cari açık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cari açık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Aralık 2011 Çarşamba

IMF'den Türkiye'ye sert sözler

Uluslararası Para Fonu, Türkiye'ye yönelik 4. Madde çerçevesinde hazırladığı raporu yayınladı. Rapor çerçevesinde Merkez Bankası tarafından uygulanan politikaların fiyat ve finansal istikrara yeterince katkı yapmadığı ifade edilirken, cari açığın milli gelire oranının yüzde 8 düzeyinde dengelenebileceği kaydedildi. Raporda, Türkiye'de enflasyonun yüzde 6.5'e çıkacağı öngörülürken, "Yüzde 6.5'lik enflasyon Türkiye'nin rekabet edebilirliğini sınırlayacak" ifadesine yer verildi. Raporda, Türkiye'nin gelecek yıl yüzde 2 büyüyeceği de vurgulandı. Raporun ayrıntılarına ulaşmak için tıklayınız.

1 Aralık 2011 Perşembe

Moody's'den Türkiye'ye hem övgü, hem uyarı

Derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye'de son yıllarda bütçe performansının güçlenmesiyle, ülke ekonomisinin dış şoklara karşı dayanıklılığını artırdığını açıkladı. Moody's, Türkiye ekonomisine yönelik yaptığı değerlendirmede, Türk ekonomisindeki en önemli konunun cari işlemler açığının yüksekliği ve bunun finansmanı olduğunu kaydetti. Moody's, Türkiye'nin güçlü maliye ve para politikalarını kalıcı hale getirmesiyle kredi notu artırımıyla karşılaşabileceğini ifade ederken, "İç ve dış dengede kırılganlığın devam etmesi halinde, not görünümünün baskı altında kalması söz konusu olabilir" dedi.

29 Kasım 2011 Salı

MB: Kredi hacmi artışı hız kesti, makul düzeye indi

Merkez Bankası, kredi hacmi genişlemesinin yılın üçüncü çeyreğinde hız kestiğini belirterek, bunun cari açığın zayıflamasına olumlu katkıda bulunduğunu kaydetti. Merkez Bankası yayınladığı yılın ikinci Finansal İstikrar Raporu'nda, gelişmiş ülkelerin kamu borçlarındaki ve para miktarlarındaki aşırı artışın, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarındaki oynaklığı da artırdığını ifade etti. Rapordan mesajlar satır başlarıyla şöyle: - Tasarrufları artırıcı ve enerjide dış bağımlılığı azaltıcı yapısal reformlar gerekiyor - Cari açıktaki iyileşmenin sürmesi için kredi artışı makul düzeyde kalmalı - Kredi hacmi artışındaki zayıflama cari açığı olumlu etkileyecek - Döviz satım ihalelerinde 2 günlük tutarın üst sınırı açıklanacak - Yurtdışı yükümlülüklerimizi karşılamak konusunda sorun yaşamayacağız - 2012'de bankaların dış borçlarını karşılama konusunda sorun yaşaması beklenmiyor - Alınan önlemlerle iç ve dış talep dengelenmeye başlandı - Kredi hacminde artış hız kesti ve makul düzeye indi

28 Kasım 2011 Pazartesi

OECD, Türkiye için yüzde 3 büyüme öngördü

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD, yayınladığı Ekonomik Görünüm Raporu'nda 2012 yılında Türkiye için yüzde 3 büyüme öngördü. Raporda, özel tüketim ve yatırımlarla 2011 yılında gerçekleşen ekonomik büyümenin, 2012'de kredilerin dizginlenmesi politikaları ve küresel ekonomik koşulların kötüleşmesiyle bir önceki yıl kadar olamayacağı ifade edildi. Raporda, bununla birlikte, 2013 yılında dış gelişmelerin iyileşmesiyle, tekrar ekonomik büyümenin toparlanacağı kaydedildi. Raporda, "2011'de kur oranlarındaki oynamanın, 2012'de cari açığın düşmesine ve iç ve dış talebinin adım adım dengeli bir hale gelmesine yardımcı olacağı" ifadesine yer verildi.

