çağlayan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çağlayan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ağustos 2010 Salı

Çağlayan: Çift haneli ihracat artışı göreceğiz

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Temmuz ayında ihracat artış hızının yüzde 6'lara düşmesinin Avrupa ekonomisinin daralmasından kaynaklandığını söyleyerek, "Bu şekilde tek haneyi gördük ancak yarın TİM ile açıklayacağımız Ağustos ayı ihracat rakamları yeniden çift haneli bir ihracat artışına işaret ediyor" dedi. Çağlayan 1 Ocak-29 Ağustos döneminde ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17.8 artış gösterdiğini açıkladı. Ankara'da sanayicilerle bir araya gelen Çağlayan, yine Merkez Bankası'na çattı. Merkez Bankası'nın ve Para Politikası Kurulu'nun bağımsız olduğunun altını çizen Bakan Çağlayan, ancak Merkez Bankası'nın Türkiye'nin ekonomisinden bağımsız kalma hakkı ve özgürlüğüne sahip olmadığını vurguladı.

4 Aralık 2009 Cuma

Çağlayan: Not artırımı 'teğet'i onayladı

Dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in dünkü iki kademelik not artırımının, küresel krizin Türkiye'yi teğet geçmesini tasdik ettiğini söyledi. Temsa'nın yeni otobüsü Avenue'nun ilk ihracatı ile düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çağlayan, "Tahmin ediyorum diğer derecelendirme kuruluşları da artırım yapacaktır" dedi ve not artırımının yabancı yatırımları çekme konusunda da olumlu etkisi olacağını kaydetti. Fitch, Türkiye'nin uzun vadeli döviz cinsi kredi notunu iki kademe artırarak "BB artı"ya yükselttiğini açıklamıştı.

17 Kasım 2009 Salı

İhracatta kayıp 32 milyar doları bulacak

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, yıl sonuna kadar Avrupa pazarlarındaki ihracat kaybının 32 milyar dolar civarında olacağını söyledi. "Dış Ticarette Yapısal Dönüşüm: Küresel Dinamikler ve Türkiye Ekonomisi" konferansında konuşan Çağlayan, 2008'in ilk dokuz ayında Türkiye'nin Avrupa'ya 54 milyar dolar ihracat yaptığını, bu yılın aynı döneminde ise ihracatın 32 milyar dolara düştüğünü ve toplam kaybın 22 milyar dolar seviyesinde olduğunu ifade etti. Türkiye ihracatında azalmanın değer bazında yüzde 29.5 oranında olduğunu, miktar bazında ise sadece yüzde 10 seviyesinde kaldığını kaydeden Çağlayan, "Bu, Türk sanayicisinin beceriksizliğini ortaya çıkaran bir durum değil" dedi ve ithalat tarafında da bu yılın Ocak-Eylül döneminde yüzde 40'lık değer kaybı olduğunu belirtti. Merkez Bankası tarafından hazırlanan raporda, kaliteli ara ve yatırım malı kullanma ihtiyacının ithalatı artırdığının belirtildiğine dikkat çeken Çağlayan, buna katılmadığını söyledi ve şöyle devam etti: "2002'de yaptığımız ihracatın içinde orta ve yüksek teknolojili ürünlerin payı 10 milyar dolardan 2008'de 48 milyar dolara geldi. Bunu, Türkiye'de üretilen malın kalitesizliği değil, kesinlikle Türk sanayicisine yeterince bankalar tarafından verilmeyen finansman desteğinin arkalarında olmadığı açısından değerlendiriyorum."
İTHALAT BAĞIMLILIĞI YÜKSEK
Konferansta konuşan Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Türkiye'de üretimin ithalat bağımlılığını artıran unsurların incelendiği çalışmada firmaların kullandıkları girdilerin bileşiminde ithalatın payının yüksek olduğunu ve bu payın son yıllarda artış eğiliminde olduğunu söyledi. TCMB bünyesinde yapılan iki çalışmayı anlatan Yılmaz, ilk çalışmanın uluslararası ticaretteki küresel eğilimleri özetlerken, ikinci çalışmanın Türkiye özelinde üretimin ithalat bağımlılığını incelediğini belirtti. Yılmaz, Türkiye ekonomisi ve ihracatın gelişimi ile ilgili olarak şöyle konuştu: "Firmalara ilişkin veriler ithalat bağımlılığını artıran temel faktörün fiyatlar olmadığını göstermektedir. Kaliteli ürün eksikliği ve yurtiçi üretimin bulunmaması veya yetersizliği, ara ve yatırım malı temininde firmaları ithalata yönlendiren esas unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır."
İHRACAT HEDEFİ KORUNUYOR
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi ise Türkiye'de geçen yıl yüzde 7.8 olan ihracat karlılığının yüzde 5.2 seviyesine gerilediğini söyledi. Büyükekşi, 2009 için 100 milyar dolar olan ihracat hedeflerini koruduklarını da sözlerine eklerken döviz kurunda beklenen aşağı yönlü hareketlerin TCMB'nin rezerv politikası ile desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.