babacan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
babacan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mayıs 2010 Salı

Mali Kural Haziran öncesi onaylanabilir

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, mali kuralla birlikte Türkiye'de yeni bir dönemin başlayacağını söyledi. Babacan, Hazine Müsteşarlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, Mali Kural Kanun Taslağı hakkında bilgi verdi. Babacan, yasa taslağının Meclis tatile girmeden, yani Haziran sonu öncesinde onaylanabileceğini söyledi. Orta vadeli mali planın tek bir belge olarak 15 Haziran'da açıklanacağını kaydeden Babacan, "Maliye 3 ayda bir mali kural izleme raporu açıklayacak. Sayıştay denetimleri devam ettirilecek" dedi. Yerel idarelerin borçlanmasında Hazine görüşü alınacağını kaydeden Babacan, "Mali Kural sayesinde daha sık denetim gerçekleştirilecek. Yasal düzenleme ile diğer ülkelerin 5 adım önüne geçeceğiz" dedi. Mali Kural'ın üç yıllık dönemde OVP ile uyumlu olacağını kaydeden Ali Babacan, Haziran ayında yenilenecek Orta Vadeli Program'ın bugünkünden çok farklı olmadığını söyledi. Babacan, bütçe dengelerinde olası sapmalar halinde, dönemsel ayarlamalar yapılabileceğini vurguladı. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Babacan, "Mali Kural içinde kayıtdışına yer söz konusu değil. Hedefimiz, uzun vadeyi garanti altına almak" dedi.

14 Ocak 2010 Perşembe

Hükümet prim desteğine 'devam' dedi

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 49 ilde uygulanan ve 2009 yılı sonu itibariyle sona eren 5084 sayılı teşvik sisteminde, sadece sosyal güvenlik birimi desteğinin üç yıl süreyle devam etmesi kararı aldıklarını açıkladı. Babacan, Ziraat Bankası ve Halk Bankası'ndaki gelişmelerle ilgili düzenlediği basın toplantısında soruları yanıtlarken, 5084 sayılı yasadaki teşvik sisteminin 2009 yılı sonu itibariyle bittiğini, bölgesel ve sektörel nitelikteki yeni teşvik sisteminin uygulanmaya konulduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: "Yeni yatırımların halihazırdaki bölgelerdeki yatırımlarla haksız rekabet içine düşmemelerini önlemiş olmamız gerekiyordu. İki hafta önce Ekonomik Koordinasyon Kurulu'nda çok detaylı bir biçimde ele aldık, bütün alternatifleri çalıştık. İki gün önce de Başbakanımıza sunduk. Bugün ya da yarın Maliye Bakanlığımızın Meclis'e göndereceği bir yasası var. Onun içine koyduğumuz bir madde ile 5084 uygulamasında sadece sosyal güvenlik primi desteğini devam ettirme kararı aldık. Sosyal güvenlik priminin işverenin ödediği kısmını biz karşılıyorduk, o uygulama var sadece. Diğer teşvik unsurlarını 2009 sonu itibariyle bitirmiş olduk. Ancak 2006, 2007, 2008'de kurulan yeni işletmeler için onların beş yıllık müktesep hakları devam ediyor. 5084'deki uygulamanın uzatılmasını da üç yıllık yapıyoruz. Çünkü, bütün teşvik sistemi yeni tesisler için dahil olmak üzere 2012 sonu itibariyle bitiyor. 2012 sonu geldiğinde 49 il uygulaması bitecek. Bununla ilgili yasal düzenleme gerekiyor. Bu değişikliği Maliye Bakanlığı yapacak."

