Economics Teaching Conference
-
If you might be interested in attending, click here for more information.
kobi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kobi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Nisan 2011 Pazartesi
Hükümet teşvik sistemini yeniledi
Hükümet 2009 yılında uygulamaya koyduğu bölgesel ve sektörel teşvik sistemini yeniledi. 2010 yılında kararname ile getirilen yüksek vergi indirimi ve yatırım katkı oranı teşviki biterken, 14 Nisan'da yayınlanan kararname ile yıl sonuna kadar yatırıma başlayacak işadamlarına yeni imkanlar sağlandı.
Yeni kararnamede, 26 bölgeden oluşan 2. düzey bazı sektörlerde yapılacak yatırımların kapsamı genişletildi.
Bu çerçevede, İstanbul'a hastane ve öğrenci yurdu yatırımı teşviki getirilirken, bölgelerin tamama yakınına makine ve tıbbi cihaz yatırımı için destek verilmesi kararlaştırıldı.
Son dönemde dikkat çekici yatırımlar arasında yer alan çağrı merkezi yatırımlarına verilen destek artırıldı. Asgari 1 milyon lira yatırım koşuluyla doğu ve güneydoğu bölgelerinin tamamında çağrı merkezi yatırımlarına imkan sağlandı. Su ürünleri yatırımları, makine teçhizat ve teknik tekstil yatırımlarının teşvik kapsamında olduğu bölgelerin sayısı da artırıldı.
Teşvik sistemi çerçevesinde yeni yatırım yapacak şirketlere yüzde 25 ila 80 arasında değişen oranlarda vergi indirimleri getiriliyor.
24 Haziran 2010 Perşembe
Reel sektör Avrupa krizinden tedirgin oldu
Reel sektörün güveni Haziran ayında bir önceki aya göre 3.4 puan gerileyerek 111.7'ye indi. Endeks geçen yılın aynı dönemine göre ise 12.4 puan artış gösterdi. Endeksin üçer aylık hareketli ortalamaları ise Haziran ayında bir önceki aya göre 0.3 puan artarak 115.2 oldu.
Gelecek üç aydaki toplam istihdam beklentisi, mevcut mamul mal stok miktarı ve sabit sermaye yatırım harcaması eğilimine ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, gelecek üç aydaki üretim hacmi, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, genel gidişat eğilimi ve mevcut toplam sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endekse azalış yönünde yansıdı.
Küresel ekonomik kriz nedeniyle 2008 yılının ikinci yarısı itibariyle iyimserlik sınırının altı olan 100'ün altında seyreden, 100.1'in görüldüğü Temmuz ayı dışında 2009 yılında da bu trendi sürdüren endeks, Ocak 2010'da başlattığı yükselişine Mayıs ayında ara vermişti.
Ocak'ta 102, Şubat'ta 105.4, Mart'ta 110.6, Nisan'da 118.8, Mayıs'ta 115.1 olarak gerçekleşmişti. Endeks, Haziran'da bir önceki yılın aynı ayına göre ise 12.4 puan artış gösterdi. Haziran'da endeksin üçer aylık hareketli ortalamaları bir önceki aya göre 0.3 puan artarak 115.2 oldu.
14 Aralık 2009 Pazartesi
Borcunu ödeyemeyen KOBİ sayısı 200 bini buldu
Küresel krizle mali yönden zorlanan küçük ve orta ölçekli işletmelerin borçları hızla arttı. Bankaların kredi vermekte temkinli davranmasının etkisiyle kredi hacmi hızla düşerken, kredi borcu takibe düşen KOBİ'lerin sayısı ikiye katlanarak 200 bini buldu.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu verilerine göre, takipteki KOBİ kredilerinin tutarı 7 milyar liraya yaklaştı. Takibe düşen KOBİ kredileri bir yılda yüzde 67 artışla 6.8 milyar lirayı buldu.
KOBİ'lere kullandırılan kredilerin toplamı Ekim sonu itibarıyla son bir yılda yüzde 9.5 düşüşle 80.1 milyar liraya inerken, KOBİ müşterilerinin sayısı 110 bin azalarak 1.2 milyon kişiye geriledi.
BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, geçen hafta yaptığı açıklamada, reel sektöre kredi vermeyen bazı bankaları eleştirerek, "Kredi vermeyen bankalarla bir kez daha çalışmayın" çağrısında bulunmuştu. Bilgin, "Bankacılık sektörü kendisine aktarılan olağanüstü kaynağı reel sektöre aktarmada hala çekimser" demişti.
7 Eylül 2009 Pazartesi
KOBİ'ler borç bataklığından çıkamıyor
Küresel krizin yarattığı durgunluk, küçük ve orta ölçekli şirketlerin mali dengelerini bozdu. İstanbul Sanayi Odası'nın İkinci 500 Büyük sanayi kuruluşu verilerinden yapılan araştırda, krizle birlikte KOBİ'lerin borç batağına sürüklendiğini ortaya koydu.
Buna göre, KOBİ'ler geçen yılki toplam satışlarından elde ettikleri yüzde 1.5'lik kara karşılık, bu miktarın yaklaşık iki katı borç faizi ve dört katı bir borçlanma maliyetini yüklenmek zorunda kaldılar.
Yapılan araştırma, şirketlerin yüzde 50.3'lük bölümünün borç alarak üretim ve satış yapmaya çalıştığını ortaya koyarken, daha önce bu oran yüzde 39.6 düzeyindeydi.
İSO raporuna göre, ikinci 500 büyük şirketin satış gelişlerinin yüzde 2.9'u borç fazi olarak ödenirken, toplam borç yükü ise yüzde 5.7 olarak gerçekleşti.
