30 Kasım 2011 Çarşamba
ABD Merkez Bankası'ndan Avrupa'ya yardım eli
11 Ekim 2011 Salı
Trichet'ten 'sistemik kriz' uyarısı
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet, Euro Bölgesi'nde yaşananların sistemik kriz boyutuna ulaştığına işaret ederek, AB hükümetlerinin yapısal reformları hızla hayata geçirmesi gerektiğini söyledi. Trichet, Brüksel'de katıldığı Avrupa Sistemik Risk Komisyonu toplantısında yaptığı konuşmada, Avrupa bankalarının eşgüdüm içinde yeniden sermayelendirilmesini istedi.
"Küresel krizin merkez üssündeyiz" diyen Trichet, ülkelerdeki borç krizinin bankacılık krizine dönüştüğüne dikkat çekerek, krizin çevre ülkelere yayılma riski olduğunu vurguladı.
Trichet'in açıklamaları, geçen hafta Avrupa Merkez Bankası Yönetim Kurulu ardından yapılan açıklamalardan daha açık ve net ifadeler taşıyor. Trichet, daha önce yaptığı konuşmalarda bankacılık sektörüne yönelik dramatik ifadelerden kaçınmıştı.
5 Ekim 2011 Çarşamba
Merkel'den bankalara sermaye desteği sinyali
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Avrupa genelinde gerekli olması halinde bankaların sermayelendirilmesine destek verileceğini söyledi. Brüksel'de AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ile basın toplantısı düzenleyen Merkel, "Bankaların sermayelendirilmesine gerek varsa, destek verebiliriz" dedi.
Merkel, Avrupa bankalarının sermayelendirilmesine yönelik çerçevenin netleştirilmesini, bunun için ayrıca danışmanlık alınabileceğini kaydetti. AB Komisyonu Başkanı Barroso da, bankacılık sektörüne derhal destek verilmesi gerektiğini belirterek, "Zaman hızla bitiyor" dedi.
IMF, Euro Bölgesi tahvillerini almaya hazır
Uluslararası Para Fonu, Avrupa borç krizinin derinleşmesi karşısında daha etkin şekilde devreye girmesi hazırlanıyor. Avrupa ekonomisine yönelik bölgesel raporu açıklayan IMF Avrupa Direktörü Antonio Borges, IMF'nin piyasalara güven vermek üzere Euro Bölgesi ülkelerinin tahvillerini almak için devreye girmeye hazır olduğunu söyledi.
AB Komisyonu'nun ekonomiden sorumlu üyesi Olli Rehn, haftabaşında yaptığı açıklamada, AB maliye bakanlarının bankaların yeniden sermayelendirilmesini görüştüğünü söylemişti.
Fransa ve Belçika hükümetleri Dexia bankasına mevduat güvencesi verirken, bankanın likidite ihtiyacının giderileceğini ifade etmişti.
IMF Avrupa Direktörü Antonio Borges, Avrupa genelinde bankalara yönelik güven krizinin giderilmemesi halinde zayıflamaya başlayan AB ekonomisinin hızla güç kaybedeceği uyarısında bulundu.
Bloomberg'e söyleşi veren Borges, "Piyasalara güven vermenin en hızlı yolu, bankalara sermaye aktarımından geçiyor" dedi.
27 Eylül 2011 Salı
Rogoff: Yunanistan temerrüte düşecek
Yunanistan kredi diliminin serbest bırakılması için yeni önlemleri kabul ettirmeye çalışırken, Harvard Üniversitesi Öğretim Üyesi Kenneth Rogoff, Yunanistan'ın temerrüte düşeceğini öngördü.
BBC'ye söyleşi veren IMF eski Başekonomisti Kenneth Rogoff, Euro Bölgesi'nde borç krizinin yayılmasını önleyecek nitelikte kapsamlı bir plan ortaya koyulmasını isterken, plan çerçevesinde borç ödeme kabiliyeti zayıflayan ülkelerin ayrılması gerektiğini söyledi.
Yunanistan'ın borçlarının büyük bölümünün silinmesi gerektiğini belirten Rogoff, "yunanistan sonrasında sorunların diğer ülkelere yayılmasını önlemek için güçlü bir siyasi irade gerekiyor" dedi. Rogoff, Avrupa liderlerinin artan sorunlar karşısında karar alamamasını ise 'siyasetçiler felç olmuş görünüyor" şeklinde değerlendirdi.
