1 Mart 2011 Salı
AB büyüme tahminlerini yukarı çekti
28 Şubat 2011 Pazartesi
Dış açık Aralık'ta yüzde 89.4 artış gösterdi
24 Ocak 2011 Pazartesi
Enflasyon baskısı Trichet'i de esir almış görünüyor
Artan emtia fiyatları dünya genelinde enflasyon baskısını artırırken, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean Claude-Trichet enflasyonla mücadele çerçevesinde faizlerin artırılabileceği mesajını verdi.
Wall Street Journal'ın sorularını yanıtlayan Trichet, finansal istikrar ve fiyat istikrarı konusunda önlemler alınabileceğini söylerken, çekirdek enflasyonun güçlü bir öncü gösterge niteliğini kaybettiğini söyledi. Emtia fiyatlarının baskısıyla bunun yan etkilerine karşı 'tetikte' olmaya devam edeceklerini kaydeden Trichet, bu çerçevede faizlerin gerektiğinden daha önce değiştirilebileceği mesajını verdi.
Yunanistan, İrlanda ve Avrupa Birliği'nin çevre ülkelerindeki ekonomik zayıflamaya izin verilmeyeceğini kaydeden Trichet, fiyat istikrarına karşı risk oluşturması halinde faizlerin artırılmasını erteleyebileceğini kaydetti.
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Trichet, bütçe disiplininin kararlılıkla uygulanmasını isterken, bu çerçevede yapısal reformların ara vermeden sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
14 Ocak 2011 Cuma
Avrupa'da enflasyon 2 yılın zirvesine tırmandı
9 Eylül 2009 Çarşamba
Yeşil filizlerin rüzgarı emtia fiyatlarını uçuruyor
Küresel ekonomide canlanma işaretlerinin yoğunlaştığına ilişkin 'yeşil filizler belirdi' söylemi, emtia fiyatlarının tırmanmasına destek veriyor. Geçen Temmuz ayında 147 dolarla tarihinin en yüksek değerine çıkan ham petrol fiyatları, 2009 yılbaşına yüzde 60 değer kazanmış durumda. Sanayinin temel hammaddelerinden bakır fiyatlarındaki artış yüzde 112'yi bulurken, platin fiyatlarındaki yükseliş yüzde 38, altın fiyatlarındaki tırmanış ise yüzde 14'ü bulmuş durumda.
8 Eylül 2009 Salı
Altın fiyatları bin doları geride bıraktı
Hükümetlerin canlanma paketlerinin olumlu sonuç vermesi ve küresel krizden çıkış işaretlerinin yoğunlaşması, emtia fiyatlarını artırıyor. Mart ayından bu yana yaklaşık yüzde 40 yükselen borsalara paralel olarak tırmanmayı sürdüren altın fiyatları ons başına bin dolar barajını geçti.
Psikolojik olarak önemli nitelikteki bin dolar seviyesini aşan altın, New York Borsası'nda ons başına bin 9 dolara çıkarak 2008 Mart ayından bu yana en yüksek düzeye tırmandı.
Özellikle Hindistan başta olmak üzere Güney Asya ve Uzakdoğu'dan kaynaklanan taleple yükselen altın fiyatları, 2009 yılbaşına göre yüzde 14 değer kazandı. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, mücevher yapımı için altın alımı toplam satışların yüzde 70'lik bölümünü oluşturuyor.
Doların değer kaybetmesinin de etkisiyle yükselişin hızlanabileceğini kaydeden uzmanlar, altında yıl sonu kapanışının bin 200 dolardan olabileceğini ifade ediyorlar.
Altına paralel olarak yükselen gümüş fiyatları da 16.86 dolarla son 13 ayın en yüksek düzeyine ulaştı.
11 Ağustos 2009 Salı
Ham şeker fiyatı 28 yılın zirvesinde
31 Temmuz 2009 Cuma
Petrol şirketleri kötü çarpıldı!
Kriz nedeniyle petrol ve doğalgaz fiyatlarının geçen yılın yarısınainmesi, petrol şirketlerinin bilançolarını bozdu. Geçen yıl fiyatların 147 dolarla tüm zamanların en yüksek düzeyine çıkmasından ötürü rekor karlara ulaşan şirketler, bu yıl fiyat düşüşü yanında talep daralmasından olumsuz etkilendi.
Avrupa'nın en büyük petrol şirketi Shell'in karı yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 azalarak 2.3 milyar dolara inerken, dünyanın en büyük petrol şirketi Amerikan Exxon Mobil'in karı yüzde 69 gerilereyerek 3 milyar 950 milyon liraya indi.
