bankacılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bankacılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2011 Çarşamba

Merkez Bankası'ndan dövize hızlı adım

Avrupa Birliği'nde borç krizinin derinleşmesiyle dövizdeki yükseliş, Merkez Bankası'nı harekete geçirdi. 1 milyar 350 milyon dolarlık döviz alım ihalesi açan merkez bankası, 750 milyon dolarlık satış yaptı. İhaleye 1.8 milyar dolarlık teklif gelirken, Merkez Bankası yaptığı açıklamada, "Yüksek miktarlı satışlar sürebilir" dedi. Merkez Bankası daha sonra yaptığı açıklamada da, Türk Lirası munzam karşılıklarda yabancı para cinsinden tutulabilecek miktarı yüzde 10'dan 20'ye çıkarttı. Banka, böylece 3.6 milyar dolar rezerv artırmayı hedefliyor. Merkez Bankası, sabah saatlerinde de döviz hesaplarında munzam karşılık oranını 50 baz puan düşürerek yüzde 6'ya çekmişti.

15 Eylül 2011 Perşembe

Yetkisiz işlemin UBS'e maliyeti 2 milyar dolar

İsviçre finans sektörünün en büyük temsilcisi UBS, yetkisi olmayan bir personelin yaptığı işlemlerle 2 milyar dolar zarar etti. UBS'ten yapılan açıklamada, işlem sonucu oluşan zarardan müşteri portföylerinin etkilenmediği kaydedilirken; işlem zararının bankanın üçüncü çeyrek bilançosunda zarar açıklamasına yol açabileceği vurgulandı. UBS CEO'su Oswald Gruebel, yaptığı açıklamada, işlem zararının bankanın gücünü etkilemeyeceği vurgulanırken, "Risk yönetimi birimiyle birlikte sorunların çözülmesi için başlatılan araştırmayı en kısa sürede sonuçlandıracağız" dedi. Olayın ardından Londra Polisi, UBS'in yatırım bankacılığı bölümünde çalışan 31 yaşındaki bir traderi işlemlerden sorumlu olduğu şüphesiyle gözaltına aldı. UBS'in hisse senetleri yüzde 10'a varan oranda düşüş gösterirken, analistler 2 milyarlık zararın yönetilebilir büyüklükte olduğunu ifade ediyorlar. Geçen ay toplam personel sayısının yüzde 5'lik bölümünün işine son verileceğini açıklayan UBS'in sermaye yeterlilik oranı yüzde 16.1 düzeyinde bulunuyor. UBS'in yatırım bankacılığı biriminde 18 bin kişi çalışıyor. 2008 yılında Fransız bankası Societe Generale'de görev yapan Jerome Kerviel adlı bir trader, yetkisi olmadığı halde yaptığı işlemlerle bankayı 6.7 milyar dolar zarar ettirmişti. Kerviel, Ekim 2010'da 3 yıl hapse çarptırılmıştı. 1995 yılında da İngiliz Kraliçesi 2. Elizabeth'in işlemlerini de yapan Barings Bankası, trader Nick Leeson'un yaptığı işlemler sonucu batmıştı.

14 Eylül 2011 Çarşamba

İş Bankası GM:Reel sektöre destek artarak sürüyor

Ortadoğu'da siyasi gerilimin artmasına karşılık, yeni yatırım fırsatları beliriyor. Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, Ortadoğu ile "birlikte kartlar yeniden karılıyor, Türk girişimcisi fırsatları iyi değerlendirmeli" dedi. Dünya Gazetesi işbirliğiyle Trabzon'da düzenlenen İş'le buluşmalar toplantısında konuşan Adnan Bali, "Ortadoğu'da geçmiş dönemin birikimleri halkın refahına ve karşılanamamış ihtiyaçlarına doğru akacak. Hepimiz etrafımızdaki oluşumun farkında olmalıyız" dedi. Adnan Bali, İş Bankası'nın 77 milyar liralık toplam kredi hacmiyle Türkiye'nin en fazla kredi veren bankası olduğunu belirterek, "Her koşulda reel ekonomiyi desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Ticari kredilerin 54 milyar lirayı aştığını kaydeden Bali, "artan krediler, reel sektöre verdiğimiz taahüdün bir karşılığıdır" dedi. İş Bankası Genel Müdürü Bali, Türk bankacılık sektörünün 2001'den çok farklı olduğunu belirterek, sektörün açık pozisyonu olmadığını, toplam özkaynağın ise 85 milyar dolar olduğunu vurguladı.

