irlanda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
irlanda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2011 Salı

Trichet'ten 'sistemik kriz' uyarısı

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet, Euro Bölgesi'nde yaşananların sistemik kriz boyutuna ulaştığına işaret ederek, AB hükümetlerinin yapısal reformları hızla hayata geçirmesi gerektiğini söyledi. Trichet, Brüksel'de katıldığı Avrupa Sistemik Risk Komisyonu toplantısında yaptığı konuşmada, Avrupa bankalarının eşgüdüm içinde yeniden sermayelendirilmesini istedi. "Küresel krizin merkez üssündeyiz" diyen Trichet, ülkelerdeki borç krizinin bankacılık krizine dönüştüğüne dikkat çekerek, krizin çevre ülkelere yayılma riski olduğunu vurguladı. Trichet'in açıklamaları, geçen hafta Avrupa Merkez Bankası Yönetim Kurulu ardından yapılan açıklamalardan daha açık ve net ifadeler taşıyor. Trichet, daha önce yaptığı konuşmalarda bankacılık sektörüne yönelik dramatik ifadelerden kaçınmıştı.

6 Haziran 2011 Pazartesi

Noyer: Euro Bölgesi'nde kriz sona erdi (!)

Euro Bölgesi'ne dahil 17 ülkeden üçüne kapsamlı yardım paketleri verilirken; Avrupa Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Christian Noyer, Euro Bölgesi'nde krizin sona erdiğini söyledi. Helsinki'de finans konferansında konuşan Christian Noyer, Euro Bölgesi'nde ivmenin zayıflamasına karşılık büyümenin ikinci çeyrekte de devam edeceğini kaydetti. Ekonomide toparlanmanın hız kazandığına yönelik göstergelerin arttığına işaret eden Noyer, "İlk üç aylık parlak performans ardından canlanma devam edecek" dedi. Ekonomik krizin geride kaldığını vurgulayan Noyer, orta vadede yüksek borç stoğunun azaltılmasına yönelik adımların atılması gerektiğini söyledi. Avrupa Merkez Bankası'nın fiyat istikrarını korumakta kararlı olduğuna işaret eden Noyer, "gerekmesi halinde harekete istikrarı savunmak amacıyla hareket etmeye hazırız" dedi. Aynı zamanda Fransa Merkez Bankası Başkanı olan Noyer, Fransız bankalarının Avrupa'nın çevre ülkelerinden kaynaklanan riskinin Bankacılık sektöründen kaynaklanan bir borç krizi eleştirilerinin abartılı olduğunu vurguladı.

14 Ocak 2011 Cuma

IMF: AB kriz endişelerini dindiremiyor

Derinleşen kriz karşısında Avrupa Birliği oluşturduğu kurtarma fonunu artırmaya hazırlanırken, piyasaların endişeleri devam ediyor. Uluslararası Para Fonu Başkan Yardımcısı Naoyuki Şinohara, Avrupa'nın bölgenin yatırımcıların güvenini sağlamakta henüz başarılı olamadığını belirterek, "Krizin Euro Bölgesi'nin diğer üyelerine yayılması küresel ekonomiye yönelik beklentileri olumsuz etkiler" dedi. Euro Bölgesi'ndeki krizin diğer ülkelere yayılma olasılığının şimdilik kontrol altında olduğunu kaydeden Şinohara, "Ancak ülke borçlarından kaynaklanan sorunların artması, ekonomideki canlanmayı frenleyecektir" dedi. Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ve ekonomiden sorumlu üye Olli Rehn, Avrupa'nın kurtarma fonunu artırmaya hazır olduğunu belirtirken; Almanya Başbakanı Angela Merkel, Euro'yu desteklemeyi sürdüreceklerini kaydetmişti. Ekonomistler, Avrupa Kurtarma Fonu'nun büyütülmesinin etkilerinin görülmesinin zaman alacağına işaret ederek, bu hafta yapılan tahvil ihraçlarına gelen talebin piyasalardaki endişeleri kısmen frenlediğini vurguladılar.

