tcmb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tcmb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2010 Perşembe

MB, politika faizlerini yüzde 6.5'e indirdi

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizi olarak belirlediği 1 haftalık repo faizini yüzde 7.5'ten 6.5 düzeyine indirdi. Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, borçlanma faiz oranları yüzde 1,75'ten yüzde 1,50'ye düşürülürken, borç verme faiz oranını yüzde 8,75'ten yüzde 9 düzeyine çıkarıldı. Merkez Bankası'nın açıklamasına ulaşmak için tıklayınız.

29 Kasım 2010 Pazartesi

MB: Kamu harcamaları hızlanabilir

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 2010 yılının kalanında kamu harcamalarında geçici bir hızlanma olacağı, 2011 yılından itibaren ise faiz dışı harcamaların milli gelire oranının kademeli olarak gerileyeceğini öngördü. Kurul, mali durusun bu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun güncellenmesinin söz konusu olabileceğini tekrar vurguladı. Kurul, politika faiz oranının bir süre daha mevcut düzeylerde tutulması ve uzun süre düşük düzeylerde seyretmesi gerektiği yönündeki görüşünü teyid etti. Kurul, gecelik borçlanma faizlerinin 400 baz puan daha indirilerek borçlanma faizleri ile borç verme faizleri arasındaki farkın artırılmasına karar verildiğini açıkladı. Kurul, kredi koşullarındaki olumlu gelişmeleri göz önüne alarak, çıkış stratejisi kapsamındaki diğer düzenlemelerin de yürürlüğe koyulmasının uygun olacağını ifade etti.

6 Ağustos 2010 Cuma

Yıl sonu enflasyon beklentisi % 7.51'e indi

Merkez Bankası'nın Ağustos ayının ilk anketine göre, 2010 yılı sonu enflasyon beklentisi yüzde 7,51 oldu. Bir önceki ayın son anketinde enflasyon beklentisi yüzde 7.69 düzeyindeydi. Merkez Bankası'nın, mali ve reel sektörde karar alıcı ve uzman kişiler ile profesyonellerin beklentilerini saptamaya yönelik her ay iki kez düzenlediği Beklenti Anketinin Ağustos ayının ilk dönem sonuçları açıklandı. Buna göre, Temmuz ayının son dönem anketinde yüzde 0,03 olan cari ayın tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) beklentisi son anketinde yüzde 0,16'ya yükseldi. Temmuz ayının son anketinde yüzde 0,18 olan gelecek ayın TÜFE beklentisi Ağustos ayının ilk anketinde yüzde 0,64'e yükseldi. İki ay sonrasının TÜFE beklentisi ise yüzde 0,98 düzeyine yükseldi. 2010 Temmuz ayının son dönemde yüzde 7,69 olarak belirlenen yıl sonu yıllık TÜFE beklentisi son anketinde yüzde 7,51'e, gerilerken, 12 ay sonrasının yıllık yüzde 7,20 olan TÜFE beklentisi son ankette değişmedi. 24 ay sonrasının yıllık TÜFE beklentisi ise yüzde 6,85'den yüzde 6,64'e geriledi. Diğer yandan, Temmuz ayının son anketinde yüzde 5,4 olan cari yıl sonu yıllık gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) büyüme beklentisi Ağustos ayı ilk ankatinde yüzde 5,5'e yükseldi, yüzde 4,7 olan gelecek yıl sonu yıllık GSYH büyüme beklentisi Ağustos ayının ilk anketinde de değişmedi.

