roubini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
roubini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Kasım 2010 Salı

Roubini'den karamsar seçim tahmini

Küresel ekonomik krizi 2 yıl önceden görmesiyle dünya genelinde üne kavuşan New York Üniversitesi Profesörü Nouriel Roubini, ABD'de yapılan ara seçimlerde Cumhuriyetçi Parti'nin çoğunluğu almasının Kongre'de yasal süreçleri zayıflatacağını öngördü. Roubini, CNBC'ye verdiği söyleşide, "Kongre'de süreçlerin tıkanması finansal anlamda bir tren enkazı yaratacak görünüyor" değerlendirmesinde bulundu. Söyleşiye ulaşmak için tıklayınız.

6 Eylül 2010 Pazartesi

Roubini: Kurlar daha cazip hale gelecek

Küresel krizi iki yıl önceden tahmin eden New York Üniversitesi Öğretim Üyesi Nouriel Roubini, ikinci bir durgunluk yaşanması halinde, dolar, yen ve İsviçre Frangı'nın altına oranla daha ciddi bir yatırım aracı haline gelebileceğini öngördü. Bloomberg International'a konuşan Prof. Roubini, kriz dönemlerinde altına ilginin artabileceğini ancak para birimlerinin daha likit olması nedeniyle yatırımcılar tarafından tercih edilebileceğini ifade etti. 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana hisse sahipliği oranının en düşük olduğu dönem yaşanırken, İsviçre Frangı Euro karşısında rekor düzeye tırmandı. Japon yeni ise dolar karşısında 1995'ten bu yana en yüksek düzeyden işlem görüyor. Bu yılın başından bu yana altının ons fiyatı ise yüzde 14 artarak 1.241 dolara tırmandı. Altın fiyatlarının şu anki düzeylerini koruyacağını öngören Nouriel Roubini, "Enflasyon tehdidi altın fiyatlarını sıçratabilir, ancak gelişmiş ülkelerde enflasyon değil tam tersine deflasyon işaretleri var" dedi. Roubini, küresel finans sisteminde yeni bir erimenin altın fiyatlarını tırmandıracağını belirterek, "Finans sektörü zaten durmuş halde, bu süreçte altın yatay seyredecektir" dedi. Roubini, ABD ekonomisinin yılın ikinci yarısında ivme kaybedeceğini belirtirken, istihdam piyasasındaki zayıf görünümün aynen devam edeceğini ifade etti. Kriz döneminde ABD'de 14 milyon kişi işinden olurken, işsizlik oranı yüzde 9.6'ya tırmanmış durumda.

3 Eylül 2010 Cuma

Roubini: Parasal genişleme anlamını kaybetti

Küresel ekonomik krizi 2006 yılında öngören New York Üniversitesi Profesörü Nouriel Roubini, parasal genişleme önlemlerinin anlamını yitirdiğini söyledi. Prof. Roubini, İtalya'nın Cennobio kentindeki ekonomi forumu öncesinde Bloomberg'e verdiği söyleşide, "FED'in sorunu likidite değil, firmaların sermaye yeterliliği sorunu" dedi. Prof. Roubini, yılın ikinci yarısında küresel büyümenin hız keseceğini öngörürken, "ABD ekonomisinde büyümenin üçüncü çeyrekte yüzde 1'in altında kalacağını söyleyebiliriz" dedi.