11 Ocak 2011 Salı

AB, derecelendirme şirketlerinin peşine düştü

Verdikleri kararlar nedeniyle kriz döneminde itibarları ciddi oranda zayıflayan derecelendirme kuruluşlarına yönelik tepkiler artıyor. Avrupa Komisyonu'nca hazırlanan bir düzenleme, kuruluşların not değişikliği öncesinde yaptığı erken uyarıların ülke değerlendirmeleri çerçevesinde kapsam dışında tutulmasını öngörüyor. Bütçe krizi nedeniyle Yunanistan ve İrlanda başta olmak üzere pek çok ülkenin notunu indiren derecelendirme şirketi Moody's, böylesi bir düzenlemenin piyasanın etkin şekilde çalışmasına engel yaratacağını kaydetti. Moody's'den yapılan açıklamada, yapılan değerlendirmelerin ücretsiz kamuoyuyla paylaşılmasına yönelik taleplerin de bu konuda ayrıntılı incelemeler yapan analistlerin cesaretini zayıflatarak, daha az rapor hazırlanmasına neden olabileceğini kaydetti. Derecelendirme kuruluşları özellikle 2008 krizi öncesinde finans sektöründeki riskleri yeterlince ve zamanında değerlendirmediği nedeniyle eleştirilerle karşılaşmıştı. Avrupa Komisyonu, yapılan düzenleme çerçevesinde derecelendirme kuruluşlarınca alınan kararların daha şeffaf bir yapıya kavuşturulmasını istiyor.

29 Aralık 2010 Çarşamba

Avrupa'da borçlanma maliyetleri tırmanıyor

Avrupa'da yaşanan bütçe krizi, şirketlerin borçlanma maliyetlerini de olumsuz yönde etkiliyor. Krizin yayılacağına yönelik beklentilerle, şirketlerin tahvil borçlanmalarında maliyet Mayıs ayından bu yana ilk kez ABD şirketlerinin borçlanma maliyetinin üzerine çıktı. Avrupa şirketleri ülke tahvilleri üzerine yüzde 1.89'luk risk primi öderken, bu oran ABD şirketleri için yüzde 1.69 düzeyinde bulunuyor. Mayıs ayında Yunanistan'ın kurtarılmasına kadar artan borçlanma maliyetleri, Kasım ayına kadar ABD şirketlerinin altında seyretmişti. Ancak, İrlanda ile başlayan ve krizin Portekiz, İspanya'ya yayılacağına yönelik endişelerin artmasıyla Avrupa şirketlerinin borçlanma maliyetleri artış gösterdi. 20 baz puanlık faiz farkı, tüm zamanların en yüksek düzeyine işaret ederken; benzer bir gelişme kredi temerrüt sigortası niteliğindeki CDS endekslerinde de gözleniyor. Eylül ayına kadar birbirine paralel seyreden endeksler arasındaki fark, Eylül'den bu yana açılıyor. ABD'de 5 yıllık CDS endeksi 105'ten 85'e gerilerken, Itraxx Avrupa Endeksi 105 düzeyinde seyretti.

23 Aralık 2010 Perşembe

Çin, Avrupa ülkelerine verdiği desteği artıracak

Dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip Çin, Avrupa ekonomisinin halen yaşamakta olduğu krizi aşması için yardım etmeye hazır olduğunu açıkladı. Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Avrupa'nın Çin'in 2.7 trilyon dolarlık döviz rezervlerinin değerlendirilmesinde önemli bir nokta olduğu vurgulandı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Şang Yu, Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu'nun aldığı kapsamlı önlemlerin Avrupa ekonomisinin istikrara kavuşmasını sağlayacağını söyledi. Portekiz gazetelerinde geçen hafta yer alan haberlerde, Çin'in Portekiz'in ihraç ettiği ülke tahvillerine yaklaşık 5 milyar Euro'luk yatırım yapacağı kaydedilmişti. Portekiz'in çevirmesi gereken borç miktarı Nisan ayına kadar 15 milyar Euro'yu buluyor. Portekiz Maliye Bakanı Fernando Santos, geçen hafta Çin Merkez Bankası Başkanı Zu Şiaşuan ve Maliye Bakanı Şie Şuren ile bir araya gelerek, ülkesine destek istemişti. Ziyaret sonrası yapılan açıklamalarda Çin'in Portekiz'e krizi aşmasında yardımcı olacağı vurgulanmıştı. Çin Ticaret Bakanı Çen Demin de, Salı günü yaptığı açıklamada, Avrupa ülkelerinde yaşanan krizi yakından izlediklerini belirterek, ilk çeyrekte krizin kontrol altına alınmasını istemişti.