29 Haziran 2010 Salı

Merkez'den faiz değişikliği için erken mesajı

Merkez Bankası, para politikasının duruşunu değiştirmek için erken olduğuna dikkat çekerek, önümüzdeki dönemde küresel ekonomiye ilişkin sorunların yurt içi iktisadi faaliyet üzerindeki etkilerinin dikkatle takip edilmesi gerektiğini kaydetti. Merkez Bankası, politika faiz oranlarının bir süre daha mevcut düzeylerde tutulabileceğini ve uzun süre düşük düzeylerde seyretmesi gerekebileceğini vurguladı. Merkez Bankası'nın açıkladığı Para Politikası Kurulu toplantı özetine göre,enerji fiyatlarının yıllık artış oranının gerileyeceği öngörüldü. Açıklamada, 2011 yılından itibaren hayata geçirilecek olan mali kuralın Türkiye ekonomisine güç kazandıracağı kaydedilirken, "Büyük ölçüde konjonktürel etkilerle ortaya çıkan bu gelir artışının mali kuralda da öngörüldüğü biçimde ağırlıklı olarak kamu borcunun azaltılmasında kullanılması, gerek toplam talep yönetimini etkinleştirmesi gerekse dolaylı vergilerdeki artış gereksinimini azaltması bakımından Merkez Bankası'nın dengeleyici para politikası izleme esnekliğini artıracak" ifadesine yer verildi.

29 Nisan 2010 Perşembe

Et fiyatları Merkez Bankası'nın hesaplarını bozdu

Yükselen işlenmemiş gıda ve et fiyatları, Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon tahminlerini revize etmesine neden oldu. Merkez Bankası, yayınladığı yılın ilk çeyreğine yönelik enflasyon raporunda enflasyon tahmin aralığını yüzde 7.2 ile 9.6 olarak belirlerken yıl sonu itibarıyla orta noktanın 8.4 olduğunu kaydetti. Önceki enflasyon tahmini ise yüzde 6.9 düzeyindeydi. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, enflasyon raporunu açıkladığı basın toplantısında, et fiyatlarındaki artışın enflasyon 1.67'ye ulaştığını kaydetti. Durmuş Yılmaz, baz senaryoya göre faizin yılın son çeyreğinde ölçülü olarak artabileceğini söyledi. Yılmaz, "Çıkış stratejisi sona ermeden de faizler artabilir. Enflasyon beklentilerindeki değişikliğe bağlı olarak fiyatlama alışkanlıklarının değişimi, faiz artışını gerektirebilir" dedi. Merkez Bankası Başkanı, Merkez Bankası'nın halen çıkış stratejisi çerçevesinde piyasadaki yüksek likiditeyi geri çekmek üzere adım atmaya başladığını da vurguladı. Merkez Bankası'nın yenilediği tahminlere göre enflasyonun gelecek yıl yüzde 5.4, 2012'de ise yüzde 5 olması bekleniyor.

27 Ekim 2009 Salı

Yılmaz: Yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 5.5

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, yılın son çeyreğinden itibaren yıllık bazda artı büyümeye geçileceğini söyledi. Başkan Yılmaz, açıkladığı Enflasyon Raporu'nda yıl sonu enflasyonun yüzde 5.5 olarak gerçekleşeceğini öngördü. Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, enflasyonun 2010 yılında da yüzde 3.9 ila 6.9 aralığında kalacağını öngörerek, orta noktanın yüzde 5.4 olduğunu kaydetti. Yılmaz, 2011 yılına yönelik enflasyon tahminini ise yüzde 4.9 olarak açıkladı. Yılmaz, enflasyonda temel eğilimin aşağı yönlü olduğunu belirterek, gelecek iki yıllık dönemde enflasyonnun tahminlerin altında kalabileceğini vurguladı. Merkez Bankası'nın kriz sürecinde en hızlı faiz indiren banka olduğunu kaydeden Yılmaz, "Orta Vadeli Program'da hedefler tutturulursa faizler tek hanede kalır. Sermaye girişi artarsa faizler geçici olarak daha da düşürülebilir" dedi. Yılın ikinci çeyreğinden itibaren hükümetin yaptığı vergi indirimleriyle artan özel tüketimin büyümeye destek verdiğini belirten Yılmaz, yılın son çeyreğinde artı büyüme gözleneceğini öngördü. Yılmaz, yatırımların üçüncü çeyrekte zayıf seyredeceğini belirterek, "Dış talebin toplam talebi uzun süre sınırlaması bekleniyor" dedi. Yılmaz, istihdam rakamlarına yönelik değerlendirmesinde de, "Yüksek işsizlik oranlarının uzun süre devam etmesi bekleniyor" dedi.