15 Haziran 2010 Salı

Roubini'den Türkiye yorumu: Rehavet günü değil

Küresel krizi iki yıl önceden öngören New York Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Nouriel Roubini, Türkiye'nin ekonomik performansını olumlu değerlendirerek, "Rehavete kapılmanın zamanı değil" dedi. Prof. Roubini, Garanti Yatırım'ın hazırladığı Mali Piyasalar Stratejisi'ne değerlendirmelerde bulundu.
Global ekonomi toparlanma yolunda yalpalayarak da olsa ilerlerken, yolda büyük delikler beliriyor. RGE hala yavaş ve U şeklinde bir toparlanma öngörse de, Dünya’nın bazı bölgelerinde, özellikle Avrupa’da çift dipli resesyon ihtimali güçleniyor. Kriz henüz geride kalmış değil. Daha doğrusu, krizde bir sonraki aşamaya geçtik; Hükümetler özel sektör zararlarının önemli bir kısmını kamulaştırdı ve ülke borç krizleri –Yunanistan gibi- dünyanın yeni baş ağrısı haline geldi. Tehlikeyi kesinlikle atlatabilmiş değiliz. Tarih gösteriyor ki, finansal krizler birbirine benziyor ve Türkiye de bu krizlere yabancı değil. Türkiye‘nin hikayesinde dikkat çekici olan, yetkililerin 2000-2001 krizini ekonomiye esneklik kazandırmak ve reformları gerçekleştirmek için bir fırsat olarak kullanmalarıydı. Dünya bu açıdan Türkiye’den ders almalı. Geçen yıl ekonomideki %4.7’lik daralmadan sonra OECD, 31 üye ülke arasında en güçlü ekonomik büyüme sağlayacak ülkenin Türkiye olmasını bekliyor. Bu yılki güçlü toparlanmanın en önemli nedeni, Türkiye’nin güçlü bankacılık sistemi oldu. Sistemin kırılganlığı 2000-2001 krizinde anahtar rol oynarken, sonrasında yapılan reformlar işleri tamamen değiştirdi. Bağımsız bir düzenleme kuruluşu olan BDDK’nın kurulması, kriz sonrası sorunlu bankalara müdahale edilmesi ve dalgalı döviz kuru rejimine geçilmesi gibi makroekonomik reformlar, sektörün global ekonomik krize karşı esnekliği artırıldı. 2009 yazında RGE’nin de tahmin ettiği gibi, uygulanan reformlar sayesinde Türkiye, Avrupa’da diğer gelişmekte olan ülkelerdeki banka sorunlarından uzak durarak hızlı toparlanma sürecine girdi. Ekonomideki toparlanma ancak küresel ekonomilerde kalıcı toparlanmayla mümkün olacak. Şimdi yapılacak tek şey rehavete kapılmamak. Son yıllarda ihracat pazarlarındaki çeşitlenmeye karşılık, AB ülkeleri toplam ihracatın %46’sını oluşturarak yine en fazla ihracat yapılan bölge oldu. Sonuç olarak Türkiye’nin Avrupa’da giderek yayılan borç sorunundan etkilenmemesi mümkün değil. Bu nedenle yetkililerin bu tehlikeye karşı temkinli olmaları gerekiyor. Buna ek olarak yetkililer, şu ana kadar olduğu gibi, iyi zamanları rekabet artırıcı ve büyüme sağlayıcı reformlar yapmak yönünde kullanmalılar. Mayıs 2010’da hükümet mali disiplini sağlayacak ve gelecek yılın bütçesinde etkileri görülecek olan Mali Kural’ın detaylarını açıkladı. Hükümetin atacağı bir diğer olumlu adım ise Temmuz ayında açıklanacak olan Ulusal İstihdam Stratejisi olacaktır. Kriz öncesinde zaten oldukça yüksek olan işsizlik oranı, Ocak-Mart döneminde daha da yükselerek %14.4 olarak gerçekleşti. Türkiye demografik açıdan şanslı; nüfusun çoğunluğu 30 yaşın altında. Ancak bu genç insanlara iş yaratılamazsa, bu şans boşa harcanmış olacak. Bu nedenle istihdam piyasasında reform yapılması gerçekten çok önemli. Türkiye doğru yolda ilerliyor. Reformlar inanılır olduğu ve doğru uygulandığı sürece, yatırımcı güveni için uygun bir ortam sağlanacak ve not artırım olasılığı yükselecektir. Bunların sonucunda da ekonomik büyüme hızlanacaktır.