20 Aralık 2010 Pazartesi

ECB, İrlanda'nın kurtarma planından endişeli

Milli hasılasının 7 katınra ulaşan bankacılık sektörünün riskleriyle kriz yaşayan İrlanda'ya yönelik endişeler sona ermiyor. Avrupa Merkez Bankası, İrlanda'nın borç krizinden kurtarılması için hazırlanan paketin, Banka'nın Euro Bölgesi'ndeki likidite operasyonlarını etkilemesinden kaygı duyduğunu ifade etti. Avrupa Merkez Bankası'nın yayınladığı raporda, İrlanda'nın kurtarma paketine ilişkin mevzuattaki yasal hataların da ECB'nin teminat güvenliği haklarını etkileyebileceği belirtildi. Raporda Avrupa Birliği ile Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) ortaklaşa oluşturdukları 85 milyar Euro tutarındaki destek paketi için hazırlanan yasa taslağı da eleştirildi. Taslağın, Euro Bölgesi için hayati öneme sahip bazı konularda yasal bakımdan yeterince açık olmamasının kaygı yarattığı belirtilen raporda, acil likidite yardımına karşı oluşturulan teminatların sorun yarattığı ifade edildi. İrlanda Parlamentosu, geçen hafta Çarşamba günü kurtarma paketini onaylamıştı. Derecelendirme kuruluşu Moody's, Cuma günü İrlanda'nın kredi notunu beş kademe birden indirerek Baa1'e indirmişti.

15 Aralık 2010 Çarşamba

Moody's İspanya'nın kredi notunu izlemeye aldı

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, İspanya'nın kredi notunu olası bir not indirimi için izlemeye aldı. Moody's'den yapılan açıklamada, Avrupa'da yaşanan mali krizin bankacılık sektöründe kırılganlığı artırabileceği ifade edildi. Avrupa'da mali krizin yarattığı baskı, İspanya'yı da etkiliyor. Derecelendirme kuruluşu Moody's, İspanya'nın Aa1 olan ülke kredi notunu olası indirim için izlemeye aldı. Moody's'den yapılan açıklamada, krizle birlikte ülkenin borç dinamiklerinin olumsuz etkilendiği ifade edilirken, gerek borç düzeyi gerekse maliyetlerinin yükseldiği kaydedildi. Kamu borçlanma gereğinin daha da artaracağı öngörülen değerlendirmede, krizle birlikte bankacılık sektörünün kırılganlığının arttığı vurgulandı. AB hükümetleri, Yunanistan ve İrlanda'da yaşanan krizin Euro Bölgesi'nin diğer bölgelerine yayılmasını önlemeye çalışıyor. Bu çerçevede oluşturulan fonun kalıcı hale getirilmesi, Perşembe günü Brüksel'de başlayacak AB liderler zirvesinde ele alınacak. Tedirginlik, İspanya'nın borçlanma koşullarını da güçleştiriyor. Bu çerçevede İspanya ile Almanya arasında 10 yıl vadeli tahvillerin getiri farkı 257 baz puana çıktı. İspanya'ya yönelik tedirginliğin artmasıyla bu rakam 30 Kasım'da 283 baz puanla Euro'nun kullanılmaya başlanmasından bu yana en yüksek düzeye çıkmıştı. Moody's Pazartesi günü yayınladığı bir araştırmada da, İspanyol bankalarının 17 milyar Euro'luk ek sermayeye ihtiyaç duyabileceğini vurgulamış, özellikle küçük ölçekli bankaların sermaye sorunu yaşayabileceğini kaydetmişti.

