daralma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
daralma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2011 Çarşamba

IMF'den finansal istikrar uyarısı

Küresel Finansal İstikrar Raporu'nu yayınlayan IMF, gelişen ve gelişmekte olan ülkelere finans sistemini iyileştirme çağrısında bulundu.

30 Haziran 2010 Çarşamba

Türk ekonomisi ilk çeyrekte yüzde 11.7 büyüdü

Türkiye ekonomisi 2010 yılının ilk çeyreğinde 2004’ün 2. çeyreğinden bu yana en yüksek seviyede yüzde 11.7 büyüdü. Bloomberg'in ekonomistler arasında yaptığı ankette, ilk çeyrekte büyümenin yüzde 11.5 olması bekleniyordu. İlk çeyrek verileri ile birlikte son 1 yıllık büyüme rakam yüzde 1 olarak gerçekleşirken; 2009’un son çeyreğine göre ise yüzde 9’luk bir daralma gözlenmesi dikkat çekiyor. Mevsimsellikten ve takvim etkisinden arındırılmış verilere göre ise Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde bir önceki döneme göre yalnızca yüzde 0.1 büyüdüğü gözlenirken; takvim etkisinden arındırılmış verilere göre bir önceki yılın aynı dönemine göre arındırılmamış veri ile aynı, yüzde 17 gelişme gözleniyor. Gelen son veriler ile birlikte Türkiye ekonomisinin büyüklüğü 987.5 milyar TL düzeyine çıktı. Üretim yöntemi ile hesaplanan milli gelir rakamlarına bakıldığında ilk çeyrekte yıllık bazda en büyük yükseliş yüzde 22.4 ile ticaret kaleminden kaynaklandı.

17 Haziran 2010 Perşembe

Euribor 8 ayın zirvesine tırmandı

Bankalararası piyasada Euro cinsinden borçlanma faizi niteliğindeki EURIBOR, son sekiz ayın en yüksek düzeyine tırmandı. Bu yükselişte bankaların yüksek riskler nedeniyle birbirine borç vermemesi etkili oldu. Üç ay vadeli EURIBOR Perşembe günü yüzde 0.729 düzeyine çıkarak, Ekim 2009'dan bu yana en yüksek düzeye yükseldi.
ROACH'TAN AVRUPA UYARISI
Diğer yandan, kötümser tahminleriyle öne çıkan Morgan Stanley Asya Başkanı Stephen Roach, Avrupa'da gözlenen krizin daha da derinleşmesi halinde Euro Bölgesi'nde büyüme hızının yüzde 1-1.5 azalacağı tahmininde bulundu. Taipei kentinde konuşan Roach, "Şu anki ekonomik kriz çift dipli bir durgunluk yaratabilecek güçte görünüyor. Dünya ekonomisinin yüzde 20'sini oluşturan Avrupa ekonomisindeki 1.5 puanlık daralma, küresel çapta büyüme hızını yüzde 0.3 aşağı çekecektir" değerlendirmesinde bulundu.

10 Aralık 2009 Perşembe

Üçüncü çeyrekte daralma yüzde 3.3

Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 3,3 daraldı. Ekonomistlerin yüzde 3,7’lik beklentilerinin altındaki daralma ile yılın ilk 9 ayındaki küçülme oranı yüzde 8,4’ü buldu. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, üçüncü çeyrekte en hızlı daralma yüzde 18,1 ile inşaat sektöründe gözlenirken, elektrik, su sektörü yüzde 4,8 ve imalat sanayi yüzde 3.9 geriledi. Türkiye İstatistik Kurumu daha önce yılın ikinci çeyreğinde yüzde 7 olarak açıkladığı daralma oranını ise yüzde 7,9’a, yüzde 14,3 olarak açıkladığı ilk çeyrek büyüme oranını yüzde 14,7’ye revize etti. Merkez Bankası’nın yaptığı son beklenti anketinde yıl sonu itibarıyla daralma oranının yüzde 5,7 olacağı öngörülüyor.

