altın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
altın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2010 Pazartesi

Dünya Bankası Başkanı 'altın standardı' önerdi

Ülkelerin dış ticarette avantaj sağlamak üzere para birimlerinin değerlerini düşük tutması ve bunun reel ekonomiye olumsuz yansımaları sürerken, Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick kur sisteminin revizyonu için uyarıda bulundu. Financial Times'a bir makale yazan Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick, 1971'de altın standardı sisteminin sona ermesine neden olan Bretton Woods 2 sonrasında, yeni bir kur sistemi oluşturulmasının zaman alacağını söyledi. Zoellick, bu hafta Güney Kore'de yapılacak G20 liderler zirvesinin uluslararası işbirliği için yeni bir platform oluşturulmasına fırsat yarattığını belirterek, yapısal reformların eşgüdüm içinde sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Zoellick, ABD ve Çin'in büyümeyi destekleyici farklı politikalar konusunda uzlaşabileceğini belirterek, bu çerçevede kurların belli bir aralıkta dalgalanması ve yuanın değerlenmesinin de gündeme gelebileceği kaydetti. Dünya Bankası Başkanı Zoellick, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin kur sisteminde yaşanan anormalliklerin önlenmesi için yeni yöntemler aranmasını istedi. Zoellick, bu çerçevede oluşturulacak sistemde altının enflasyon, deflasyon ve kurların yakın gelecekteki değerleri için referans noktası niteliği kazanabileceğini söyledi.

6 Eylül 2010 Pazartesi

Roubini: Kurlar daha cazip hale gelecek

Küresel krizi iki yıl önceden tahmin eden New York Üniversitesi Öğretim Üyesi Nouriel Roubini, ikinci bir durgunluk yaşanması halinde, dolar, yen ve İsviçre Frangı'nın altına oranla daha ciddi bir yatırım aracı haline gelebileceğini öngördü. Bloomberg International'a konuşan Prof. Roubini, kriz dönemlerinde altına ilginin artabileceğini ancak para birimlerinin daha likit olması nedeniyle yatırımcılar tarafından tercih edilebileceğini ifade etti. 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana hisse sahipliği oranının en düşük olduğu dönem yaşanırken, İsviçre Frangı Euro karşısında rekor düzeye tırmandı. Japon yeni ise dolar karşısında 1995'ten bu yana en yüksek düzeyden işlem görüyor. Bu yılın başından bu yana altının ons fiyatı ise yüzde 14 artarak 1.241 dolara tırmandı. Altın fiyatlarının şu anki düzeylerini koruyacağını öngören Nouriel Roubini, "Enflasyon tehdidi altın fiyatlarını sıçratabilir, ancak gelişmiş ülkelerde enflasyon değil tam tersine deflasyon işaretleri var" dedi. Roubini, küresel finans sisteminde yeni bir erimenin altın fiyatlarını tırmandıracağını belirterek, "Finans sektörü zaten durmuş halde, bu süreçte altın yatay seyredecektir" dedi. Roubini, ABD ekonomisinin yılın ikinci yarısında ivme kaybedeceğini belirtirken, istihdam piyasasındaki zayıf görünümün aynen devam edeceğini ifade etti. Kriz döneminde ABD'de 14 milyon kişi işinden olurken, işsizlik oranı yüzde 9.6'ya tırmanmış durumda.

13 Mayıs 2010 Perşembe

Altın fiyatlarındaki tırmanış hız kesmiyor

Avrupa Birliği'nin Yunanistan'a yönelik 750 milyar Euro tutarındaki desteği piyasalardaki tedirginliği yatıştırmakta yeterli olmazken, yatırımcıların güvenli limanı niteliğindeki altında tırmanış sürüyor. Bloomberg'in altın piyasası uzmanları ve ekonomistler arasında yaptığı ankete göre, altının ons fiyatının bu yıl sonuna kadar yüzde 21 daha artarak 1500 dolarlık rekor düzeye tırmanacağı öngörülüyor. Altının ons fiyatı yıl başından bu yana yüzde 13 artarken, ons fiyatı 1245 dolarla tüm zamanların en yüksek düzeye tırmandı. Uzmanlar, yatırımcıların güvenli liman arayışının bir sonucu niteliğinde fiyatlarda artış yaşandığını kaydederken, yaklaşan enflasyon ve bütçe açığı riskleri karşısında emtiaya olan ilginin arttığını vurguluyorlar. Avrupa para birimi euro 2010 başından bu yana yüzde 11 değer kaybederken, MSCI Dünya Endeksi geçen hafta piyasalarda yaşanan türbülansın da etkisiyle yılbaşından bu yana yüzde 1.4 geriledi. Uzmanlar, Yatırımcıların enflasyona karşı altın almayı tercih etmesiyle uzun vadede ons fiyatının 1850 dolara kadar tırmanabileceğini de vurguluyorlar.