14 Aralık 2010 Salı

Güven arayan Portekiz tahvil için Çin'in kapısında

Euro Bölgesi'nde Yunanistan ve İrlanda'nın mali kriz karşısında Avrupa Birliği'nce kurtarılması ardından, yatırımcıların endişe kaynağı niteliğindeki ülkelerden Portekiz güveni yeniden tazelemeye çalışıyor. Portekiz Başbakanı Jose Socrates, Financial Times gazetesine verdiği söyleşide, yatırımcıların hükümetin aldığı yapısal önlem kararlarını günden güne daha iyi anladığını söyledi. "Bütçe açığını hızla azaltmak üzere ne gerekiyorsa yapıyoruz" diyen Socrates, Portekiz'in tahvil piyasasından borçlanacak güçte olduğunu söyledi. Başbakan Socrates, ülkede sorunlu bir bankacılık sektörü veya emlak sektöründe aşırı yüksek fiyatların oluşturduğu bir balon olmadığını kaydetti. Diğer yandan, İngiliz yayın kurumu BBC, Portekiz Maliye Bakanı Fernando Santos'un Pekin'e sürpriz bir ziyaret yaparak, Çinli yetkililerden Portekiz tahvillerine yatırım yapmasını istediğini duyurdu. Çin'in halen Avrupa tahvil piyasalarında ciddi yatırımları bulunuyor. Portekiz'e yönelik piyasa yaklaşımı, yarın gerçekleştirilecek 500 milyon Euro'luk tahvil ihalesiyle test edilmiş olacak. Portekiz'in borçlanma maliyetleri Kasım ayında Euro Bölgesi'nin oluşturulduğundan bu yana en yüksek düzeye çıkarken, Avrupa Merkez Bankası'nın Portekiz tahvilleri alımı risk primlerinin gerilemesine neden oldu. Avrupa Merkez Bankası, geçen hafta Euro Bölgesi ülkelerinden 2.7 milyar Euro'luk tahvil almıştı. Bu rakam, Haziran ayından bu yana en yüksek düzeyi ifade ediyor.

13 Aralık 2010 Pazartesi

AB krize karşı kalıcı önlem peşinde

Mali krizin derinleşmesi karşısında Avrupa Birliği, krizleri önleyici bir mekanizmayı daimi hale getirmeye çalışıyor. Bu çerçevede AB liderleri 16-17 Aralık'ta Brüksel'de yapacakları zirve toplantısında kalıcı bir kurtarma sistemini netleştirerek, yatırımcıların güvenini kazanmaya çalışacak. Şimdiye kadar Euro Bölgesi üyesi Yunanistan ve İrlanda'yı kurtarmak zorunda kalan Avrupa Birliği'nin alacağı önlemlerle, krizin İspanya ve Portekiz gibi diğer ülkelere yayılmasının önüne geçmesi hedefleniyor. Uzmanlar, liderlerin bir sistem konusunda hızla anlaşabileceğini sanmıyor. Yatırım bankası Jeffeys'in başekonomisti David Oven, "Sorunlar devam edecek. Piyasalar, gelecek yılın ilk haftalarına bakarak, tahvil piyasasında hangi bankaların daha fazla işlem gördüğünü ele alacak" dedi. Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, Avrupa Birliği'nin kurtarma fonu konusunda uzlaşmaya varacağını öngörürken; plan çerçevesinde fonun mali açıdan zor durumdaki ülkelerin tahvillerine yatırım yapması bekleniyor. Kurtarma fonunun ayrıca zor durumdaki ülkelere kısa vadeli kredi imkanı sağlaması öngörülüyor. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, daha önce yaptıkları açıklamalarda Fransa ve Almanya'nın Euro'yu korumak amacıyla ne gerekiyorsa yapılacağını söylemişti. İki ülke, zor durumdaki AB üyelerine destek verilmesi amacıyla oluşturulan fonun artırılmasına ise karşı çıkıyor. Avrupa Merkez Bankası da, zor durumdaki ülkelerin bankalarına destek vermek amacıyla tahvil alımlarına ağırlık veriyor. Krizle birlikte bankaların Merkez Bankası fonlamasına ihtiyaçlarının artması dikkat çekerken, Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Mario Draghi, "Aşırı borçlanan bankaların durumunu iyileştirecek ciddi adımlar atılması gerekiyor" dedi.

