13 Aralık 2010 Pazartesi
Wall Street'te karlılığın yüzde 20 artması bekleniyor
18 Ekim 2010 Pazartesi
Citigroup'un karı beklentileri aştı
Hisselerinin yüzde 12'si ABD Hükümeti'ne ait olan Amerikan finans grubu Citigroup'un üçüncü çeyrek karı, takipteki kredi stoğunun zayıflamasının katkısıyla yükseldi. Citigroup'un üçüncü çeyrek net karı 2 milyar 170 milyon dolara çıkarken, açıklanan veriler Citigroup CEO'su Vikram Pandit'in karlılık hedeflerine tahminlerin öncesinde ulaşılabileceğine işaret ediyor. Citigorup, 2008 ve 2009 yıllarında toplam 29.3 milyar dolar zarar ettiğini açıklamıştı. Üçüncü çeyrekte ödenmeyen kredilerin mitarı 11 milyar dolardan 7.6 milyar dolara indi. Bankanın hisse senetleri beklenenin üzerinde gelen karın ardından yüzde 3.4 artışla 4.09 dolara çıktı.
19 Nisan 2010 Pazartesi
Citigroup 2 yıllık zarar ardından 4.4 milyar $ kar etti
ABD'nin üçüncü büyük bankası Citigroup, iki yıldan bu yana zarar etmesi ardından, yılın ilk çeyreğinde 4.4 milyar dolar kar ettiğini açıkladı.
Citigroup'un ilk çeyrekte cirosu 25.4 milyar dolar olurken, net kredi zararı 2.4 milyar azalarak 8.6 milyar dolara geriledi. Kredi zararları 2008 ilk çeyrekten bu yana görülen düşük seviyeye indi.
Citigroup CEO'su Vikram Pandit, şirketin ilk çeyrek karının gurur verici olduğunu belirterek, "İki yıl öncesine göre koşullar daha iyi, ancak ABD piyasalarına yönelik ihtiyatlı davranmamız gerektiğini düşünüyorum" dedi. Pandit, "Uzun vadede ise Citi için görünüm net ve parlak" dedi.
24 Aralık 2009 Perşembe
Citigroup ve Wells Fargo desteği geri ödedi
Amerikan bankaları Citigroup ve Wells Fargo Sorunlu Varlıkları Kurtarma Fonu (TARP) kapsamında aldıkları toplam 45 milyar dolarlık yardımı devlete geri ödediler.
San Francisco merkezli Wells Fargo Ekim 2008'de aldığı 25 milyar doların tümünü geri öderken, 20 milyar dolarlık geri ödeme yapan Citi'de ise hala devlete ait hisseler bulunuyor.
ABD'li büyük bankaların çoğu aldıkları TARP yardımlarını Haziran'da devlete geri öderken, Wells Fargo ve Citi programdan en son çıkan büyük bankalar oldu.
ABD yönetiminin finans sektörünü kurtarma programı olarak da bilinen TARP'dan çıkmak, bankaların çalışanlara yapılan ödemeler ve kâr payı dağıtımının da aralarında bulunduğu bazı konularda daha fazla söz hakkına sahip olmaları anlamına geliyor.
ABD yönetimi geçen hafta elindeki 5 milyar dolarlık Citi hissesini satmayı planlamış, ancak hisse senetleri hem beklenenin çok altında fiyatlandırılmış hem de yeterli talep görmemişti.
31 Temmuz 2009 Cuma
Wall Street primden vazgeçmiyor
Kriz sürecinde vergi ödeyenlerin parasıyla kurtarılan Amerikan bankaları krizde de üst yöneticilere prim ödemekten vazgeçmedi.
New York Başsavcısı Andrew Coumo tarafından hazırlanan rapor, hükümet yardımı alan 9 büyük bankada yöneticilere ödenen primin bankaların net gelirinin üzerine çıktığını belirledi. Yaklaşık 9 ayda hazırlanan raporda, yaklaşık 5 bin üst yöneticiye dağıtılan 1 milyon dolar üzerindeki primlerin herhangi bir performans kriteri dikkate alınmadan dağıtıldığı da kaydedildi.
Örneğin Goldman Sachs 953 çalışanına kişi başına 1 milyon dolardan fazla prim verirken, Morgan Stanley 428 kişiye prim dağıttı. Hisselerinin yüzde 34'ü Amerikan hükümetine devredilen Citigroup ve Merill Lycnh'i satın alan Bank of America'da da prim tutarları 5.3 milyar dolar ve 3.6 milyar doları buldu.
Amerikan hükümeti ülkenin en büyük 9 bankası başta olmak üzere önde gelen finans kurumlarına 700 milyar dolarlık sermaye desteğinde bulunmuştu.
1 Temmuz 2009 Çarşamba
Bischoff Lloyds'un başına geçiyor
Kriz öncesinde Akbank'ın da üst yönetiminde yer alan Win Bishcoff'a yeniden yol göründü. Krizin derinleştiği dönemde Citigroup'taki başkanlık görevine geri dönen Bischoff'un Şubat ayında görevinden ayrılması ardından, İngiltere Hazinesi'nin yönetimine geçen Lloyds'un başına geçmesi bekleniyor.
Financial Times'taki habere göre, 67 yaşındaki Bishcoff, Lloyds ile birleştirilerek kurtarılan emlak kredi bankası HBOS'un bu bankayla tam entegrasyonunu sağlamak amacıyla göreve çağrıldığı ifade ediliyor.