25 Şubat 2011 Cuma

MB Başkanı Yılmaz'dan 'beklemedeyiz' mesajı

Merkez Bankası, Kasım sonunda aldığı önlemler çerçevesinde kredi hacmindeki genişlemeyi frenlemeye çalışırken; Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz önlemlerin sonuçlarını görmek üzere Mart sonuna kadar beklenmesi gerektiğini söyledi. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası'nda konferans veren Durmuş Yılmaz, sürdürülebilir bir kredi büyümesini hedeflediklerini belirterek, "kredilerde fiyattan çok miktar üzerinde etkili olmaya çalışıyoruz" dedi. Başta Libya olmak üzere Kuzey Afrika'daki ülkeleri etkisi altına alan olayların ekonomi üzerinde etkisinin henüz netleşmediğini söyleyen Yılmaz, "Petrol fiyatlarında 10 dolarlık artış yıllık enflasyona 0.4 puan artış yaratır" dedi. Yılmaz, emtia fiyatlarının etkisiyle enflasyonda artış baskısına dikkat çekerek, 28 Nisan'da yapılacak yılın ikinci enflasyon raporuna yönelik toplantıda yüzde 5.9'luk yılsonu enflasyon tahminini yükseltebileceklerini söyledi. Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, Şubat ayında baz etkisiyle fiyatların düşeceğini, daha sonrasında işlenmemiş gıdaya bağlı yükselişin yaşanabileceğini ifade etti.

23 Aralık 2010 Perşembe

Morgan Stanley yatırım bankacılığında lider oldu

ABD Hükümeti'nin kriz döneminde verdiği destekle Wall Street'te çalışan yatırım bankaları hızla toparlanırken, yapılan büyük halka arzlar bankaların performansına olumlu yansıdı. Bloomberg'in verilerinden yapılan hesaplamaya göre, Morgan Stanley 2010 yılında gerçekleştirdiği hisse senedi halka arzlarıyla dünyanın bu alanda lider firması oldu. ABD'den Çin'e AB'den Brezilya'ya kadar pek çok ülkede kapsamlı halka arzlar gerçekleştiren Morgan Stanley, küresel alanda pazar payını yüzde 10.4'e çıkardı. Kuruluşun dünya genelinde yapılan hisse senedi halka arzlarının tutarı 72.7 milyar dolara çıkarken, son iki yılın bu alandaki lideri JP Morgan 59.7 milyar dolarla ikinci sırada yer aldı. Tüm zamanların en karlı yatırım bankası Goldman Sachs ise 57.1 milyar dolarlık halka arz işlemiyle üçüncü oldu. Morgan Stanley'in lider olmasında, bankanın aldığı komisyonların diğerlerine oranla düşük olması yanında ABD'den Citigroup, General Motors, Çin'den Çin Ziraat Bankası ve Brezilya'dan Petrobras gibi büyük şirketlerin halka arzlarını gerçekleştirmesi belirleyici oldu. Morgan Stanley'in yaptığı hisse halka arzlarının yüzde 37'lik bölümünü devlet kontrolündeki şirketler oluşturdu. Gerçekleştirilen halka arzların toplam büyüklüğü 2009 yılına oranla yüzde 22 artışla 699 milyar dolara çıktı.