20 Kasım 2009 Cuma

TÜSİAD bu yıl yüzde 5.9 daralma bekliyor

Küresel krizden çıkışı işaretleri gözlenirken, TÜSİAD Türk ekonomisine ilişkin karamsar tahminlerde bulundu. TÜSİAD yayındağı Konjontür raporunda, gayri safi yurtiçi hasılanın 2009'da yıllık bazda yüzde 5.9 daralacağını öngörüldü. Raporda, 2010 yılına yönelik büyüme beklentisi ise yüzde 2.7 olarak açıklandı. Raporda OVP'nin ekonomideki belirsizliklerin azalmasına katkıda bulunduğuna dikkat çekilirken, "Buna karşılık, bozulan bütçe dengesinin gerektireceği finansman ihtiyacının faizler üzerinde baskı oluşturması riski, geleceğin öngörülebilirliğini sınırlamaya devam etmektedir" denildi.

10 Eylül 2009 Perşembe

Daralma ikinci çeyrekte yüzde 7'ye indi

Mali krizin yarattığı durgunlukla zayıflayan Türk ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 7 daraldı. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, gayri safi yurtiçi hasıla ikinci çeyrekte 228.8 milyar liraya geriledi. İstatistik Kurumu, yılın ilk çeyreğinde yüzde 13.8 olan daralmayı yüzde 14.3'e, 2008 yılı için açıklanan yüzde 1.1'lik büyümeyi de yüzde 0.9'la değiştirdi. Sektörler itibarıyla bakıldığında, en fazla daralma yüzde 21'le inşaat sektöründe gözlenirken, imalat sanayi yüzde 8.7 küçüldü. Ekonomistler, ilk çeyrekte yüzde 20.2 daralan imalat sanayinde canlanmanın sonraki dönemde de sürebileceğini işaret ederken, tarım sektöründe yüzde 6.6'lık büyümenin rakamlara olumlu katkı yaptığını ifade ediyorlar. Uzmanlar, hükümetin yaptığı vergi indirimlerinin katkısıyla ikinci çeyrek verilerinde toparlanma gözlendiğini de kaydediyorlar. Diğer yandan, açıklanan Ağustos ayı kapasite kullanımı verileri ekonomide toparlanmanın zaman alacağına işaret ediyor. Temmuz ayında yüzde 72.3 olan kapasite kullanım oranı Ağustos ayında yüzde 69.7'ye geriledi.

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Sanayi üretimindeki toparlanma Haziran'da da sürdü.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun verilerine göre,, ekonominin öncü göstergesi olan Sanayi Endeksi, Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,7 düşüş göstermesine rağmen önceki aya göre yüzde 7,3 arttı. Yüzde 9,7'lik daralma, yılbaşından bu yana en düşük oranlı küçülme oldu. Yapılan anketlerde, uzmanlar yüzde 12'nin üzerinde daralma bekliyorlardı. Haziran'da imalat sanayinde daralma yüzde 10.6 olurken, ana sanayi grupları itbarıyla bakıldığında en büyük gerileme yüzde 10.8 ara malı üretiminde yaşandı. TÜİK verilerine göre, dayanıklı tüketim malları üretimi yüzde 15, tekstil ve giyim sanayi ise yüzde 12'lik bir düzelme yaşadı Haziran'da ana sanayi grupları arasında en yüksek daralmayı ise yüzde 29.7 ile sermaye malı imalatı yaşadı. İmalat sanayi alt grupları incelendiğinde ise en yüksek düşüş oranı yüzde 36.5 ile diğer ulaşım araçlarının imalatında gerçekleşti. Üretimdeki daralma şubat ayında yüzde 23.8'le rekor kırmıştı. Endeks o tarihten bu yana toparlanma eğilimini koruyor.