26 Mayıs 2010 Çarşamba

Roubini: Bazı ülkeler Euro Bölgesi dışında kalabilir

Yunanistan'da başlayan bütçe açığı krizinin Avrupa geneline yayılması, Avrupa'ya yönelik endişeleri artırıyor. New York Üniversitesi Öğretim Üyesi Nouriel Roubini, Yunanistan'a 750 milyar Euro'luk yardım paketinin endişeleri yatıştırmaya yetmediğini söyledi. Romanya'nın başkenti Bükreş'te konuşan Roubini, Euro Bölgesi'ndeki tedirginliğin sürdüğüne dikkat çekerek, "Mali dengeleri zayıf bazı ülkeler Euro Bölgesi dışında kalabilir" dedi. Euro'daki değer kaybının devam edeceğini öngören Roubini, "Yunanistan'daki kriz Doğu Avrupa ülkelerini de olumsuz etkileyecek" dedi. "Çift dipli durgunluk tehdidi var" diyen Roubini, Yunanistan krizi öncesinde Euro Bölgesi'nde yüzde 0.8 büyüme tahmininde bulunmuştu. Gelişmiş ülkelerde kredi piyasasındaki toparlanmanın zayıflığına dikkat çeken Roubini, ABD'de büyümenin ilk yarıda yüzde 3, yıl sonu itibarıyla yüzde 2'yi bulacağını öngördü.

30 Ekim 2009 Cuma

Bankacılar primlerinden vazgeçmiyor

Milyonlarca dolarlık maaş ve primleri nedeniyle kamuyounun yoğun baskısı altındaki bankacılar, yüksek gelirlerinden vazgeçmiyorlar. Amerikan yönetimi, bankaların üst yöneticilerine yapılan yüksek ödemelerin önüne geçmek amacıyla düzenlemelere hız verirken, finans kanalı Bloomberg'in bankacılar arasında yaptığı anket bankacıların 2009 sonunda da yüksek prim beklediklerini ortaya koydu. İki bin bankacı arasında yapılan anket, bankacıların beşte üçünün en az geçen yılki düzeyinde olmak üzere yüksek prim beklediğini belirledi. Ankete katılanların sadece dörtte biri primlerin geçen yılın altında kalacağını öngördü. Beyaz Saray, banka yöneticilerinin maaş ve primlerinde yüzde 70'e varan indirim için yasa hazırlıyor. Yapılan son kamuoyu anketleri de, Amerikan yönetiminin bu kararına yüzde 75 oranında destek verildiğini gösteriyor.
EN BAŞARILI İSİM BUFFETT
Diğer yandan, yapılan anket, dünyanın finans alanındaki en başarılı isminin ünlü yatırımcı Warren Buffett olduğunu ortaya koydu. PIMCO'nun kurucusu Bill Gross ikinci sırada yer alırken, ünlü fon yöneticisi George Soros üçüncü sırada yer aldı. Krizi iki yıl önce öngören New York Üniversitesi Profesörü Nouriel Roubini ve ünlü yatırımcı Marc Faber de sıralamada yer alan diğer isimler oldu. Bu arada, krizin yarattığı zarara karşılık finans dünyasının iş yapılmaya en uygun kenti New York oldu. Ankette geçen yılın birincisi olan Londra, üçüncü sıraya gerilerken, Singapur ikinci sıradaki yerini korumayı başardı.

9 Ekim 2009 Cuma

Roubini: Yeni kriz tohumları atılıyor

Küresel mali krizi öngörmesiyle "Doktor Kıyamet" olarak nitelendirilen ünlü ekonomist Nouriel Roubini, mali krizin tam anlamıyla bitmediğini kaydederek, yeni bir krizin tohumlarının atıldığı uyarısında bulundu. New York Üniversitesi Profesörü Roubini, BBC'ye yaptığı açıklamada, piyasalarla reel ekonomi arasındaki uçurumun endişe yarattığını söyledi. Wall Street'te Mart ayından bu yana gözlenen yükseliş çerçevesinde Dow Jones Endeksi yüzde 45 arttı. Yatırımcıların ekonominin düzlüğe çıktığına yönelik görüşlerini paylaşmayan Profesör Roubini, "Yüksek borç düzeyine sahip tüketicilerin artık tasarrufa yönelmesi gerekiyor" dedi. Roubini, ABD'de gayrimenkul fıyatlarında gözlenen düşüşün devam edeceğini öngörerek, bunun Amerikan ekonomisinin toparlanmasını geciktireceğini kaydetti. ABD'de emlak fiyatları geçen yıla göre ortalama yüzde 13 gerilemiş durumda bulunuyor. Bankacılık sektöründeki reformların kararlılıkla yapılması gerektiğini vurgulayan Profesör Roubini, yeni düzenlemelerin yapılmaması halinde geçmişin hatalarının tekrarlanabileceği uyarısında da bulundu.

