isviçre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
isviçre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2011 Pazar

UBS, zarar tutarını 2.3 milyar dolara çıkardı

İsviçre'nin en büyük bankası UBS, Londra'da gözaltına alınan 31 yaşındaki trader Kweku Adaboli'nin yetkili olmadığı işlemleri sonucu 2.3 milyar dolar zarar ettiğini açıkladı. Banka'dan Pazar günü yapılan açıklamada, Perşembe günü açıklanan 2 milyar dolarlık zarar miktarı 2.3 milyar dolara yükseltildi. Açıklamada, zararın son üç aylık dönemde S&P 500, EuroStoxx ve Dax endeksi üzerinde yazılan kontratlar sonucu olduğu ifade edilirken, bu tür işlemlerin daha önce belirlenen riskler çerçevesinde olduğu kaydedildi. Sistemdeki işlemlerin ileri vadeli sanal endeks fonları ve sanal vadeli kontratlarla gizlendiği kaydedilirken, bu işlemlerle birlikte UBS'in risk limitlerinin aşıldığı vurgulandı. Aşırı riskli uygulamalar ardından yapılan iç soruşturmada Adoboli'nin 14 Eylül'de işlemlerine son verilirken, bankanın denetim için özel bir çalışma grubu oluşturduğu vurgulandı. Diğer yandan, UBS CEO'su Oscar Gruebel, İsviçre gazetesi der Sonntag'a yaptığı açıklamada, "Bankada olan herşeyden sorumluyum, ancak bu olayda kendimi suçlu hissetmiyorum, istifayı da düşünmüyorum" dedi. Perşembe günü tutuklanan Adoboli, 22 Eylül'de Londra'da mahkemeye çıkarılana kadar tutuklu tutulacak.

15 Eylül 2011 Perşembe

AMB, AMB ile birlikte dolar swap hattı oluşturdu

Avrupa Merkez Bankası, borç krizinin derinleşmesi nedeniyle Avrupa bankalarına yönelik artan endişeleri dengelemek amacıyla adım attı. Avrupa Merkez Bankası, ABD Merkez Bankası, İngiltere Merkez Bankası, İsviçre Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası ile koordineli şekilde piyasalara dolar likiditesi sağlayacak. Bankanın bu açıklaması ardından, Avrupa borsalarında yükseliş yüzde 4'e yaklaşırken, İstanbul Borsası'nda alımlarla endeks yüzde 2 yükseldi. Avrupa bankaları, koordineli işlemler çerçevesinde 12 Ekim, 9 Kasım ve 7 Aralık'ta üçer aylık dolar kredi imkanından yararlanabilecek.

Yetkisiz işlemin UBS'e maliyeti 2 milyar dolar

İsviçre finans sektörünün en büyük temsilcisi UBS, yetkisi olmayan bir personelin yaptığı işlemlerle 2 milyar dolar zarar etti. UBS'ten yapılan açıklamada, işlem sonucu oluşan zarardan müşteri portföylerinin etkilenmediği kaydedilirken; işlem zararının bankanın üçüncü çeyrek bilançosunda zarar açıklamasına yol açabileceği vurgulandı. UBS CEO'su Oswald Gruebel, yaptığı açıklamada, işlem zararının bankanın gücünü etkilemeyeceği vurgulanırken, "Risk yönetimi birimiyle birlikte sorunların çözülmesi için başlatılan araştırmayı en kısa sürede sonuçlandıracağız" dedi. Olayın ardından Londra Polisi, UBS'in yatırım bankacılığı bölümünde çalışan 31 yaşındaki bir traderi işlemlerden sorumlu olduğu şüphesiyle gözaltına aldı. UBS'in hisse senetleri yüzde 10'a varan oranda düşüş gösterirken, analistler 2 milyarlık zararın yönetilebilir büyüklükte olduğunu ifade ediyorlar. Geçen ay toplam personel sayısının yüzde 5'lik bölümünün işine son verileceğini açıklayan UBS'in sermaye yeterlilik oranı yüzde 16.1 düzeyinde bulunuyor. UBS'in yatırım bankacılığı biriminde 18 bin kişi çalışıyor. 2008 yılında Fransız bankası Societe Generale'de görev yapan Jerome Kerviel adlı bir trader, yetkisi olmadığı halde yaptığı işlemlerle bankayı 6.7 milyar dolar zarar ettirmişti. Kerviel, Ekim 2010'da 3 yıl hapse çarptırılmıştı. 1995 yılında da İngiliz Kraliçesi 2. Elizabeth'in işlemlerini de yapan Barings Bankası, trader Nick Leeson'un yaptığı işlemler sonucu batmıştı.