20 Aralık 2010 Pazartesi

Bankacılara yüklü prim dönemi sona eriyor

Krizle birlikte karlılıkları ciddi oranda etkilenen bankalar, üst düzey çalışanlarına verdikleri yıl sonu primlerine de çekidüzen getiriyor. Danışmanlık şirketi Armstrong'un araştırmasına göre, Avrupa genelinde bu yıl her on bankacıdan biri prim alamayacak. Aynı araştırmada, bankaların prim için ayırdıkları bütçede yüzde 30'a varan kesintinin söz konusu olduğu kaydedilirken, bankaların sadece en üst kademe ve bankaya ciddi gelir sağlayan fon yöneticilerine prim vermeyi sürdürdüğü ifade edildi. Armstrong'un araştırmasına göre, primlerin düşürülmesinden en fazla etkilenecek kesimin başında yüzde 50 ile orta kademe yöneticiler geliyor. Bankaların fon yönetimlerine verilen primlerin yüzde 15 indirilmesi beklenirken, birleşme ve satınalmalarla ilgili birimlerde bu oranın yüzde 30'u bulabileceği öngörülüyor. Özellikle İngiltere'de bankaların primlerinin kısılması için baskılar artarken, koalisyon hükümeti buna yönelik düzenlemeleri hızlandırmanın işaretini veriyor. İngiltere Ekonomi Bakanı Vince Cable, İngiliz yayın kurumu BBC'ye verdiği söyleşide, "Bankalar bu bilanço döneminde primleri sınırlamak konusunda adım atmazsa, bankalardan yeni vergiler alabiliriz" dedi.

17 Aralık 2010 Cuma

Kredi kartlarına yeni düzen geliyor

Bankacılık Kredi ve Derecelendirme Kurulu, kredi kartı borçlarında ödenmesi gereken asgari tutarları artırdı. Asgari ödeteme tutarı, bugünden itibaren kredi kartı limiti 15 bin TL'ye kadar olan kredi kartlarında dönem borcunun yüzde 25'i, limiti 15-20 bin TL arasında dönem borcunun yüzde 30'u, kredi kartı limiti 20 bin TL ve üzerinde olan kredi kartlarında dönem borcunun yüzde 40'ı olarak uygulanacak. Yeni tahsis edilen kredi kartlarında kullanım başlangıcı tarihinden itibaren bir yıllık sürenin dolmasına kadar dönem borcunun yüzde 40'ından aşağısında ödemeye yapılamayacak. Bankalar, bu tutarlardan az olmamak koşuluyla asgari ödeme tutarını belirleyecek.

13 Aralık 2010 Pazartesi

Wall Street'te karlılığın yüzde 20 artması bekleniyor

Wall Street'in en büyük bankaları, ABD hükümetinin kurtarması ardından tarihlerinin en iyi yılını tamamlamaya hazırlanıyor. JP Morgan, Goldman Sachs ve Citigroup'un da aralarında bulunduğu bankaların toplam karının en az yüzde 20 artması bekleniyor.

30 Kasım 2010 Salı

Avrupa piyasalarında endişe sona ermiyor

Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu'ndan İrlanda'ya 85 milyar Euro'luk yardım sağlanması, krizin yayılacağına yönelik beklentileri sona erdiremedi. İspanya, İtalya ve Portekiz'de tahvil faizleri rekor düzeye tırmanırken, artan riskler euronun son 11 haftanın en düşük düzeyine inmesine yol açtı. Yunanistan ardından İrlanda'nın da Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu'nun sağladığı destekle kurtarılması, Avrupa'daki endişeleri dindirmeye yetmedi. Krizin Avrupa Birliği'nin kanat ülkelerine sıçrayacağına yönelik endişelerin artması, İspanya, İtalya ve Portekiz'de tahvil faizlerinin rekor düzeye çıkmasına yol açtı. Borçlanma risklerini güvence altına alacak CDS'lerin de rekor düzeye tırmandığı dikkat çekerken, Avrupa ortak para birimi Euro dolar karşısında son 11 ayın en düşük düzeyine geriledi. Euro dolar karşısında 1.2980 düzeyine kadar geri çekilirken, Citigroup tarafından yapılan bir araştırma paritenin orta vadede 1.25'e kadar gerileyebileceğini ortaya koydu. Citigroup kıdemli teknik analisti Tom Fitzpatrick, 4 Kasım'dan bu yana yüzde 8 gerileyen Euro dolar paritesindeki düşüşün hızlanacağı tahmininde bulundu. Dünyanın en büyük tahvil fonu Pimco'nun yöneticisi Muhammed El Erian, yaptığı açıklamada da, Euro konusunda yatırımcılara ihtiyatlı davranmaları uyarısında bulundu. "Yatırımcılar bir çözüm görmezse Avrupa'daki pozisyonları azaltmalı" diyen El-Erian, Euro Bölgesi'nde daha güçlü bir mali birliğin tesis edilmesi gerektiğini kaydetti. İrlanda ardından piyasalar tarafından yakından izlenen Portekiz'de bankacılık sektörüne ilişkin risklerin arttığı gözleniyor. Portekiz Merkez Bankası, yaptığı açıklamada, bankacılık sektörünün gelecek yıllarda daha büyük sorunlar yaşayabileceğini belirterek, yeni fonlama kaynaklarının azlığı ve büyümenin zayıflamasının bankaların karlılığını düşüreceğini kaydetti. İspanya Merkez Bankası da, ülkenin dış yardıma ihtiyacı olmadığını açıkladı. Milli hasıla olarak 1.5 trilyon dolarlık büyüklüğü ile İrlanda'nın 5 katı büyüklüğündeki İspanya ekonomisinin temelde sağlıklı olduğunu kaydeden Merkez Bankası, sorunların dış yardımla çözülemeyeceğini ifade etti.