Roubini CNBC'de: Kriz henüz bitmedi

15 Eylül 2009 Salı

Canlanma işaretleri var ama...

İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'den Amerika'nın otomotiv başkenti Detroit'te işini kaybeden otomotiv işçilerine kadar herkes, küresel mali krizin nasıl daha önceden farkedilemediğini öğrenmek istiyor. Bu sorunun yanıtı, bazı ekonomistlerin verdiği gibi “bizim geleceği gösteren kristal küremiz yok” olabileceği gibi, ekonomistlerin geniş bir veri setiyle yakın geleceğe yönelik yaptığı tahminlerin dahi yetersiz kalabileceğine işaret ediyor. Krizin üzerinden bir yıl geçmesi ardından, bu sürece yönelik değerlendirmeleriyle bazı isimler öne çıkıyor. Başta New York Üniversitesi Öğretim Üyesi, “Doktor Kıyamet” Nouriel Roubini, canlanmanın başladığına işaret ederken, sistemik risklerin sürmesinden ötürü toparlanmanın bir hayli kırılgan olacağını düşünüyor. Eski IMF Başekonomisti Kenneth Rogoff ise, daha kötümser bir ifadeyle, “Halen uyutulan finans krizinin yavaş yavaş bir kamu borçlanma krizine dönüşme olasılığı yüksek” görüşünde. Ekonominin durumunu kalp krizi geçirme olasılığı yüksek obezite, yüksek tansiyon ve kollesterol değerlerine sahip bir hastaya benzeten Rogoff, “Hiçbir ekonomi krize karşı tam anlamıyla korunaklı değil” diyor. 2001 Nobel Ekonomi Ödülü'nün sahibi Columbia Üniversitesi'nden Joseph Stiglitz de, krizin başladığı ülke olan ABD'de bankacılık sektöründeki yapısal sorunların çözümlenmemesi nedeniyle daha büyük risklerin oluştuğu görüşünde. Prof. Stiglitz, “Başta Amerika olmak üzere pek çok ülkede batamayacak kadar büyük bankaların sayısı daha da arttı. Sorunlar kriz öncesinden de büyük” diyor. Stiglitz, canlanma planlarına karşılık, “Küresel ekonomi uzun yıllar zayıf ve hastalıklı görünümünü koruyacak” diyor. Kriz sürecinde finans sistemini denetlemesi görevi biçilmeye hazırlanan Uluslararası Para Fonu da kriz konusunda çok da farklı düşünmüyor. IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, “Sanayileşmiş ülkelerde canlanma işaretleri gözlenmesine karşılık, küresel krizin bittiği henüz söylenemez” diyor. Strauss-Kahn, “Politikacıların hafızasında krizin geride kaldığına yönelik bir görüşün yerleşmesi son derece tehlikeli. Almanya ve Fransa'da canlanma işaretlerine karşılık bu ülkelerde işsizlik daha da artacak” diyor.

14 Eylül 2009 Pazartesi

Roubini: Lehman kurtarılsa da kriz geliyordu

Küresel krizi iki yıl önceden öngören New York Üniversitesi'nden Profesör Nouriel Roubini, Lehman Brothers kurtarılsa bile krizin derinleşeceğini söyledi. Roubini, CNBC'nin yayınında Lehman'ın batmasının yıldönümünde krizi ve krizle dolu geçen bir yılı değerlendirdi.

