Kanada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kanada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2011 Çarşamba

Merkez bankalarından 'altın vuruş'

Avrupa'da yaşanan borç krizinin giderek Fransa, İtalya gibi AB'nin merkez ülkelerine ilerlemesi, dünyanın önde gelen merkez bankalarını ortak müdahaleye yöneltti. ABD Merkez Bankası, Avrupa Merkez Bankası, İngiltere, Japonya, İsviçre ve Kanada merkez bankaları aldıkları kararla dolar swap işlemlerinde faizi 50 baz puan düşürdü. Merkez bankaları peşpeşe yaptıkları açıklamada, bu işlemin piyasalarda Avrupa'dan kaynaklanan gerilimin önüne geçmek için atıldığı kaydedildi. Merkez bankaları, kendi ülkelerindeki finans kurumlarının herhangi bir dolar likiditesi sorunu olmadığını ifade etti. Önde gelen merkez bankaları, bundan önce 1 Ekim 2008'de ortak müdahale kararı alarak, Lehman Brothers'ın iflası sonrası ortak kredi imkanları yaratmış, swap işlemleriyle dolar likiditesini artırma yoluna gitmişti. Merkez bankalarının ortak müdahale kararı ardından, Avrupa borsalarındaki yükseliş yüzde 5'i aşarken, Wall Street'te Dow Jones Endeksi yüzde 4,2 yükseldi. Kararın etkisiyle euro/dolar paritesi 1.35'e yükseldi. İMKB 100 Endeksi günü yüzde 3 artışla kapatırken, sepet kur 2.15 TL'nin altına geriledi.

28 Haziran 2010 Pazartesi

G20'den bütçe açıklarını yarıya indirme kararı çıktı

Sanayileşmiş ve sanayileşmekte olan ülkelerden oluşan G20 ülkelerinin liderleri, zengin ülkeleri bütçe açıklarını üç yıl içinde yarıya indirmeye, 2016 yılına kadar da borçlarını düşürmeye çağırdı. Kanada Başbakanı Stephen Harper tarafından Toronto'da yapılan G20 zirvesi sonunda yapılan açıklamada, "Bir yandan ekonomiyi canlandırma önlemleri uygulanırken, aynı zamanda borcu düşürmek mümkün olabilir" ifadesine yer verildi. ABD Başkanı Barack Obama ve diğer liderler, dünya ekonomik gelişiminde ciddi sorunların devam ettiğini belirttiler. Başkan Obama zirve sonunda düzenlediği basın toplantısında bütçe açığını 2013 yılı sonuna kadar yarıya düşürme hedefini kabul etti. Obama, bu hedefin, ABD'nin planlarına uygun olduğunu belirtmekle birlikte istihdam yaratma ve ekonomik büyümeye öncelik vereceğini kaydetti. Başkan devlet harcamalarında kesintide aşırıya gidilmesinin ekonomik büyümeyi durdurma tehlikesine de dikkati çekti. Liderler dünya ekonomisinin büyüme göstermekle birlikte, canlanmanın her yerde eşit ve yeterince güçlü olmadığına, işsizliğin de birçok ülkede çok yüksek olduğuna işaret ettiler. Liderlerin nihai bildirisinde, ekonomik canlanmayı sürdürebilmek için mevcut ekonomik canlanma planlarının devam etmesi ve güçlü bir talebi oluşturacak koşulların sağlanması gerektiği kaydedildi.

25 Haziran 2010 Cuma

Türkiye G20'ye terörü taşıyacak

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla 26-27 Haziran'da Kanada'nın Toronto kentinde gerçekleşecek olan 4. G20 Zirvesi, küresel ekonomik ve finansal krizden çıkma sürecine odaklanırken sürdürülebilir ve dengeli büyümeye de ağırlık verilecek. Ancak, zirvede yapılacak yoğun ikili temaslara siyasi konular damgasını vuracak. Bu çerçevede, Washington'da "rahatsızlık" yaratan Türkiye'nin İran'a yaptırımlara karşı oy kullanması, "Gazze filosu" baskını nedeniyle Türk-İsrailli ilişkilerin kopma noktasına gelmesi ve PKK'nın saldırılara hız vermesinin ardından Toronto'da gerçekleşecek olan Erdoğan-Obama görüşmesine büyük önem veriliyor.

18 Haziran 2010 Cuma

Dünya Bankası'ndan Çin'e kur rejimi eleştirisi

Çin'in para birimi yuanı değerinden düşük tutarak küresel finans sistemini bozduğu eleştirilerinin dozu artıyor. Kanada'da yapılacak G20 zirvesi öncesinde Dünya Bankası da, yaptığı değerlendirmede, Çin hükümetinin yuanın değerlenmesine izin vermesi gerektiğini söyledi. Banka, yayınladığı dönemsel raporda, güçlü yuanın Çin'de artan enflasyonu frenleyeceği ve iç tüketimi canlandıracağı öngörüsünde bulundu. Dünya Bankası ayrıca Çin'in kısa vadeli faizleri artırarak ülke ekonomisinde aşırı ısınma tehdidinin önüne geçmesi gerektiğini kaydetti. Çin, başta ABD olmak üzere sanayileşmiş ülkelerden yuanın değerini düşük tutarak ihracatta avantaj sağlamasından ötürü eleştirilerle karşılaşıyor. Çin hükümeti ise bu eleştirilere hızla yanıt verdi. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Döviz kuru rejiminin temel hedefi Çin ekonomisine destek vermektir" dedi. Çin hükümeti özellikle gıda ve emlak fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle ekonomideki aşırı ısınmadan endişe ediyor. Ülke ekonomisi ilk çeyrekte yüzde 11.9 büyümesine karşılık, Çin Merkez Bankası faiz artırarak ekonomiyi frenlemeyi planlamıyor. Dünya Bankası, Çin için büyümeye yönelik beklentilerini koruyor. Banka, Çin ekonomisinin bu yıl yüzde 9.5, 2011'de ise yüzde 8.5 büyümesini öngördü. Çin'in ihracatı yılın ilk beş aylık döneminde hızla tırmanırken, ihracat hacmi krizin başladığı 2008 yılının da yüzde 10 üzerinde bulunuyor.

30 Temmuz 2009 Perşembe

Nortel, Netaş'taki payını satma hazırlığında

Dünyanın en büyük telekom ekipmanı üreticilerinden Northern Telecom (Nortel), Türkiye'de 50 yılı aşkın süredir faaliyette bulunan şirketi Netaş'taki yüzde 53.13'lük payını satmayı planladığını açıkladı. Geçen hafta kablosuz telekom bölümünü Ericsson'a satan Nortel, yeniden yapılanma çalışmalarına yurtdışında da hız vermiş durumda. Şirketten İMKB'ye gönderilen açıklamada, "Stratejik opsiyonlar değerlendiriliyor" ifadesine yer verildi.