28 Ağustos 2012 Salı

İspanya ekonomisi 2. çeyrekte %1.3 daraldı

İspanya ekonomisinde durgunluk ikinci çeyrekte hem dönemsel, hem
yıllık bazda daha da ivme kazandı. Euro Bölgesi krizi çerçevesinde iç
tüketimin daralması sonucu ülke ekonomisi ikinci çeyrekte bir önceki
döneme göre yüzde 0.4 daralırken, daralma yıllık bazda yüzde 1.3'le
yüzde 1'lik beklentiyi aştı.

Geçen yıl yüzde 0.4 büyüyen İspanya ekonomisinde krizin önlenmesi için
kapsamlı bütçe kesintileri yapılıyor. Mariano Rahoy başkanlığındaki
hükümetin şimdiye dek kararlaştırdığı kesintilerin büyüklüğü 2014
yılına kadar ülke milli hasılasının yüzde 15'lik bölümünü oluşturuyor.

İspanya, gelecek 2.5 yıllık dönemde 65 milyar euro'luk harcama
kesintisi yaparak, bütçe açığının milli hasılaya oranını yüzde 8.9'dan
2014'te yüzde 2.8'e indirmeyi hedefliyor.

Almanya, Fransa ve İtalya ardından Euro Bölgesi'nin dördüncü büyük
ekonomisine sahip İspanya'da ülke ekonomisinin bu yıl yüzde 1
daralması bekleniyor.

İspanya Hükümeti, geçen ay yaptığı değerlendirmede, ekonomide
daralmanın bu yıl yanı sıra 2013'te de süreceğini açıklamıştı.

23 Ağustos 2012 Perşembe

ABD'de orta sınıf eridi, net varlıklar 93 bin dolara indi


ABD ekonomisinin 2008 kriziyle sarsılması  orta gelir düzeyine sahip olanların sayısını azalttı.

Araştırma şirketi PEW'in anketine göre, 2001'de 73 bin dolar olan hane başına ortalama gelir 2010'da yüzde 4.75 azalarak 69 bin 500 dolara indi.

Borçların arındırılmasıyla hanelerin net varlıkları ise aynı dönemde 130 bin dolardan 93 bin dolara geriledi.

PEW araştırma şirketinin orta gelir düzeyine sahip bin 300 yetişkin ile yaptığı anket, yaklaşan ABD başkanlık seçimlerinde orta sınıfın Başkan Barack Obama'ya  daha fazla destek verdiğini ortaya koydu.

Ankette, Obama'nın ikinci döneminde ekonomi politikalarının orta sınıfa katkıda bulunacağını söyleyenlerin oranı yüzde 52 olurken, Obama politikalarının işe yaramayacağını söyleyenlerin oranı yüzde 39 oldu.
Ankette, Obama'nın seçimlerdeki rakibi Mitt Romney'in seçilmesi halinde orta sınıfa katkıda bulunacağını söyleyenlerin oranı yüzde 42 olurken, Romney'in politikalarının işe yaramayacağını söyleyenlerin oranı yüzde 40 oldu.

Ankette, son 10 yılda ekonomi politikalarında gözlenen başarısızlıkta kongre üyelerinin etkisininin yüzde 62 olduğu ifade edilirken, kongre'nin başarısız olmadığını söyleyenlerin oranı yüzde 29'da kaldı.

PEW araştırmasında 39 ile 118 bin dolar yıllık gelire sahip olanlar, orta sınıfın üyesi olarak kabul ediliyor.