16 Eylül 2009 Çarşamba

Orta Vadeli Program tasarruf önlemleriyle geldi

Türkiye ekonomisinin krizden çıkış stratejisini netleştirecek Orta Vadeli Program, tasarruf önlemlerini öne çıkarttı. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve ekonomi bürokratlarının katılımıyla açıklanan program çerçevesinde, ilaç-tedavi masraflarında tasarruf öne çıkarılarak gereksiz masraflardan kaçınılacak. Vergi kayıp ve kaçağının azaltılması yanında vergi kontrolünün etkinleştirilmesi hedeflenirken, tarımsal desteklerin yeniden düzenlenmesi kararlaştırıldı. Gelir Vergisi Yasası'nın gelecek yıl yenilenmesi kararlaştırılırken, yerel yönetimlerin gelirlerini artırmak ve mali yönetimlerini iyileştirici önlemler alınması karara bağlandı. BABACAN: 2010'DA BÜYÜMEYE GEÇİLECEK
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, orta vadeli programı açıklarken, 2009 yılında yüzde 6 küçülmenin ardından 2010 yılının ilk çeyreğinden itibaren büyümeye geçileceğini söyledi. "Büyümenin potansiyel düzeyine yükselmesini istiyoruz" diyen Babacan, küresel konjonktürdeki iyileşmenin etkisiyle yılın 3. ve 4. çeyreğinde ekonominin önemli ölçüde toparlanacağını öngördü. Babacan, "Özel sektör öncülüğünde büyümeyi desteklemeyi hedefliyoruz" dedi. Açıklanan programa göre, daralmanın 2009 sonunda yüzde 6 olması beklenirken, büyümenin 2010'da yüzde 3.5, 2011'de yüzde 4, 2012'de yüzde 5'e çıkarılması hedefleniyor. Tasarrufların öne çıkarılması öngörülürken, yıl sonu milli gelirin yüzde 40.1'ne ulaşacak kamu harcamalarının 2012 yılında yüzde 37.8'e düşmesi bekleniyor. Babacan, mali kural için yasal altyapı en geç 2010 ilk çeyreğine kadar tamamlanacağını söylerken, "Mali kural taslağı bir süre daha ilgili çevrelerle istişare edilecek" dedi. Mali kuralın sadece bütçenin kısa vadeli yapısıyla ilgili olmadığını kaydeden Babacan, "Bu kuralla gelecek 15 yılda kamu açıkları ile borçlanma ve bütçe dengesinin öngörülebilir hale gelecek" dedi. Mali kuralı olan ülkelerin krizlerden daha az etkilendiğini ifade eden Babacan, Almanya'nın anayasasında mali kuralın yer aldığını kaydetti. Program çerçevesinde bütçe açığının 2009 yıl sonu itibarıyla 62.8 milyar lira, 2010'da 50 milyar lira, 2011'de 45.1 milyar lira ve 2012'de 39.1 milyar liraya gerileyeceği öngörüldü.
VERGİ ARTIŞI DÜŞÜNÜLMÜYOR
Vergi oranlarının düşmesiyle tahsilatın arttığını kaydeden Babacan ancak sistemin daha etkinleştirilmesi gerektiğini söyledi. "Gelir İdaresi'nin kapasitesinin artırılması önemli hedeflerimiz arasında" diyen Babacan, Katma Değer Vergisi, Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi'nde artış düşünmediklerini kaydetti. Özelleştirmeye hız verileceğini de kaydeden Ali Babacan, bu çerçevede Ziraat Bankası'ndaki kamu hisselerinin satışının da gündeme gelebileceğini kaydetti. Programda, istihdamın küresel ekonomideki iyileşmeye paralel olarak tekrar artmaya başlayacağı kaydedilirken, işsizlik oranında kademeli bir düşüşün başlayacağı öngörüldü. Orta Vadeli Program çerçevesinde 2010-2012 döneminde yaklaşık 1 milyon 250 bin kişiye istihdam sağlanması hedeflenirken, işsizlik oranının program sonunda yüzde 13.3'e indirilmesi öngörüldü. Programda yıl sonu cari açığın 11 milyar lira olacağı öngörülürken, cari açığın gelecek yıl itibaren artacağı kaydedildi. Buna göre, cari açık 2010'da 18 milyar dolar, 2011'de 22 milyar dolar ve 2012'de 28 milyar dolara çıkması bekleniyor.