23 Kasım 2010 Salı

FSA: Büyük bankalar sistemik risk yaratmıyor

Bankacılık sektörünün çehresini değiştirecek Basel 3 düzenlemeleri öncesinde, İngiltere Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Adair Turner büyük bankaların sektör için sistemik risk yaratmadığını söyledi. Turner, İngiliz Parlamentosu Hazine Komitesi'nde yaptığı konuşmada, büyük bankaların bölünmesine gerek olmadını belirterek, "ABD'de yaşandığına benzer şekilde sistemimizde batamayacak kadar büyük bankalar yok" değerlendirmesinde bulundu. Turner, birbirinden farklı alanlarda faaliyet gösteren uluslararası bankaların, bir alana yoğunlaşmış daha küçük ölçekli bankalarara oranla daha başarılı performans gesterdiğini söyledi. İngiliz Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı, büyük bankaların bölünmesinin finans sektörünün yurtdışına kaçışına hız verebileceğini kaydetti. Turner ayrıca, İngiliz bankalarının İrlanda'dan kaynaklanan risklerle mali güçlükler yaşamayacağını öngördü. İrlanda'da İngiliz RBS ve HBOS bankalarının büyük hacimli faaliyetleri bulunuyor. İrlanda'nın bankacılık sektörünün toplam aktifleri Gayri Safi Yurtiçi Hasılası'nın yedi katı olurken, İngiltere'de bu rakam bir buçuk kat düzeyinde bulunuyor.

22 Kasım 2010 Pazartesi

Moody's, bankacılığın görünümünü revize etti

Derecelendirme kuruluşu Moody's, Türk bankacılık sisteminin kredi görünümünü 'durağan-negatif'ten 'durağan'seviyesine rezive etti. Moody's yapılan revizenin iyileşen sermaye ve likidite pozisyonunu, ilerleyen varlık kalitüesi trendlerini ve Türk ekonomisindeki toparlanma ve pozitif büyüme görünümünü yansıttığını vurguladı. Moody's analisti Arif Bekiroğlu tarafından yayınlanan raporda, "Türk bankaları global finansal kriz sırasında, uygun kredi zararı karşıylıkları, güçlü bir sermaye tabanı ve terkrarlanan kar yaratma kapasiteleri ile desteklenen bilançolarının gücünün kanıtı olarak, esneklik gösterdiler" ifadelerine yer verildi. Türk bankalarının net kar ve net faiz marjlarının sağlıklı olmaya devam etmesini beklediğini ifade eden Bekiroğlu, bununla birlikte Türk bankalarının kar ve faiz marjlarının kısa vadede 2009 yılındaki rekor seviyelerden bir miktüar düşüş göstermesinin muhtemel olduğunu da vurguladı. Türk bankalarının çoğunun iyi likidite profillerinden yararlanmaya devam ettiklerini ve bunun Moodys'in 'durağan' görünüm değerlendirmesini desteklediğini belirten Bekiroğlu, Türk bankalarında yüzde 40'a varan likit varlıkların kademeli olarak kredilere dönüşmesini beklerdiklerini de ifade etti. Bekiroğlu, Türk bankalarının güçlü sermaye seviyeleri, sağlıklı karlılıkları ve büyükçe rezevrlerinin bankacılık sisteminin şokları absorbe etme kapasitesini desteklediğini de belirtti.