IMF eski başekonomisti Rogoff, İngiltere'de alınan yapısal reform kararlarının hızla uygulamaya geçmemesi halinde, piyasaların ülke ekonomisine olan güveninde ciddi zayıflama olacağını kaydetti.
İspanya'nın reform programının yolunda olduğunu söyleyen Rogoff, İtalya'nın da aldığı reform kararlarını uygulaması halinde herhangi bir sorunla karşılaşmayacağını vurguladı.
20 Eylül 2011 Salı
S&P, İtalya'nın kredi notunu bir kademe düşürdü
6 Haziran 2011 Pazartesi
Noyer: Euro Bölgesi'nde kriz sona erdi (!)
Euro Bölgesi'ne dahil 17 ülkeden üçüne kapsamlı yardım paketleri verilirken; Avrupa Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Christian Noyer, Euro Bölgesi'nde krizin sona erdiğini söyledi.
Helsinki'de finans konferansında konuşan Christian Noyer, Euro Bölgesi'nde ivmenin zayıflamasına karşılık büyümenin ikinci çeyrekte de devam edeceğini kaydetti.
Ekonomide toparlanmanın hız kazandığına yönelik göstergelerin arttığına işaret eden Noyer, "İlk üç aylık parlak performans ardından canlanma devam edecek" dedi. Ekonomik krizin geride kaldığını vurgulayan Noyer, orta vadede yüksek borç stoğunun azaltılmasına yönelik adımların atılması gerektiğini söyledi. Avrupa Merkez Bankası'nın fiyat istikrarını korumakta kararlı olduğuna işaret eden Noyer, "gerekmesi halinde harekete istikrarı savunmak amacıyla hareket etmeye hazırız" dedi.
Aynı zamanda Fransa Merkez Bankası Başkanı olan Noyer, Fransız bankalarının Avrupa'nın çevre ülkelerinden kaynaklanan riskinin Bankacılık sektöründen kaynaklanan bir borç krizi eleştirilerinin abartılı olduğunu vurguladı.
30 Aralık 2010 Perşembe
Vatikan kara paraya karşı önlem alıyor
22 Eylül 2010 Çarşamba
Unicredit CEO'su Profumo görevinden istifa etti
İtalyan bankasi Unicredit'i 65 milyar dolarlik satin almalarla ülkenin en büyügü haline getiren CEO Alessandro Profumo, görevinden istifa etti.
Profumo'nun ayrilmasinda yönetim kurulu'nda yasadigi görüs ayriligi etkili oldu. Banka yönetiminde Libya hükümetine ait hisselerin artmasiyla artan tepkilerle karsilasan Profumo'nun yerine geçici olarak Baskan Dieter Rampl vekalet edecek. Libya ülke yatirim fonunun Unicredit'te yüzde 11 hissesi bulunuyor.
1997 yilindan bu yana Unicredit'te görev yapan Profumo, bu dönemde aralarinda Yapi Kredi Bankasi'nin da bulundugu satin almalar ve ortakliklara liderlik etmisti. 22 ülkede faaliyet gösteren Unicredit, istirakleri araciligiyla halen Polonya ve Avusturya'da en büyük banka konumunda bulunuyor.
Bu genislemenin etkisiyle Unicredit, yillik karinin yüzde 55'lik bölümünü Italya disindaki istiraklerinden elde ediyor. Ülkenin ikinci büyük bankasi konumundaki Intesa Sanpaolo'da bu oran ise yüzde 22 düzeyinde bulunuyor.
3 Eylül 2010 Cuma
Roubini: Parasal genişleme anlamını kaybetti
18 Mayıs 2010 Salı
Prodi'den AB'ye kararlılık eleştirisi
Avrupa Komisyonu'nun eski Başkanı Romano Prodi, Avrupa Birliği'nin ortak bir maliye politikası oluşturmak konusunda yeterli kararlılığı göstermediğini söyledi.
Prodi, Bloomberg International'a verdiği söyleşide, Avrupa ülkelerinin bütçe açıklarını sınırlamak amacıyla etkin önlemler almak zorunda olduklarını ifade etti.
Prodi, "Avrupa ülkeleri bütçe açıklarını sınırlamak üzere kapsamlı önlemlere hız vermeli. Portekiz, İspanya, İtalya gibi Güney Avrupa ülkeleri sert önlemler almalı" dedi.