5 Eylül 2009 Cumartesi

G20 harcamalara devam kararı aldı

Küresel krizin birinci yıldönümü yaklaşırken, sanayileşmiş 20 ülkenin maliye bakanları ekonomiyi canlandırmak üzere harcamalara devam kararı aldı. İngiltere'nin başkenti Londra'da bir araya gelen G20 ülkelerinin maliye bakanları, küresel ekonomide tam anlamıyla bir toparlanma gözlenene kadar genişlemeci para politikalarının devam ettirilmesi konusunda uzlaştı. Zirvenin taslak metninde, banka yöneticilerine yüksek prim ödenmesinin önüne geçilmesi amacıyla uluslararası bir standart getirilmesi öngörüldü. Yüksek primlerin ne şekilde denetleneceği konusunda henüz uzlaşma sağlanamadı. Fransa, prim ödemelerine tavan getirilmesini isterken, ABD ve İngiltere buna karşı çıkıyor. Zirvede, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkelerin IMF'de daha çok söz sahibi olmaları konusunda görüş birliğine de varıldı. Buna göre, gruba üye ülkeler, G20 liderler zirvesinde, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu, özellikle ''yükselen piyasaların'' IMF ve küresel ekonomide daha çok söz sahibi olmalarına imkân verecek ilerlemeler sağlanacak. Zirvede Türkiye'yi temsil eden Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Krizden çıkarılması gereken ders, daha fazla korumacılık değil, daha fazla gözetim olmalıdır" dedi. Emtia fiyatlarındaki yükselişin tehdit yarattığını kaydeden Babacan, "Dünyanın farklı bölgelerindeki dengesiz toparlanma endişe yaratıyor" dedi. Londra'daki zirvede varılan kararlar 24-25 Eylül'de Amerikanın Pittsburgh kentinde yapılacak olan G20 devlet ve hükümet başkanları zirvesinde ele alınacak.

4 Eylül 2009 Cuma

G20 maliye bakanları Londra'da buluşuyor

Küresel krizin birinci yıldönümü yaklaşırken, sanayileşmiş 20 ülkeden maliye bakanları ve merkez bankası başkanları kriz önlemlerinin ne kadar sürdürüleceğini tartışacak. Türkiye'den de Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılacağı İngiltere'nin başkenti Londra'da yapılacak zirvede, ekonomiye destek paketlerinin sürdürülmesi yönünde karar verilmesi bekleniyor. Almanya, Fransa, Japonya ve Çin gibi üklerede canlanma işaretlerinin yoğunlaşmasıyla küresel ekonominin görünüm, durgunluğun yoğunlaştığı Nisan ayındaki G20 zirvesinden bu yana daha iyi durumda bulunuyor. Zirvede, bankacılık sektörüne yönelik denetim yanında bankacılara yüksek prim ödenmesine sınırlama getirilmesi de ele alınacak.

26 Ağustos 2009 Çarşamba

Babacan: Türkiye durgunluktan bu yıl çıkacak

Başbakan Yardımcısı ve Ali Babacan, Türkiye'nin en geç bu yıl durgunluktan çıkacağını öngörürken, "Deflasyon riski Türkiye'ye çok uzak" dedi. Reklamcılar Konseyi'nin İstanbul'daki toplantısında konuşan Başbakan Yardımcısı Babacan, faizlerin seyrine değinerek, "Faizlerin kalıcı olarak tek hanede kalması için çalışmalıyız" dedi. Babacan, Türkiye'nin IMF ile yapacağı bir anlaşmanın ülkeye olan güveni bir miktar daha artıracağını ifade ederken, "Şu anda odaklandığınımz çalışma orta vadeli program, bizim kendi çalışmamız" dedi. Sanayi sektörünün daralmanın etkilerini en fazla hisseden sektör olduğunu kaydeden Babacan, "Türkiye'nin sosyal güvenlik, enerji gibi alanlarda köklü adımlar atması gerekiyor. Bu dönemde, sağlam bir bankacılık sistemi Türkiye'nin en büyük artısı niteliğinde görünüyor. Ekonominin büyümesi için istikrar ve güven şart" dedi. Kamu harcamalarının büyümeye etkisinin son derece sınırlı olduğunu kaydeden Babacan, "Özel sektör eliyle büyüme Orta Vadeli Program'ın en önemli hedefi niteliğinde" dedi. Babacan, bozulan mali dengelere yönelik değerlendirmesinde de, "Kamu kesiminin borçlanma gereğini düşürmemiz gerekiyor. Gereksiz yere para basmak Türkiye'yi geriye götürür" dedi.

19 Haziran 2009 Cuma

Lipksy ile "görüşmeler devam ediyor" pozu

TÜSİAD'ın Bodrum'da düzenlediği Yüksek İstişare Kurulu toplantısına katılan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile IMF Başkan Yardımcısı John Lipsky, uzun bir görüşme gerçekleştirdi. Gazetecilerin ısrarlı sorularını yanıtsız bırakarak "Görüşmelerimiz devam ediyor" ifadesinden vazgeçmeyen ikili, samimi poz vermekle yetindi.