FED'den 'açık' parasal genişleme sinyali

ABD Merkez Bankası, ülke ekonomisinde büyümenin sürdürülebilir düzeye çıkarılamaması halinde parasal genişlemeye hız vermeye hazırlanıyor. ABD Merkez Bankası'nın karar organı Açık Piyasa Komitesi'nin yayınladığı Ağustos ayı toplantı tutanakları, FED üyelerinin yakın gelecekte parasal genişlemeden yana olumlu baktıklarını belirledi. Toplantı tutanaklarında, ekonomideki ılımlı toparlanmanın sürdürülebilir düzeye çıkarılamaması halinde parasal genişlemeye hız verilebileceği kaydedildi. FED yönetimi ilk kez bu kadar 'net' bir şekilde parasal genişleme mesajını dile getirirken, öncü göstergeler karışık görünüme işaret ediyor. Daha önce 2014 başına kadar para politikasında herhangi bir değişiklik öngörmeyen ABD Merkez Bankası'nın Temmuz ayı istihdam verilerinin beklenenin üzerine çıkmasıyla, ek önlem gerekmeyebileceğine yönelik tartışmalar hız kazanmıştı. İşsizlik oranı yüzde 8.3'de bulunan ABD'de, Temmuz ayında istihdam 163 bin kişi artmıştı. ABD'de 2008 Krizi sürecinde 14 milyon kişi işini kaybetmişti. Ağustos ayı işsizlik verileri FED'in Eylül toplantısından birkaç gün önce, 7 Eylül'de açıklanacak. Analistler, istihdamda beklenenden iyi bir rakam gelse bile bunun ekonomide kalıcı bir iyileşmeye yeterli olmayabileceğini ifade ediyorlar. KONUT SATIŞLARI ARTTI Diğer yandan, ABD'de ikinci el konut satışları Temmuz'da yüzde 2.3 artışla 4.47 milyona çıktı. Haziran ayında konut satışları 4.37 milyonla son 8 ayın en düşük düzeyine inmişti. Ekonomistler, Temmuz'da konut satışlarının 4.5 milyona ulaşmasını bekliyordu. Ortalama konut fiyatı ise Temmuz'da geçen yılın aynı ayına göre 9.4 artışla 187 bin dolara çıktı.

11 Temmuz 2012 Çarşamba

İspanya çareyi vergi artırmada buldu

İspanya, Euro Bölgesi borç krizinin etkisiyle kapsamlı önlemler alıyor. Son yedi aylık dönemde dördüncü kez kamu bütçe kesintisi kararı alan İspanya Hükümeti, bu kez vergileri artırmanın yanında vergi istisnalarını kaldırmayı planlıyor. İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, İspanya Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada, harcama kesintileri yanında vergi oranlarındaki artışın gelecek 2 buçuk yıllık dönemde bütçeye 65 milyar Euro katkıda bulunacağını söyledi. Rajoy'un açıkladığı plan çerçevesinde Katma Değer Vergisi oranı yüzde 18'den yüzde 21'e çıkarılacak, Gelir Vergisi ve Emlak Vergisi'ndeki istisnalar sona erdirilecek. İspanya Başbakanı, yerel hükümetlerin bütçelerinden 3.5 milyar Euro'luk kesinti yapılması yanında, siyasi partilere yapılan yardımların yüzde 20 azaltılacağını açıkladı.
Alınan bütçe kesintisi kararları, Avrupa Birliği'nin İspanya'nın zor durumdaki bankalarına 30 milyar Euro destek taahüt etmesi ardından özel anlam taşıyor. Avrupa liderleri geçen hafta yapılan liderler zirvesi toplantısında İspanya'ya bütçe açığı hedeflerine ulaşması için öngörülen süreyi bir yıl öteleyerek 2014 sonuna çekmişti.

3 Temmuz 2012 Salı

Skandal Barclays CEO'su Diamond'u istifa ettirdi

İngiltere'de bankalararası faiz oranı Libor'un hesaplanmasında yapılan soruşturma, ülkenin iknici büyük bankası niteliğindeki Barclays'in üst yönetiminde değişikliklere neden oldu. Bankanın geçen hafta sonuçlanan soruşturma çerçevesinde 290 milyon sterlin ceza alması ardından, Barclays'in CEO'su Bob Diamond görevinden istifa etti. 16 yıldan bu yana Barclays'de çalışan Diamond, istifa mektubunda, "bankanın üzerindeki aşırı baskının bankanın geleceğine zarar vermesine izin veremem" dedi. Diamond'un istifası ardından üst yönetimde boşluk yaşanan Barclays'de, dün istifasını açıklayan Barclays Başkanı Marcus Aigus, istifasını geri çekti. Aigus, böylece yeni CEO atanana kadar bankanın yönetimini üstlenmiş oldu. Bankadaki yönetim değişikliği ardından açıklama yapan İngiltere Maliye Bakanı George Osborne, "Diamod'un istifası Barclays, bankacılık sektörü ve İngiltere'nin geleceği için iyi bir karar" dedi. Osborne, İngiliz bankacılık sektörünün sorunlu olduğuna işaret ederek, "Hükümet olarak görevimiz bankacılık sektörünün yeniden istikrara kavuşturulmasını sağlamak" dedi. İstifa eden Bob Diamond, yarın Maliye Bakanlığı'nca oluşturulan araştırma komisyonuna ifade verecek. Diamond'un ayrılması, İngiliz bankacılık sektörünün de dönüşümü anlamına geliyor. Aldığı kararlarla Barclays Capital'in yatırım bankacılığı birimini güçlendiren, bankanın dünya genelinde en karlı kuruluşlar arasında yer almasını sağlayan Diamond, 2008 krizi ardından Lehman Brothers'in New York'taki operasyon biriminin alımında rol oynamıştı.