Avrupa'nın üçüncü büyük petrol şirketi Fransız Total'in karı da yüzde 54 azalarak 2.4 milyar dolara indi. Şirketin üretimi günlük 2.1 milyon varil olarak gerçekleşerek geçen yıla oranla yüzde 7 azaldı.
Hafta başında da Avrupa'nın ikinci büyük petrol şirketi BP karının yüzde 54 azaldığını açıklamıştı.
Analistler, petrol fiyatlarının zayıf seyretmesi yanında ekonomide kriz sonrası canlanmanın kademeli olarak gerçekleşmesinden ötürü şirketlerin 2008 karlarına ulaşmasının yıllar alabileceğini ifade ediyorlar.
29 Temmuz 2009 Çarşamba
ArcelorMittal'den 581 milyon euro zarar
Dünyanın en büyük çelik üreticisi ArcelorMittal, küresel krizin yarattığı talep daralması ve emtia fiyatlarındaki düşüşle ikinci çeyrekte zarar açıkladı. Nisan-Haziran döneminde 581 milyon euro zarar eden şirket, böylece ard arda üç çeyrekte zarar açıklamış oldu.
Analist beklentilerinden iki kat daha fazla zarar açıklayan Arcelor Mittal, geçen yılın ikinci çeyreğinde 3.7 milyar euro kar açıklamıştı.
Şirketin satışları yüzde 60 gerileyerek 11 milyar euroya inmesine karşılık, ArcelorMittal CEO'su Lakshmi Mittal, demir-çelik sektörünün küresel çapta iyileşme işaretleri verdiğini söyledi. Mittal, Lüksemburg merkezli şirketin bazı fabrikalarında yeniden üretime başlayacağını belirtirken, canlanmanın zaman alacağını kaydetti.
Şirketin yüksek zarar açıklamasında kriz nedeniyle biriken çelik stoklarının yarattığı maliyet, personel çıkarma karşılığında ödenen yüksek tazminatlar da etkili oldu. Çelik devi ArcelorMittal'in kısa ve orta vadeli borçlarının toplamı ise 16.2 milyar euroyu buluyor.
22 Temmuz 2009 Çarşamba
Çin yatırım için şirket arıyor
Yaklaşık 2.1 trilyon dolarlık büyüklükle dünyanın en büyük döviz rezervine sahip olan Çin yönetimi, yurtdışında şirket alımına yöneldi. Çin Başbakanı Wen Şiabao'nun duyurduğu şirketlerin dışarıya açılmasını öngören plan çerçevesinde döviz rezervlerinin etkin şekilde kullanılması bekleniyor.
Pekin'de açıklamalarda bulunan Başbakan Wen, döviz rezervinin ne kadarlık bölümünün şirket alımlarının finansmanında kullanılacağı konusunda ipucu vermezken, Çin firmalarının küresel ihracattaki paylarını artırmayı hedeflediğini vurguladı.
"Dışa açılma" projesinin liderliğini enerjide PetroChina, madencilikte Chinalco, telekomda China Telecom ve finansta Bank of China gibi kamuya ait büyük şirketler yapıyor. Çin'in yatırım hamlesini değerlendiren HSBC Başekonomisti Qu Hongbin, yurtdışında yatırıma hız veren böylesi bir projenin açıklanmasının Çin için bir ilk olduğunu dile getirdi.
Başekonomist Qu, "Şirket satın alma ve ortaklık projesi, dünyanın rezerv parası niteliğindeki doların hakimiyetini zayıflatma, kullanımını azaltmaya yönelik kapsamlı eylem planının bir parçası" dedi.
Nitekim, şirketler yurtdışında yatırımın ilk işaretlerini vermeye başladı bile. 200 milyar dolarlık ülke yatırım fonunun yöneticisi niteliğindeki China Investment, son olarak İngiliz alkollü içki üreticisi Diageo'nun yüzde 1.1 hissesini satın aldı. Ekonomistler, yabancı ülkelerdeki yatırımların gelişmekte olan ülkelere yönelmesi gerektiğini ifade ederken, bu noktada emtia zengini ülkelerin öne çıkabileceğini ifade ediyorlar.