4 Ağustos 2009 Salı

İngiltere'de servet 6.9 trilyon sterline indi

Mali krizin yarattığı baskı ile İngiltere'de ulusal servet 2008
sonunda 6 trilyon 954 milyar sterline geriledi. Milli servet önceki yıla göre yüzde 2 düşerken, verileri açıklayan Ulusal İstatistik Kurumu böylece 1992 yılındaki son durgunluktan bu yana servetin ilk kez azaldığını kaydetti. Hesaplama ülkedeki tüm binalar, fabrikalar, otomobiller, trenler, makineler ve finansal varlıkların toplamından borç stokunun çıkarılmasıyla yapılıyor. Milli servetin azalmasında 3.7 triyon servetin yarıdan fazlasını oluşturan gayrimenkul fiyatlarındaki düşüş etkili oldu. Gayrimenkul sektöründeki zayıflama yüzde 9'u bulmasına karşılık, hala milli servetin yüzde 56'sını oluşturuyor. Ekonomistler, halkın eriyen servetini yerine koymak amacıyla tüketim harcamalarını kısmaya hız vereceğini öngörürken, servetin 2008 öncesine çıkmasının yaklaşık 10 yıl alabileceğini öngörüyorlar. Milli servetteki azalmaya karşılık, kişi başına servetin 115 bin sterlin olduğu hesaplanıyor. Bu rakam, verilerin toplanmaya başladığı 1948 yılından bu yana servetin beş kat arttığına işaret ediyor.

31 Temmuz 2009 Cuma

ABD ekonomisi 2. çeyrekte yüzde 1 daraldı

Küresel mali krizle sarsılan ABD ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 1 oranında daraldı. Wall Street'te yüzde 1.5 olan beklentilerden daha iyi açıklanması ardından doların yen karşısındaki yükselişi hız kesti. Vadeli piyasalarda kısmen yükseliş gözlenmesi ardından satış hareketi hızlandı. Satışların yoğunlaşmasında, ABD Ticaret Bakanlığı'nın yılın ilk çeyreğine yönelik daralma rakamını yüzde 5.5'ten yüzde 6.4'e revize etmesi belirleyici oldu.

Krizin hükümetlere maliyeti 10 trilyon dolar

Mali krizin derinleştiği 2008 Eylül ayından bu yana, finans sektöründeki kayıpların hükümetlere maliyeti 10 trilyon doları buldu.

Uluslararası Para Fonu'nun hesaplamalarına göre, zengin ülkeler finans sektörüne yardım etmek üzere 9.2 trilyon dolar harcarken, gelişmekte olan ülkelerin aktardığı para miktarı 1.6 trilyon dolar oldu.

Fon'un hesaplamalarına göre, bunun 1.9 trilyon dolarlık bölümü bankalara sermaye sağlamak üzere kullanılırken, kalan bölümü krediler ve sektöre verilen garantilerden oluşuyor. Analistler, hükümetlerin bu maliyetten krizin bitmesiyle birlikte kurtulabilecekleri görüşündeler.

IMF, krizin yarattığı maliyetin gelişmiş 20 ülkenin bütçe açını olumsuz etkileyeceğini de öngördü. Buna göre, krizin maliyeti G20 milli gelirinin yüzde 10.2'lik bölümünü oluşturacak.

Bütçe açığının milli gelire oranının en yüksek olduğu ülkelerin başında yüzde 13.5 ile ABD gelirken, İngiltere'de bu oran yüzde 11.6, Japonya'da ise yüzde 10.3 düzeyinde bulunuyor.

28 Temmuz 2009 Salı

Daralmada tahminler kötüleşiyor

Hükümet, yılın son çeyreğinden itibaren büyümeye geçileceğini
öngörürken, TÜSİAD bu yıla yönelik daralma tahminini yüzde 4.1'den
5.2'ye çıkarttı. TÜSİAD üç ayda bir yayınladığı Konjonktür Raporu'nda,açıklanan önlem paketlerinin etkisine karşılık maliye politikasında kararsızlık ve IMF ile anlaşmanın yapılmamasının beklentileri olumsuza çeviren bir gelişme olduğu kaydedildi.

