç yapılandırmasında özel sektörün katılımının gönüllülük esasına bağlı olması gerektiğini söyledi. Merkel ve Sarkozy'nin sözleri ardından 2 yıllık Yunan tahvillerinde faiz yüzde 28.8'e geriledi.
Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso da, Eurogroup maliye bakanlarının Yunanistan'a yönelik yaklaşım farklılıklarını gidereceğini öngördü. Barroso, Brüksel'de yaptığı açıklamada, Yunan politikacıların yapısal reformlar konusunda işbirliği yapması çağrısında bulundu.
Diğer yandan, Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu, Pazartesi günü önlemleri görüşmek üzere AB Komisyonu Başkanı Barroso ve Eurogroup Başkanı Jean-Claude Juncker ile görüşeceğini açıkladı.
6 Haziran 2011 Pazartesi
Noyer: Euro Bölgesi'nde kriz sona erdi (!)
Euro Bölgesi'ne dahil 17 ülkeden üçüne kapsamlı yardım paketleri verilirken; Avrupa Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Christian Noyer, Euro Bölgesi'nde krizin sona erdiğini söyledi.
Helsinki'de finans konferansında konuşan Christian Noyer, Euro Bölgesi'nde ivmenin zayıflamasına karşılık büyümenin ikinci çeyrekte de devam edeceğini kaydetti.
Ekonomide toparlanmanın hız kazandığına yönelik göstergelerin arttığına işaret eden Noyer, "İlk üç aylık parlak performans ardından canlanma devam edecek" dedi. Ekonomik krizin geride kaldığını vurgulayan Noyer, orta vadede yüksek borç stoğunun azaltılmasına yönelik adımların atılması gerektiğini söyledi. Avrupa Merkez Bankası'nın fiyat istikrarını korumakta kararlı olduğuna işaret eden Noyer, "gerekmesi halinde harekete istikrarı savunmak amacıyla hareket etmeye hazırız" dedi.
Aynı zamanda Fransa Merkez Bankası Başkanı olan Noyer, Fransız bankalarının Avrupa'nın çevre ülkelerinden kaynaklanan riskinin Bankacılık sektöründen kaynaklanan bir borç krizi eleştirilerinin abartılı olduğunu vurguladı.
Labels:
Avrupa Birliği,
euro,
fransa,
irlanda,
ispanya,
italya,
portekiz,
Yunanistan
7 Mart 2011 Pazartesi
Fransa Maliye Bakanlığı'na G20 saldırısı
Dünyanın önde gelen 20 gelişmiş ve gelişmekte olan ülkesini bünyesinde barındıran G20, internet hackerlarının saldırısına konu oldu. G20 dönem başkanlığını yapmakta olan Fransa'da Maliye Bakanlığı internet sitesi, hackerların saldırısına uğradı.
Aralık sonundan itibaren gözlenen saldırılar çerçevesinde özellikle G-20 toplantılarının sekreteryasını üstlenen Fransız Hazinesi'ne yönelik belgelere erişilmeye çalışıldığı belirlendi. Bilgisayar kayıtlarına göre, saldırıların ağırlıklı olarak Çin üzerinden yapıldığına işaret edildi.
Fransa Ulusal İletişim Güvenliği Ajansı Başkanı Patrick Paillo, özellikle Fransa'nın dönem başkanlığı ve G20'deki uluslararası yazışmalara yönelik bilgilerin erişilmesine çalışıldığını söyledi.
Paillo, ilk kez Fransa'da bir bakanlığın hacker saldırısına uğradığını belirterek, saldırı çerçevesinde bakanlığa ait 150 bilgisayara ulaşıldığı ve bunlardan bazı belgelerin alındığı kaydedildi.
Fransa Maliye Bakanlığı, saldırı sonrasında güvenliğin en yüksek düzeye yükseltildiğini, konuyla ilgili soruşturma başlatıldığını da açıkladı.