1 Temmuz 2009 Çarşamba
IMF kaynak arayışında tahvil satacak
Kriz nedeniyle gelişmekte ülkelerin kredi talepleriyle kapısını aşındırdığı Uluslararası Para Fonu, kendi kaynaklarını güçlendirmenin yollarını arıyor. G20 ülkelerinin 500 milyar dolar desteğiyle fonlarını 750 milyar dolara çıkarmayı kararlaştıran IMF, şimdi de tahvil ihracına hazırlanıyor. IMF İcra Kurulu'nun onayını bekleyen tahvil ihracı kararı çerçevesinde 150 milyar dolarlık tahvil satılması bekleniyor. Tahvillerden elde edilecek kaynağın, IMF'nin İzlanda, Pakistan gibi ülkelere sağladığı yardımlara fon oluşturması öngörülüyor. Daha önce Çin, Brezilya ve Rusya IMF'nin ihraç edeceği tahvillerden alım yapacaklarını açıklamışlardı.
Kaynak yaratma çabaları çerçevesinde IMF'nin sahip olduğu 403 tonluk altın rezervinin bir bölümünün de satışı söz konusu olacak. Satışla piyasalardaki dengeleri bozmamayı hedefleyen IMF, ne kadar altının satılacağını Eylül ayına kadar netleştirmesi bekleniyor.
IMF İcra Kurulu, Nisan 2008'de altın rezervlerinin azaltılması konusunda prensip kararı almıştı.
IMF'nin bu satışı doğrudan merkez bankalarına yapma imkanı bulunuyor. Eylül ayında süresi dolacak anlaşmalar çerçevesinde Avrupa merkez bankalarının yıllık altın alım limiti 500 ton düzeyinde bulunuyor. Bu tarih sonrasında belirlenecek daha yüksek bir miktar, IMF'nin satışlarına hız verebilecek.
24 Haziran 2009 Çarşamba
AB ve ABD'den WTO'ya korumacılık şikayeti
Kriz nedeniyle ihracatı yüzde 30 oranında daralan Çin'in ihracatı, şimdi de yasal sorunların tehdidi altında. Avrupa Birliği ve Amerika, Dünya Ticaret Örgütü'ne başvurarak hammadde ihracatına yönelik sınırlamanın serbest ticaret kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle şikayette bulundu. Çin hükümeti de, magnezyum, kömür, çinko gibi hammadde ihracatına getirilen sınırlamaya karşı yapılan şikayete karşı haklarını savunacağını açıkladı.
Kriz nedeniyle yerli üreticilere destek vermeyi hedefleyen Çin, daha önce de, kamuya yapılacak alımlarda tamamıyla yerli malların tercih edilmesini yasal düzenlemeye bağlamıştı.
Yapılan şikayetleri değerlendiren Dünya Ticaret Örgütü'nün eski başkanı Mike Moore, "Korumacığılın artmasıyla dünya ticareti tehlikeli sularda yol alıyor. Korumacılığın dozu günden güne artacak görünüyor" dedi.
ABD'nin yaptığı şikayet, yeni başkan Barack Obama dönemindeki ilk başvuru niteliğini taşıyor. Obama, seçim kampanyası döneminde ticaretin serbestleştirilmesi konusunda taviz verilmeyeceğinin sıklıkla üzerinde durmuştu.
5 Haziran 2009 Cuma
Emtia fiyatları tırmandı, dev birleşme suya düştü
Küresel mali krizle emtia fiyatlarındaki hareketlilik, dev madencilik şirketlerinin de yeni ortaklıklar aramasına neden oluyor. Maden fiyatlarındaki hızlı düşüşten en fazla etkilenen dünyanın üçüncü büyük madencilik şirketi Rio Tinto, Çinli Chinalco'nun yaptığı 19.5 milyar dolarlık satın alma teklifini geri çevirdi. Yaklaşık 40 milyar dolarlık borcu olan Rio Tinto, bu kararı ardından sektörün en büyük şirketi ve aynı zamanda rakibi olan BHP Billiton ile anlaşmayı planladığını açıkladı. İki şirket arasındaki işbirliği anlaşmasının Rio Tinto'ya 10 milyar dolar sağlaması beklenirken, şirkete yakın kaynaklar Rio'nun ayrıca bir hisse senedi ihracıyla da 15 milyar dolar gelir hedeflediğini kaydediyorlar.
Çin hükümetince kontrol edilen Chinalco ise anlaşmanın geri çevrilmesinden ötürü üzüntü duyduğunu açıkladı. Böylece bir Çin şirketinin yurtdışında yaptığı en büyük satın alma girişimi de suya düşmüş oldu.
Chinalco ile anlaşma emtia fiyatlarının düşük olduğu Şubat ayında yapılırken, o zamandan bu güne fiyatlarda yüzed 40'a varan artış söz konusu oldu.