17 Ekim 2011 Pazartesi

FT, ekonomide kırılganlığa karşı uyardı

İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times, Türkiye'nin AKP döneminde güçlü bir ekonomik başarı elde etmiş olmasına karşılık; yurtdışındaki dalgalanma karşısında ekonomik temellerinin sarsılabileceği uyarısında bulundu. Gazetenin görüş aldığı Istanbul Analytics danışmanlık şirketi ortağı, ekonomist Murat Üçer, Türkiye ekonomisinin kırılganlığı yüksek bir makroekonomik yapıya sahip olduğunu söyledi. Dolar cinsinden gelirlerin artmasının ithalatı körüklediğine işaret eden Üçer, bu durumun yüksek verimlilikle telafi edilebilir büyüklüğü aştığını kaydetti. Gazetenin analizinde, yüksek performansta 2001-2002 döneminde Kemal Derviş tarafından hazırlanıp uygulamaya konulan ekonomik programın, AKP hükümetlerince uygulanmasının başarı getirdiğine işaret edilirken, yüksek cari açığın ekonominin yumuşak karnı olmayı sürdürdüğü vurgulandı.
KRİZE EN DUYARLI ÜLKE
Hükümetin ÖTV ve KDV'lerde yaptığı 'ayarlama' ile cari açığın frenlenmesine çalıştığına dikkat çekilen yazıda, kredi hacmindeki hızlı büyümenin de Türkiye'yi G20 ülkeleri arasında krize karşı en duyarlı ülke konumuna getirdiği vurgulandı. Gazeteye konuşan bir uzman, Türkiye'yi Avrupa Birliği'nin gemisine bağlı cankurtaran filikasına benzeterek, "Ancak ikisini birbirine bağlayan ipin uzunluğu son derece kısa. Eğer büyük gemi batarsa, yapılabilecek çok az şey var" dedi.

12 Eylül 2011 Pazartesi

Cari açık Temmuz'da 5.3 milyar dolara geriledi

Ekonominin kirilganlik kaynagi olarak görülen cari açik, Temmuz ayinda hiz kesti. Merkez Bankasi'nin açikladigi ödemeler dengesi bilançosu verilerine göre, cari açik Temmuz ayinda 5.3 milyar dolara geriledi. Temmuz ayi itibariyle yilliklandirilmis cari açik 74.6 milyar dolar olurken, Ocak-Temmuz döneminde cari açik 50.7 milyar dolar oldu. Merkez Bankasi Baskani Erdem Basçi, yilin ikinci yarisinda cari açigin 2010 yilina yakin sekilde 27.5 milyar dolar olacagini öngörmüstü. Ekonomistler, cari açigin Temmuz'da 5.3 milyar dolara gerilemesinde mevsimsel etkilerin etkili oldugunu ifade ederken, düsük petrol fiyatlarinin etkisiyle iyilesmenin devam edebilecegini kaydettiler. Yilliklandirilmis cari açik 74.6 milyar dolarla yurtiçi milli hasilanin yüzde 10'u düzeyine çikarken, net hata noksan 7 aylik dönemde 10.2 milyar dolara ulasti. Net hata noksan, geçen yilin ayni döneminde 7.6 milyar dolardi.

3 Ağustos 2011 Çarşamba

Moody's'den Türkiye'ye kırılganlık uyarısı

Derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye'nin cari açığa karşı aldığı önlemlerin zayıf kalmasının ülke notunu olumsuz etkileyebileceğini açıkladı. Moody's yayınladığı ülke raporunda, Türkiye'nin seçim sonrası izleyeceği para ve maliye politikasının yönünün not açısından önemli olduğu vurgulandı. Moody's raporunda, büyüyen iç ve dış dengesizliklerin kredi notunu olumsuz etkilediği kaydedilirken, "Türkiye ani şoklara karşı kırılgan. Kırılganlığın zayıflaması için uluslararası rezervlerin artırılması gerekiyor" denildi.