6 Aralık 2010 Pazartesi

İrlanda, bankacılıkta konsolidasyona hız verecek

Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu'ndan 85 milyar Euro kredi alarak mali durumunu güçlendirmeye çalışan İrlanda, bankacılık sektöründeki konsolidasyona hız verecek. İrlanda hükümetinden bir yetkili, Financial Times'a yaptığı açıklamada, Avrupa Kurtarma Fonu'ndan yararlanmak üzere büyük banka bilançolarının küçültüleceğini kaydetti. Bu çerçevede, İrlanda bankalarının aktiflerinde bulunan tahsil edilemeyen varlıkların hızla satışı planlanırken, riskli tahvil portföylerinin azaltılması hedefleniyor. Avrupa Merkez Bankası son dönemde İrlanda bankalarının en güçlü fon kaynağı haline geldi. Ekim ayında İrlanda bankaları Avrupa Merkez Bankası'ndan 130 milyar Eruo kullanırken, bu rakam üç ay öncesine göre yüzde 45 artışa işaret etti. Krizden en fazla etkilenen Bank of Ireland ve Allied Irish Banks'ın bilançolarındaki toplam kredi portföyü 200 milyar Euro düzeyinde bulunuyor. İrlanda Hükümeti, halen yüzde 160 düzeyinde bulunan kredilerin mevduata oranını 2013 yılına kadar yüzde 110 düzeyine indirmeyi planlıyor. Bu hedefe ulaşmak amacıyla Bank of Ireland'in kredi portföyünü 20 milyar Euro, Allied Irish'in 15 milyar Euro küçültmesi gerekiyor. İrlanda bankalarının toplam aktifleri, milli gelirin 7 katına ulaşırken; İngiltere'de bu rakam 1.1 düzeyinde bulunuyor.

30 Kasım 2010 Salı

Avrupa piyasalarında endişe sona ermiyor

Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu'ndan İrlanda'ya 85 milyar Euro'luk yardım sağlanması, krizin yayılacağına yönelik beklentileri sona erdiremedi. İspanya, İtalya ve Portekiz'de tahvil faizleri rekor düzeye tırmanırken, artan riskler euronun son 11 haftanın en düşük düzeyine inmesine yol açtı. Yunanistan ardından İrlanda'nın da Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu'nun sağladığı destekle kurtarılması, Avrupa'daki endişeleri dindirmeye yetmedi. Krizin Avrupa Birliği'nin kanat ülkelerine sıçrayacağına yönelik endişelerin artması, İspanya, İtalya ve Portekiz'de tahvil faizlerinin rekor düzeye çıkmasına yol açtı. Borçlanma risklerini güvence altına alacak CDS'lerin de rekor düzeye tırmandığı dikkat çekerken, Avrupa ortak para birimi Euro dolar karşısında son 11 ayın en düşük düzeyine geriledi. Euro dolar karşısında 1.2980 düzeyine kadar geri çekilirken, Citigroup tarafından yapılan bir araştırma paritenin orta vadede 1.25'e kadar gerileyebileceğini ortaya koydu. Citigroup kıdemli teknik analisti Tom Fitzpatrick, 4 Kasım'dan bu yana yüzde 8 gerileyen Euro dolar paritesindeki düşüşün hızlanacağı tahmininde bulundu. Dünyanın en büyük tahvil fonu Pimco'nun yöneticisi Muhammed El Erian, yaptığı açıklamada da, Euro konusunda yatırımcılara ihtiyatlı davranmaları uyarısında bulundu. "Yatırımcılar bir çözüm görmezse Avrupa'daki pozisyonları azaltmalı" diyen El-Erian, Euro Bölgesi'nde daha güçlü bir mali birliğin tesis edilmesi gerektiğini kaydetti. İrlanda ardından piyasalar tarafından yakından izlenen Portekiz'de bankacılık sektörüne ilişkin risklerin arttığı gözleniyor. Portekiz Merkez Bankası, yaptığı açıklamada, bankacılık sektörünün gelecek yıllarda daha büyük sorunlar yaşayabileceğini belirterek, yeni fonlama kaynaklarının azlığı ve büyümenin zayıflamasının bankaların karlılığını düşüreceğini kaydetti. İspanya Merkez Bankası da, ülkenin dış yardıma ihtiyacı olmadığını açıkladı. Milli hasıla olarak 1.5 trilyon dolarlık büyüklüğü ile İrlanda'nın 5 katı büyüklüğündeki İspanya ekonomisinin temelde sağlıklı olduğunu kaydeden Merkez Bankası, sorunların dış yardımla çözülemeyeceğini ifade etti.