7 Aralık 2009 Pazartesi

Türkiye'de kişi başına 70 gram altın var

Kriz dönemlerinin güvenilir yatırım aracı altında fiyatlar rekor üstüne rekor kırarken, Türkiye'de tasarruf amacıyla bulundurulan altın tutarının 192 milyar dolar olduğu öngörülüyor. İstanbul Altın Borsası Başkan Vekili Osman Saraç, Türkiye'de yastık altında 5 bin ton altın bulunduğunu ifade ederken, "Bu miktar nüfusa oranlandığında kişi başına yaklaşık 70 gram altın düşüyor" dedi. Altın fiyatlarının bin 200 doları aşarak rekor kırmasının elinde altın bulunduran tüketicilerin zenginleşmesine neden olduğunu kaydeden Saraç, tüketicilerin rekor artıştan ötürü mücevher alımını ertelediğini söyledi. Diğer yandan, uzmanlar altın fiyatlarının değerinin çok üzerine çıkmasından ötürü geri çekilebileceğini ancak, uzun vadede artışın süreceğini öngörüyorlar. Altın piyasası uzmanı David Tice, gelişmekte olan ülkelerin altın rezervindeki artışın fiyatları 2 bin doların üzerine taşıyacağını öngördü. Tice, gelişmekte olan ülkelerin bankacılık sistemi dışındaki rezervlerinin yüzde 2.2, gelişmiş ülkelerde ise bu oranın yüzde 38 olduğunu belirterek, gelişmekte olan ülkelerde rezervin yüzde 5'e çıkması halinde altın fiyatlarının 2 bin 500 doları göreceğini vurguladı. Altının ons fiyatı 2009 başına göre yüzde 34 artmış durumda.

25 Kasım 2009 Çarşamba

Rekortmen altında üretim zayıflayacak

Doların hızlı değer kaybı ve gelişen ülkelerin merkez bankalarından kaynaklanan yüksek talep, altın fiyatlarına rekor üstüne rekor kırdırıyor. Altın fiyatları 2009 başından bu yana yüzde 33 değer kazanırken, altın üretiminin azalmasıyla fiyat artışının süreceği öngörülüyor. Önde gelen altın madencilerinin tahminleri üretimin yüzde 10'a varan düzeyde azalacağına işaret ediyor. Dünyanın ikinci büyük altın üreticisi Newmont'un yöneticileri, 2001'de 85 milyon ons olan üretimin bu yıl 75 milyon onsa indiğine dikkat çekerken, üretimin daha da düşeceğini öngörüyorlar. Uzmanlar, altın üretiminin her yıl bir milyon ons azaldığını öngörürken, bu çerçevede en hızlı üretim düşüşü gözlenen ülkelerin başında Güney Afrika geliyor. Ekonomistler, yeni altın madenlerinin bulunmadığına dikkat çekerek, fiyatların altın arzının düşmesiyle kısa ve orta vadede yükselmeyi sürdüreceğini vurguluyorlar. Dünya Altın Konseyi'nin verilerine göre, bu yıl altın üretiminin 2 bin 500 tona ulaşması beklenirken, bu rakam küresel krizle artan talebin sadece üçte ikisini karşılayacak düzeyde bulunuyor.

10 Kasım 2009 Salı

Dow Jones 2008'i geride bıraktı

Dünya genelinde risk iştahının geriye dönmesi, doların euro karşısında hızlı değer kaybının hızlanması ve altın başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki yükseliş, piyasaları yukarı taşıdı. Dow Jones Sanayi Endeksi 204 puan artışla 3 Ekim 2008'den bu yana en yüksek kapanış olan 10226.9 düzeinden günü kapattı. Wall Street'teki hızlı yükselişte, haftasonu İskoçya'nın St. Andrews kentinde yapılan G20 zirvesinde verilen 'canlanma önlemlerine devam' mesajının etkili olduğu da gözlendi. Altın fiyatları 2009 başından bu yana yüzde 25 yükselirken, ons fiyatı 1111 dolarla yeni rekora koştu.

9 Eylül 2009 Çarşamba

Yeşil filizlerin rüzgarı emtia fiyatlarını uçuruyor

Küresel ekonomide canlanma işaretlerinin yoğunlaştığına ilişkin 'yeşil filizler belirdi' söylemi, emtia fiyatlarının tırmanmasına destek veriyor. Geçen Temmuz ayında 147 dolarla tarihinin en yüksek değerine çıkan ham petrol fiyatları, 2009 yılbaşına yüzde 60 değer kazanmış durumda. Sanayinin temel hammaddelerinden bakır fiyatlarındaki artış yüzde 112'yi bulurken, platin fiyatlarındaki yükseliş yüzde 38, altın fiyatlarındaki tırmanış ise yüzde 14'ü bulmuş durumda.

