Economics Teaching Conference
-
If you might be interested in attending, click here for more information.
Avrupa Birliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avrupa Birliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Aralık 2011 Çarşamba
Fitch: AB'nin borçlanması 1.83 trilyon $'a inecek
Derecelendirme kuruluşu Fitch, 2012'de Avrupa'da borçlanma miktarının 2011'e oranla ciddi değişiklik göstermeyeceğini öngördü. Fitch, yayınladığı raporda, borçlanma ihtiyacının yüzde 1.2 gerileyerek 1 trilyon 826 milyar Euro'ya ineceğini öngördü. raporda, en fazla borçlanması öngörülen ülkeler Fransa, İngiltere ve Almanya olarak sıralandı.
Raporda, Euro Bölgesi ülkelerinde borçlanmanın yıllık bazda yüzde 6.5 gerileyeceği öngörülürken, bu düzey GSYH'nin yüzde 15.5'ine denk geliyor.
Avrupa'da tahvil ihraçları 2011'de yüzde 30 geriledi
Avrupa krizinin etkisiyle Avrupa bankalarının yeni tahvil ihraçları yüzde 30 gerileyerek 2003'ten bu yana en düşük düzeye indi. Araştırma şirketi Dealogic'in verilerine göre, 3518 tahvil ihracıyla 424.6 milyar dolarlık tahvil satılırken, 2010 yılında yeni tahvil ihraçları 604.3 milyar dolar düzeyindeydi.
AMB'den bankalara 489 milyar Euro'luk kaynak
Avrupa Merkez Bankası'nın piyasalara istikrar sağlamak üzere sağladığı fon imkanına bankalardan yüksek talep geldi. Euro Bölgesi bankaları AMB'den 3 yıl vadeli yüzde 1 faizli olmak üzere 489 milyar Euro borçlandı.
Avrupa Merkez Bankası'nın yeni başkanı Mario Draghi'nin ay başında açıkladığı önlem paketi çerçevesinde sağlanan imkandan yararlanan bankalar, kredi için teminat gösterdi. AMB son 3 yılın en yüksek fonlamasını gerçekleştirirken, euro/dolar paritesi 1.3197 ile günün en yüksek düzeyine çıktı.
Analistler, uzun vadeli repo imkanına gelen yüksek talebin güveni artırarak riskli yatırım araçlarına ilgiyi yükselteceğini öngörürken, Avrupa genelinde bir likidite krizi yaşanmayacağına yönelik güvenin arttığını ifade ettiler.
Repo işlemi öncesinde bankalara yapılacak fonlamanın 200-300 milyar Euro olacağı öngörülüyordu.
İşlemler sonrası, Avrupa ülkelerinde tahvil faizleri geriledi. İspanya'nın 2 yıllık tahvil faizi yüzde 3.28'e İtalya'nın 2 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4.98'e geriledi.
Avrupa Merkez Bankası'nın benzer bir operasyonu 2012 Şubat ayında tekrarlaması bekleniyor.
7 Aralık 2011 Çarşamba
S&P, AB ve Avrupa bankalarını negatif izlemeye aldı
Kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Avrupa Birliği ve Avrupa'nın önde gelen tüm bankalarının kredi notunu olası bir indirim için negatif izlemeye aldı. Standard and Poor's'un aldığı görünüm değişikliği kararı New York Borsası'nda satışla karşılanırken, Dow Jones Endeksi 12 bin puana geriledi. S&P'nin notunu olası indirim için izlemeye aldığı bankalar arasında Deutsche Bank, Banca Intesa, Societe Generale, Natixis, Unicredit, BNP Paribas ve Commerzbank da yer alıyor.
Labels:
ab,
Avrupa Birliği,
banka,
borsa,
kredi notu,
kriz,
wall street
5 Aralık 2011 Pazartesi
S&P'den Euro Bölgesi'ne negatif izleme
Derecelendirme kuruluşu S&P, Avrupa ortak para birimi Euro'yu kullanan 17 ülkenin oluşturduğu Euro Bölgesi'ni negatif izlemeye aldı. Kuruluşunun kararında, Avrupa ekonomisinde zayıflayan mali yapı ve krizle etkin şekilde mücadele edilememesi etkili oldu. Negatif izleme gelecek üç ayda kredi notunda indirim olasılığını yüzde 50 olarak belirliyor. Not görünümündeki bozulma AAA notuna sahip altı ülkeyi olumsuz etkileyecek. Bu ülkeler ise şunlar: Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya, Finlandiya ve Lüksemburg.