27 Temmuz 2011 Çarşamba

S&P: Türk ekonomisi sert inişe yönelmiş olabilir

Derecelendirme kuruluşu Standard and Poor's, yılın ilk çeyreğinde yüzde 11 büyüme gösteren Türk ekonomisinin sert bir inişe doğru yönelmiş olabileceğini öngördü. Bloomberg Ajansı'na konuşan Standard and Poor's analisti Frank Gill, Türkiye'ye fon girişinin durmasının risk yaratabileceğini ifade ederek, "Fon akışındaki zayıflama ile ekonomide sert bir iniş olasılığı var" dedi. Gill, fon akımının durmusanının kamu finansmanı üzerinde olumsuz etkisi olabileceğini söyledi. Standard & Poor’s analisti Frank Gill, Türkiye'nin ekonomide aşırı ısınmaya karşı daha yüksek bir faiz dışı bütçe fazlası ya da borç oranlarında bir düşüşü içerebilecek önlemleri izlediğini belirterek, bu önlemlerin kredi notu açısından destekleyici olacağını söyledi. Artan enerji maliyetlerinin de etkisiyle cari açık 1984 yılında kayıtların tutulmaya başlamasından bu yana en yüksek düzeyde bulunuyor. IMF, cari açığın bu yıl gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 10.5'ine kadar genişleyebileceğini öngörüyor. Gill, Türkiye’nin mali pozisyonunun “fazla gevşek” olduğunu ve Merkez Bankası'nın aldığı önlemlerin kredilerdeki artışı yavaşlatmada başarılı olup olmadığını söylemek için çok erken olduğunu söyledi. Gill, S&P’nin dalgalı kur rejimi nedeniyle Türk ekonomisine yönelik sistemik bir şok riski bulunmadığını düşündüğünü belirtti. Türkiye'nin S&P'den kredi notu yatırım yapılabilir seviyenin iki kademe altında BB düzeyinde bulunuyor.

13 Haziran 2011 Pazartesi

Cari açık Nisan'da 7.7 milyar dolar oldu

Merkez Bankası'nın kredi artışını frenlemek üzere aldığı önlemler yanında Maliye'nin de önlem alması beklenirken; cari açık Nisan ayında 7.7 milyar dolara çıktı. 7.6 milyar dolarlık piyasa beklentisini aşan cari açık, yıllıklandırılmış bazda Nisan ayı itibariyle 63.7 milyar dolara yükseldi. Geçen yıl Nisan ayında 4.4 milyar dolar olan cari açık, Mart ayında 9.8 milyar dolarla rekor düzeye tırmanmıştı. Hükümet, Orta Vadeli Program çerçevesinde cari açığın 42.9 milyar dolarla milli hasılanın yüzde 5.4'ü düzeyinde kalmasını bekliyor. Ekonomistler, turizm gelirlerinin artmasıyla yaz aylarında cari açığın dengeli seyredeceğini ifade belirtirken, buna karşılık yıl sonu itibariyle açığın milli hasılaya oranının yüzde 8'lik düzeyi koruyacağını öngörüyorlar. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 10 Haziran'da Bloomberg HT'ye yaptığı açıklamada, aşırı ısınmayı frenlemek üzere önlem alınabileceği sinyalini verirken, kredi hacmini sınırlamak üzere banka bazında da önlemler getirilebileceğini kaydetmişti.

12 Haziran 2011 Pazar

'AKP ekonomiyi soğutmada hızlı davranmayacak'