20 Ekim 2009 Salı

Yılmaz'dan 'müdahale yok' mesajı

Krizle birlikte ABD'de bütçe açığının hızla artması, doların tüm dünyada değer kaybetmesine neden oluyor. Doların sadece son bir haftada Türk Lirası karşısında yüzde 10 değer kaybederek 1.45'in de altına inmesi, farklı kesimlerin tepkisine yol açtı. İhracatçılar, doların Türk Lirası karşısında 1.50'nin altına inmemesini isterken, bunun altına gelinmesinin tüm Türkiye'nin zararına olduğunu savunuyorlar. İhracatçıların bu tepkisine yanıt ise, para politikasının en yetkili ismi Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'dan geldi. Yılmaz, "Kurla ilgili duruşumuzda herhangi bir değişiklik yok. Genel gidişle ilgili sorun yoksa kura müdahale etmiyoruz" dedi. Yılmaz, ülkeye giren dövizin kurlar üzerinde baskı yaratmayı sürdüreceğini kaydederken; bu görüşe Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince de destek verdi. Özince, Uluslararası Para Fonu ile yapılacak bir anlaşmanın kurların düşük seyrine destek vereceğini belirterek, "Bu süreçte Türk Lirası değer kazanmaya devam edecektir" dedi.

Özel tüketimde canlanma artıyor

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, özel tüketim harcamalarında hafif bir canlanma gözlendiğini belirterek, tüketimin yılın son aylarında zayıflayacağını öngördü. Başkan Yılmaz, Eskişehir'de verdiği "Para Politikaları" konulu konferansta, "Ekonomide canlanmanın ciddi anlamda güç kazanması için yatırım harcamalarının da artışa geçmesi gerekiyor" dedi. Yılmaz, özel tüketimin yılın kalan bölümünde daha zayıf seyretmesini beklediklerini kaydetti. Merkez Bankası'nın son bir yılda yaptığı 10 puanlık faiz indirimlerine karşılık kredi piyasasındaki sıkışmanın sürdüğünü vurgulayan Durmuş Yılmaz, "Kredi verilmesi güçleşti, bu noktada risk algılaması etkili" dedi. Enflasyonun uzun süre düşük seviyeli seyrini koruyacağını söyleyen Yılmaz, "Enflasyon aylık bazda artsa bile yıllık bazda düşüş devam edecek. Bu çerçevede yıllık enflasyon yüzde 5'in altına inebilir" dedi. Yılmaz, Merkez Bankası'nın hesaplamalarına göre enflasyonun bu ay yüksek çıkabileceğini de kaydetti. Ödemeler dengesi istatistikleri hakkkında da değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, dış ticaret açığının yılın üçüncü çeyreğinden bu yana kesintisiz olarak daraldığına dikkat çekerek, "Net hata noksan kaleminde önemli sermaye girişi görülüyor" dedi.

16 Ekim 2009 Cuma

Faizde indirim kredilere nasıl yansıyacak?

Ekonomiyi canlandırmak ve finans sistemini rahatlatmak üzere son bir yılda aralıksız faiz indirimine giden Merkez Bankası, gecelik faizleri tarihinin en düşük düzeyi olan yüzde 6.75'e indirdi. Ekonomistler, geçen Ekim ayından bu yana 10 puanlık indirim yapan Merkez Bankası'nın indirimlerine ara verebileceğini ifade ediyorlar. Peki bu faiz indirimi, bankaların uyguladığı faizleri nasıl etkileyecek? Tüketici ve konut kredisi faizleri gerileyecek mi? Halen yüzde 0.95 ile yüzde 1'in de altına inen konut kredisi faizlerinin daha da gerilemesinin zor olduğunu kaydeden ekonomistler, bunun için enflasyona ilişkin verilerin önem kazandığına dikkat çekiyorlar. Uzmanlar, enflasyonun kamu zamları ve enerji fiyatlarının etkisiyle yükselmesi halinde, merkez bankasının faiz indirimlerini sona erdireceğini kaydediyorlar. Bu çerçevede Merkez Bankası'nın 27 Ekim'de açıklayacağı enflasyon raporunun önem kazandığını kaydeden uzmanlar, fiyatların azalacağına yönelik beklentilere raporda yer verilmesi halinde bankaların da tüketici faizlerinin indirimlerine hız verebileceğini öngörüyorlar. Merkez bankasının yaptığı faiz indirimleri genellikle bir ay içinde tüketici ve Konut kredisi faizlerine indirim şeklinde yansıyor.