20 Ekim 2010 Çarşamba

Finansbank sermayesini artırıyor

Finansbank, sermayesini 1 milyar 650 milyon liradan 2 milyar 210 milyar liraya çıkartmayı kararlaştırdı. Finansbank sermaye artırımı için 547.1 milyon hisse satışı gerçekleştirecek.

18 Ekim 2010 Pazartesi

Citigroup'un karı beklentileri aştı

Hisselerinin yüzde 12'si ABD Hükümeti'ne ait olan Amerikan finans grubu Citigroup'un üçüncü çeyrek karı, takipteki kredi stoğunun zayıflamasının katkısıyla yükseldi. Citigroup'un üçüncü çeyrek net karı 2 milyar 170 milyon dolara çıkarken, açıklanan veriler Citigroup CEO'su Vikram Pandit'in karlılık hedeflerine tahminlerin öncesinde ulaşılabileceğine işaret ediyor. Citigorup, 2008 ve 2009 yıllarında toplam 29.3 milyar dolar zarar ettiğini açıklamıştı. Üçüncü çeyrekte ödenmeyen kredilerin mitarı 11 milyar dolardan 7.6 milyar dolara indi. Bankanın hisse senetleri beklenenin üzerinde gelen karın ardından yüzde 3.4 artışla 4.09 dolara çıktı.

IMF: Basel 3 tüm finans sektörünü kapsamalı

Kriz sonrası dönemde düzenleyici rolünü artırmaya çalışan Uluslararası Para Fonu, ülkelere finans sektörünü düzenlemek için yeni çağrıda bulundu. IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, ülkelerin küresel sistemi daha güvenli ve istikrarlı hale getirmesini isterken, Basel 3 düzenlemelerinin tüm finans sektörünü kapsaması gerektiğini kaydetti. IMF Başkanı Strauss-Kahn, Şanghay'da yaptığı açıklamada, ülkelerin elinde sermaye kontrolleri dahil bazı çözüm araçları bulunduğunu ifade ederek, tüm sorunlar için tek bir çözüm bulunmadığını kaydetti. Strauss-Kahn, güçlü sermaye akımının Asya ülkeleri için fırsat yarattığı kadar zorluklar getirdiğini de kaydetti. IMF Başkanı, "Sermaye akımı, kurlarda aşırı oynaklık, kredi ve varlık fiyatlarında balon oluşturabileceği gibi, finansal istikrarsızlığa neden olabilir" dedi. IMF Başkan Yardımcısı John Lipsky de, Amerikan Merkez Bankası'nın parasal genişlemeye hız vereceğine yönelik işaretlerin yeterince net olmadığını söyledi. Lipsky, kur savaşları söylemine katılmadığını belirterek, "Küresel bazda ülkeler kur savaşı olmamasını sağlamak durumunda" dedi.