1 Aralık 2011 Perşembe
Ortak müdahale piyasaları 'yatıştırdı', ya sonra???
ABD Merkez Bankası başta olmak üzere önde gelen 6 merkez bankası, aldıkları müdahale kararıyla deyim yerindeyse piyasaları 'yatıştırdı'.
1 Ekim 2008'de Lehman Brothers'in batmasından kısa bir süre sonra, alınan karar çerçevesinde yaratılan kredi imkanları dünya finans sisteminin erimesinin önüne geçmişti. O dönemde attığı tüm adımları 'Asya piyasaları açılmadan önce (Before the Asia opens)' prensibi çerçevesinde kuşluk saati açıklayan ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke, bu defa da Wall Street'in açılmasına 1 saat kala ortak müdahale kararını açıkladı. Swap faizlerinde 50 baz puanlık indirim kararı, gelişmiş ülkelerin finans sisteminde kırılmaya karşı önleyici bir adım olarak nitelendirilebilir.
Avrupa bankaları dolar cinsinden 2 trilyonluk borç servisini yapmakta güçlükler yaşarken, Avrupa bankalarına fon imkanının yeniden artırılması hedefleniyor. Derecelendirme kuruluşu Fitch'in verilerine göre, ABD fonları Fransız bankalarına sağladığı likiditeyi yüzde 69, Alman bankalarına sağladığı miktarı ise yüzde 50 azaltmış durumda.
NEDEN AŞIRI TEPKİ?
Piyasaların müdahaleye verdiği aşırı tepki ise son dönemde birbiri ardına gelen olumsuz haberlerle bozulan morallerin iyileşmesi şeklinde de değerlendirmek mümkün. Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman, "Bernanke elbette Avrupa'ya destek verecekti, swap faizlerindeki indirimin teknik bir niteliği var, başka bir özelliği yok" derken, bu gelişmenin yeni başka gelişmelerin habercisi olup olmadığını soruyor.
Gerçekten de bir anda, ortak müdahale 'altın vuruşu' ile krizdeki Avrupa köşeyi dönmeyi başardı mı? Yoksa İtalya'nın 10 yıllık tahvil faizleri hala yüzde 7'nin üzerinde, Alman tahvil faizleri negatifte değil mi?
Unutmayalım, para, sadece teskin eder, tedavi etmez.
30 Kasım 2011 Çarşamba
ABD Merkez Bankası'ndan Avrupa'ya yardım eli
Avrupa'da krizin derinleşmesi karşısında ABD Merkez Bankası, swap faizlerinin indirimiyle finans sektörünün likidite ihtiyacını çözdü. ABD ekonomisinin kendi dengelerini kriz sonrası yeterince iyileştiremediği bir ortamda attığı adım, eleştirilere de neden oldu.
Labels:
ab,
abd,
almanya,
Avrupa Birliği,
fed,
fransa,
ingiltere,
italya,
kriz,
wall street,
Yunanistan
28 Kasım 2011 Pazartesi
OECD 'durgunluk' dedi, büyüme tahminini düşürdü
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD, dünya ekonomisinde büyümenin bu yıl yüzde 1.6, gelecek yıl yüzde 2.3 olacağını öngördü. OECD, daha önceki raporunda 2011'de yüzde 2.3, 2012'de yüzde 2.8 büyüme tahmininde bulunmuştu.
OECD Başekonomisti Pier Carlo Padoan, rapor sonrası yaptığı değerlendirmede Avrupa ülkelerinin hızla önlem almaması halinde Avrupa ekonomisinin 2013'te yüzde 3'e varan oranda daralacağını öngördü. "Euro Bölgesi'nde ılımlı bir daralma başladı" diyen Padoan, Avrupa Kurtarma Fonu'nun hızla devreye girmesi gerektiğini, Avrupa Merkez Bankası'nın EFSF'nin görevini yapamayacağını kaydetti. OECD'nin yıllık raporuna ilişkin sunuma ulaşmak için tıklayınız.
17 Ekim 2011 Pazartesi
AB zirvesi, krize nihai çözüm olmayacak
Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, 23 Ekim'de yapılacak Avrupa Birliği zirve toplantısında, Avrupa'nın borç krizi için nihai bir çözüm sunulmayacağını söyledi. Schaeuble, Berlin’de yaptığı açıklamada, Yunanistan'ın borç krizinin, ancak bu ülkenin borçlarının daha büyük miktarının silinmesiyle çözülebileceğini ve hükümetlerin bankaları buna kabule ikna etmeye çalıştıklarını söyledi. Almanya Başbakanı Angela Merkel'in sözcüsü Steffen Seibert de Merkel'in, zirve öncesinde üst düzey banka yöneticileriyle görüşme şeklinde somut bir planı bulunmadığını belirtti. Avrupa Birliği, 23 Ekim'de yapacağı zirve toplantısında Yunanistan'ın borç miktarını düşürerek euro bölgesi borç krizine kesin bir çözüm getirmesi için çok ağır baskı altında bulunuyor.