Türkiye'yi yakından izleyen ekonomistler ve piyasa uzmanları da seçimleri değerlendirmek konusunda hızlı davrandılar. Royal Bank of Scotland'ın Gelişmekte Olan Piyasalar Direktörü Tim Ash, AKP'nin kazandığı seçimle Türkiye'nin kitle partisi olma özelliğini kazandığına dikkat çekerek, piyasaların Anayasa konusundaki reformlar ve makroekonomik politikaların yürütülmesine odaklanacağını kaydetti. Anayasal reformlar çerçevesinde başkanlık sisteminin gündeme getirilmesinin piyasalarda tedirginlikle karşılanabileceğine işaret eden Tim Ash, olası bir değişiklikte Tayyip Erdoğan'ın Rusya Başbakanı Vladimir Putin kadar güçlü yetkilere sahip olabileceğine işaret etti. Anayasa değişikliğinin parlamentoda görüşülmesi ardından referanduma sunulmasının beklendiğini kaydeden Tim Ash, bunun zaman alan bir süreç olacağını vurguladı. Hükümetin makroekonomik reformlara hız vereceğini vurgulayan Ash, aşırı ısınma işaretleri veren ekonomide milli hasılanın yüzde 8'ine ulaşan cari açığın kırılganlık unsuru olduğunu vurguladı. Ekonomiyi soğutacak önlemlerin geleceğini, bu çerçevede faizlerin artırılmasının da gündeme gelebileceğini ifade eden Tim Ash, "Yeni AKP hükümetinin bütçeyi kısacak önlemlere hız vereceğini sanmıyorum. Merkez Bankası'nın da geliştirdiği yeni politika bileşimine bir süre daha sadık kalarak, sonuçlarını görmek konusunda ısrarlı olacağını düşünüyorum" dedi. Munzam artışına dayalı politikanın hızlı sonuç vermeyeceğine işaret eden Tim Ash, "Merkez Bankası bir trader gibi alım satıma çok bağlı ve stop-loss işlemlerinden kaçınıyor. Ama sonunda bunun tüm işlemi riske atması da söz konusu" dedi. Piyasaların ekonomiyi soğutucu kapsamlı önlemler beklediğine işaret eden Tim Ash, bunun gerçekleşme olasılığını zayıf olarak değerlendirerek, bir süre daha beklenebileceğini söyledi.

6 Haziran 2011 Pazartesi

Moody's'den Türkiye'ye cari açık uyarısı

Türk ekonomisinde kırılganlık unsuru olarak öne çıkan cari açığın artmasına, derecelendirme kuruluşu Moody's'den de eleştiri geldi. Moody's analisti Sarah Carlson, Türkiye'de artan cari açığın finansmanında bozulma olduğuna işaret ederek, bunun kredi notunda baskı yaratabileceğini öngördü. Türkiye'nin mali dengelerini iyileştirme yolunda büyük mesafe aldığına işaret eden Moody's analisti Carlson, yüksek cari açığın portföy yatırımlarıyla finanse edilmesinin kırılganlık yarattığını ifade etti. Orta Vadeli Plan çerçevesinde Türkiye'nin bu yıl 39.3 milyar dolar olması beklenirken; yılın ilk üç aylık döneminde cari açık yıllık bazda 60.5 milyar lira olarak gerçekleşti. Türkiye'nin daha yüksek bir faiz dışı fazla vermesi gerektiğini kaydeden Carlson, benzer şekilde uluslararası rezervlerin daha da artırılması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin Moody's'den aldığı Ba2 kredi notu yatırım yapılabilir düzeyin iki kademe altında bulunuyor. Türkiye'nin Standard and Poor's'dan aldığı not BB olurken, Fitch'den notu BB+ ile yatırım yapılabilir düzeyin 1 kademe altında yer alıyor.

11 Ocak 2011 Salı

Cari açık soluksuz tırmanmaya devam ediyor

Cari açık 2010 yılı Kasım ayında, 2009'un aynı ayına göre yüzde 225 artışla 5 milyar 933 milyon dolara yükseldi. 2009 Kasım ayında cari işlemler dengesi 1 milyar 825 milyon dolar açık vermişti. 2010 Kasım ayı cari işlemler hesabının açık vermesinde, dış ticaret açığının bir önceki yılın Kasım ayına göre yüzde 144.5 oranında artarak 6 milyar 368 milyon dolara ulaşması etkili oldu. Cari açık, 2010 yılı 11 ayında 2009 yılının aynı dönemine göre yüzde 277 artışla 11 milyar 38 milyon dolardan 41 milyar 630 milyon dolara yükseldi.

