4 Ağustos 2009 Salı

İngiltere'de servet 6.9 trilyon sterline indi

Mali krizin yarattığı baskı ile İngiltere'de ulusal servet 2008
sonunda 6 trilyon 954 milyar sterline geriledi. Milli servet önceki yıla göre yüzde 2 düşerken, verileri açıklayan Ulusal İstatistik Kurumu böylece 1992 yılındaki son durgunluktan bu yana servetin ilk kez azaldığını kaydetti. Hesaplama ülkedeki tüm binalar, fabrikalar, otomobiller, trenler, makineler ve finansal varlıkların toplamından borç stokunun çıkarılmasıyla yapılıyor. Milli servetin azalmasında 3.7 triyon servetin yarıdan fazlasını oluşturan gayrimenkul fiyatlarındaki düşüş etkili oldu. Gayrimenkul sektöründeki zayıflama yüzde 9'u bulmasına karşılık, hala milli servetin yüzde 56'sını oluşturuyor. Ekonomistler, halkın eriyen servetini yerine koymak amacıyla tüketim harcamalarını kısmaya hız vereceğini öngörürken, servetin 2008 öncesine çıkmasının yaklaşık 10 yıl alabileceğini öngörüyorlar. Milli servetteki azalmaya karşılık, kişi başına servetin 115 bin sterlin olduğu hesaplanıyor. Bu rakam, verilerin toplanmaya başladığı 1948 yılından bu yana servetin beş kat arttığına işaret ediyor.

3 Ağustos 2009 Pazartesi

İhracatta bozulma sürecek görünüyor

Türkiye'nin ihracatta lider pazarı niteliğindeki Avrupa Birliği ülkelerinin kriz sonrası canlanmayı sağlamakta zorlanması, ihracatın yıllık bazdaki bozulmasının süreceğine işaret ediyor.

Yılın ilk yarısında Türkiye'nin AB'ye yaptığı ihracatın 7 puan düşüşle yüzde 43.6'ya inmesi, AB'den gelen kötü haberlerle ihracatta yıllık bazda daralmanın süreceğini gösteriyor. Merkez Bankası'nın açıkladığı son veriler de ihracatta yıllık bazdaki daralmanın derinleşeceğine işaret ediyor.

İhracat ilk yarıda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30.6 düşüşle 47.7 milyar dolara inerken, bu dönemde Avrupa Birliği pazarındaki daralma yüzde 40.1'i buldu.

Türkiye'nin AB ülkelerine yaptığı ihracat geçen yılın aynı dönemine 13.9 milyar dolar azalarak 20.8 milyar dolara inmişti.

Küresel toparlanmanın ihracatta belirleyici olduğu ortamda AB ekonomisindeki daralma tahminin yüzde 4.4'e çıkması ihracatın zayıflamayı sürdüreceğini gösteriyor.

Wall Street FED'in 'elini görüyor'

ABD'de bankaların özellikle Merkez Bankası ile yaptıkları işlemlerden yüksek kar etmeleri eleştiri konusu oldu. Önde gelen ekonomistler ve Hazine yetkilileri, krizle birlikte bilançosunu büyüterek Wall Street'in büyük oyuncularından birisi haline gelen Amerikan Merkez Bankası'nın özel bankalarla yaptığı işlemlerde yeterince iyi müzakere yapmadığı eleştirisini getirdi.

Özellikle mortgage destekli menkul kıymet işlemlerinde Merkez Bankası'nın Wall Street'in en büyük müşterisi haline geldiği gözlenirken, FED en fazla tahvil alan kurum olarak da öne çıktı. Amerikan Merkez Bankası, yaptığı tüm işlemler öncesinde ve işlem ardından yaptığı açıklamalarla şeffaflığa özel önem veriyor.

Financial Times'a konuşan eski hazine yöneticileri bu şeffaflığın banka aleyhine çalıştığını belirterek, "Herkes Merkez Bankası'nın elini görüyor. Herkes FED'le yaptığı işlemlerle cebini dolduruyor" dedi.

Banka yöneticileri ise şeffaflık olmazsa diğer alanlarda Merkez Bankası'nın büyük eleştirilerle karşı karşıya kalabileceği görüşündeler. Temsilciler Meclisi Mali Hizmetler Komitesi Başkanı Barney Frank, bu işlemlerin piyasalarda fiyat istikrarını sağlamak üzere gerektiğini belirtti. Frank, "Kredi sistemini birilerine para kazandırmadan düzenleyemezsiniz" dedi.

Dövize alım ihaleleriyle örtülü müdahale

Türk Lirası'nın dolar karşısında Mart ayından bu yana yüzde 40'ı aşan değer artışı, Merkez Bankası'nı harekete geçirdi. Doların 1.47'ye gerilemesi ardından, Merkez Bankası Ekim 2008'de sona erdirdiği döviz alım ihalelerine başlayacağını açıkladı. Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamaya göre, yarından itibaren başlayacak döviz alım ihalelerinde günlük 30 milyon dolarlık alım yapılacak. Gerektiğinde de 30 milyon dolarlık opsiyon kullandırabileceğini de açıklayan Merkez Bankası, böylece bir günde en fazla 60 milyon dolarlık alım yapacak.

Merkez Bankası'nın döviz piyasasındaki oynaklık karşısında aldığı bu karar, piyasaya örtülü müdahale anlamına geliyor.

İlk olarak 2002'de yapılan döviz alım ihalelerinden bugüne kadar 39,8 milyar dolarlık alım yapan Merkez Bankası, yaptığı açıklamada döviz rezervlerinin kuvvetlendirmesi için uygun bir ortam oluştuğunu ifade etti. İhale açıklaması ardından bankalararası piyasada 1.47'ye inen dolar 1.4750 düzeyine yükseldi.