25 Nisan 2012 Çarşamba

İngiliz ekonomisi 2 yıl sonra daraldı

İnşaat sektöründe yüzde 3'e varan daralma İngiltere'yi iki yıl aradan sonra yeniden durgunluğa sürükledi. İngiltere ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 0.2 daralırken, ekonomistler yüzde 0.1 büyüme öngörüyordu. İnşaat yanısıra hizmetler sektöründeki büyümenin sadece yüzde 0.1'de kalması ekonominin durgunluğa ilerlemesine katkıda bulunurken, hizmetler sektörünün yüzde 40'ını oluşturan finans sektöründeki küçülme olumsuz performansa neden oldu. Uzmanlar, ekonomideki zayıflamanın inşaat ve hizmetler sektörüne bağlı olarak devam edebileceğine işaret ederken, bunun İngiltere'deki koalisyon hükümetinin mali reformlarda zorlanmasına neden olabileceğine işaret ediyorlar. İngiltere Merkez Bankası, yılın ikinci çeyreğinde büyümenin yüzde 0.3 daralması ardından, üçüncü çeyrekte yüzde 1.1 büyüme öngörüyor. İngiltere'de son açıklanan öncü göstergeler Şubat ayından itibaren toparlanmaya işaret ederken, uzmanlar ilk çeyrek büyüme verilerinin yukarı yönlü revize edilebileceğini ifade ettiler.

25 Ocak 2012 Çarşamba

ABD Merkez Bankası 2014'e dek faizi koruyacak

Ekonomik verilerde son dönemde iyileşme işaretleri gören ABD Merkez Bankası, politika faizi olan kısa vadeli faizlerin 2014'ün sonuna kadar sıfıra yakın düzeyde seyredeceğini öngördü. Daha önce 2013 sonuna kadar faizlerin sıfırla yüzde 0.25 arasında kalacağını öngören ABD Merkez Bankası, bu dönemde işsizliğin yüksek kalmayı sürdüreceğini, enflasyonun ise yüzde 2 ile hedeflere uyumlu seyredeceği tahmininde bulundu. Şimdiye kadar iki kez parasal genişleme adımları atan ABD Merkez Bankası, genişleyici para politikalarının süreceğini ifade ederken, kriz sonrası uygulanan politikaların işsizlik oranını yüzde 8.5'in altına çekmekte başarılı olamadığını kaydetti. Merkez Bankası'nın faizlere yönelik tahminini 2014 yılına taşıması, yeni iletişim stratejisinin bir parçası olarak değerlendirildi. Deutsche Bank'ın stratejisti Alan Ruskin, "ekonomik görünümde değişiklik olmamasına karşılık faizlere yönelik tahminler, açıklamanın en önemli bölümü" dedi. Ruskin, strateji çerçevesinde FED 3. parasal genişleme öncesinde piyasalar üzerinde yapabileceği en yüksek etkiyi yaratmaya çalıştığını ifade etti. FED değerlendirmesinde ekonominin ılımlı şekilde büyüdüğü ve istihdamda kademeli bir iyileşme gözleneceği ifade edilirken, enflasyon beklentilerine yönelik ek değerlendirmeye yer verilmedi.