6 Ocak 2011 Perşembe

Sıcak paraya Brezilya'dan yeni önlem

ABD Merkez Bankası'nın parasal genişlemeye hız vermesiyle, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu gelişmekte olan ülkelere fon akımının hızlanması çeşitli önlemleri gündeme getirdi. Türkiye'de Merkez Bankası'nın zorunlu karşılıklara uygulanan faiz oranını artırmasından bir ay sonra, benzer bir adım Brezilya Merkez Bankası'ndan geldi. Brezilya Merkez Bankası, bankaların döviz cinsinden pozisyonlarından zorunlu karşılık alınmasını kararlaştırdı. Zorunlu karşılık düzenlemesiyle Brezilya'ya sadece Aralık ayında gelen 16.8 milyar dolarlık sıcak para miktarının 10 milyar dolara düşürülmesi hedefleniyor. 4 Nisan'dan itibaren geçilecek zorunlu karşılık uygulamasıyla, bankalar döviz pozisyonlarının yüzde 60'ı kadar bir bölümü zorunlu karşılık olarak ayıracak. Brezilya para birimi real 2009 başından bu yana sıcak para girişinin etkisiyle dolar karşısında yaklaşık yüzde 38 değer kazandı. Diğer yandan, Çin Merkez Bankası da sıcak para girişine karşı önlemler açıkladı. Çin Merkez Bankası, yuan kurunun daha esnek hale getirilmesini hedefledikleğini açıkladı. Açıklamada, uygulanacak politikalarla sıcak para girişinin frenlenmesinin hedeflendiği, Ülkelerararası sermaye akışlarını yakından izleneceği vurgulandı.

13 Aralık 2010 Pazartesi

Cari açık 40 milyar dolara gidiyor

Merkez Bankası, geçen yılın Ekim ayında 332 milyon dolar olan cari açığın bu yılın Ekim ayında 3.68 milyar dolar, Ocak-Ekim döneminde ise 35.72 milyar dolar olduğunu açıkladı. Merkez Bankası verilerine göre cari açık, Ocak-Ekim 2009'da 9.2 milyar dolar olmuştu. Blommberg anketinde cari açığın 3.7 milyar TL olacağı öngörülmüştü.

27 Ekim 2010 Çarşamba

Dış açık Eylül'de yüzde 67 arttı

Türk Lirası'ndaki hızlı değerlenmenin ithalatı güçlendirmesi, dış ticaret açığının Eylül ayında tahminlerin çok üzerinde gelmesine neden oldu. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, dış ticaret açığı Eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 67 artışla 6.7 milyar dolara çıktı. Ekonomistler, dış ticaret açığının 5.8 milyar dolar olacağını öngörürken, dış açık geçen yılın aynı döneminde 4 milyar dolar düzeyindeydi. İhracat Eylül'de yüzde 5.5 artışla 8 milyar dolara çıkarken, ithalat yüzde 25 artışla 15.7 milyar dolara çıktı. Ekonomistler, ithalatın beklentileri aşması ve ihracatın zayıf kalmasının dış ticaret açığının hızlı yükselmesinde belirleyici olduğunu ifade ediyorlar. Dış ticaret açığının 11 aydan bu yana kesintisiz olarak arttığına işaret eden uzmanlar, öncü göstergelerin Ekim'de ihracatın zayıflamasıyla dış açığın daha da artabileceğini öngördüler. Eylül ayı itibariyle son 12 aylık dış açığın 60 milyar dolara çıktığını belirten uzmanlar, yıl sonunda bu rakamın 65 milyar doları bulabileceğini vurguladılar.