Prodi, bu çerçevede Almanya'nın bütçe açıklarını sınırlandırma yaklaşımının son derece tutarlı olduğunu kaydetti.
İtalya'da başbakanlık yaptığı 2006-2008 döneminde bütçe açığının yüzde 3'e indirilmesi konusunda başarılı olan Prodi, Euro'nun mali anlamda ülkeler üstü bir altyapıya sahip olması gerektiğini vurguladı.
Romano Prodi, Almanya dahil herkesin Euro'ya destek vermesi gerektiğini ifade ederek, "Euro'nun sağlam bir mali yapıyla güçlendirilmesi gerekiyor" dedi.
Prodi, son dört yılın en düşük düzeyinde seyreden Avrupa para birimindeki düşüşün, ihracatı hızlandıracağını ve bunun büyümeye olumlu katkı yapacağını vurguladı.
30 Aralık 2009 Çarşamba
İtalya'ya varlık barışından 95 milyar euro
3 Temmuz 2009 Cuma
Vergi yükünde Türkiye lider
Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 30 sanayileşmiş ülke arasında yapılan araştırmaya göre, Türkiye vergi yükü açısından İtalya ile birlikte ilk sırada yer alıyor. İsviçreli araştırma kuruluşu Constant de Rebek'in araştırmasına göre, vergide en az baskı uygulayan sistem ise İsviçre ve Lüksemburg'da bulunuyor.
Araştırmada yer alan Vergi Baskısı Endeksi'ne göre, Türkiye ve İtalya 6 puanla ilk sırada yer alıyor. Almanya'da ise bu rakam 5.9 olurken, Fransa'da 5.6, İngiltere'de 5.3 ve ABD'de 5.1 olarak hesaplandı.
En az baskıcı vergi sistemine sahip üç OECD ülkesi ise 2 puanla İsviçre, 3.4 puanla Lüksemburg ve 4.2 puanla Avusturya olarak belirlendi.
Hazırlanmasında OECD ve Dünya Bankası verilerinin kullanıldığı, "endeks, vergi sisteminin şeffaflığı, kamu yönetiminin kalitesi gibi 18 ayrı dikkate alınarak hazırlanıyor.
23 Haziran 2009 Salı
IMF'den kriz sonrası uyarısı
Küresel krize karşı parasal genişlemenin de aralarında bulunduğu her önlemi alan gelişen ülkelere, Uluslararası Para Fonu'ndan uyarı geldi. IMF üst yöneticilerinden Arrigo Sadun, siyasetçilerin ekonomiyi canlandırma önlemlerinden çıkışa yönelik hazırlıkları yapması gerektiğini söyledi.
Roma'da Aspen Enstitüsü'nün konferansında konuşan Sadun, "Küresel kriz henüz bitmekten çok uzak. Ancak kriz sonrasına yönelik önlemlerin bir şekilde alınmaya başlanması gerekiyor" dedi.
Ekonomiyi canlandırmaya yönelik önlemlerin geriye çevrilmesi için gerekli adımların atılması gerektiğini söyleyen Sadun, önlemlerin alınmamasının risk yaratabileceğini de kaydetti.
Sanayileşmiş ülkeler ortalama milli gelirlerinin yıllık yüzde 4'lük bölümünü ekonomiyi canlandırma paketlerine ayırmış durumda. II. Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en büyük durgunluk karşısında alınan önlemlerin etkisiyle, kamu borçlanma düzeyinin gelecek iki yıl boyunca da artması bekleniyor.
G8 üyesi ülkelerin maliye bakanları geçen hafta İtalya'nın Lecce kentinde yaptıkları toplantıda, kriz sonrası çıkış önlemleri için işbirliği konusunda görüşbirliğine varmıştı.
6 Haziran 2009 Cumartesi
Üzümde zengin, şarapta fakir ülke
Türkiye, sahip olduğu geniş ve kaliteli üzüm bağlarına rağmen dünya şarap pazarından yeterli payı alamıyor. Ürettiği üzümlerin sadece yüzde 2'sini şarapçılıkta kullanan Türkiye, 150 milyar dolara ulaşan dünya şarap pazarındaki yeri ise yok denecek kadar az.