3 Ağustos 2011 Çarşamba

İsviçre Merkez Bankası'ndan sürpriz faiz artışı

İsviçre Frangı'nın Euro ve dolar karşısında aşırı değerlenmesinden endişe eden İsviçre Merkez Bankası, faizlerde sürpriz indirim yaptı. İsviçre Merkez Bankası, yaptığı açıklamada, 3 aylık Frank cinsi Libor faiz aralığını yüzde 0-0.75 düzeyinden yüzde 0-0.25 düzeyine çekti. "Frangın değerlenmesi İsviçre ekonomisinde büyümeyi tehdit ediyor" değerlendirmesinde bulunan banka, kurdaki artışın fiyat istikrarını olumsuz etkileyebileceğini vurguladı. Merkez Bankası'nın yeni önlemler alınabileceği açıklamaları ardından, İsviçre Frangı, Euro karşısında yüzde 2, dolar karşısında yüzde 1 geriledi. İsviçre Merkez Bankası repo ihalelerini yenilemeyeceğini kaydererken, küresel ekonomik görünümün Haziran ayından bu yana ciddi oranda bozulduğu ifade edildi. Fon yöneticileri, Avrupa'da borç krizinin derinleşmesinden ötürü güvenli liman olarak görülen İsviçre Frangı'na yatırımı tercih ediyorlar. Ülke ekonomisinde ihracatın payı yüzde 50'yi bulurken, hükümet cari fazla ve bütçe fazlasısının 2015 yılına kadar kesintisiz sürmesini bekliyor.

6 Temmuz 2010 Salı

İsviçre'nin rezervleri 6.4 milyar İsviçre Frangı azaldı

İsviçre Merkez Bankası'nın döviz rezervleri Haziran ayında 6.4 milyar azalarak 225.8 milyar İsviçre Frangı'na (213.6 milyar $) geriledi. Rezervlerdeki bu değişim, İsviçre Frangı'nın Euro karşısında hızlı değer kaybını önlemek üzere yaptığı alımların sona ermesinden kaynaklanıyor. Mayıs ayında bankanın döviz rezervleri 79 milyar İsviçre Frangı artış göstermişti.

28 Haziran 2010 Pazartesi

BIS: Yüksek borçlar canlanma için risk yaratıyor

Uluslararası Ödemeler Bankası Başkanı Jaime Caruana, finans sektöründe kırılganlığın devam ettiğini belirterek, "Yüksek borçlar ekonomik canlanma için tehdit yaratıyor" dedi. Caruana, İsviçre'nin Basel kentinde düzenlediği basın toplantısında, "Yüksek enflasyon tehdidi piyasalarda dengesizlik yaratabilir" dedi. Caruana, bütçe kısıntılarının bankacılık sektörüne olası etkisinin küçük ve geçici olacağı değerlendirmesinde bulunurken, "Banka karlarının sürdürülebilirliği konusunda endişeler var" dedi. Caruana, devam eden endişelerin uzun vadeli büyüme potansiyelini etkileyebileceğine dikkat çekerek, merkez bankaları üzerindeki baskıların artabileceğini öngördü. BIS Başkanı, "Hükümetler bütçe açıklarını kısmak üzere 'anlamlı' adımlar atmalı" dedi.