Labels:
ab,
almanya,
Avrupa Birliği,
fransa,
kriz,
merkel,
Yunanistan
IMF Başkanı Lagarde: Kaynaklar yeterli
Uluslararası Para Fonu Başkanı Christine Lagarde, Fon'un şu anda sahip olduğu sermayesinin yeterli olduğunu söyledi. Europe 1 radyosunda konuşan Lagarde, "Bugün için IMF'nin imkanları yeterlidir" dedi. G20 grubundan gelişmekte olan bir ülkenin temsilcisi Cuma günü yaptığı açıklamada, ekonomik krizle mücadeleye destekvermek için IMF'nin 350 milyar dolar dolayında bir sermaye katkısı yapmak zorunda kalabileceğini söylemişti. Bankaların öncelikle hissedarlarından sermaye bulmaları gerektiğini kaydeden Lagarde, "Ancak bu imkanlar yoksa veya yeterli değilse o zaman gerekiyorsa devlet müdahalesi gibi daha kolektif bir formül uygulanabilir" dedi.
11 Ekim 2011 Salı
Trichet'ten 'sistemik kriz' uyarısı
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet, Euro Bölgesi'nde yaşananların sistemik kriz boyutuna ulaştığına işaret ederek, AB hükümetlerinin yapısal reformları hızla hayata geçirmesi gerektiğini söyledi. Trichet, Brüksel'de katıldığı Avrupa Sistemik Risk Komisyonu toplantısında yaptığı konuşmada, Avrupa bankalarının eşgüdüm içinde yeniden sermayelendirilmesini istedi.
"Küresel krizin merkez üssündeyiz" diyen Trichet, ülkelerdeki borç krizinin bankacılık krizine dönüştüğüne dikkat çekerek, krizin çevre ülkelere yayılma riski olduğunu vurguladı.
Trichet'in açıklamaları, geçen hafta Avrupa Merkez Bankası Yönetim Kurulu ardından yapılan açıklamalardan daha açık ve net ifadeler taşıyor. Trichet, daha önce yaptığı konuşmalarda bankacılık sektörüne yönelik dramatik ifadelerden kaçınmıştı.
Labels:
amb,
Avrupa Birliği,
ecb,
irlanda,
ispanya,
italya,
kriz,
portekiz,
trichet,
Yunanistan
5 Ekim 2011 Çarşamba
Merkez Bankası'ndan dövize hızlı adım
Avrupa Birliği'nde borç krizinin derinleşmesiyle dövizdeki yükseliş, Merkez Bankası'nı harekete geçirdi. 1 milyar 350 milyon dolarlık döviz alım ihalesi açan merkez bankası, 750 milyon dolarlık satış yaptı. İhaleye 1.8 milyar dolarlık teklif gelirken, Merkez Bankası yaptığı açıklamada, "Yüksek miktarlı satışlar sürebilir" dedi. Merkez Bankası daha sonra yaptığı açıklamada da, Türk Lirası munzam karşılıklarda yabancı para cinsinden tutulabilecek miktarı yüzde 10'dan 20'ye çıkarttı. Banka, böylece 3.6 milyar dolar rezerv artırmayı hedefliyor. Merkez Bankası, sabah saatlerinde de döviz hesaplarında munzam karşılık oranını 50 baz puan düşürerek yüzde 6'ya çekmişti.
Labels:
ab,
Avrupa Birliği,
bankacılık,
dolar,
döviz,
erdem başçı,
kriz,
merkez bankası,
Türk Lirası
IMF'ten Avrupa'ya hızlı müdahale çağrısı
IMF Avrupa Direktörü Antonio Borges, Avrupa ülkelerinin güven krizini frenlemek üzere hızla bankaları sermayelendirmeye yönelmesini istedi.
Labels:
Avrupa Birliği,
banka,
borç,
bütçe,
IMF,
ispanya,
kriz,
Yunanistan
IMF, Euro Bölgesi tahvillerini almaya hazır
Uluslararası Para Fonu, Avrupa borç krizinin derinleşmesi karşısında daha etkin şekilde devreye girmesi hazırlanıyor. Avrupa ekonomisine yönelik bölgesel raporu açıklayan IMF Avrupa Direktörü Antonio Borges, IMF'nin piyasalara güven vermek üzere Euro Bölgesi ülkelerinin tahvillerini almak için devreye girmeye hazır olduğunu söyledi.