Lloyds'un halen başkanlığını yürüten Victor Blank, geçen ay İngiltere Bankacılık Yatırımları Yönetimi'nin aldığı kararla görevden alınmıştı.
11 Haziran 2009 Perşembe
ABD'den prim ödemelerine özel müfettiş!
Küresel mali krizle mali durumu kötüleşen şirketlere yardım eden ABD yönetimi, kamuoyunda büyük tepkilere neden olan şirket üst yöneticilerine ödenen maaş ve primleri daha sıkı denetleyecek. Daha önce primlerden alınan vergileri ikiye katlayan ABD yönetimi, şimdi de primleri denetlemek üzere üst yönetici atadı. ABD Hazine Bakanlığı'nca atanan hukukçu Kenneth Feinberg, şirket yöneticilerine verilen prim ve maaşların belirlenmesinde tam yetkili olacak. Feinberg'in ilgileneceği şirketler arasında iflas korumasındaki General Motors, finans kuruluşları Citigroup, AIG ve Bank of America da yer alıyor. Düzenleme çerçevesinde bu kurumlardaki 25 üst yöneticiye yapılan ödemeler kontrol altına alınacak.
Kararı açıklayan Hazine Bakanı Tim Geithner, hükümetin hissedarlara üst yöneticilerin maaş ve primleri üzerinde daha fazla söz söyleyemesini sağlayacak yasal düzenlemelere destek vereceğini söyledi. Geithner, "Mali krizin pek çok nedeni var, şurası kesin ki üst yöneticilere ödenen yüksek maaş ve primler de bunlardan biri" dedi.
Daha önce ABD yönetimi yaptığı baskıyla AIG yöneticilerine ödenen 150 milyon dolarlık primlerin geri ödenmesini sağlamıştı.
1 Haziran 2009 Pazartesi
Government Motors!
ABD'nin üçüncü büyük iflası niteliğindeki General Motors, beraberinde Wall Street dengelerinde de değişikliği getirdi. Dow Jones Sanayi Endeksi'nin olmazsa olmazı niteliğindeki General Motors ve Citigroup hisseleri Dow Jones Endeksi'nden çıkarıldı. New York Borsası yönetiminin aldığı karar çerçevesinde endeks dışı kalan GM ve Citigroup'un yerine sigorta şirketi Travellers ve network ekipmanı üreticisi Cisco Systems endekse dahil oldu.
Bu arada, Bloomberg Televizyonu da GM iflası ardından Government Motors üst başlığıyla yayın yapmaya başladı.
16 Mayıs 2009 Cumartesi
CEO'ları stres aldı...

8 Mayıs 2009 Cuma
Ağır yaralı ABD bankalarına 74.6 milyar dolar gerekli
ABD Merkez Bankası'nın ülkenin en büyük 19 bankası üzerinde yaptığı testler, bu bankaların sağlığının ciddi oranda bozulduğunu ortaya koydu. Buna göre testin yapıldığı 19 bankadan 10'unda toplam 74,6 milyar dolar yeni sermaye gerektiği belirlendi. Bank of America'nın sermaye ihtiyacı 33.9 milyar dolar olurken, Wells Fargo'nun 13.7 milyar dolar, otomobil finansman şirketi GMAC'in 11.5 milyar dolar ve Citigroup'un 5.5 milyar dolar sermayeye ihtiyacı olduğu ortaya çıktı.
Bankaların durumunu değerlendiren ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke, "Bankaların sermaye yaratmak ve kamunun elindeki hisselerin yeniden özel mülkiyete döndürülmesi için uygun planlar yapıp yapmadıklarını izleyeceğiz" dedi. Bankaların ayrıntılı sermaye artırımı planlarını 8 Haziran'a kadar açıklaması gerekiyor.
Diğer yandan ABD Hazine Bakanı Tim Geithner de, 19 bankaya uygulanan testlerin finans sistemine olan güveni artıracağını ifade ederken, böylece bankaların yeniden kredi vermeye yoğunlaşabileceğini öngördü. Geithner, buna karşılık sistemin tam anlamıyla temizlenmesi için uzun zaman gerekeceğini de kaydetti.
FED denetiminde yapılan testler sonucunda, 19 bankanın 2009–2010 dönemindeki toplam kredi kayıplarının 600 milyar dolara ulaşabileceği belirlendi.
Bankalara 75 milyar dolar gerekiyor
19 bankadan 10 tanesinin sermayeye ihtiyacı var
6 Mayıs 2009 Çarşamba
Bank of America'ya 34 milyar dolar gerekli!!!
Wall Street Journal'ın haberine göre, bu rakam ABD yönetimince 19 bankaya uygulanan stres testi çerçevesinde bir bankanın en yüksek sermaye gereksinimi niteliğini oluşturuyor. Stres testlerinin resmi sonuçlarının yarın açıklanması beklenirken, 19 bankadan 10'unun sermaye artırımına gitmesi gerekeceği öne sürülüyor.
İlk bilgilere göre, ABD yönetiminin şimdiye kadar 55 milyar dolar kaynak aktararak destek verdiği Citigroup'un da 10 milyar dolar ek sermayeye ihtiyacı bulunuyor.
Diğer yandan, ABD yönetimi, bankacılık sektörüne verdiği mali desteğin nasıl geri ödeneceğine yönelik düzenlemelere son şeklini veriyor. Yönetime yakın kaynaklar, bankaların Tasarruf Mevduatı Fonu FDIC'nin yardımı olmadan piyasalarda tahvil çıkarma gücüne sahip olması ve kredi hacmini artırması ardından borçlarını ödemeye başlayacağını kaydediyorlar.