1 Mart 2011 Salı
Dior, parlak tasarımcısı Galliano'yu gönderdi
Futbol kulüplerinde sıklıkla yaşanan, oyuncuların özel hayatlarındaki davranışları nedeniyle kulüple ilişkisi kesilmesine varan uygulamaların bir benzeri bu kez farklı bir sektörde yaşandı. Dünyanın önde gelen modaevlerinden Christian Dior, yıldız tasarımcısı John Galliano ile olan sözleşmesini feshetti. Fransız modaevi Dior'un bu kararında, Galliano'nun geçen hafta bir kulüp çıkışında iki güvenlik görevlisine Yahudi karşıtı bir söylemle davranması etkili oldu. Fransız yasalarına göre, Yahudi karşıtı davranışlar 6 aya varan hapisle cezalandırılıyor. 50 yaşındaki John Galliano, 1996'dan bu yana Christian Dior'un baş tasarımcısı olarak görev yapıyordu.
4 Şubat 2011 Cuma
Almanya ve Fransa rekabette işbirliği arıyor
Avrupa'da bütçe krizine karşı ortak bir yaklaşım göstermekte zorlanan Almanya ve Fransa, rekabet gücünü artırmak üzere işbirliğine yöneldi.
Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, AB liderlerini rekabet konusunda çerçeve anlaşması yapmak üzere gelecek ay zirve toplantısına çağırdı.
24-25 Mart'ta Brüksel'de yapılacak zirvede ele alınacak anlaşma ile, ülkeler arasındaki rekabet gücündeki dengesizliğin giderilmesine çalışılacak.
İki ülke 440 milyar Euro'luk Avrupa Kurtarma Fonu'nun artırılması konusunda görüşbirliğine varamazken, Merkel ve Sarkozy yayınladıkları ortak açıklamada, "2011 Euro'ya güvenin yeniden sağlandığı yıl olacak" ifadesine yer verdi.
Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, rekabet konusunda uyum sağlanmasını yaratacak düzenlemeleri içeren anlaşmanın gelecek aya kadar hazırlanacağını söylerken; "Karşı karşıya olduğumuz kriz karşısında yapısal önlemler almaya hazırız" dedi.
13 Aralık 2010 Pazartesi
AB krize karşı kalıcı önlem peşinde
Mali krizin derinleşmesi karşısında Avrupa Birliği, krizleri önleyici bir mekanizmayı daimi hale getirmeye çalışıyor. Bu çerçevede AB liderleri 16-17 Aralık'ta Brüksel'de yapacakları zirve toplantısında kalıcı bir kurtarma sistemini netleştirerek, yatırımcıların güvenini kazanmaya çalışacak.
Şimdiye kadar Euro Bölgesi üyesi Yunanistan ve İrlanda'yı kurtarmak zorunda kalan Avrupa Birliği'nin alacağı önlemlerle, krizin İspanya ve Portekiz gibi diğer ülkelere yayılmasının önüne geçmesi hedefleniyor.
Uzmanlar, liderlerin bir sistem konusunda hızla anlaşabileceğini sanmıyor. Yatırım bankası Jeffeys'in başekonomisti David Oven, "Sorunlar devam edecek. Piyasalar, gelecek yılın ilk haftalarına bakarak, tahvil piyasasında hangi bankaların daha fazla işlem gördüğünü ele alacak" dedi.
Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, Avrupa Birliği'nin kurtarma fonu konusunda uzlaşmaya varacağını öngörürken; plan çerçevesinde fonun mali açıdan zor durumdaki ülkelerin tahvillerine yatırım yapması bekleniyor. Kurtarma fonunun ayrıca zor durumdaki ülkelere kısa vadeli kredi imkanı sağlaması öngörülüyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, daha önce yaptıkları açıklamalarda Fransa ve Almanya'nın Euro'yu korumak amacıyla ne gerekiyorsa yapılacağını söylemişti. İki ülke, zor durumdaki AB üyelerine destek verilmesi amacıyla oluşturulan fonun artırılmasına ise karşı çıkıyor.
Avrupa Merkez Bankası da, zor durumdaki ülkelerin bankalarına destek vermek amacıyla tahvil alımlarına ağırlık veriyor. Krizle birlikte bankaların Merkez Bankası fonlamasına ihtiyaçlarının artması dikkat çekerken, Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Mario Draghi, "Aşırı borçlanan bankaların durumunu iyileştirecek ciddi adımlar atılması gerekiyor" dedi.