TÜSİAD Başekonomisti Dr. Ümit İzmen'in rapora yönelik özet değerlendirmesi ise şöyle: 2009 yılı Temmuz ayı itibariyle elde olan son verilere göre yapılan güncellemeler ekonomideki daralmanın daha şiddetli olacağına işaret etmektedir. 2009 yılının ilk çeyreğinde yüzde 22 gerileyen sanayi üretimi, Nisan ve Mayıs aylarında da yüzde 18.5 ve yüzde 17.4 gerilemiştir. Böylece 2009'un ilk çeyreğinde yüzde 13.8 daralan ekonominin, ikinci çeyrekte de yüzde 8.4 gerileyeceği tahmin edilmektedir. Tüketici ve reel kesim güveninin toparlanıyor olması, stokların mevsim normallerinin altına inmiş olduğuna ilişkin göstergeler ve bazı Avrupa ülkelerinde ekonominin toparlanma sürecine girdiğine ilişkin veriler, yılın ikinci yarısında ekonominin yavaş bir toparlanma sürecine girebileceğine işaret etmektedir. Bu durumda, ekonomideki daralmanın şiddetinin ikinci çeyrekten itibaren azalacağı ve son çeyrekte pozitif büyüme hızı elde edilebileceği düşünülmektedir. Ekonomi yılın son çeyreğinde büyümeye geçse de toparlanma zayıf ve yavaş olacaktır. Son çeyrekte yüzde 3.7 olarak hesaplanan büyüme hızına rağmen, yılın bütünü için ekonominin yüzde 5.2 küçüleceği tahmin edilmektedir. Enflasyonun, Merkez Bankası öngörüleri doğrultusunda şekilleneceğini düşünülmektedir. Yıl sonunda TÜFE enflasyonunun yüzde 5.5'e gerileyeceği tahmin edilmektedir. Krize karşı alınan maliye politikası önlemleri, bütçe harcamalarında artışa yol açmışken, ekonominin daralması, vergi gelirlerini azaltmaktadır. Bu durumun bütçe üzerinde baskı yaratacağı ve GSYH'ya oran olarak bütçe açığının yüzde 6'ya ulaşacağı, faiz dışı bütçe dengesinin ise %1 açık vereceği tahmin edilmektedir. ECONOMIST DE TAHMİNLERİ YENİLEDİ Diğer yandan, İngiliz ekonomi dergisi The Economist, Türkiye ekonomisine yönelik daralma tahminini düşürdü. Dergi daha önce yüzde 4'lük daralma hedeflerken, şimdi bu rakamı yüzde 5.6'ya çıkarttı. Böylece Türkiye ekonomisi 42 ülke arasında bu yıl en fazla daralacak 8. ülke oldu. The Economist, ekonominin 2010 yılındaki büyümesini ise yüzde 2.2 olarak tahmin etti. Derginin, 42 ülkeye yönelik tahminlerine göre, bu yıl Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan, Mısır, Pakistan ve Endonezya büyümeyi başaracak.

22 Temmuz 2009 Çarşamba

İngiltere'de toparlanma beş yıl alacak

Küresel mali krizle İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en kötü günleri yaşayan İngiltere’de, ekonomik verilerin kriz öncesine dönmesi için en erken 5 yıl beklenmesi gerekecek. Ulusal Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’nün (NIESR) hazırladığı rapora göre, İngiltere’de ekonominin bu yıl yüzde 4.3 daralması bekleniyor. Daralmanın ardından yılın son çeyreğinden itibaren büyümenin gözleneceğini öngören kuruluş, 2010’da yüzde 1, 2011’de ise yüzde 1.8 büyüme tahmininde bulundu. İyileşme sürecinin yavaş ve uzun olacağını öngören kuruluş, kamu borçlanmasının bu yıl 165.7 milyar sterline yani milli gelirin yüzde 12’sine ulaşacağını tahmin etti. Bu tırmanış nedeniyle kamu sektöründeki harcamaların kısılmasına hız verileceğini öngören NIESR, gelecek beş yıllık süreçte kemer sıkma politikalarına yönelinmesi yanında vergilerin ciddi oranda artırılacağı tahmininde bulundu. Borç stokundaki hızlı artışın borçlanma faizlerini de yukarı çekeceğini öngören NIESR, işsizlik oranının 2011 ortalarına kadar yüzde 9.3’le tüm zamanların en yüksek düzeyine çıkacağını belirtti. NIESR, ekonomik durumun kriz öncesi 2008 ilk çeyrek verilerine geri dönüşün en erken 2012’de olacağını da öngördü.