18 Ağustos 2009 Salı

Merkez Bankası "yarım puan daha" dedi

Hükümetin küresel krize karşı geç tepki verip, zamanında önlem almamasına karşılık; Merkez Bankası 'zamanında' attığı adımlarla piyasalarda istikrarın korunmasına yardımcı oluyor. Krizin başlangıcından bu yana yüzde 16.75 olan gecelik faizi kademeli olarak düşüren Merkez Bankası, son Para Politikası Kurulu'nda da yeni bir faiz indirimi kararı verdi. Kısa vadeli faiz oranını yüzde 8.25'ten 7.75'e düşüren Merkez Bankası'nın bu indirimi ile Türkiye G20 ülkeleri arasında en fazla faiz düşüren ülke oldu. Ekonomistler, faizlerin kademeli olarak yüzde 7'ye kadar geri çekilebileceğini ifade ederken, Hazine'nin yaptığı son borçlanma ihalelerine gelen yüksek talebin yarattığı iyimser ortamın bu konuda belirleyici olduğunu kaydediyorlar. Uzmanlar, Türkiye'nin önemli ihracat pazarları niteliğindeki Almanya ve Fransa'da ikinci çeyrekte durgunluğun sona ermesinin, Türkiye'ye de olumlu yansıyabileceğini, ihracatın ivme kazanacağını öngörüyorlar. İhracatta bu yıl 100 milyar dolarlık gelir hedefleyen Türkiye, yılın ilk çeyreğinde yüzde 13.8 daralmıştı. Sanayi üretimi ve kapasite kullanımı gibi öncü göstergelerin toparlanmaya işaret ettiğini kaydeden uzmanlar, buna karşılık yılın genelinde daralmanın yüzde 10'u bulabileceğinden endişe ediyorlar. FOCUS: Turkey Ctrl Bank Cuts Again, Signals Further Easing

29 Temmuz 2009 Çarşamba

Yılmaz: Ekonomide iyileşme kademeli olacak

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, açıklanan son ekonomik verilerin
kriz sonrası toparlanmanın yavaş ve kademeli olacağına işaret ettiğini söyledi.

Yılın üçüncü enflasyon raporunu Ankara'da düzenlediği basın toplantısında açıklayan Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, "Enflasyondaki düşüşte talep, vergi indirimi ve emtia fiyatlarındaki düşüş belirleyici" dedi.

Gıda grubu haricinde tüm ana gruplarda yıllık enflasyonun gerilediğini kaydeden TCMB Başkanı, "Fiyat artışlarındaki yavaşlama yılın yarısında belirginleşerek devam etti" dedi. Küresel konjonktürün enflasyon gelişmeleri üzerinde belirleyici olduğunu kaydeden Durmuş Yılmaz,"2009 yılsonu enflasyon beklentisi yüzde 6.9 ile hedeflerin altında"dedi. Merkez Bankası'nın kriz sürecinde 850 baz puanlık indirim yaptığını hatırlatan Durmuş Yılmaz, "TCMB gelişen ülkeler arasında en hızlı faiz indiren merkez bankası oldu" dedi. Yılmaz, faizlerin şu anki düzeyinin krizin hız kestiğine işaret ettiğini belirterek,"Faiz indirimleri şirketlere açılan kredileri artırmakta kısmen etkili oldu" dedi.