Labels:
almanya,
Avrupa Birliği,
euro,
fransa,
irlanda,
ispanya,
kriz,
portekiz,
Yunanistan
19 Ekim 2010 Salı
Eurostar'a rakip geliyor
Tamamlanması 10 yılı bulan Manş Tüneli aracılığıyla İngiltere ve Kıta Avrupası'nı birleştiren demiryolunda rekabet artıyor. Şimdiye kadar İngiliz ve Fransız ortak girişimi Eurostar aracılığıyla Londra-Paris-Brüksel seferlerinin yapılması ardından, Alman demiryolu şirketi Deutsche Bahn aynı tüneli kullanarak yeni seferler başlatacak.
Deutsche Bahn, 2013'ten itibaren Londra, Frankfurt ve Amsterdam arasında sefer düzenleyecek. İlk aşamada günde üç defa yapılacak seferlerin daha sonra Brüksel, Köln ve Rotterdam'a uzatılması planlanıyor. Deutsche Bahn'ın seferlere başlaması için güvenlik testlerini geçerek onay alması gerekiyor.
Alman demiryolu şirketinin girişimini değerlendiren Manş Tüneli'nin işletmecisi Eurotunnel yetkilileri, yeni şirket gelmesine karşılık tünelin halen yüzde 50 kapasiteyle kullanıldığını ifade etti.
Sefer planı çerçevesinde Londra'dan kalkacak hızlı tren ilk olarak Brüksel'e gidecek. Orada trenin bir bölümü Rotterdam üzerinden Hollanda'nın başkenti Amsterdam'a, diğer bölümü ise Köln üzerinden Frankfurt'a gidecek. İki kıta arasında kullanılacak hızlı trenlerin saatteki hızı 320 kilometreye ulaşırken, bu seferlerin artması Avrupa kıtası genelinde havayolu-demiryolu rekabetini artıracak görünüyor.
5 Ekim 2010 Salı
Fransız bankacı Kerviel'e 3 yıl hapis cezası
Yaptığı işlemlerle çalıştığı Fransız bankası Societe Generale'nin 4.9 milyar Euro zarar etmesine neden olan eski bankacı Jerome Kerviel, 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Paris Mahkemesi'nce verilen kararda, Kerviel'in görevini suistimal etmesi nedeniyle 140 bin çalışana sahip bankayı zor durumda bıraktığı vurgulandı.
Mahkeme başkanı Kerviel'e hapis cezası yanı sıra 5 milyar Euro'luk zararın tazmin edilmesi kararını verdi. Kararın temyiz yolu açık olurken, Kerviel'in avukatları kararı son derece adaletsiz olarak değerlendirdi. 33 yaşındaki eski bankacı Kerviel'in yaptığı işlemler sonucu Societe Generale Bankası 2008 yılında batmanın eşiğine gelmişti.
Fransız Bankacılık İdaresi, 2008 yılında meydana gelen skandal ardından bankanın risk yönetimini yeterince iyi yapmadığı gerekçesiyle 4 milyon Euro ceza vermişti.
26 Ağustos 2010 Perşembe
Sarkozy'nin G20 önceliği 'döviz kuru' olacak
Küresel krize kapsamlı önlemler üzerinde çalışan G20 ülkeleri, Kasım ayında Güney Kore'de yapılacak zirve öncesinde ortak zemin arıyor.
Daha önce de Almanya Başbakanı Angela Merkel ile birlikte ortak öneriler üzerinde çalışan Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Paris'te yaptığı konuşmada, G20 öncesinde Fransa'nın önceliklerini açıkladı.
Sarkozy, döviz kurundaki aşırı oynaklığın büyümeyi olumsuz etkilediğini belirterek, "Kur hareketlerini değerlendirecek yeni bir yapıya ihtiyaç var. Bu tartışmaları Çin olmadan yapmak saçma" dedi.
Sarkozy, benzer şekilde emtia piyasasındaki dalgalanmanın da Fransa tarafından G20 gündemine taşınacağını söyledi.