8 Eylül 2009 Salı

Altın fiyatları bin doları geride bıraktı

Hükümetlerin canlanma paketlerinin olumlu sonuç vermesi ve küresel krizden çıkış işaretlerinin yoğunlaşması, emtia fiyatlarını artırıyor. Mart ayından bu yana yaklaşık yüzde 40 yükselen borsalara paralel olarak tırmanmayı sürdüren altın fiyatları ons başına bin dolar barajını geçti. Psikolojik olarak önemli nitelikteki bin dolar seviyesini aşan altın, New York Borsası'nda ons başına bin 9 dolara çıkarak 2008 Mart ayından bu yana en yüksek düzeye tırmandı. Özellikle Hindistan başta olmak üzere Güney Asya ve Uzakdoğu'dan kaynaklanan taleple yükselen altın fiyatları, 2009 yılbaşına göre yüzde 14 değer kazandı. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, mücevher yapımı için altın alımı toplam satışların yüzde 70'lik bölümünü oluşturuyor. Doların değer kaybetmesinin de etkisiyle yükselişin hızlanabileceğini kaydeden uzmanlar, altında yıl sonu kapanışının bin 200 dolardan olabileceğini ifade ediyorlar. Altına paralel olarak yükselen gümüş fiyatları da 16.86 dolarla son 13 ayın en yüksek düzeyine ulaştı.

20 Ağustos 2009 Perşembe

İMKB "Türkiye Borsası" hazırlığında

Gelişmiş borsaların 2000li yılların başında tamamladığı birleşmeler, şimdi Türkiye'nin de gündemine taşınıyor. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Başkanı Hüseyin Erkan, küresel bir borsa oluşumu için hazırlık yaptıklarını belirterek, bu çerçevede İMKB, İstanbul Altın Borsası ve Vadeli İşlemler Borsası'nın tek bir platform altında toplanabileceğini söyledi. dünya gazetesine konuşan Erkan, bu sayede aracı kurumların tek bir bağlantı ve teminatla tüm borsalarda işlem yapabileceğini söyledi. Erkan, oluşturulacak Türkiye Borsası'nın daha sonraki aşamada dünyanın dört büyük borsası ile entegrasyonunun sağlanacağını vurguladı. 2000'li yılların başında Londra ve İtalyan Milano Borsası, Nasdaq ile OMX, New York Borsası ile Euronext'in birleşerek büyük gruplar oluşturduğunu hatırlatan Hüseyin Erkan, bu üç büyük borsa yanında Deutshce Borse ile de görüştüklerini söyledi. Erkan, tüm borsaların yeni yapıya ortak olmak istediğini belirterek, "Gördüğümüz olumlu destekle dünya piyasalarıyla işbirliğini yaparak emir akışını hızlandıracak bir sistem üzerinde çalışıyoruz" dedi. Erkan, ayrıca yabancı kurumsal yatırımcılara yönelik olarak "Büyük İşlemler Pazarı" kurulmasının da gündeme geldiğini ifade etti.

1 Temmuz 2009 Çarşamba

IMF kaynak arayışında tahvil satacak

Kriz nedeniyle gelişmekte ülkelerin kredi talepleriyle kapısını aşındırdığı Uluslararası Para Fonu, kendi kaynaklarını güçlendirmenin yollarını arıyor. G20 ülkelerinin 500 milyar dolar desteğiyle fonlarını 750 milyar dolara çıkarmayı kararlaştıran IMF, şimdi de tahvil ihracına hazırlanıyor.

IMF İcra Kurulu'nun onayını bekleyen tahvil ihracı kararı çerçevesinde 150 milyar dolarlık tahvil satılması bekleniyor. Tahvillerden elde edilecek kaynağın, IMF'nin İzlanda, Pakistan gibi ülkelere sağladığı yardımlara fon oluşturması öngörülüyor. Daha önce Çin, Brezilya ve Rusya IMF'nin ihraç edeceği tahvillerden alım yapacaklarını açıklamışlardı.

Kaynak yaratma çabaları çerçevesinde IMF'nin sahip olduğu 403 tonluk altın rezervinin bir bölümünün de satışı söz konusu olacak. Satışla piyasalardaki dengeleri bozmamayı hedefleyen IMF, ne kadar altının satılacağını Eylül ayına kadar netleştirmesi bekleniyor.

IMF İcra Kurulu, Nisan 2008'de altın rezervlerinin azaltılması konusunda prensip kararı almıştı.

IMF'nin bu satışı doğrudan merkez bankalarına yapma imkanı bulunuyor. Eylül ayında süresi dolacak anlaşmalar çerçevesinde Avrupa merkez bankalarının yıllık altın alım limiti 500 ton düzeyinde bulunuyor.  Bu tarih sonrasında belirlenecek daha yüksek bir miktar, IMF'nin satışlarına hız verebilecek.