3 Haziran 2009 Çarşamba
Türkiye Nabucco payında ısrarlı
Enerji Bakanı Taner Yıldız, Türkiye'nin yapımı öngörülen Nabucco Boru Hattı'ndan taşınacak doğalgazın yüzde 15'lik bölümünü almaya yönelik talebinden vazgeçmediğini, görüşmelerin halen sürdüğünü söyledi.Hazar Denizi'nde çıkarılan doğalgazı Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaştırmayı hedefleyen Nabucco Projesi'ni yürüten konulaştırmayı hedefleyen ortak girişim grubunun CEO'su Reinhard Mitschek, geçen hafta yaptığı açıklamada Türk tarafının gaz isteği gündemde değil demişti.
Yıldız, toplam 3 bin 300 kilometrelik Nabucco'ya ilişkin anlaşmayı Haziran ayı içinde imzalamak istediklerini belirtirken, yeni tekliflerin 10 gün içinde değerlendirileceğini söyledi.
Toplam 8 milyar euroya malolması planlanan Nabucco projesinde, Botaş'ın dışında Almanya'dan RWE, Avusturya'dan OMV, Macaristan'dan MOL, Bulgaristan'dan Bulgargaz ve Romanya'dan Transgaz şirketlerinin payı bulunuyor.
26 Mayıs 2009 Salı
IMF'den Afrika ülkelerine 10 milyar dolar
Mali krizin Afrika ekonomilerindeki bozulmayı hızlandırması ardından, Uluslararası Para Fonu Sahra altı Afrika ülkelerine yardım vermeyi kararlaştırdı. IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, 10 milyar dolar tutarındaki krediyle ülkelerin mali dengelerinin iyileştirilmesine çalışılacağını söyledi. Kongo'nun başkenti Kinsaşa'da açıklamalarda bulunan IMF Başkanı Strauss-Kahn, bu miktarın ülkelerin döviz rezervlerini iyileştirerek, para birimlerindeki aşırı dalgalanmanın önüne geçilmesini sağlayacağını kaydetti.
Kahn, bölge ekonomilerindeki bozulmanın sürdüğüne işaret ederek, "Kriz nedeniyle ülkelerin milli gelirinin yarısı yok olmuş durumda. Yakın gelecekte durumun düzeleceğini söylemek güç" dedi.
IMF kredisinin Afrika ülkelerinde kullanılması için bölge ülkelerinin parlamentolarında onay verilmesi gerekiyor.
Küresel krizin yarattığı talep daralması nedeniyle, Afrika'nın önemli ihraç maddeleri niteliğindeki pamuk, bakır, petrol gibi emtia ürünlerine ilgi düşmüş, bu ürünlerin fiyatlarında yüzde 50'yi aşan oranda gerileme yaşanmıştı.
12 Mayıs 2009 Salı
Kahve fiyatları 7 ayın zirvesinde
Mali kriz, günün en büyük keyiflerinden birisi niteliğindeki dışarıda kahve alışkanlığını da olumsuz yönde etkilerken, insanların kafelerden evlerine yönelmesi talebin eksilmeden sürmesine neden oluyor. Kahve üretiminin son dönemde zayıflamasının da katkısıyla kahve fiyatları son yedi ayın en yüksek düzeyine ulaştı. New York Emtia Borsası'nda Robusta cinsi kahvenin fiyatı Aralık ayında gördüğü en düşük düzeye göre yüzde 22 artışla 1.28 dolara çıktı. Daha yüksek kalitedeki Kolombiya kahvesinin fiyatı da yağışların ürünü olumsuz etkilemesiyle son 12 yılın en yüksek düzeyi olan 2.2 dolara çıktı.
İtalya'ın en büyük kahve şirketi Illy'nin CEO'su Andrea Illy, "Fiyatlardaki aşırı yükseliş sektörü zor duruma sokabilir, fiyatlar patlayabilir" dedi.
Diğer yandan, kahve fiyatlarından ayrı olarak şeker fiyatlarında da sert yükseliş gözlendi. Dünyanın en büyük tüketicisi Hindistan'ın üretim açığını kapatmak üzere ithalata yöneleceğini açıklamasıyla şeker fiyatları New York ve Londra'da üç yılın zirvesine çıktı. Londra'da beyaz şekerin ton fiyatı Aralık ayı fiyatına göre yüzde 52 artışla 450 dolara tırmandı.
Uluslararası Şeker Örgütü, 2009-2010 yılında şeker piyasasında açığın artması yanında fiyatların yükselmesini öngörüyor.