29 Kasım 2010 Pazartesi

Yunanistan IMF'den süre kazandı

İrlanda'ya dün alacağı yardımları geri ödemek için yedi yıl verilmesinin ardından, Yunanistan da aldığı acil yardımları ödemek için dört buçuk yıllık bir ek süre alıyor. Yunanistan temerrüt ihtimalini engellemek için, Mayıs ayında euro bölgesinden ve Uluslararası Para Fonu’ndan 110 milyar Euro'luk üç yıllık bir yardım paketi almıştı. İrlanda da dün yedi buçuk yılda geri ödeyeceği 85 milyar Euro'luk bir yardım paketi almaya hak kazandı. Avrupalı maliye bakanları ”Yunanistan’a verilen borç paketinin vadesini, İrlanda’nınkine benzer düzeye getirmenin gerekliliğini inceleyeceklerine” söz verdler.

28 Kasım 2010 Pazar

AB ve IMF'den İrlanda'ya 85 milyar Euro

AB Maliye Bakanları, İrlanda'ya 85 milyar Euro'luk yardım verilmesine yönelik paketi Brüksel'de yaptıkları toplantıda onayladı. Paket çerçevesinde yardımın 35 milyar Euro'luk bölümü bankaların sermayelendirilmesi için kullanılırken, kalan bölümü hükümet harcamalarının finansmanı için kullanılacak. Kredinin faizi yüzde 5.8 olurken, AB ve IMF'nin Mayıs ayında Yunanistan'a verdiği kredinin faizi yüzde 5.2 düzeyindeydi. Planı değerlendiren İrlanda Başbakanı Brian Cowen, İrlanda için olabilecek en iyi anlaşmayı yaptıklarını söyledi. Cowen, "Yardım anlaşmasıyla sorunları gerektiği gibi değerlendirip çözüme ulaştırabilecek şekilde kritik bir süre kazanmış olduk" dedi. 85 milyar Euro'luk yardım paketine İrlanda Hükümeti 17.5 milyar Euro destek verirken, AB 45 milyar Euro tutarında yardım verecek. AB'nin yardım miktarı içinde İngiltere, İsveç ve Danimarka ile yapılan ikili anlaşmalarla elde edilen fonlar da yer alıyor. IMF'nin İrlanda'ya vereceği kredinin toplamı ise 22.5 milyar Euro'yu buluyor. Paket çerçevesinde İrlanda, bütçe açığının milli gelirin yüzde 3'üne indirilmesi konusunda 2015 yılına kadar en az bir yıl kazanmasını sağlamış oldu.