28 Aralık 2011 Çarşamba

İran'la Hürmüz Boğazı gerilimi tırmanıyor

ABD Deniz Kuvvetleri'ne bağlı Beşinci Filo, Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin aksamasının önleneceğini açıkladı. İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammet Rıza Rahimi, dün yaptığı açıklamada İran'ın petrol ihracatına yönelik yaptırımların genişletilmesi halinde Hürmüz Boğazı'ndan petrol geçişini engelleyeceğini söylemişti. Hürmüz Boğazı'ndan günde 15 süper tanker geçerken, tankerlerin büyük bölümü Japonya, Güney Kore, Hindistan ve Çin'e petrol taşıyor. İşlemlerin yıl sonu nedeniyle sınırlı gerçekleşmesi, pek çok piyasada işlem yapılmaması ham petrol fiyatlarında gerilemeye yol açtı. Brent petrolü fiyatı yüzde 1.82 düşüşle 107.28 dolara indi.

Rumlar denizde doğalgaz havzası buldu

Kıbrıs Rum Kesimi, denizde yaptığı doğalgaz aramalarında büyük bir gaz havzasına ulaştı. Kıbrıs Rum Kesimi Cumhurbaşkanı Hristofyas, doğalgaz aramalarını yürüten ABD'li Noble şirketinin 5800 metre derinlikte 227 milyar metreküplük doğalgaz sahasına ulaştığını açıkladı. Hristofyas, doğalgaz bulunmasının ülkenin ekonomik geleceğine önemli katkıda bulunacağını öngördü. Türkiye, Kıbrıs Rum Kesimi'nin gaz aramalarına karşı çıkarak, Piri Reis gemisini sismik arama çalışmaları için Doğu Akdeniz'e göndermiş, ancak aramalarda sonuç alınamamıştı.

Türkiye Güney Akım'a destek verdi

Türkiye, Hazar bölgesinden Avrupa'ya yılda 63 milyar metreküp doğalgaz taşıması beklenen Güney Akım Projesi'ne destek verdi. Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Türkiye'nin Güney Akım Hattı'nın Karadeniz'deki münhasır ekonomik bölgeden geçmesine izin verildiği için Türkiye'ye teşekkür etti. Anlaşmanın imza töreninde konuşan Putin, Türkiye ile enerjide işbirliğinin süreceği mesajını verdi. Türkiye ve Rusya arasında 2 doğalgaz alım anlaşmasının geçerlilikleri ise 2021 ve 2025 yıllarına uzatıldı. Anlaşma çerçevesinde yılda Türkiye'ye gaz sevkiyatının 2 milyar metreküp artırılarak 27 milyar metreküpe çıkarılması bekleniyor.

21 Aralık 2011 Çarşamba

Fitch: AB'nin borçlanması 1.83 trilyon $'a inecek

Derecelendirme kuruluşu Fitch, 2012'de Avrupa'da borçlanma miktarının 2011'e oranla ciddi değişiklik göstermeyeceğini öngördü. Fitch, yayınladığı raporda, borçlanma ihtiyacının yüzde 1.2 gerileyerek 1 trilyon 826 milyar Euro'ya ineceğini öngördü. raporda, en fazla borçlanması öngörülen ülkeler Fransa, İngiltere ve Almanya olarak sıralandı. Raporda, Euro Bölgesi ülkelerinde borçlanmanın yıllık bazda yüzde 6.5 gerileyeceği öngörülürken, bu düzey GSYH'nin yüzde 15.5'ine denk geliyor.

Avrupa'da tahvil ihraçları 2011'de yüzde 30 geriledi

Avrupa krizinin etkisiyle Avrupa bankalarının yeni tahvil ihraçları yüzde 30 gerileyerek 2003'ten bu yana en düşük düzeye indi. Araştırma şirketi Dealogic'in verilerine göre, 3518 tahvil ihracıyla 424.6 milyar dolarlık tahvil satılırken, 2010 yılında yeni tahvil ihraçları 604.3 milyar dolar düzeyindeydi.