12 Kasım 2009 Perşembe

İsviçre ile gizli hesap dönemi bitti

Dünyanın bankacılık sırlarının en ciddi şekilde korunan ülkesi İsviçre, küresel krizin ardından yoğunlaşan baskılarla yasal düzenlemeleri gevşetiyor. Bu çerçevede İsviçre'de hesapları bulunan Türklerin de kayıtlarına ulaşmak söz konusu olacak. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, iki ülke arasında çifte vergilemeyi önleme anlaşmasının yenilendiğini belirterek, "İsviçre ile gizli hesap dönemi kapandı" dedi. Şimşek, İsviçre ile geçen yıl yapılan anlaşmanın Bern'in bankacılık sırlarını açmak üzere politika değişikliği ardından yeniden gözden geçirildiğini ve uzlaşılan metnin geçen hafta imzalandığını kaydetti. Gelirlerini düşük göstererek vergiden kaçınanları uyaran Maliye Bakanı Şimşek, "Çember daralıyor. Vergi cenneti olarak ifade edilen ülkelerle de anlaşma yapmak yolundayız" dedi.

9 Eylül 2009 Çarşamba

Rekabette İsviçre lider oldu, Türkiye 61. sırada

Mali krizin küresel ekonomide yarattığı durgunluk baskısı, küresel rekabet sıralamasını da değiştirtti. Dünya Ekonomik Forumu'nun hazırladığı Küresel Rekabet Edebilirlik Endeksi'ne göre, İsviçre ABD'yi geride bırakarak en rekabetçi ekonomi oldu. ABD'nin küresel krizin yarattığı zayıflamayla rekabet gücünü kaybettiği kaydedilirken, İsviçre'nin yüksek ekonomik istikrarının rekabette iyileşmeye katkı yaptığını ifade edildi. 133 ülkenin değerlendirildiği raporda Türkiye, 63. sıradan 61. sıraya yükseldi. Türk ekonomisine yönelik değerlendirmede, "Rekabetçi yapı, yüksek kurumsal kültür ve makroekonomik istikrar ülkenin rekabet sıralamasına olumlu yansıdı" denildi. Değerlendirmede ayrıca, altyapı kalitesinin yükseltilmesi, insan kaynaklarının geliştirilmesi, işgücü piyasasında verimliliğin artırılması için Türkiye'nin daha fazla çaba göstermesi istendi.

31 Ağustos 2009 Pazartesi

Maliye İsviçre'deki hesapların peşine düşecek

Banka müşterilerinin gizliliği konusunda titizliği bilinen İsviçre'nin ABD'nin talepleri karşısında kayıtları paylaşması, vergi kayıplarına karşı denetimin hızlanmasını sağlayacak. Bu çerçevede ABD ve Fransa'nın ardından Türkiye'nin de İsviçre'den Türklere ait hesaplar konusunda bilgi istemesi söz konusu olacak. Halen yürürlükteki ikinci Varlık Barışı uygulamasının sona ermesi ardından Maliye Bakanlığı'nın hazırlayacağı bir listeyle İsviçre'den bilgi istenecek. Varlık Barışı çerçevesinde İsviçre bankalarındaki paranın bir bölümünün de Türkiye'ye getirilmesi bekleniyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD'nin verilerine göre, İsviçre başta olmak üzere Lüksemburg, Belçika, Avusturya ve Almanya gibi ülkelerde, Türklere ait 20 bini aşkın hesap bulunuyor. Bu hesaplarda toplam 100 milyar dolarlık para bulunurken, bu tutarın 60 milyar dolarlık bölümünün İsviçre bankalarında olduğu sanılıyor. ABD geçen ay İsviçre hükümetiyle yaptığı görüşmeler ardından UBS bankasında hesabı bulunan 4 binden fazla kişinin bilgilerini elde etmişti.