Türkiye, geniş üzüm bağ alanları, şaraplık üzüm çeşitliliği ve niteliği bakımından dünyanın sayılı ülkeleri arasında bulunuyor. Ancak türkiye buna rağmen şarap sektöründe yeterli büyüklüğe sahip değil.
Toplam üretimin 4 milyon ton olduğu Türkiye'de, bu miktarın ancak yüzde 2'si şarap üretiminde değerlendiriliyor.
Bu oran, üzüm üretiminde ilk sıralarda yer alan ülkelerde ise yüzde 90'a ulaşıyor.
150 milyar dolar büyüklüğündeki şarap ihracatında, Türkiye'nin payı da 4 milyon dolar düzeyinde bulunuyor. Yani Türkiye dünya şarap pazarının 37 bin 500'de 1’i kadar pay alıyor
Şarap tüketimine bakıldığında, Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başına ortalama yıllık şarap tüketimi
Üzümün şarap olarak değerlendirilmesinin, meyve olarak tüketilmesinden daha fazla gelir sağladığına işaret edene uzmanlar, Türkiye'de geçerli olan 'ithal şarap daha iyidir' şeklindeki düşüncenin değiştirilmesi gerektiğine işaret ediyorlar.
15 Mayıs 2009 Cuma
Avrupa ekonomileri frene sert bastı
Mali krizin hız kestiğine yönelik işaretler yoğunlaşırken, gelişen ekonomilerde hızlı zayıflama ilk çeyrekte de sürüyor. Avrupa ortak para birimi Euro'yu kullanan ülkelerin oluşturduğu Euro Bölgesi'nde ekonomi yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2.5 daraldı. Avrupa'nın en büyük ekonomisine sahip Almanya'daki daralma ise yüzde 3.8 ile 1970 yılından bu yana en yüksek düzeye çıkarken, İtalya ekonomisi yüzde 2.4'le 1980'den bu yana en büyük daralmayla karşı karşıya kaldı. Fransa'da da aynı dönemde daralma oranı yüzde 1.2 olarak gerçekleşti.
Ekonomilerin büyük orandaki daralmasında sanayi üretimindeki düşüş, ihracatta talebin durması ve perakende tüketimde hızlı gerileme etkili oldu. Avrupa ülkeleri canlanma planlarını uygulamaya koyarken, Avrupa Merkez Bankası da kısa vadeli faizleri yüzde 1'de tutarak canlanmaya destek veriyor.
Diğer yandan, Uluslararası Para Fonu Başkanı Dominique Strauss-Kahn, küresel mali krizde en kötü günlerin geride kalmış olabileceğini söyledi. Strauss-Kahn, Viyana'da yaptığı açıklamada, Ekim 2009'dan itibaren canlanma yaşanabileceğini ancak tam anlamıyla toparlanma için 2010'un ilk yarısının beklenmesi gerektiğini vurguladı. Strauss-Kahn, bankacılık sektörününün durumunun beklenen toparlanma üzerinde büyük risk yarattığını da kaydetti.
12 Mayıs 2009 Salı
OECD ve Trichet'den 'krizde dipten dönülüyor' mesajı
Vergi indirimleri ve ekonomiyi canlandırma paketleri dünyanın önde gelen ekonomilerinde durgunluğun aşılması ve canlanmanın başlaması yönünde sinyalleri güçlendirdi. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet, küresel durgunluğun dip noktasına vurduğuna işaret ederek, canlanma yönünde sinyaller alındığını söyledi. Trichet, piyasalarda ve tüketici güveninde krizin derinleştiği 2008 Eylül ayı ortasına göre ciddi oranda iyileşme gözlendiğine dikkat çekerek, "Bunlara karşılık temkinli davranmayı elden bırakmamalıyız, hala dalgalı bir denizde yol alıyoruz" dedi.
Diğer yandan, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 30 sanayileşmiş ülkeyi barındıran Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD, öncü göstergelerin ekonomide canlanmaya işaret ettiğini açıkladı.
Almanya, İtalya, Fransa ve örgüt genelinde göstergelerin dipten dönmeye başladığını kaydeden OECD, ABD'de ise zayıflamanın hız kesmekle birlikte sürdüğünü kaydetti. OECD, İngiltere ve Çin'de de büyüme işaretlerinin güçlendiğini belirterek yıl sonu itibariyla toparlanmanın başlayacağı tahmininde bulundu.