AMB'den bankalara 489 milyar Euro'luk kaynak

Avrupa Merkez Bankası'nın piyasalara istikrar sağlamak üzere sağladığı fon imkanına bankalardan yüksek talep geldi. Euro Bölgesi bankaları AMB'den 3 yıl vadeli yüzde 1 faizli olmak üzere 489 milyar Euro borçlandı. Avrupa Merkez Bankası'nın yeni başkanı Mario Draghi'nin ay başında açıkladığı önlem paketi çerçevesinde sağlanan imkandan yararlanan bankalar, kredi için teminat gösterdi. AMB son 3 yılın en yüksek fonlamasını gerçekleştirirken, euro/dolar paritesi 1.3197 ile günün en yüksek düzeyine çıktı. Analistler, uzun vadeli repo imkanına gelen yüksek talebin güveni artırarak riskli yatırım araçlarına ilgiyi yükselteceğini öngörürken, Avrupa genelinde bir likidite krizi yaşanmayacağına yönelik güvenin arttığını ifade ettiler. Repo işlemi öncesinde bankalara yapılacak fonlamanın 200-300 milyar Euro olacağı öngörülüyordu. İşlemler sonrası, Avrupa ülkelerinde tahvil faizleri geriledi. İspanya'nın 2 yıllık tahvil faizi yüzde 3.28'e İtalya'nın 2 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4.98'e geriledi. Avrupa Merkez Bankası'nın benzer bir operasyonu 2012 Şubat ayında tekrarlaması bekleniyor.

7 Aralık 2011 Çarşamba

IMF'den Türkiye'ye sert sözler

Uluslararası Para Fonu, Türkiye'ye yönelik 4. Madde çerçevesinde hazırladığı raporu yayınladı. Rapor çerçevesinde Merkez Bankası tarafından uygulanan politikaların fiyat ve finansal istikrara yeterince katkı yapmadığı ifade edilirken, cari açığın milli gelire oranının yüzde 8 düzeyinde dengelenebileceği kaydedildi. Raporda, Türkiye'de enflasyonun yüzde 6.5'e çıkacağı öngörülürken, "Yüzde 6.5'lik enflasyon Türkiye'nin rekabet edebilirliğini sınırlayacak" ifadesine yer verildi. Raporda, Türkiye'nin gelecek yıl yüzde 2 büyüyeceği de vurgulandı. Raporun ayrıntılarına ulaşmak için tıklayınız.

S&P, AB ve Avrupa bankalarını negatif izlemeye aldı

Kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Avrupa Birliği ve Avrupa'nın önde gelen tüm bankalarının kredi notunu olası bir indirim için negatif izlemeye aldı. Standard and Poor's'un aldığı görünüm değişikliği kararı New York Borsası'nda satışla karşılanırken, Dow Jones Endeksi 12 bin puana geriledi. S&P'nin notunu olası indirim için izlemeye aldığı bankalar arasında Deutsche Bank, Banca Intesa, Societe Generale, Natixis, Unicredit, BNP Paribas ve Commerzbank da yer alıyor.

5 Aralık 2011 Pazartesi

S&P'den Euro Bölgesi'ne negatif izleme

Derecelendirme kuruluşu S&P, Avrupa ortak para birimi Euro'yu kullanan 17 ülkenin oluşturduğu Euro Bölgesi'ni negatif izlemeye aldı. Kuruluşunun kararında, Avrupa ekonomisinde zayıflayan mali yapı ve krizle etkin şekilde mücadele edilememesi etkili oldu. Negatif izleme gelecek üç ayda kredi notunda indirim olasılığını yüzde 50 olarak belirliyor. Not görünümündeki bozulma AAA notuna sahip altı ülkeyi olumsuz etkileyecek. Bu ülkeler ise şunlar: Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya, Finlandiya ve Lüksemburg.

Merkel ve Sarkozy'den yeni AB'ye doğru ilk adım

Avrupa'nın çevre ülkelerinde başlayan ve günden güne farklı kanallarla merkezdeki ülkelere ilerleyen krizi frenlemek üzere, siyasi alanda ilk adım atıldı. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, bütçe açıklarının frenlenmesi ve mali düzenlemeleri içeren AB müktesebatındaki değişiklik konusunda anlaştı. Haftasonu Brüksel'de yapılacak AB liderler zirvesinde netleştirilmesi beklenen düzenlemeler, ilk aşamada Euro Bölgesi'ne üye 17 ülke için geçerli olacak. Sarkozy, Merkel ile birlikte Paris'teki görüşmesi ardından yaptığı açıklamada, "Mali birliğe yönelik anlaşma için bir zorlama yok. 17'ler dışında diğer AB ülkeleri de anlaşmaya katılabilir" dedi. Sarkozy, düzenlemelerin 2012 Mart ayına kadar hayata geçirilmesinin planlandığını söyledi.
ANLAŞMA NE GETİRECEK?
Almanya Başbakanı Angela Merkel de, Avrupa ortak tahviline karşı duruşunu yineleyerek, "Kriz döneminde ortak tahvil söz konusu olamaz. Ortak tahvil en az diğer ülke tahvilleri kadar itibarı yüksek olmalı" dedi. Sarkozy ve Merkel'in uzlaştığı taslak anlaşmaya göre, Euro Bölgesi üyesi ülkeler bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3'ün üzerine çıkması halinde otomatik sınırlamalarla karşı karşıya kalacak. Ülkeler ayrıca, denk bütçe konusunda Avrupa Adalet Divanı'nca gözetilecek anayasal çerçeveye uyum göstermek zorunda kalacak.