15 Haziran 2009 Pazartesi

Hükümet kart borçlusuna nefes aldıracak

Hükümet, küresel mali krizin baskısıyla yüzde 9,6'ya çıkan ödenmeyen kredi kartı borçlarının giderilmesi amacıyla devreye girdi. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın müjdesini verdiği kapsamlı kredi kartı düzenlemesi üç aşamalı olacak.
 
İlk aşamada kredi kartı kullanım bedeli sınırlanacak. Düzenleme devreye girdiğinde bankalar kredi kartı sahiplerinden en fazla 35 lira kart kullanım bedeli alacaklar. Söz konusu bedel kredi kartının limitine göre belirlenecek. Bir diğer deyişle, kartın limiti 5 bin lira ise kart bedeli yüzde 1'e denk düşen 50 lira yerine üst sınır olan 35 lira olacak.

Kart borcunun en az ödeme tutarı da yine bu yeniden yapılanma çerçevesinde şekillenecek. Yeni sistemde en az ödeme tutarında son sözü Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) söyleyecek. BDDK, tutarı tüketicinin ödeme alışkanlıklarına göre yüzde 30 artırıp azaltabilecek.

Örneğin banka kredi kartı borcu bin lira olan bir kişinin en düşük ödeme tutarını 150 lira olarak belirlediyse, BDDK tüketiciye bu tutarın yüzde 30 altını yani 105 lirayı ya da yüzde 30 üstünü yani 195 lirayı teklif edebilecek. BDDK, bu ayrımı yaparken kart borcunun zamanında ödenme sıklığını esas alacak.

KART BORÇLARINA DÜZENLEME

Yeni düzenleme zamanında ödenmeyen ve temerrüde düşen kredi kartı borçlarını da düzenliyor.  Temerrüde düşen tutar Mayıs 2006'da bin lira, bin 502 liraya inecek. Düzenlemede başlangıç tarihi 31 Mayıs 2009 olarak belirlendi.

Yetkililer birikmiş ve ödenmemiş borcun anapara ve faizine bu tarihe kadar bir toplam borç hesaplayacak. Hesap yapılırken bankaların 3 ay vadeli mevduat hesabı için faiz esas alınacak.  Ardından hesaplama yeniden yapılacak. Borçlu eğer, "Borcumu peşin ödemek istiyorum" derse faiz alınmayacak.

Kart borçlusunun taksitlendirme istemesi halinde ise, o zaman katsayılar devreye girecek. Söz konusu katsayılar 6 ay için yüzde 1.04, 12 ay için 1.08, 24 ay için 1.18, 36 ay için 1.26 olarak belirlendi. 

Yani anapara ve faiziyle sözgelimi 5 bin TL borcu olan bir kişi, bu borcu 6 ayda ödemek isterse borcu 5 bin 200 liraya çıkacak. Tüketici borcunu 12 aya bölmek isterse 5 bin 400 TL, 24 ayda ödemek isterse 5 bin 900 TL ve 36 ayda ödemek isterse 6 bin 300 TL ödeyecek.

3 Haziran 2009 Çarşamba

Hükümet vergi indirimi hazırlığında

Türkiye ekonomisinin krizden en az hasarla çıkması amacıyla birbiri ardına paketler açıklayan hükümet, şimdi de vergi indirimi ve istihdamı artırıcı önlemlere ağırlık vermeyi planlıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanması beklenen yeni teşvik paketinde halen yüzde 25 olan Kurumlar Vergisi oranının yüzde 2'ye çekilmesi öngörülüyor.

Bazı bölgeleri kapsayacak indirimle vergi indirimiyle ilgili hazırlıklar konusunda AKP Grubu'nda bilgi veren Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Kurumlar Vergisi oranı yüzde 2'ye inebilir" dedi.

Babacan, 2010 yıl sonuna kadar bölgesel olarak SSK prim indirimleri yapılabileceğini belirtirken, bölgelere özel istihdam bürolarının oluşturulması yanında, esnek çalışma modeline destek verileceğini kaydetti.

Başbakan Yardımcısı Babacan, bankadan kredi kullanan işletmelerin faizlerinin bir bölümünün devletçe karşılacağını vurguladı.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün de, hem geçici işçiler hem de meslek edindirme kurslarıyla 150 bin kişiye yeni istihdam sağlanmasının öngörüldüğünü belirterek, maaşların ise 300 ila 600 lira arasında olacağını kaydetti.