Roubini'den "bin banka batacak" uyarısı

Küresel krizi iki yıl önceden haber veren New York Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nden Prof. Nouirel Roubini, ABD ekonomisinin tüketici harcamalarından yoksunluk ve ticari gayrimenkul piyasalarının çöküşü nedeniyle zor günler göreceğini söyledi. Ekonomide çift dipli durgunluk yaşanması tehlikesi olduğu ve en iyi ihtimalle U-tipi canlanma görüleceğini kaydeden Roubini, "Daha fazla bankanın batması muhtemel, gayrimenkul fiyatlarında daha fazla düşüş için de yer var" dedi. Bunlara ek olarak hükümet dışı tahvillerde baskı yaşanacağına dikkat çeken Prof. Roubini, kredi piyasalarının halen donmuş halde olduğunu ve tüketicilerin harcadıklarından daha fazla tasarruf edeceklerini ifade etti. "Finansal sistem ağır zarar gördü ve bu durum yalnızca bankalarla sınırlı değil. Krizin sonu itibarıyla 1000 finansal kuruluş batmış olacak" diyen Roubini, gelecek yıl konut fiyatlarında yüzde 12 daha düşüş beklediğini söyledi. Bu durumda piyasada toplam üşüş yüzde 40’a çıkacak. Ekonomist ayrıca konut sahiplerinin yarısının mortgage kredi borcunun konut değerlerini aşacağını tahmin etti. Roubini, ayrıca Lehman'ın iflas için de "Lehman'ın kurtarılıp kurtarılmaması bir şeyi değiştirmezdi. Lehman krizin nedenlerinden değil sonuçlarından biriydi" dedi.

24 Ağustos 2009 Pazartesi

Roubini'den yeni durgunluk uyarısı

Mali krizi iki yıl önce tahmin etmesiyle dünya çapında üne sahip olan New York Üniversitesi'nden Profesör Nouriel Roubini, yeni bir durgunluk uyarısında bulundu. "Doktor Kıyamet" olarak anılan Profesör Roubini, Financial Times'a yazdığı makalede, kriz sonrası canlanmanın zorlu olacağına işaret ederek, yeni bir durgunluk riskinin belirdiğini kaydetti. Hükümetlerin krizin derinleşmesini önlemek ve serbest düşüşü frenlemek amacıyla aldıkları önlemlerin sonuç vermeye başladığına işaret eden Profesör Roubini, durgunluğun bitip bitmediği, canlanmanın ne şekilde olacağı veya risklerin devam edip etmediğine yönelik soruların halen yanıtsız olduğunu kaydetti. Durgunluğun yılın ikinci çeyreğinde aşılmaya başladığına işaret eden Profesör Roubini, canlanmada ilk iki yılın hayli kırılgan olacağını vurguladı. Kriz önlemleriyle yaratılan paranın canlanma aşamasında yeterince hızlı çekilememesi halinde bütçe açığını kabartacağını kaydeden Profesör Roubini, "Dünya ekonomisi halen 70 dolar düzeyindeki petrol fiyatının yeniden 100 dolara yürümesiyle oluşacak baskıyı kaldıramaz, yeni bir durgunluk riski belirmiş durumda" dedi.

17 Temmuz 2009 Cuma

Dr. Kıyamet konuştu: Canlanmaya 5 ay daha var

Ekonomik krizi önceden tahmin eden New York Üniversitesi Ekonomi Profesörü Nouriel Roubini, durgunluktan yılsonuna kadar çıkılabileceğini söylerken, büyümenin 2010'dan itibaren görülebileceğini kaydetti.

Roubini, Şili'de yaptığı konuşmada ekonomik beklentilerini iyileştirdiğine yönelik ifadelerin yanlış yansıtıldığına işaret ederek, "Beklentilerimi değiştirmedim. Durgunluk başlayalı 19 ay oldu, çıkılmasına daha beş ay var" dedi. Yılsonundan önce büyümenin başlamayacağını hatırlatarak, canlanmanın 2010'dan itibaren görülebileceğini vurguladı.

Roubini, gelecek yıllarda sığ bir büyüme beklendiğini hatırlatarak, birkaç yıl ortalama büyüme oranının yüzde 1 civarında olabileceğini ifade etti. Roubini, gelecek yıl sonuna doğru 'ikili dip' şeklinde bir durgunluğun ortaya çıkması olasılığı bulunduğunu da tekrarlandı. 

Roubini, parasal ve mali genişlemeden erken çıkılması halinde ekonominin yeni bir durgunluğa girebileceğini de vurguladı.

Roubini, ABD'de işsizlik oranının 2010 yılında yüzde 11'le tepe noktasına çıkacağını belirterek, bunun yarattığı baskıyla hane halkı geliri ve tüketimdeki bozulmanın sürebileceğini, emlak piyasasındaki düzelmenin gecikeceğini kaydetti.