17 Ağustos 2009 Pazartesi

Katar ile Türkiye imza aşamasında

Küresel enerji rotalarında etkinliğini artırmayı hedefleyen Türkiye, şimdi de doğalgaz da önemli adım atıyor. Türkiye ile geniş enerji kaynaklarına sahip Katar arasında yıllık 4 milyar metreküplük sıvılaştırılmış doğalgaz alımına yönelik protokol imza aşamasına geldi. Protokolün Türkiye'de temaslarda bulunan Katar Emiri Hamad Bin Khalifa Al Tani'nin ziyareti sırasında imzalanması bekleniyor. Enerjide Rusya'ya bağımlılığı nedeniyle eleştirilen Türkiye, yapmayı planladığı yeni anlaşmalarla kaynak çeşitliliği sağlamayı ve tüketemediği kaynaklarını ihraç etmeyi planlıyor. Türkiye halen Cezayir'den yılda 5 milyar metreküp, Nijerya'dan da 1.2
milyar metreküp doğalgaz alıyor. Uzmanlar, Katar'la yeni enerji
anlaşmasının imzalanmasının Türkiye'ye önemli avantajlar sağlayacağı
görüşündeler. İyi niyet protokolünün imzalanması ardından, bunun uygulamaya geçmesinin yaklaşık 4 yıl alabileceğini öngören uzmanlar, arz güvenliğinin de artmasıyla bu kaynağın Avrupa'ya ulaştırılması aşamasında Türkiye'nin elinin güçleneceğini ifade ediyorlar. Kulislerde ayrıca, katar'ın LNG'nin yeniden gaz haline getirilmesi için gerekli dönüşüm tesislerini Türkiye'de inşa edebileceği belirtiliyor. Katar doğalgazının Türkiye'ye sıvılaştırılmış olarak tankerlerle taşınmasının yanı sıra bir gaz olarak boru hattı ile iletilmesi de gündemde. Rusya ve İran ardından dünyanın en geniş doğalgaz kaynaklarına sahip olan Katar bu sahada bu yıl içinde 4 yeni LNG üretim tesisi kurup kapasitesini ikiye katlayarak 62 milyon tona çıkarmayı hedefliyor.

ABD vergi cennetlerini cehenneme çevirecek

Amerikan yönetiminin ülkeden vergi kaçışını frenlemek amacıyla ısrarlı takibi, olumlu sonuçlarını veriyor. Şimdiye kadar banka müşterilerin gizliliğini korumakta ısrar eden İsviçre'nin en büyük bankası UBS, 5 bin kişinin kayıtlarının Amerikan Adalet Bakanlığı ve Amerikan Gelir İdaresi ile paylaşılacağını açıkladı. Adalet Bakanlığı daha önce başlattığı soruşturmada bankadan vergi incelemesi çerçevesinde 52 bin kişiye ait mali kayıtların verilmesini istemiş, ancak İsviçre yönetiminin de araya girmesi ile UBS bu kayıtları vermemişti. Daha sonra iki ülke arasındaki uzlaşma ardından, UBS mali kayıtlarını vermeyi kararlaştırdı. İki yıl önce ABD yönetimi, benzer bir taleple UBS'e gitmiş, o dönemde başlatılan inceleme ardından banka yönetimi dava açılmasını önlemek amacıyla 800 milyon dolar tazminat ödemişti. Bu arada, yapılan soruşturma sonucunda UBS'in müşterilerine yardım etmek amacıyla gelirlerini gizlemek amacıyla Hong Kong'da da ticari faaliyetler gösterdiği de ortaya çıktı. Hong Kong'un uluslararası vergi rejimine uyumunu sağlayacak düzenleme, geçen hafta görüşülmeye başlanmıştı.

İşsizlikte 'zorlama' memnuniyet

Krizle birlikte Şubat ayında 16.1 ile tarihi zirvesini gören işsizlik
Mayıs ayında yavaşladı. Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı
Nisan-Mayıs-Haziran dönemi verilerine göre, işsizlik yüzde 13.6'ya
indi. Nisan döneminde yüzde 14.9 olan işsizlik oranı geçen yılın aynı
ayında ise yüzde 9.2 olarak gerçekleşmişti.

İşsizlik böylece bir yıllık dönemde 4.4 puan artarken, işsiz sayısı bu
sürede 1.2 milyon artarak 3.4 milyona çıktı. Açıklanan verilere göre,
Mayıs'ta genç nüfustaki işsizlik oranı yüzde 24.9 olurken; tarım dışı
istihdam oranı yüzde 17 olarak gerçekleşti.
Bu arada, sanayi üretimi ve kapasite kullanımı gibi öncü göstergeler toparlanmaya işaret ederken, tüketici güveni Temmuz ayında hız kesti. Sekiz aydır artış gösteren tüketici güveni Temmuz ayında 82.37'ye geriledi. Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 3.4 azalan tüketici güven endeksi, halen iyimserlik sınırı olan 100'ün altında bulunuyor. 100 altının kötümserliğe işaret ettiği endeks, Haziran'da yüzde 2.4 artışla 85.27 ile yılın en yüksek düzeyine çıkmıştı. Güven endeksindeki zayıflama, tüketicilerin mevcut ve gelecek dönem iş bulma olanakları ve dayanıklı tüketim malı alımına yönelik değerlendirmelerinin kötüleşmesinden kaynaklandı.

Japonya dipten döndü

Hükümetlerin aldığı canlanma önlemleri kendisini göstermeye başladı. Almanya ve Fransa'nın ardından dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip Japonya'da da durgunluk geride kaldı. Yılın ikinci çeyreğinde ülke ekonomisi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3.7 büyürken, ekonomi geçen çeyreğe göre yüzde 0.9 büyüme gösterdi. Özellikle tüketimi canlandırmak üzere alınan önlemler ve ihracatın kıpırdamasıyla ekonomi beş çeyrekten bu yana ilk kez büyüdü. Ekonomistler, 2 trilyon dolarlık teşvik paketi ile yakalanan canlanmanın sürdürülememesine yönelik endişelere dikkat çekiyorlar. Bu endişelerle Tokyo Borsası gözlenen canlanmaya olumsuz tepki vererek yüzde 2 oranında geriledi. Japonya'da işsizlik yüzde 5.4'le 6 yılın en yüksek düzeyine çıkarken, enflasyon oranı durgunluğun etkisiyle Haziran'da yüzde 1.7 gerilemiş durumda. Geçen hafta açıklanan verilere göre, Almanya ve Fransa yılın ikinci çeyreğinde yüzde 0.3 büyüme göstermişti.