24 Kasım 2010 Çarşamba

İrlanda, 4 yıllık kapsamlı önlem paketi açıkladı

Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu'ndan yardım almaya hazırlanan İrlanda, gelecek 4 yılı kapsayan kapsamlı mali önlem paketini açıkladı. İrlanda Başbakanı Brian Cowen ve Maliye Bakanı Brian Lenihan tarafından açıklanan önlemler paketi vergi indirimleri yanı sıra kapsamlı harcama kesintileri içeriyor. İrlanda, halen yüzde 12.5 olan kurumlar vergisini artırmazken, KDV oranı yüzde 21'den 23'e çıkarılacak, prim harcamalarına yönelik vergi indirimleri kaldırılacak. Hükümet ayrıa kriz döneminde kaynak yaratmak amacıyla yeni emlak vergisi koymayı kararlaştırdı. Plan çerçevesinde harcamaların gelecek dört yılda yüzde 20 kısılması öngörülürken, bu şekilde bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya oranının yüzde 3'ün altına indirilmesi hedefleniyor. İrlanda Parlamentosu'nun bütçeye yönelik oylamayı 7 Aralık'ta yapması beklenirken, oylama sonrasında hükümetin Ocak ayının ikinci yarısında erken genel seçim kararını açıklaması bekleniyor. Önlem paketi çerçevesinde büyümenin 2011 yılında yüzde 1.75, 2012'de yüzde 3.25 ve 2014'te yüzde 2.75 olması öngörülürken, Maliye Bakanı Lenihan bu yıl küçük de olsa bir büyüme beklenebileceğini ifade etti.

Şimşek: İrlanda'nın krizden çıkışı zaman alacak

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ağır mali sorunlarla AB ve Uluslararası Para Fonu'ndan yardım almaya hazırlanan İrlanda'ınn krizden çıkmasının zaman alacağını söyledi. Londra'da Bloomberg International'ın sorularını yanıtlayan Şimşek, "Ekonomideki sorunların bir anda çözülmesi mümkün değil" dedi. "Benzer bir süreçten 2000-2001 döneminde Türk ekonomisi de geçti, hem yapısal hem mali alanda kapsamlı önlemler alınmasını gerektirdi. Bu acı veren bir süreç, ancak bunun sürdürülmesi ülkenin kredibilitesini artırır" diyen Maliye Bakanı Şimşek, bunun ardından piyasaların İrlanda'ya güven duymaya başlayabileceğini söyledi. Türkiye ekonomisine yönelik soruları da yanıtlayan Şimşek, "Ekonomik, sosyal ve siyasi alanda güçlü bir kurumsal yapıyı oluşturmak, yapısal dönüşümü sağlamak konusunda kararlılığımız sürüyor. Bu çerçevede Avrupa Birliği'ne tam üyelik Türkiye'nin dış politika öncelikleri arasında ilk sırada yer alıyor" dedi.

23 Kasım 2010 Salı

İrlanda yardım için önlem açıklamaya hazırlanıyor

Bankacılık sektörünün yaşadığı sorunlarla başedemeyen İrlanda, Uluslararası Para Fonu ve Avrupa Birliği'nden yardım alacak. İrlanda yaklaşık 90 milyar Euro yardım verilmesi beklenirken, hükümetin 4 yılı kapsayan önlem planını açıklaması bekleniyor. Plan çerçevesinde İrlanda'nın asgari ücreti yüzde 12 azaltması beklenirken, yüzde 12.5 olan kurumlar vergisi oranını değiştirmesi beklenmiyor. Bu arada, Uluslararası Para Fonu Başkan Yardımcısı John Lipsky, İrlanda hükümetiyle görüşmelerin hızla ilerlediğini belirterek, hükümetin gerekli siyasi kararları hızla alması gerektiğini söyledi. Almanya Başbakanı Angela Merkel de, İrlanda'nın ciddi bir endişe kaynağı olmayı sürdürdüğünü belirterek, "Euro Bölgesi ülkelerini kurtarmaya çalışmak Avrupa için iyi değil" dedi. Avrupa Komisyonu'nun Mali İşlerden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn de, İrlanda'da kamu harcamalarını azaltacak bir bütçenin ivedilikle kabul edilmesi gerektiğini söyledi. AB, bu ülkeye yardım için bütçenin kabulünü ön koşul olarak belirlerken, bütçenin 7 Aralık'ta oylanması bekleniyor. İrlanda Hükümeti'nin bütçeye onay verilmesi ardından Ocak ayının ikinci yarısında erken genel seçim kararı vermesi de öngörülüyor. Diğer yandan, kriz nedeniyle İrlanda bankalarının satılabileceğine yönelik açıklamalar, zor durumdaki bankaların hisselerinde sert düşüşlere yol açtı. Kamunun yüzde 26 hissesinin bulunduğu Bank of Ireland hisseleri yüzde 23 düşüşle 30 eurosent düzeyine indi.