Sanayi sektörü frene sert bastı

Başbakan Tayyip Erdoğan, "Kriz Türkiye'yi teğet geçecek" söyleminde ısrar ederken, sanayi şirketlerinin performansı bu değerlendirmeyi desteklemiyor. İstanbul Sanayi Odası'nca hazırlanan Türkiye'nin en büyük 500 Sanayi Kuruluşu araştırmasında şirketlerin karı 2008 yılında 2001 krizinden bu yana en düşük düzeye indi. Faaliyet dışı karların yüzde 39.1, toplam karın yüzde 40.1 düşmesiyle İSO 500'de şirketlerin satış karlılığı ortalama yüzde 3.9'a geriledi. Tüpraş 27.7 milyar liralık satış hacmiyle Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşu olurken, önceki yıl üçüncü sırada yer alan Elektrik Üretim AŞ ikinci ve önceki yıl ikinci olan Ford Otomotiv üçüncü oldu. BOZULMA ARTARAK SÜRÜYOR İstanbul Sanayi Odası Başkanı Tanıl Küçük, sanayideki bozulmanın artarak sürdüğünü belirterek 2008'i kayıp olarak niteledi. Küçük, "2008 yılı sanayimiz açısından kayıp yıllardan birisi olmuştur. 2009'da da bozulma artarak devam etmektedir.Dipten çıkmakla teselli bulsak da üretim ve istihdam başta olmak üzere temel ekonomik göstergelerde çift haneli olumsuzluklarla karşı karşıya olduğumuz unutulmamalıdır" dedi. Küresel krizin yarattığı olumsuzluğun etkilerine de dikkat çeken Küçük, sanayideki bozulmada tek etkenin bu olmadığını savundu. Küçük, ekonomideki bozulmanın tek sorumlusunun kriz olmadığını vurgulayarak, şöyle konuştu: "Sanayi neden Türkiye ekonomisinde zayıf halka hale haline getirilmiştir? Sorumluluk sadece sanayiciye mi aittir? Neden Türkiye ekonomisi en çok küçülen ekonomilerden biri haline gelmiştir? Neden Türkiye'de işsizlik oranı dünyanın en yükseklerinden birisi haline gelmiştir? Bu soruların doğru yanıtlarının verilmesi gerekmektedir."

2 Temmuz 2009 Perşembe

PMI'in yalancısıyız, canlanma işareti güçleniyor!

Hükümetlerin durgunluğu aşmaya karşı aldığı canlanma önlemleri olumlu sonuçlarını veriyor. Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu önde gelen gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde açıklanan Haziran ayına yönelik imalat sanayi öncü göstergeleri krizin hız kestiğini gösteriyor.

Olumlu beklentileri güçlendiren verilerin başında Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) geliyor. Açıklanan Haziran ayı verileri dokuz aydan bu yana kesintisiz olarak daralan imalat sanayinde talebin canlandığına işaret ediyor. Ekonomistler, bu yılın son çeyreğinden itibaren başlayacak kademeli toparlanmanın 2010'da da kararlılıkla devam edebileceğine işaret ediyorlar.

Türkiye'de de açıklanan PMI endeksi Haziran ayında 53.9 düzeyine çıktı. Mayıs'ta 51 düzeyinde bulunan endeksteki artış, Türkiye'nin derin durgunluktan çıktığına işaret ediyor.
Ekonomistler, özellikle ihracat siparişleri ve stoklardaki azalmanın olumlu sinyaller verdiğine de dikkat çekiyorlar.

Türkiye'de bu olumlu sinyal alınırken, diğer gelişmekte olan ülkelerde de iyileşmenin işaretleri gözleniyor. Rusya'da PMI 47.3'e çıkarken, Macaristan'da 45.8'e ve Polonya'da ise 40'a çıkmış durumda bulunuyor.

1 Temmuz 2009 Çarşamba

Yılmaz: Toparlanma için talep koşulları iyileşmeli

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Türkiye ekonomisinde toparlanma işaretleri gözlendiğini belirterek, "Toparlanmanın sürekli olması için talep koşulları iyileşmeli" dedi.

İstanbul'da düzenlenen "Kriz Sonrası Ekonomik Düzen ve Türkiye Ekonomisi Konferansı"nın açılışında konuşan Durmuş Yılmaz, "Temkinli bir iyimserlik beklentisi korunmalı. Belirsizlikteki artış nedeniyle tahminlerdeki yanılma payı artabilir" dedi. Yılmaz, ticari kredi faiz oranlarında son dönemde gözlenen kademeli gerilemeyi de olumlu olarak değerlendirdi.

