26 Haziran 2009 Cuma

Enflasyon büyüme karşısında en büyük risk!

Mali krizin önüne geçmek amacıyla alınan önlemlerin ilk sonuçları görülmeye başlanırken, kriz sonrasına yönelik temkinli yaklaşım sürüyor. ABD Merkez Bankası FED'in eski Başkanı Alan Greenspan, canlanmayı sağlamak üzere alınan önlemlerin piyasaları sakinleştirdiğini belirterek, sistemin daha önceki aylara oranla daha dengeli seyrettiğini kaydetti.

Greenspan, Financial Times'a yazdığı makalede, kriz sonrası canlanma sürecinde en önemli engelin ise enflasyon olduğunu kaydetti. Canlanma amacıyla merkez bankalarının hız verdiği parasal genişlemenin zamanında tersine çevrilmemesi halinde enflasyon tehdidinin artacağını kaydeden Greenspan, siyasi baskının da bu noktada belirleyici olduğunu vurguladı.

Merkez bankalarının bu baskıyı göğüsleyememesi halinde enflasyonun 2012'den itibaren artışa geçeceğini kaydeden Greenspan, Amerika'da para arzı ile enflasyon arasında 3.5 yıllık bir geçişlilik süresi olduğunu da vurguladı.

ABD ekonomisinin kamu borçlarıyla finansmanının giderek daha ciddi sorun haline geleceğini kaydeden Greenspan, bunu önlemenin yolunun sıkı denetim ve özel sektörün canlandırılmasından geçtiğini de ifade etti.

Almanya ihracatın payını azaltma yolunda

Küresel ekonomideki durgunluk, dünyanın ihracat rekortmeni Almanya'nın da yeni çözümler aramasına neden oluyor. Almanya Maliye Bakanı Peer Steinbrück, ihracatın ülke ekonomisindeki büyük payının artık azaltılması gerektiğini söyledi.

Alman ekonomisinde bu yıl yüzde 6 daralma öngörüldüğünü kaydeden Maliye Bakanı, "Ekonominin ihracata bağımlı olması, krizin daha fazla hissedilmesine neden oluyor" dedi. Steinbrück, iç talebin canlandırılmasıyla ülkenin ihracattaki erimeyi dengeleyebileceğini ifade ederken, bu çerçevede hizmetler sektörüne yönelik yatırımın yoğunlaşması gerektiğini kaydetti.

Özellikle işsiz gençlere yeni meslek eğitimleri verilmesine öncelikli hedefleri olduğunu kaydeden Maliye Bakanı, böylece ülkede son 20 yılın en yüksek düzeyinde bulunan işsizlik oranının aşağıya çekilebileceğini kaydetti.

Ülke milli gelirinde yüzde 45'lik paya sahip bulunan dış ticaretin payının orta vadede düşürüleceğini kaydeden Bakan, "Ağırlığın azaltılmasına karşılık, ihracatta güçlü konumumuzu korumayı istiyoruz" dedi.

Alman Maliye Bakanı, küresel ekonomide bazı işaretlerin biraz iyileştiğini belirtirken, "Herşeyin düzeldiğini söylemek için çok erken. Belirsizliklerle dolu bir denizde yol alıyoruz" dedi.

Banka kurtarmanın son adresi Rusya

Küresel kriz karşısında ülkeden sermaye çıkışını önleyemeyen Rusya, sarsılan bankacılık sektörünü yeniden yapılandırmaya hazırlanıyor. Başbakan Yardımcısı Igor Şukalov'un koordinasyonunda hazırlanan plan çerçevesinde, Rus hükümeti kapsamlı banka kurtarmalarına hazırlanıyor.

Kurtarma planının ABD'nin kendi finans sektörüne yönelik önlemlerden daha kapsamlı olması bekleniyor. Ülkenin en büyük 55 bankasının bilançosunu güçlendirmek amacıyla özel tertip tahvil ihracına hazırlanan Hazine, tahviller karşılığında bankaların hisse senetlerini devralacak. Plan çerçevesinde Rus hükümetinin banka yönetim kurullarına veto yetkisine sahip temsilci ataması da söz konusu olacak.

Ülkedeki batık kredi toplamının 100 milyar doları bulması beklenirken, kredi derecelendirme kuruluşları Standard and Poor's ve Moody's Rusya'nın bankaları yeniden sermayelendirmek üzere 40 milyar dolar harcaması gerekebileceğini öngörüyor.

BERNANKE'DEN SAVUNMA

Öte yandan, finans sektörüne yönelik kurtarma uygulamaları eleştirilen Amerikan Merkez Bankası, eleştirilere sert yanıt verdi. ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke, yatırım bankası Merill Lycnh'in Bank of America'ya satılması için baskı yaptığı iddialarını geri çevirerek, herhangi bir baskı yapılmadığını söyledi. Senato Bankacılık Komitesi'nin sorularını yanıtlayan Bernanke, "Ne ben ne de FED'in bir başka yöneticisi Bank of America'ya yön göstermedi, bilgi vermedi, danışmanlık yapmadık" dedi.

Diğer yandan, İngiltere Merkez Bankası, krizden ciddi hasar gören finans sisteminde koşulların iyileşmeye başlamasına karşılık, bankacılık sektöründeki kırılganlığın sürdüğünü söyledi. Banka, açıkladığı Finansal İstikrar Raporu'nda mali krizin verdiği toplam zararın 15 trilyon dolara ulaştığını kaydetti.

25 Haziran 2009 Perşembe

Buffett, canlanmanın 'yeşil filizleri'ni göremiyor

Küresel mali krizden çıkışın ilk işaretleri gözlenirken, dünyanın ikinci en zengin işadamı Warren Buffett, ekonomide toparlanmanın zaman alacağını söyledi. Buffett, Amerikan ekonomisinin geçen aylarda zor dönemler geçirdiğine işaret ederek, "Sorunların çözülmesi uzun sürecek" dedi.

ABD Başkanı Barack Hüseyin Obama'nın finans sektörü ve ekonomiyi iyileştirme planlarına tam destek verdiğini kaydeden Buffett, iyileşmenin bir anda olmayacağını söyledi. Ekonomide bir sıçrama olmayacağını kaydeden Buffett, bu değerlendirmesini ilginç bir benzetmeyle de güçlendirdi.

"Dokuz kadını aynı anda hamile bıraksanız da bebek bir ayda doğmaz" diyen Buffett, Amerikan ekonomisi önündeki en büyük sorunun işsizlik olduğunu kaydetti.  

Amerikan ekonomi yönetimine destek veren Buffett, ülke ekonomisini canlandırmak üzere ikinci bir paketin daha gerekebileceğini söyledi. Buffett, canlanma işaretlerine yönelik değerlendirmesi sorulduğunda da, "Gözümden katarakt ameliyatı bile oldum ancak hala yeşeren filizleri görmüyorum" dedi.