AB Komisyonu'nun ekonomiden sorumlu üyesi Olli Rehn, haftabaşında yaptığı açıklamada, AB maliye bakanlarının bankaların yeniden sermayelendirilmesini görüştüğünü söylemişti.
Fransa ve Belçika hükümetleri Dexia bankasına mevduat güvencesi verirken, bankanın likidite ihtiyacının giderileceğini ifade etmişti.
IMF Avrupa Direktörü Antonio Borges, Avrupa genelinde bankalara yönelik güven krizinin giderilmemesi halinde zayıflamaya başlayan AB ekonomisinin hızla güç kaybedeceği uyarısında bulundu.
Bloomberg'e söyleşi veren Borges, "Piyasalara güven vermenin en hızlı yolu, bankalara sermaye aktarımından geçiyor" dedi.
Labels:
ab,
Avrupa Birliği,
borç,
bütçe,
IMF,
ispanya,
italya,
kriz,
Yunanistan
27 Eylül 2011 Salı
Rogoff: Yunanistan temerrüte düşecek
Yunanistan kredi diliminin serbest bırakılması için yeni önlemleri kabul ettirmeye çalışırken, Harvard Üniversitesi Öğretim Üyesi Kenneth Rogoff, Yunanistan'ın temerrüte düşeceğini öngördü.
BBC'ye söyleşi veren IMF eski Başekonomisti Kenneth Rogoff, Euro Bölgesi'nde borç krizinin yayılmasını önleyecek nitelikte kapsamlı bir plan ortaya koyulmasını isterken, plan çerçevesinde borç ödeme kabiliyeti zayıflayan ülkelerin ayrılması gerektiğini söyledi.
Yunanistan'ın borçlarının büyük bölümünün silinmesi gerektiğini belirten Rogoff, "yunanistan sonrasında sorunların diğer ülkelere yayılmasını önlemek için güçlü bir siyasi irade gerekiyor" dedi. Rogoff, Avrupa liderlerinin artan sorunlar karşısında karar alamamasını ise 'siyasetçiler felç olmuş görünüyor" şeklinde değerlendirdi.
IMF eski başekonomisti Rogoff, İngiltere'de alınan yapısal reform kararlarının hızla uygulamaya geçmemesi halinde, piyasaların ülke ekonomisine olan güveninde ciddi zayıflama olacağını kaydetti.
İspanya'nın reform programının yolunda olduğunu söyleyen Rogoff, İtalya'nın da aldığı reform kararlarını uygulaması halinde herhangi bir sorunla karşılaşmayacağını vurguladı.
Labels:
Avrupa Birliği,
IMF,
ispanya,
italya,
kriz,
rogoff,
Yunanistan
26 Eylül 2011 Pazartesi
Almanya'da IFO endeksi alarm veriyor
Almanya'da iş dünyasının güvenini gösteren IFO endeksi, Eylül'de son 15 ayın en düşük düzeyine geriledi. IFO Enstitüsü'nce hesaplanan güven endeksi 108.7'den 107.5'e inerken, cari duruma ilişkin yatırımcı güven endeksi 118.1'den 117.9'a geriledi.
Güvenin en hızlı zayıfladığı sektörlerin başında yüzde 7.5'lik düşüşle ticaret yer alırken, imalat sanayi endeksi yüzde 10.6 geriledi. Ekonomistler, dünya piyasalarında bozulan görünümün, şirketlerin beklentilerini zayıflattığına işaret ederken; zayıflamaya karşılık yılın üçüncü çeyreğinde büyümenin yüzde 0.3, yıl sonunda yüzde 2.9 olacağı görüşündeler.
IFO Enstitüsü Başkanı Hans Werner Sinn,, Bloomberg'e yaptığı değerlendirmede, Avrupa'da artan tedirginlikle Almanya'da durgunluk olmayacağını belirterek, ABD ekonomisinde durgunluk olasılığını yüzde 50 olarak kaydetti.
Verileri değerlendiren Almanya Ekonomi Bakanı Philipp Roesler de, Alman ekonomisinin yavaşlama yoluna girdiğini belirterek, durgunluğun görülmeyeceğini öngördü. "Risklerin artmasına karşılık, ılımlı büyüme dönemine girdik" diyen Roesler, güçlü iç talebin istikrarlı büyümeyi destekleyeceğini vurguladı.