Yılmaz, taleple ilgili değerlendirmesinde de, "Kısa vadede toplam talepte belirgin bir ivmelenme beklemiyoruz" dedi. "Krizin tekrarlanmasını önleyecek mekanizmaların kurulması önemli" diyen Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, "Temel amacımız olan fiyat istikrarı, diğerleriyle çelişmiyor" dedi.

Konferansta bir konuşma yapan Yapı Kredi Bankası Başekonomisti Dr. Cevdet Akçay da, yatırım güdüsünün öldürülmesinin çok tehlikeli olduğuna işaret ederek, "Başkalarının krizi bazen bizi haddinden fazla meşgul ediyor" dedi.

30 Haziran 2009 Salı

İlk çeyrekte tarihi daralma: Yüzde 13.8

Türk ekonomisi yılın ilk çeyreğinde rekor oranda daraldı. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, sabit fiyatlarla Gayri Safi Yurtiçi Hasıla ilk çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13.8 azaldı. Sektörler itibarıyla en ciddi daralma ticaret, inşaat ve imalat sanayinde gözlendi. Yılın ilk çeyreğinde toptan ticaret yüzde 25.4, inşaat yüzde 18.9, imalat sanayi yüzde 18.5 küçüldü. Özel tüketim ise yüzde 9.2 geriledi. Ekonomistlerin yüzde 12 olan daralma beklentilerini de aşan bu rakamla, milli gelir geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2.2 gerileyerek 211 milyar liraya indi. Uzmanlar, gelen bu rakam ardından hükümetin yüzde 3.6 olan yıl sonu daralma tahmininin yüzde 5.5'in üzerine çekilmesini öngörüyorlar. Ekonomi en son 2001 yılının son çeyreğinde yüzde 9.85 ile çeyrek bazda rekor daralmıştı. Dünya Bankası geçen hafta yayınladığı tahminlerde Türk ekonomisinin bu yıl yüzde 5.5, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ise yüzde 5.9 daralacağını öngörmüştü. Türkiye sadece İkinci Dünya Savaşı'nın etkisiyle yaşanan yokluk yıllarında yüzde 15.3 daralmıştı.

29 Haziran 2009 Pazartesi

BIS: Bankacılıkta riskler devam ediyor

Hükümetlerin küresel krizin yarattığı durgunluğu frenlemek üzere aldığı canlanma önlemlerinin olumlu etkileri gözlenmeye başlanırken, krizin ilk uyarılarını yapan Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), bankacılığa yönelik risklerin sürdüğü uyarısında bulundu.

Krize karşı uyarılarıyla öne çıkan Uluslararası Ödemeler Bankası, bankacılık sektörünü iyileştirmeye yönelik önlemlerin yetersiz kalmasının canlanmaya karşı tehdit yarattığını kaydetti.

Kuruluş, yayınladığı yıllık raporda, "Finans sektörünün çalışaması mali krizin uzamasına neden olacağı gibi, canlanmayı geciktirebilir. Çünkü çalışmayan finans sistemi canlanma önlemlerinin yarattığı olumlu etkiyi ortadan kaldırır" ifadesine yer verdi.

Kuruluş, hükümetlerin bankaların bilançosundaki toksik varlıkların temizlenmesi konusunda yeterince hızla davranmadığını kaydederken, bankacılık sektörüne verilen kapsamlı garantilerin bu garantileri finanse eden vergi ödeyenleri büyük zararlarla karşı karşıya bırakacağı uyarısnda bulundu.

Kuruluş, canlanma önlemleriyle talepteki hareketlenmeyi de değerlendirerek, "Uzun zaman alacak canlanma sürecinde işsizlik oranında artış ve yatırımların azalması doğal bir gelişme olacaktır" ifadesine yer verdi.

Daralma tahminleri tartışma konusu

Küresel mali krizin Türk ekonomisini ne kadar daraltacağına yönelik beklentiler, tartışma konusu oldu. Hazine Müsteşarlığı, 2009 için yüzde 3.6 daralma öngörürken, Merkez Bankası yüzde 4.9 ve üç yıllık Orta Vadeli Programı hazırlayan Devlet Planlama Teşkilatı yüzde 4.4 daralma tahminine göre hesap yapıyor.