6 Ekim 2010 Çarşamba

IMF: Finans sektöründe kırılganlıklar sürüyor

Uluslararası Para Fonu (IMF) finans sektörüne yönelik raporunda, güçlü banka sermayeleri ve likidite bolluğu, krizleri önlemek için yeterli olmadığı uyarısında bulundu. IMF raporunda, uluslararası para fonu bankacılık dışında diğer finans kuruluşlarını da kapsayacak önlemlere yer verilmesi için çalışmaların yapılması gerektiğine işaret edildi. IMF Para ve Sermaye Piyasaları Direktörü Jose Vinals, “Gelecekteki krizlerin önüne geçmek için, finans sektöründe kapsamlı bir revizyona ihtiyaç var” dedi. Son finansal krizin dünyanın büyük ekonomilerinin milli gelirlerinde yüzde 26 oranında kayıplara yol açtığı belirtilen raporda, Basel Bankacılık Düzenlemeleri Komisyonu’nun önerileri doğrultusunda para politikalarında ve likidite anlamında daha sıkı önlemler almasının yeterli olmadığını söyledi. Raporda, Uluslararası Ödemeler Bankası’nın Basel 3 ile önerdiği düzenlemelerin küresel finans sistemi için sistemik risk taşıyan yapısal sorunların ortadan kaldırımadığı görüşüne yer veriliyor. Raporu hazırlayan IMF uzmanlarından Ceyla Pazarbaşıoğlu da, küresel çapta finansal sistemin revizyonunun en geç 2012 yılında bitmesi gerektiğini söylerken, bu konuda en büyük engelin ise politik isteksizlik olduğunu belirti. IMF raporuna ulaşmak üzere tıklayınız.

5 Ekim 2010 Salı

Fransız bankacı Kerviel'e 3 yıl hapis cezası

Yaptığı işlemlerle çalıştığı Fransız bankası Societe Generale'nin 4.9 milyar Euro zarar etmesine neden olan eski bankacı Jerome Kerviel, 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Paris Mahkemesi'nce verilen kararda, Kerviel'in görevini suistimal etmesi nedeniyle 140 bin çalışana sahip bankayı zor durumda bıraktığı vurgulandı.
Mahkeme başkanı Kerviel'e hapis cezası yanı sıra 5 milyar Euro'luk zararın tazmin edilmesi kararını verdi. Kararın temyiz yolu açık olurken, Kerviel'in avukatları kararı son derece adaletsiz olarak değerlendirdi. 33 yaşındaki eski bankacı Kerviel'in yaptığı işlemler sonucu Societe Generale Bankası 2008 yılında batmanın eşiğine gelmişti.
Fransız Bankacılık İdaresi, 2008 yılında meydana gelen skandal ardından bankanın risk yönetimini yeterince iyi yapmadığı gerekçesiyle 4 milyon Euro ceza vermişti.

Moody's İrlanda'nın not görünümünü düşürdü

Artan bütçe açığı, canlanmanın hız kesmesi ve sorunlu bankacılık sektörü yapılandırması İrlanda'nın ülke notu görünümünün indirilmesine neden oldu. Derecelendirme kuruluşu Moody's, olası bir not indirimi için not görünümünü durağandan negatife indirdi.
Moody's'den yapılan açıklamada, İrlanda'nın en büyük iki bankasına verilen sermaye desteğinin İrlanda'nın finansal gücüne yönelik belirsizliği artırdığı kaydedildi.
Geçen hafta açıklanan banka kurtarma planının toplam 50 milyar Euro maliyete ulaşması beklenirken, banka kurtarmanın İrlanda'da kamu açığının milli gelire oranını yüzde 32'ye çıkarmasından endişe ediliyor.
Moody's, halen Aa2 notuna sahip İrlanda için not değerlendirmesini üç ayda tamamlayacağını açıkladı. Kuruluş, indirim olması durumunda bunun bir basamaklı bir indirim olacağını belirtti.
İrlanda Maliye Bakanlığı, ülkenin bütçe açığını 2014 yılına kadar, Avrupa Birliği’nin belirlediği gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 3 limitine kadar düşürmeyi hedefleyen dört yıllık bir planı gelecek ay açıklamayı planlıyor