Araştırmayi değerlendiren ekonomistler, krizin yeni bir kriz döngüsü yaratabileceğine işaret ederek, şirketlerin milli gelire olan katkısının azalmasının yeni krizin habercisi olabileceği yorumunda bulundular.
26 Ağustos 2009 Çarşamba
Kredi Garanti Fonu Eylül'de faaliyette
Hükümetin kriz tedbirleri çerçevesinde reel sektörün ilgiyle beklediği Kredi Garanti Fonu, Eylül ayında faaliyete geçiyor.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, KOSGEB ve bankaların eşit oranda pay sahibi olacağı Fon'a 20 banka iştirak ediyor. 240 milyon lira sermayeli Fon'a Hazine'den de 1 milyar lira kaynak aktarılması bekleniyor.
Reel sektörün uzun süreden bu yana beklediği kefalet sisteminden ilk aşamada 20 bin KOBİ'nin yararlanması öngörülüyor.
Sistemden yararlanacak KOBİ'lerin en az iki bilanço döneminde faaliyet göstermesi ve faaliyetini sürdürmesi gerekiyor. KOBİ'lerin iflas sürecinde olmaması yanında, vergi dairesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na geçmiş borcu olmaması koşulu aranacak. Fon'dan KOBİ'lere verilecek kredilerin en düşük vadesi 6 ay, en uzun vadesi ise 4 yıl vadeli olacak.
KOBİ'lerin Fon'a başvurması ardından kredi talebinin 2 haftada yanıt verilecek, talep uygun görülürse KOBİ'ye teminat verilecek. Kredi sözleşmesi çerçevesinde KOBİ'ler her yıl yüzde 1 ile 2 arasında komisyon ödeyecek.
15 Temmuz 2009 Çarşamba
KOBİ'ler kredi bulamıyor, takipteki krediler artıyor
Krizle birlikte yatırım ve üretim yapmakta zorlanan KOBİ'ler, kredi kaynaklarına ulaşmakta da sorunlar yaşıyor. BDDK verilerine göre, Mayıs ayında KOBİ'lerin takipteki kredileri geçen yıla oranla yüzde 52 artarak 5.1 milyar liraya çıktı.
Mayıs ayında KOBİ'lerin kullandığı kredilerde takibe düşme oranı yerli bankalarda yüzde 80, yabancı bankalarda da yüzde 141 artış gösterdi.
Bankaların KOBİ'lere kullandırdığı kredi miktarı ise yüzde 4.8 gerileyerek 79.6 milyar liraya indi. TL cinsinden krediler yüzde 16 gereyerek 31.6 milyar liraya inerken, döviz cinsinden kullanılan krediler yüzde 10.8 artarak 14.4 milyar liraya çıktı.
Hükümetin aldığı son kararlar çerçevesinde, reel sektöre Türk bankalarından döviz cinsinden kredi kullanımına olanak sağlamıştı. Bu kredilerin kullanılması için, firmanın döviz cinsinden gelir elde etmesi gerekmiyor.
Mayıs ayında KOBİ'lerin kullandığı kredilerde takibe düşme oranı yerli bankalarda yüzde 80, yabancı bankalarda da yüzde 141 artış gösterdi.
Bankaların KOBİ'lere kullandırdığı kredi miktarı ise yüzde 4.8 gerileyerek 79.6 milyar liraya indi. TL cinsinden krediler yüzde 16 gereyerek 31.6 milyar liraya inerken, döviz cinsinden kullanılan krediler yüzde 10.8 artarak 14.4 milyar liraya çıktı.
Hükümetin aldığı son kararlar çerçevesinde, reel sektöre Türk bankalarından döviz cinsinden kredi kullanımına olanak sağlamıştı. Bu kredilerin kullanılması için, firmanın döviz cinsinden gelir elde etmesi gerekmiyor.
4 Haziran 2009 Perşembe
Faizde düşüş kredileri artırmıyor
Kriz ardından canlanma önlemlerinin hızlı sonuç vereceği beklentisiyle faizlerin gerilemesine karşılık, bankalar iş dünyasına kredi açmakta istekli davranmıyor. Gerek Avrupa gerekse Türkiye genelinde faizlerin hızlı gerilemesine karşılık, küçük ölçekli firmalar kredi bulmakta güçlük çekiyor. Küresel mali krizin en şiddetli anlarını yaşadığı Kasım ayına göre faiz oranları hızla gerilemesine karşılık, bankaların reel sektöre kredi vermekteki aşırı temkinli yaklaşımı küçük firmaları zor durumda bırakıyor.
Bankaların uzun vadeli kredilerde risk primini ölçmek amacıyla kullandığı LIBOR faizi 2008 Kasım ayında yüzde 4.8 olurken, yıl sonuna doğru küresel ekonominin canlanacağı beklentileriyle faiz oranı yüzde 0.63 düzeyine kadar gerilemiş durumda. Faizlerde yedi kata yaklaşan bu düşüşte özellikle ekonomiyi canlandırmak üzere gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz oranlarını yüzde 1 düzeyine çekmesi de etkili oldu.
Büyük şirketlerin aldığı uzun vadeli borçlarda faiz oranları yüzde 0.6'ya yakın seyrederken, küçük ölçekli firmaların aldığı borçların faizleri yüzde 3'ü bulabiliyor. Ekonomistler faizlerin yakın geçmişe oranla ciddi oranda düşmesini olumlu şekilde değerlendirirken, bunun kredi piyasasına aynı ölçekte yansımadığı görüşündeler.
Faizdeki düşüşün reel ekonomide olanları tam olarak göstermediğini söyleyen ekonomistler, bankaların kriz öncesi kullandırdığı kredi hacmine ulaşmalarının yaklaşık 5 yıl alacağı görüşündeler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