Doların dünyanın rezerv parası olarak ağırlığının daha da azaltılması gerektiğini ifade eden Sarkozy, alternatif para birimlerinin de ciddi rol üstlenmesi gerektiğini kaydetti. Halen küresel rezervlerin yüzde 66'lık bölümü dolar cinsinden tutuluyor.
Kasım ayından itibaren G20'nin liderliğini üstlenecek Fransa, gelecek yıl yapılacak g20 ve G8 zirvelerinde başkanlık yapacak.
Fransa Cumhurbaşkanı, küresel ekonomik politikalar arasında eşgüdümün kurlardaki aşırı oynaklığın önüne geçilmesinde belirleyici olacağını da vurguladı.
Sabit kur sistemine geri dönülmesini savunmadığını vurgulayan Sarkozy, "Küresel parasal sistemin geleceğini 'tabular' olmadan tartışmak durumundayız" dedi.
Labels:
döviz kuru,
fransa,
g20,
güney kore,
kriz,
sarkozy
23 Ağustos 2010 Pazartesi
Fransa Maliye Bakanı'ndan piyasalara sert eleştiri
Fransa, geçen hafta 2011 büyüme hedeflerini yüzde 2.5'ten 2'ye indirmesi ardından, bütçe açığı hedeflerine yönelik eleştirilerle de karşılaşıyor. Fransa Maliye Bakanı Christine Lagarde, Financial Times'a yaptığı açıklamada, piyasalar son iki yılda reformları gerçekleştirmekte başarılı hükümetin piyasalar tarafından yeterince desteklenmemesini eleştirdi.
Lagarde, Financial Times'a yaptığı açıklamada, bütçe açığının milli gelire oranı ve büyümeye yönelik hedeflerin aşırı iyimser olarak nitelendirilmesini değerlendirdi.
Fransa, geçen hafta bütçe açığının milli gelire oranına yönelik hedefi 2011 yılı için yüzde 8'den yüzde 6'ya indirdiğini açıklamıştı. Avrupa Komisyonu ve IMF ekonomistleri, Fransa'nın açıkladığı hedefleri iyimser olarak nitelendiriyorlar.
Maliye Bakanı Lagarde, reformların hayata geçirilmesi konusunda kararlı olduklarını belirterek, bu konuda Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve hükümetin gereken her türlü adımı atacağını kaydetti.
Fransa, AAA olan ülke kredi notunu korumak amacıyla reformlara ağırlık verirken, yüksek sosyal güvenlik açıklarını gidermek için adım atıyor. Ekonomistler, Fransa hükümetinin geçmişte koyduğu hedefleri yakalamakta başarılı olmadığını ifade ederken, bu hedeflere de ulaşılamayacağını ifade ediyorlar.
13 Ağustos 2010 Cuma
Alman ekonomisi 20 yılın büyüme rekorunu kırdı
10 Ağustos 2010 Salı
GDF Suez, International Power'i satın aldı
Enerji sektöründe son yılların en büyük birleşmesi Avrupa'da yaşanıyor. Avrupa'nın en büyük doğalgaz dağıtım şirketi Fransız GDF Suez, İngiliz dağıtım şirketi International Power'i satın aldı.
Aylar süren görüşmeler ardından varılan karar uyarınca, GDF'nin uluslararası alandaki faaliyetlerinin International Power'a devredilmesi kararlaştırıldı. Yeni oluşacak şirkette GDF Suez hissedarlarının payı yüzde 70 olurken, International Power'in hisseleri yüzde 30'da kalacak.
GDF satın alma çerçevesinde International Power şirketine 1.4 milyar sterlin ödeyecek. İngiliz şirketinin Brezilya'dan Avusturalya'ya kadar 45 ülkede 21 santralı bulunuyor. Şirketin Tekirdağ Marmara Ereğlisi'ndeki Uni Mar Elektrik Santralı'nda da yüzde 33 payı bulunuyor.
International Power'in 2009 karı 3.5 milyar sterlin olurken, Fransız şirketi GDF Suez'in 2009 karı 79.9 milyar euro düzeyinde bulunuyor.
Şirket birleşmesinin 2011 yılsonuna kadar tamamlanması bekleniyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