FSA: Büyük bankalar sistemik risk yaratmıyor

Bankacılık sektörünün çehresini değiştirecek Basel 3 düzenlemeleri öncesinde, İngiltere Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Adair Turner büyük bankaların sektör için sistemik risk yaratmadığını söyledi. Turner, İngiliz Parlamentosu Hazine Komitesi'nde yaptığı konuşmada, büyük bankaların bölünmesine gerek olmadını belirterek, "ABD'de yaşandığına benzer şekilde sistemimizde batamayacak kadar büyük bankalar yok" değerlendirmesinde bulundu. Turner, birbirinden farklı alanlarda faaliyet gösteren uluslararası bankaların, bir alana yoğunlaşmış daha küçük ölçekli bankalarara oranla daha başarılı performans gesterdiğini söyledi. İngiliz Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı, büyük bankaların bölünmesinin finans sektörünün yurtdışına kaçışına hız verebileceğini kaydetti. Turner ayrıca, İngiliz bankalarının İrlanda'dan kaynaklanan risklerle mali güçlükler yaşamayacağını öngördü. İrlanda'da İngiliz RBS ve HBOS bankalarının büyük hacimli faaliyetleri bulunuyor. İrlanda'nın bankacılık sektörünün toplam aktifleri Gayri Safi Yurtiçi Hasılası'nın yedi katı olurken, İngiltere'de bu rakam bir buçuk kat düzeyinde bulunuyor.

15 Kasım 2010 Pazartesi

İrlanda yardım alma yolunda

İngiliz yayin kurumu BBC, İrlanda Hükümeti'nin borç krizini asmak üzere Euro Bölgesi maliye bakanlariyla yardim için ön görüsmeler yaptigini duyurdu. BBC haberinde, Irlanda hükümetinin resmen yardim basvurusunun 'an meselesi' oldugu vurgulanirken, yardim talebinin yaklasik 80 milyar Euro'yu bulmasi bekleniyor. Irlanda Hükümeti ise, BBC'nin haberini yalanladi.

12 Kasım 2010 Cuma

G20 krize karşı yeni öncü gösterge geliştirecek

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke liderlerini bir araya getiren G20 zirvesinde, ekonomik krize karşı yeni öncü göstergeler oluşturulması konusunda görüşbirliğine varıldı. Seul'de düzenlenen G20 zirvesinin sonuç bildirisinde, üye ülkelerin maliye bakanlarının gelecek yıl yapılacak toplantıda ekonomideki dengesizlikleri belirleyecek bir dizi öncü gösterge üzerinde çalışacakları kaydedildi. Büyümedeki istikrarsızlık ve ülkeler arasında makroekonomik alanda görülen dengesizliğin, küresel sorunları aşmak üzere ortak karar verilmesini güçleştirdiği kaydedilen bildiride, "Ortak karar verilememesi durumu daha da içinden çıkılmaz hale getirecektir" denildi. ABD ve Çin'in kurlar konusundaki tartışmasının İrlanda'da artan gerilim nedeniyle gölgelenmesi dikkat çekerken, döviz kurlarının piyasa koşullarında belirlenmesi gerektiğinin altı çizildi. Bildiride, G20 ülkelerinin rekabeti artırmak amacıyla devalüasyonlardan kaçınma konusunda görüşbirliğine vardığı vurgulandı.