1 Aralık 2011 Perşembe

Ortak müdahale piyasaları 'yatıştırdı', ya sonra???

ABD Merkez Bankası başta olmak üzere önde gelen 6 merkez bankası, aldıkları müdahale kararıyla deyim yerindeyse piyasaları 'yatıştırdı'. 1 Ekim 2008'de Lehman Brothers'in batmasından kısa bir süre sonra, alınan karar çerçevesinde yaratılan kredi imkanları dünya finans sisteminin erimesinin önüne geçmişti. O dönemde attığı tüm adımları 'Asya piyasaları açılmadan önce (Before the Asia opens)' prensibi çerçevesinde kuşluk saati açıklayan ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke, bu defa da Wall Street'in açılmasına 1 saat kala ortak müdahale kararını açıkladı. Swap faizlerinde 50 baz puanlık indirim kararı, gelişmiş ülkelerin finans sisteminde kırılmaya karşı önleyici bir adım olarak nitelendirilebilir. Avrupa bankaları dolar cinsinden 2 trilyonluk borç servisini yapmakta güçlükler yaşarken, Avrupa bankalarına fon imkanının yeniden artırılması hedefleniyor. Derecelendirme kuruluşu Fitch'in verilerine göre, ABD fonları Fransız bankalarına sağladığı likiditeyi yüzde 69, Alman bankalarına sağladığı miktarı ise yüzde 50 azaltmış durumda.
NEDEN AŞIRI TEPKİ?
Piyasaların müdahaleye verdiği aşırı tepki ise son dönemde birbiri ardına gelen olumsuz haberlerle bozulan morallerin iyileşmesi şeklinde de değerlendirmek mümkün. Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman, "Bernanke elbette Avrupa'ya destek verecekti, swap faizlerindeki indirimin teknik bir niteliği var, başka bir özelliği yok" derken, bu gelişmenin yeni başka gelişmelerin habercisi olup olmadığını soruyor. Gerçekten de bir anda, ortak müdahale 'altın vuruşu' ile krizdeki Avrupa köşeyi dönmeyi başardı mı? Yoksa İtalya'nın 10 yıllık tahvil faizleri hala yüzde 7'nin üzerinde, Alman tahvil faizleri negatifte değil mi? Unutmayalım, para, sadece teskin eder, tedavi etmez.

Moody's'den Türkiye'ye hem övgü, hem uyarı

Derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye'de son yıllarda bütçe performansının güçlenmesiyle, ülke ekonomisinin dış şoklara karşı dayanıklılığını artırdığını açıkladı. Moody's, Türkiye ekonomisine yönelik yaptığı değerlendirmede, Türk ekonomisindeki en önemli konunun cari işlemler açığının yüksekliği ve bunun finansmanı olduğunu kaydetti. Moody's, Türkiye'nin güçlü maliye ve para politikalarını kalıcı hale getirmesiyle kredi notu artırımıyla karşılaşabileceğini ifade ederken, "İç ve dış dengede kırılganlığın devam etmesi halinde, not görünümünün baskı altında kalması söz konusu olabilir" dedi.

Faturanın tamamı Bernanke'ye kesiliyor

Wall Street Journal'da önceki gün yayınlanan karikatür, ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke'nin daha uzun yıllar eleştirilerle karşılaşacağına işaret ediyor. (RESİMALTI: ABD ile ilgili en güzel şeylerden biri, ekonomi nasıl seyrederse etsin, her zaman FED Başkanı'nı suçlama imkanının bulunması.)