Yarın açıklanacak yılın ilk çeyreğine yönelik daralma verilerinin ardından, kamu kurumlarının 2009 küçülme tahminlerinin birbirine yaklaştırılması bekleniyor. Ekonomistler arasında yapılan anketler, ilk çeyrekte daralmanın yüzde 12'yi bulacağına işaret ediyor.

Kamu kurumlarının, krizden çıkış aşamasında ekonominin seyrine yönelik senaryoları da farklılık gösteriyor. Kriz için kanca şeklinde, u veya v şeklinde büyüme senaryoları tartışılıyor. DPT'nin şimdiye kadar ağırlıklı olarak üzerinde çalıştığı senaryo kanca şeklinde olurken, uzmanlar 2009 daralma tahminini 2010 büyüme hedefi ile uyumlu götürmeye çalışan kurumun bu çerçevede yüzde 5 küçülme hedefinin üzerine çıkmadığı görüşündeler.

Geçen hafta Türkiye'ye yönelik tahminlerini açıklayan Dünya Bankası yıl sonu daralmanın yüzde 5.5 olacağını öngörürken, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD yüzde 5.9 daralma tahmininde bulunmuştu.

26 Haziran 2009 Cuma

Enflasyon büyüme karşısında en büyük risk!

Mali krizin önüne geçmek amacıyla alınan önlemlerin ilk sonuçları görülmeye başlanırken, kriz sonrasına yönelik temkinli yaklaşım sürüyor. ABD Merkez Bankası FED'in eski Başkanı Alan Greenspan, canlanmayı sağlamak üzere alınan önlemlerin piyasaları sakinleştirdiğini belirterek, sistemin daha önceki aylara oranla daha dengeli seyrettiğini kaydetti.

Greenspan, Financial Times'a yazdığı makalede, kriz sonrası canlanma sürecinde en önemli engelin ise enflasyon olduğunu kaydetti. Canlanma amacıyla merkez bankalarının hız verdiği parasal genişlemenin zamanında tersine çevrilmemesi halinde enflasyon tehdidinin artacağını kaydeden Greenspan, siyasi baskının da bu noktada belirleyici olduğunu vurguladı.

Merkez bankalarının bu baskıyı göğüsleyememesi halinde enflasyonun 2012'den itibaren artışa geçeceğini kaydeden Greenspan, Amerika'da para arzı ile enflasyon arasında 3.5 yıllık bir geçişlilik süresi olduğunu da vurguladı.

ABD ekonomisinin kamu borçlarıyla finansmanının giderek daha ciddi sorun haline geleceğini kaydeden Greenspan, bunu önlemenin yolunun sıkı denetim ve özel sektörün canlandırılmasından geçtiğini de ifade etti.

Almanya ihracatın payını azaltma yolunda

Küresel ekonomideki durgunluk, dünyanın ihracat rekortmeni Almanya'nın da yeni çözümler aramasına neden oluyor. Almanya Maliye Bakanı Peer Steinbrück, ihracatın ülke ekonomisindeki büyük payının artık azaltılması gerektiğini söyledi.

Alman ekonomisinde bu yıl yüzde 6 daralma öngörüldüğünü kaydeden Maliye Bakanı, "Ekonominin ihracata bağımlı olması, krizin daha fazla hissedilmesine neden oluyor" dedi. Steinbrück, iç talebin canlandırılmasıyla ülkenin ihracattaki erimeyi dengeleyebileceğini ifade ederken, bu çerçevede hizmetler sektörüne yönelik yatırımın yoğunlaşması gerektiğini kaydetti.

Özellikle işsiz gençlere yeni meslek eğitimleri verilmesine öncelikli hedefleri olduğunu kaydeden Maliye Bakanı, böylece ülkede son 20 yılın en yüksek düzeyinde bulunan işsizlik oranının aşağıya çekilebileceğini kaydetti.

Ülke milli gelirinde yüzde 45'lik paya sahip bulunan dış ticaretin payının orta vadede düşürüleceğini kaydeden Bakan, "Ağırlığın azaltılmasına karşılık, ihracatta güçlü konumumuzu korumayı istiyoruz" dedi.

Alman Maliye Bakanı, küresel ekonomide bazı işaretlerin biraz iyileştiğini belirtirken, "Herşeyin düzeldiğini söylemek için çok erken. Belirsizliklerle dolu bir denizde yol alıyoruz" dedi.