Labels:
almanya,
Avrupa Birliği,
büyüme,
durgunluk,
kriz
23 Eylül 2011 Cuma
DTÖ, dünya ticaretinde büyüme tahminini düşürdü
Küresel ekonomik krize yönelik beklentilerin bozulması, dünya ticaretine yönelik tahminlerin de değişmesine yol açtı. Daha önce dünya ticaretinin bu yıl yüzde 6.5 büyüyeceğini öngören Dünya Ticaret Örgütü, büyüme tahminini yüzde 5.8'e indirdi.
Dünya Ticaret Örgütü Genel Sekreteri Pascal Lamy, artan tedirginlik ortamında hükümetlerin korumacı önlemlere yönelmemesi gerektiğini söyledi. Geçen yıl kriz sonrasında yüzde 14.1 büyüyen dünya ticaret hacminde zayıflamanın önüne geçilmesi gerektiğini söyleyen Lamy, "ticaret sistemini korumak için korumacılığın önüne geçilmeli" dedi.
Pascal Lamy, Avrupa'da yaşanmakta olan borç krizinin derinleşmesinin önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, böylesi bir durumun Lehman Brothers'in battığı 2008 Eylül ayındakine benzer yeni riskler yaratabileceğini ifade etti.
Pascal Lamy, dünya ticaretine yeni şekil verecek doha roundu görüşmelerinin sonuçlandırılması çağrısında da bulundu.
Labels:
Avrupa Birliği,
dış ticaret,
dtö,
kriz,
pascal lamy,
ticaret,
wto
Moody's 8 Yunan bankasının notunu düşürdü
Yunanistan'daki borç krizinin derinleşmesi karşısında ülkedeki bankaların durumu giderek güçleşiyor. Derecelendirme kuruluşu Moody's, 25 Temmuz'da değerlendirmeye başladığı 8 Yunan bankasının notunu ikişer kademe düşürdü.
Moody's'in not indirimi yaptığı bankalardan NBG, EFG Eurobank, Alpha Bank, Pireus Bank, ATE ve Attica bankalarının notu B3'ten Caa2'ye indirildi. Emporiki ve Geniki bankalarının notları ise B1'den B3'e düşürüldü. Türk bankası Finansbank'ın sahibi NBG olurken, EFG Eurobank'ın da Eurobank Tekfen'de payı bulunuyor.
Yunanistan'ın toplam borçları 453 milyar doları bulurken, bu rakam Arjantin'in 2001 yılında borçlarını ödeyemeyerek temerrüte düştüğü 95 milyar dolarlık düzeyin 5 katı seviyesinde bulunuyor.
Yunanistan'a iki ayrı aşamada Avrupa Birliği, Avrupa Merkez Bankası ve Uluslararası Para Fonu tarafından destek verilirken; kredinin yeni diliminin Ekim başında serbest bırakılması bekleniyor.
21 Eylül 2011 Çarşamba
IMF'den finansal istikrar uyarısı
Küresel Finansal İstikrar Raporu'nu yayınlayan IMF, gelişen ve gelişmekte olan ülkelere finans sistemini iyileştirme çağrısında bulundu.
IMF: Riskler tırmanıyor, harekete geçme zamanı
Uluslararası Para Fonu, küresel ekonominin geleceğine yönelik finansal risklerin arttığına işaret ederek, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin hızla harekete geçmesi çağrısında bulundu. IMF/Dünya Bankası toplantıları öncesi Küresel Finansal İstikrar Raporu'nu açıklayan IMF, Avrupa piyasalarındaki karışıklık ve ABD'nin kredi notunun düşürülmesinin küresel finans sistemine yönelik tedirginliği tırmandığını vurguladı.
Raporu açıklayan IMF Para ve Sermaye Piyasaları Direktörü Jose Vinals, piyasaların siyasetçilerin karar verme kabiliyetini sorgulamaya başladığına işaret ederken, "Bir güven krizinin ortasındayız ve bu güven krizi hem ekonomiyi hem finans sistemini vuruyor" dedi. Raporda, Avrupa bankalarının sermayelerini 410 milyar dolar artırmak zorunda kalabileceği ifade edilirken, gerek ülkelerin gerekse hane halklarının borçlarının tırmandığı ve varlıklarının hızlı değer kaybına uğradığı vurgulandı.
Labels:
Avrupa Birliği,
borsa,
dünya bankası,
finans,
IMF,
kriz,
Yunanistan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