22 Ekim 2010 Cuma

Şimşek: Bankalar %17 sermaye yeterliliğine sahip

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bankacılık sektörünün güçlü durumunun, Türkiye'yi küresel krizin olumsuz etkilerinden koruduğunu söyledi. Bloomberg HT'nin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Şimşek, Basel 3 düzenlemelerinin 2018'den önce uygulamaya geçirilmesi halinde, Türk bankalarının kriterlerin üzerinde olduğunu söyledi. Şimşek, "Bu uygulansa Türk bankalarının sermaye yeterlilik oranı yüzde 17 olur. Bu arzulanan oranın iki katından fazla, Türkiye gerçekten iyi bir noktada" dedi. Bankacılık sektörünün karlarını yadsımak gibi bir eğilim olduğunu vurgulayan Bakan Şimşek, "Bankacılık ve özel sektörde kaynağın vade yapısının uzatılmasına destek veriyorum. İşin vergi boyutunda herhangi bir sorun görmüyorum" dedi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi ve prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik düzenlemelerin tamamlandığını belirtti. "Türkiye'de dolaylı vergiler yüksek ama hiçbirini biz getirmedik" diyen Şimşek, CHP'nin tek oranlı gelir vergisi önerisini şöyle değerlendirdi: "Bu öneriyi CHP'nin yapmasına çok şaşırdım. İşin artan oranlı olması daha adil, tek oranlı verginin iyi çalışacağını sanmıyorum." İşsizlik gibi cari açığın da Türkiye'nin yapısal bir sorunu olduğunu belirten Maliye Bakanı Şimşek, cari açığın milli hasılaya oranının orta ve uzun vadedede yüzde 3'ün altına çekilebileceğini vurguladı. Şimşek, vergi cezalarında siyasi değerlendirmelerin söz konusu olmadığını da belirtti.

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Cari açık 6 ayda %181 artışla 20.7 milyar $'ı buldu

Ekonomideki canlanma, ertelenmiş talebin etkisiyle ithalatın hızlanması cari açığın yılın ilk yarısında hızlı artış göstermesine yol açtı. Cari açık, Haziran ayında 2.2 milyar dolara çıkarken, ilk 6 aylık cari açık yüzde 181 artışla 20.7 milyar doları aştı. Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamaya göre, cari açık, haziranda, 2009 yılının aynı ayıyla karşılaştırıldığında yüzde 51,5 oranında artarak 2 milyar 202 milyon dolardan 3 milyar 337 milyon dolara yükseldi. Yaşanan artışta, dış ticaret açığının bir önceki yılın Haziran ayına göre yüzde 49,2 oranında artarak 4 milyar 336 milyon ABD dolarına ulaşması etkili oldu. Bununla birlikte 2010 yılının ilk yarısında cari işlemler hesabı, 20 milyar 743 milyon dolar açık verdi. Cari açık, 2009 yılının ilk yarısında 7 milyar 383 milyon dolardı. Böylece cari açıkta geçen yıla göre yüzde 181 artış yaşanmış oldu.

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Beş aylık cari açık 17.4 milyar doları buldu

Merkez Bankası, cari açığın Mayıs ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 84.5 artışla 2.997 milyar dolar, Ocak-Mayıs döneminde ise 17.433 milyar dolar olduğunu açıkladı. Merkez Bankası verilerine göre Mayıs 2009'da 1.624 milyar dolar olan cari açık, Ocak-Mayıs 2009'da 5.181 milyar dolar olmuştu. Cari işlemler dengesi bu yılın Nisan ayında 4.36 milyar dolar açık verirken, ilk 4 aydaki cari açık 14.25 milyar dolar oldu. Dış ticaret açığının geçen yılın Mayıs ayına göre yüzde 44.7 artarak 3 milyar 531 milyon dolara ulaşması, hizmetler dengesi kaleminden kaynaklanan net gelirlerin ise yüzde 22.6 azalarak 898 milyon dolara gerilemesi, cari açığın artışında etkili oldu.

12 Mart 2010 Cuma

Net hata noksan kalemi 'roket' gibi yükseliyor

Kaynağı bilinemediği için ödemeler dengesinin "net hata noksan" kaleminde gösterilen ve 2008 Ekim ayı ile bu yılın Ocak sonu arasında döviz girişlerinin toplamı 17.6 milyar doları buldu. Türkiye'nin borçlarını çevirmesini kolaylaştırarak bir döviz sıkıntısına girmesini önleyen bu miktar, hükümetin hükümetin IMF ile olası bir anlaşma yapılmasıyla sağlanacak kaynağı geri çevirmesinde de etkili oldu. Merkez Bankası, net hata noksan kalemindeki döviz girişlerini ölçmek amacıyla yaptığı bir çalışmada, 2008 Ekim ayı ile 2009 Mayıs dönemindeki 4.4 milyar dolarlık girişin yurtdışı döviz hesaplarından Türkiye'ye getirilen miktar olduğunu belirlemişti. Kaynağı belirsiz girişler, bu ylın Ocak ayında da sürdü. Bu çerçevede net hata noksan kalemindeki kümülatif rakam 9 milyar 727 milyon doları buldu.