21 Ağustos 2009 Cuma

Yurtdışında vergi takibinin önü açılıyor

ABD'nin İsviçre'den vergi incelemesi için vatandaşlarına ait banka kayıtlarını almak üzere imzaladığı anlaşma, diğer ülkelerin de offshore hesaplarını denetlemesi için fırsat doğurdu. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün hazırladığı yeni bir çalışma ile Türkiye gibi ülkeler, İsviçre ve diğer ülke bankalarındaki Türkiye kaynaklı hesapları isteme hakları olacak. OECD bünyesindeki Mali Eylem Görev Gücü'nün ilkelerine uyan Türkiye, ABD, Almanya, Japonya gibi ülkelere sağlanan imkanla vergi cenneti niteliğindeki ülkelerden gizli hesapları isteme hakkı tanınıyor. İsviçre başta olmak üzere, Lüksemburg, Belçika Avusturya ve Almanya gibi ülkelerde, Türkiye kaynaklı 20 bini aşkın hesapta, 100 milyar doların üstünde bir paranın bulunduğu belirtiliyor. BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, Şubat ayında yaptığı bir konuşmada, sadece İsviçre'deki hesaplarda 60 milyar doların üstünde para bulunduğunu belirtirken, diğer ülkelerdeki hesaplarla birlikte bu miktarın 100 milyar doları bulabileceğini ifade etmişti. ABD ile İsviçre'nin bankacılık devi UBS, gizli hesapların öğrenilerek açıklanması konusundaki anlaşma imzalamıştı. Anlaşma ile 4 bin 500
kişinin kayıtları ABD yönetimine verilecek.

17 Ağustos 2009 Pazartesi

ABD vergi cennetlerini cehenneme çevirecek

Amerikan yönetiminin ülkeden vergi kaçışını frenlemek amacıyla ısrarlı takibi, olumlu sonuçlarını veriyor. Şimdiye kadar banka müşterilerin gizliliğini korumakta ısrar eden İsviçre'nin en büyük bankası UBS, 5 bin kişinin kayıtlarının Amerikan Adalet Bakanlığı ve Amerikan Gelir İdaresi ile paylaşılacağını açıkladı. Adalet Bakanlığı daha önce başlattığı soruşturmada bankadan vergi incelemesi çerçevesinde 52 bin kişiye ait mali kayıtların verilmesini istemiş, ancak İsviçre yönetiminin de araya girmesi ile UBS bu kayıtları vermemişti. Daha sonra iki ülke arasındaki uzlaşma ardından, UBS mali kayıtlarını vermeyi kararlaştırdı. İki yıl önce ABD yönetimi, benzer bir taleple UBS'e gitmiş, o dönemde başlatılan inceleme ardından banka yönetimi dava açılmasını önlemek amacıyla 800 milyon dolar tazminat ödemişti. Bu arada, yapılan soruşturma sonucunda UBS'in müşterilerine yardım etmek amacıyla gelirlerini gizlemek amacıyla Hong Kong'da da ticari faaliyetler gösterdiği de ortaya çıktı. Hong Kong'un uluslararası vergi rejimine uyumunu sağlayacak düzenleme, geçen hafta görüşülmeye başlanmıştı.

13 Temmuz 2009 Pazartesi

İsviçre-ABD UBS'te çözüm arayışında

İsviçre'de müşterilere ait bankacılık sırlarının açıklanması için talepler sürerken, ABD ve İsviçre hükümetleri yeni bir çözüm arayışına girişti. Bu çerçevede ABD Vergi İdaresi'nin İsviçre'nin en büyük bankası UBS'e karşı açtığı davanın yapılacak duruşması 3 Ağustos'a ertelenmesi bekleniyor. Amerikan Vergi İdaresi, UBS'ten vergi kaçırdığını öne sürdüğü 52 bin banka müşterisinin mali kayıtlarını elde etmek amacıyla dava açmıştı. İsviçre hükümeti ise, talebi geri çeviren UBS'e destek çıkarak, böylesi bir düzenlemenin İsviçre yasalarıyla çeliştiğini açıklamıştı. UBS, Şubat ayında Amerikan Vergi İdaresi'ne 250 banka müşterisinin kayıtlarını vermesi yanında, dava açılmasını önlemek amacıyla bu ülkeye 780 milyon dolar tazminat ödemişti. İsviçre yasalarında vergi dolandırıcılığının suç olurken, vergiden kaçınmanın suç olarak yer almıyor. İki ülke arasında yapılacak bir anlaşma İsviçre'de vergi yasalarının değiştirilmesi anlamına da gelebilecek.