Economics Teaching Conference
-
If you might be interested in attending, click here for more information.
7 Eylül 2010 Salı
Memur zammının bütçeye yükü 6.7 milyar lira
Toplu görüşmelerde ortaya çıkan yüzde 4 artı yüzde 4'lük memur maaş zammı, yeni yıl bütçesine 6,7 milyar lira ek yük getirdi. 80 liralık ek ödeme artışı için çıkarılacak kararnamede, bazı memur gruplarına bu tutarın da üzerinde ek ödeme zammı yapılması düşünülüyor.
Geçen yıl yayımlanan Orta Vadeli Program ve Mali Planda, 2011 yılı enflasyon hedefi yüzde 4,9 olarak belirlenirken, memur maaşlarına yılın ilk 6 aylık döneminde yüzde 2,7, ikinci 6 aylık döneminde de yüzde 2,7 olmak üzere kümülatif yüzde 5,47 zam yapılması öngörülmüştü. Bu zammın 2011 bütçesine ek maliyeti de 3,1 milyar lira olarak hesaplanmıştı. Bu yılki toplu görüşmelere başlanırken de, memur maaşlarındaki 1 puanlık artışın bütçeye maliyetinin 735 milyon lira olduğu belirtilmişti. 29 Ağustos'ta tamamlanan toplu görüşmelerde, Memur-Sen'le memurlara yeni yılın ilk yarısında yüzde 4, ikinci yarısında da yüzde 4 zam yapılması konusunda mutabakata varıldı
6 Eylül 2010 Pazartesi
Roubini: Kurlar daha cazip hale gelecek
Küresel krizi iki yıl önceden tahmin eden New York Üniversitesi Öğretim Üyesi Nouriel Roubini, ikinci bir durgunluk yaşanması halinde, dolar, yen ve İsviçre Frangı'nın altına oranla daha ciddi bir yatırım aracı haline gelebileceğini öngördü.
Bloomberg International'a konuşan Prof. Roubini, kriz dönemlerinde altına ilginin artabileceğini ancak para birimlerinin daha likit olması nedeniyle yatırımcılar tarafından tercih edilebileceğini ifade etti.
2. Dünya Savaşı'ndan bu yana hisse sahipliği oranının en düşük olduğu dönem yaşanırken, İsviçre Frangı Euro karşısında rekor düzeye tırmandı. Japon yeni ise dolar karşısında 1995'ten bu yana en yüksek düzeyden işlem görüyor. Bu yılın başından bu yana altının ons fiyatı ise yüzde 14 artarak 1.241 dolara tırmandı.
Altın fiyatlarının şu anki düzeylerini koruyacağını öngören Nouriel Roubini, "Enflasyon tehdidi altın fiyatlarını sıçratabilir, ancak gelişmiş ülkelerde enflasyon değil tam tersine deflasyon işaretleri var" dedi.
Roubini, küresel finans sisteminde yeni bir erimenin altın fiyatlarını tırmandıracağını belirterek, "Finans sektörü zaten durmuş halde, bu süreçte altın yatay seyredecektir" dedi.
Roubini, ABD ekonomisinin yılın ikinci yarısında ivme kaybedeceğini belirtirken, istihdam piyasasındaki zayıf görünümün aynen devam edeceğini ifade etti. Kriz döneminde ABD'de 14 milyon kişi işinden olurken, işsizlik oranı yüzde 9.6'ya tırmanmış durumda.
BIS: Borçlanmayı azaltmak büyümeyi yavaşlatmaz
Merkez bankalarının üyesi olduğu Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), ülkelerin borç düzeyini düşürücü politikaların büyümenin hızını yavaşlatıcı unsur olmayabileceğini öngördü.
Kuruluş, yayınladığı dönemsel raporda, tüm krizler sonrası borç düzeyinin hızla düştüğüne işaret ederek, borç düzeyinin azaltılmasının kaçınılmaz olduğunu kaydetti.
Hükümetlerin kriz öncesi borçlanmayı tetikleyen düzenlemeleri onarması gerektiği vurgulanan araştırmada, bu tür bir uygulamanın zamanında yapılması halinde bankaların uğradığı zararı çok daha önce fark edebileceği ve sermayesini yeterli düzeye çıkarabileceği kaydedildi.
BIS Ekonomi Bölümü Başkanı Stephen Cecchetti, "Kriz sonrası dönemde özel sektör ve bireysel borçlanmaların ciddi oranda zayıflayacağı söylenebilir" dedi.
Araştırmada, Japonya'da 1992-1997 döneminde kredilerin milli gelire oranının yüzde 7 azaldığı kaydedilirken, 1999-2008 döneminde ise aynı oranın yüzde 26 azaldığı vurgulandı.
Araştırmada, Japonya deneyiminden hareketle politikacıların öncelikle bankacılık sektörünü onarmaya yönelmesi önerildi.
BIS'in hazırladığı Basel 3 düzenlemeleri, bankaların sermaye yükümlülüklerini artırırken, uzmanlar, dört yıllık bir süreçte küresel büyümenin yılda yüzde 0.2 azalacağını öngörüyorlar.
Trichet'ten Avrupa ülkelerine 'birlik' çağrısı
Kriz sonrası dönemde aldığı kararlarla ciddi kredibilite kaybına uğrayan Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet, Avrupa Birliği ülkelerini Uluslararası Para Fonu üzerindeki etkisini koruması için birlikte hareket etmeye çağırdı.
İtalya'nın Cernobbio kentindeki uluslararası ekonomi konferansı ardından açıklamalarda bulunan Trichet, "Avrupalılar küresel alanda etkinliği artan IMF'nin, yeniden yapılanmasında söz sahibi olmalı" dedi.
ABD, Uluslararası Para Fonu'nun 24 üyeli yönetim kurulunda gelişmekte olan ülkelere daha fazla söz hakkı verilmesi konusunda baskı yapıyor. ABD yönetimi, geçen ay, IMF Yönetim Kurulu'nda aralarında Belçika ve Hollanda'nın da bulunduğu bazı Avrupa ülkelerinin yerini korumasına yönelik düzenlemeye hayır oyu vermişti.
ECB'nin bankacılık sektörüne verdiği desteğe de değinen Trichet, bankacılık sektörüne likidite verilmesi kararının oybirliği ile alındığını kaydetti. Trichet, geçen hafta yaptığı açıklamada, bankacılık sektörüne yardım önlemlerinin 2011 sonuna kadar sürdürüleceğini kaydetmişti.
Trichet, Avrupa Birliği ve IMF'den üç yıllık 110 milyar Euro tutarında destek sağlayan Yunanistan'ın yapısal reformlar konusunda kararlı olduğunu da sözlerine ekledi.
Labels:
ab,
abd,
bankacılık,
IMF,
kriz,
trichet,
Yunanistan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