28 Temmuz 2009 Salı

Daralmada tahminler kötüleşiyor

Hükümet, yılın son çeyreğinden itibaren büyümeye geçileceğini
öngörürken, TÜSİAD bu yıla yönelik daralma tahminini yüzde 4.1'den
5.2'ye çıkarttı. TÜSİAD üç ayda bir yayınladığı Konjonktür Raporu'nda,açıklanan önlem paketlerinin etkisine karşılık maliye politikasında kararsızlık ve IMF ile anlaşmanın yapılmamasının beklentileri olumsuza çeviren bir gelişme olduğu kaydedildi.

TÜSİAD Başekonomisti Dr. Ümit İzmen'in rapora yönelik özet değerlendirmesi ise şöyle: 2009 yılı Temmuz ayı itibariyle elde olan son verilere göre yapılan güncellemeler ekonomideki daralmanın daha şiddetli olacağına işaret etmektedir. 2009 yılının ilk çeyreğinde yüzde 22 gerileyen sanayi üretimi, Nisan ve Mayıs aylarında da yüzde 18.5 ve yüzde 17.4 gerilemiştir. Böylece 2009'un ilk çeyreğinde yüzde 13.8 daralan ekonominin, ikinci çeyrekte de yüzde 8.4 gerileyeceği tahmin edilmektedir. Tüketici ve reel kesim güveninin toparlanıyor olması, stokların mevsim normallerinin altına inmiş olduğuna ilişkin göstergeler ve bazı Avrupa ülkelerinde ekonominin toparlanma sürecine girdiğine ilişkin veriler, yılın ikinci yarısında ekonominin yavaş bir toparlanma sürecine girebileceğine işaret etmektedir. Bu durumda, ekonomideki daralmanın şiddetinin ikinci çeyrekten itibaren azalacağı ve son çeyrekte pozitif büyüme hızı elde edilebileceği düşünülmektedir. Ekonomi yılın son çeyreğinde büyümeye geçse de toparlanma zayıf ve yavaş olacaktır. Son çeyrekte yüzde 3.7 olarak hesaplanan büyüme hızına rağmen, yılın bütünü için ekonominin yüzde 5.2 küçüleceği tahmin edilmektedir. Enflasyonun, Merkez Bankası öngörüleri doğrultusunda şekilleneceğini düşünülmektedir. Yıl sonunda TÜFE enflasyonunun yüzde 5.5'e gerileyeceği tahmin edilmektedir. Krize karşı alınan maliye politikası önlemleri, bütçe harcamalarında artışa yol açmışken, ekonominin daralması, vergi gelirlerini azaltmaktadır. Bu durumun bütçe üzerinde baskı yaratacağı ve GSYH'ya oran olarak bütçe açığının yüzde 6'ya ulaşacağı, faiz dışı bütçe dengesinin ise %1 açık vereceği tahmin edilmektedir. ECONOMIST DE TAHMİNLERİ YENİLEDİ Diğer yandan, İngiliz ekonomi dergisi The Economist, Türkiye ekonomisine yönelik daralma tahminini düşürdü. Dergi daha önce yüzde 4'lük daralma hedeflerken, şimdi bu rakamı yüzde 5.6'ya çıkarttı. Böylece Türkiye ekonomisi 42 ülke arasında bu yıl en fazla daralacak 8. ülke oldu. The Economist, ekonominin 2010 yılındaki büyümesini ise yüzde 2.2 olarak tahmin etti. Derginin, 42 ülkeye yönelik tahminlerine göre, bu yıl Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan, Mısır, Pakistan ve Endonezya büyümeyi başaracak.