30 Eylül 2010 Perşembe

İrlanda, bankaları yeniden sermayelendirecek

İrlanda, zor durumdaki bankaları devlet yoluyla yeniden sermayelendirme yoluna gidiyor. Küresel krizin baskısıyla mali yapıları bozulan İrlanda'nın ikinci büyük bankası Anglo Irish Bank'a toplam 34.3 milyar Euro'luk sermaye desteği verilecek. İrlanda Maliye Bakanlığı ve Merkez Bankası'nca açıklanan ortak plan çerçevesinde bankalara verilen sermaye desteğinin yaklaşık 50 milyar Euro'yu bulabileceği öngörülüyor. Bloomberg International'ın sorularını yanıtlayan İrlanda Maliye Bakanı Brian Lenihan, devletin yaptığı mali yardımın makul olduğunu ve bankaları desteklemek için yapılacak harcamaları karşılamak üzere yeni borçlanma planlamadıklarını söyledi. Lenihan, bankaların kurtarılmasının ardından kamu borcunun gayrı safi yurtiçi hasılaya oranının yüzde 98.6'ya çıkaracağını söyledi. Geçen ay yapılan hesaplamalarda, Anglo Irish Bank'ın kurtarılması için harcanması muhtemel miktarın 25 milyar Euro'yu bulabileceği öngörülmüştü. İrlanda hükümeti, şimdiye kadar banka ve finans kurumlarını kurtarmak üzere 33 milyar Euro harcamış durumda bulunuyor. Sermaye aktarımı ardından, hükümet Anglo Irish Bank'ın kontrolünü alacak.

23 Eylül 2010 Perşembe

Merkez Bankası zorunlu karşılıklarda faizi artırdı

Merkez Bankası, zorunlu karşılıklara uyguladığı faiz oranlarını yükseltti. Resmi Gazete'deki tebliğe göre, Türk Lirası zorunlu karşılıklarda faiz 50 baz puan artışla yüzde 5.5'e, döviz karşılıklarında 50 baz puan artışla yüzde 11'e çıkarttı. Merkez Bankası da yaptığı açıklamada, makroekonomik risklere karşı zorunlu karşılıkların daha etkin kullanılacağını ifade ederken, zorunlu karşılık için artık faiz ödenmeyeceğini duyurdu. Merkez Bankası, yaptığı düzenlemelerle piyasadan TL ile 2.1 milyar, döviz ile 1.5 milyar dolar çekecek. Uzmanlar, ihracatçıların hükümet kanalıyla Merkez Bankası'na yaptığı baskıların zorunlu karşılıklara yönelik düzenlemeyi hızlandırdığını ifade ediyorlar. Merkez Bankası'nın zorunlu karşılık artışına yönelik kararını değerlendiren Merkez Bankası eski Başkanı Gazi Erçel, "Mevduat munzam karşılıkları iyi bir para politikası aracı değil. Merkez Bankası'nın bundan vazgeçmesi olumlu bir gelişme" dedi.

6 Eylül 2010 Pazartesi

BIS: Borçlanmayı azaltmak büyümeyi yavaşlatmaz

Merkez bankalarının üyesi olduğu Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), ülkelerin borç düzeyini düşürücü politikaların büyümenin hızını yavaşlatıcı unsur olmayabileceğini öngördü. Kuruluş, yayınladığı dönemsel raporda, tüm krizler sonrası borç düzeyinin hızla düştüğüne işaret ederek, borç düzeyinin azaltılmasının kaçınılmaz olduğunu kaydetti. Hükümetlerin kriz öncesi borçlanmayı tetikleyen düzenlemeleri onarması gerektiği vurgulanan araştırmada, bu tür bir uygulamanın zamanında yapılması halinde bankaların uğradığı zararı çok daha önce fark edebileceği ve sermayesini yeterli düzeye çıkarabileceği kaydedildi. BIS Ekonomi Bölümü Başkanı Stephen Cecchetti, "Kriz sonrası dönemde özel sektör ve bireysel borçlanmaların ciddi oranda zayıflayacağı söylenebilir" dedi. Araştırmada, Japonya'da 1992-1997 döneminde kredilerin milli gelire oranının yüzde 7 azaldığı kaydedilirken, 1999-2008 döneminde ise aynı oranın yüzde 26 azaldığı vurgulandı. Araştırmada, Japonya deneyiminden hareketle politikacıların öncelikle bankacılık sektörünü onarmaya yönelmesi önerildi. BIS'in hazırladığı Basel 3 düzenlemeleri, bankaların sermaye yükümlülüklerini artırırken, uzmanlar, dört yıllık bir süreçte küresel büyümenin yılda yüzde 0.2 azalacağını öngörüyorlar.